
Anasayfaya Git
Ankara'nın Yükselen Thrash Metal Grubu IMPULSE ile Röportaj Yaptık!
Tarih: 14.04.2007 Saat: 06:33 Konu: Röportaj
Ankara'nın son dönemdeki en dikkat
çeken Thrash Metal gruplarından Impulse ile keyifli bir röportaj yaptık.
Grup, demosu "Trident of Life" sonrası, kaliteli olan müziğini daha çok insanla
paylaşma imkanı yakaladı ve aldığı tepkilerle bir anda takip edilen gruplar
arasına girmeye başardı.
Heavy / Thrash diye nitelendirebileceğimiz, ama
kesinlikle belli bir kalıba sokmadan önce dinlenmeyi hak eden bir müziğe sahip
grubun tüm üyeleriyle bir araya geldik.
Grubun Myspace adresi:
www.myspace.com/impulsetr
Grubun Heavymetaltr içindeki
sayfası:
http://www.heavymetaltr.com/Forums-file-viewtopic-t-4122.html
( Sayfadaki fotoğraflar grubun demo
kayıtları sırasında, stüdyoda çekilmiş fotoğraflarıdır. )
Röportajı okumak için devamına tıklayın ! ( Röp. Yapan:
HaTeBReeDeR )
Volkan
(HaTeBReeDeR):
Merhaba
arkadaşlar tekrardan. Demonuz "Trident of Life" çok başarılı olmuş. Öncelikle
ellerinize sağlık..
Özer-Tufan: Teşekkürler
Erman:
Teşekkürler
Atakan:
Teşekkürler
Davulcu: Atakan
|
V:
Grubun geçmişinden bahsedelim biraz. Kuruluş aşamasıyla ilgili bilgiler kabaca
sitede mevcut. Klasik geçilen aşamalardan değil de, olayın biraz daha duygusal
boyutuna inelim istiyorum. Bu grubu Tufan ile Özer kurdu, değil mi? Ne zamana
dayanıyor ikinizin tanışması?
Özer:
Oo. Uzun bir cevap olacak galiba. Tanışmamız 11-12 sene öncesine Kayseri'ye
dayanıyor. Biz orada da kapı komşusuyuz yani aynı apartmanda oturuyoruz.
Ankara'da da aynı evde kalıyoruz. Tanışmamız da top oynarken kaynaşan ilk okul
çocukları şeklinde oldu
V:
Kayserilisiniz yani.. Bunu da öğrenmiş olduk böylece :) Peki Atakan ile Erman'ın
gruba giriş öyküleri nasıl?
Atakan:
Davul çalmaya yeni başladığım sıralar beraber çaldığım arkadaşlarım vardı. Vokal
ve gitarist eksiğimiz vardı. Nete ilan verdim. Özerle tanıştım ve yalnız başıma
provaya gittim. Ondan sonra bazı nedenlerle eski grubumla müzik işine devam
edemedik. Özer beni grubuna çağırdı ve birlikte devam ettik.
Erman:
Ben bu sene Ankara'ya geldim. Aslında Mersin'de yaşıyordum ve üniversite
sınavını kazanıp buraya geldim. Benim eski ev arkadaşım önceden de Ankara'da
okuduğu için daha tecrübeliydi ve daha çok arkadaşı vardı. O sırada Özer’in
çaldığı bir başka grup daha vardı. O gruptaki bir arkadaşı bas gitarist
aradığını söylüyor ve ben onunla belli bir sure çalışmak için tanışıyorum.
Özer'le tanışmam da o zaman oluyor. Belli bir süre sonra Özer bana asıl
grubundan bahsediyor. Beraber çalışmaya başlıyoruz ve sonra buradayız.
V:
Peki şu an herkes sadece Impulse ile mi ilgileniyor?
Özer–Tufan: Evet
Atakan:
Evet kesinlikle.
Erman:
Evet şu anda başka bir grupla ilişkim bulunmamaktadır.
Özer:
Ayrıca okulla ilgileniyoruz tabi.
Atakan:
Ben onunla da pek ilgilenmiyorum hehe.
V:
Evet. Ona gelecektim ben de.. Neler yapar grup elemanları, müzik dışında?
Hayatları, eğitim durumları ne alemde?
Atakan:
Herkes üniversitede. Ben Başkent Üniversitesi, Grafik Tasarım. 18 yaşındayım, 2.
sınıfta okuyorum.
Özer:
Ben Ankara Üniversitesi’ndeyim, Elektronik Mühendisliği; Tufan Hacettepe
Üniversitesi Diş Hekimliği’nde. En abimiz Tufan, 22 yaşında ve 4. sınıfta. Ben
19 yaşındayım ve 1. sınıftayım.
Erman:
Ben Ankara Üniversitesi’nde Ziraat Mühendisliği okuyorum. Bu sene hazırlıktayım
ve yaş 20.
V:
Grubu tanımaya başladık madem, devam edelim o şekilde. Grubun genel olarak
etkilendiği müzik türleri, müzisyen ve gruplar arasında kimler var?
Özer:
Ben,başta Metallica ve Death'ten oldukça etkilendiğimi söylemeliyim. Bunun
dışında çeşitli metal grupları var. Metal dışında Queen, Richie Kotzen, Vinnie
Moore gibi Rock tarzından etkilendiğim isimler var. Ayrıca klasik müzik
çalışıyorum armonizasyona falan. Aşık Veysel'e de özel bir sevgim var. Tufan
ise, Metallica yine başta (özellikle Kirk tabiki), klasik Rock, Jazz ve Blues
dinliyor. En sevdiği gitaristler arasında ise Kirk Hammett, Steve Vai, Richie
Kotzen... şeklinde giden uzun bir liste var. O da armoni kasıyor tabi zaten
tarzımızın alt yapısında Klasik Batı Armonisi’nin etkisi çok bariz bir şekilde
var.
Atakan:
Ben
en çok Death, Iced Earth, Metallica, Testament, Children of Bodom, Dark
Tranquillity, Slayer, Pentagram dinliyorum. Bazı değişik tarzlarda da
dinliyorum. Biraz Klasik Müzik, bazı Rock türleri, bazı Blues ve Jazz parçaları,
Barış Manço..
Erman:
Ben bir çok gruptan etkileniyorum. Opeth, Pain of Salvation, Anathema, Cosmosqud
(bence eşsiz bir funk grubu), Blind Guradian, Iced Earth, tabi ki Metallica,
Children of Bodom, Katatonia, Nevermore, Vanden Plas gibi birçok grup..
Özer-Tufan: Biz
bir de Venom'u unuttuk. Çok özel bir yeri var bizim için.
V:
Ha
unutuyordum. Daha önceki gruplarınızda ne türler çaldınız genel olarak?
Özer:
Daha önceki gruplarımız yok Erman dışında. Yani ciddi gruplarımız yok..
Erman:
Biz Progressive tarzında besteler ve seslendirmeler yapıyorduk. Progressive
Metal’in bende çok büyük bir etkisi ve sempatisi var.
V:
Grubun kuruluşu 2005'e dayanıyor. Nasıl başladınız bu işe?
Özer:
Aslında daha öncesine dayanıyor bile diyebiliriz. Söylediğim gibi Tufan ile biz
Kayseri'de komşuyduk. Birimizin evine amfi ve mikrofonları kurar, bilgisayardan
davul sesini alırdık. Bir şeyler çalıp kameraya kaydederdik. Sonra kuzenimi bas
çalmaya ikna ettik. Impulse'ın ilk basçısı o oldu. Daha sonra ÖSS nedeniyle
bizden ayrıldı. Biz Ankara'ya gelince daha ciddi çalışmak için elemanları
topladık. 2006'nın başında Atakan gruba dahil oldu. O sıralar tek farklı eleman
kuzenimdi. Bas çalıyordu. Sonra bir basçı değişikliği daha yaşadık ve en son
Erman dahil oldu. Ama bize göre asıl kadro şimdi oluştu yani Erman ile grup
istediğimiz şekle geldi
Tufan ile
beste çalışmalarımız zaten vardı. Tüm elemanlar hazır olunca da bir kayıt
gelmesi kaçınılmaz oldu tabi ki.
Ritm Gitar/Vokal Özer
|
V:
Besteler daha önceden hazırdı yani, öyle mi?
Özer:
Bu besteler değildi başka şarkılar vardı ama kendimizi geliştirdikçe onları
yetersiz görüp iptal ettik. İlk sağlam bestemiz Hellcome, Atakan varken
yapılmıştı. Erman daha sonra geldi.
Erman:
Ben geldikten sonra bestelerin bas partisyonlarını yazdım.
V:
Genel olarak söz ve müzik yazımı nasıl işliyor? Grup olduktan sonra, hep beraber
oturup birşeyler mi ortaya koyuyorsunuz? Ya da sözü biriniz yazıyor, müziği hep
beraber mi yapıyorsunuz? Hatta şöyle sorayım, demodaki parçalar nasıl yazıldı?
Hellcome'u Özer ve Tufan yazmış sanırım. Diğerleri nasıl oldu?
Özer:
Ben gitar çalarken bir riff buluyorum. Sonra onu Tufan'a dinletiyorum. Sonra
Atakan ve Erman’a tabi ki. Daha sonra genel bir trafik yazılıyor. Solosuz falan.
Sonrasında Atakan davullarını yazıyor. Sonra baslar ve en son tekrar vokal. Ritm
gitar ve sözleri ben yazıyorum. Soloları Tufan ile beraber yazıyoruz. Herkes
kendi bölümünü yazıyor yani. Hellcome'ın da yazılışı böyle oldu. Biz sadece
gitarlarını yazdık.
V:
Demoya gelelim o zaman.. Nasıl tepkiler geliyor?
Özer-Tufan: Muhteşem. Beklentilerimizden çok çok daha iyi şeyler
geliyor. Yorumları çok dikkatle her gün takip ediyoruz forumlardan ve gayet
olumlu tepkiler geliyor. Çok mutluyuz bu konuda. Yorum yapan herkese teşekkür
ediyoruz.
V:
Emin olun, hakediyorsunuz... Demonun kayıtları gerçekten çok başarılı olmuş.
Hayranlıkla, halen daha dinlemekteyim. Demonun kayıt aşamasından bahseder
misiniz biraz? Ne zaman girmeye karar verdiniz, ne kadar sürdü, ne tür
zorluklar/kolaylıklar (bu pek geçerli olmaz ama..) yaşadınız vs..?
Özer:
Ocak ayında karar verdik tam tarihe. Ama daha öncesinde de konuştuğumuz bir
şeydi. Kayıtlarda tabi ki yorgunluk ve ilk kaydın heyecanı vardı. Ayrıca süre
kısıtlı olduğu için biraz telaş... 4-5 gün sürdü toplam olarak. Raven
Stüdyoları’nda yaptık. Kaya Abi (Kaya Sevinç, Crossfire gitaristi) bize çok
yardımcı oldu. Emeği için çok teşekkür ediyoruz. Kendisi şu an askerde. Hayırlı
tezkereler diliyoruz... Enstrüman kaydı 3 gün sürdü. Diğer günler ekstra vokal
kaydı içindi. O gün boğazım şişmiş olduğu için biraz uzattık kayıtları.
Belirteyim..
Erman:
Bana soracak olursan Kaya Abi ile çalışmak baya rahatlatıcı. Yani kayıt
günlerine baktığım zaman, hiç bir zorluk çekmedim.
V:
Crossfire'ın, amatör gruplara çok fazla yardımı dokunuyor. Ankara'daki
pek çok amatör grup, onların yardımlarından, yaptığı iyiliklerden bahseder
durur. Anlatsanıza biraz, onların gruplarla olan bağını, onlara karşı olan
duruşunu?
Özer:
Crossfire, bizim abilerimiz. Stüdyoya gide gele yakınlaştık. Bir de biz onların
"Gelibolu" parçasını coverlamıştık. Konserde falan çalıyorduk. Onun da epey
etkisi oldu. Aramızda çok yakın bir bağ kuruldu. Ayrıca davulcuları Atakan'ın
hocası. Crossfire'ın elemanları çok sıcak insanlar. Biz de onların gittiğimiz
her konserini en önden izledik. Hatta hep beraber izlemeye Konya'ya bile gidip
orda da en önden izledik.
V:
Peki sizin gördüğünüz kadarıyla, amatör gruplara olan destekleri nasıl? Bu
çünkü, önemli bir mevzu..
Özer:
Onların stüdyoları olduğu için bir çok grupla yakınlaşıyor ve ellerinden
geldiğince onlara destek olmaya çalışıyorlar. Yani kimi zaman gitarda bazı
şeyleri çalmayı göstererek kimi zaman sadece muhabbet ederek yada grupları bir
şeyler için yönlendirerek... Bir şekilde destek olmaya çalışıyorlar. Çünkü bu
müziğin Türkiye'de ancak böyle büyüyeceğinin bilincindeler.
V:
Demoya kaydettiğiniz 3 şarkı dışında besteleriniz var mı?
Özer:
Parça parça birşeyler var. En kısa zamanda birleşip gelişmeyi bekliyorlar...
V:
Yani tam manasıyla "budur" diyebileceğiniz parçalar yok elinizde? En oturmuş
parçalarınızı dinledik demoda, öyle mi? Şunu demek istiyorum. Bir seçim yapılıp,
bu 3 şarkı aradan çekilmedi yani?
Özer:
Hayır. Biz yaptığımız işi en iyi şekilde sunmak istiyoruz ve bu da zaman alıyor.
O yüzden acele etmemeye özen gösteriyoruz. Yani "Yaptık,oldu" demek istemiyoruz.
Yeni şarkılar oldukça zaten paylaşacağız.
Erman:
Ben beste yapmanın kolay bir olgu olduğuna inanmıyorum. Sanırım bu yüzden
bestelerimiz iyi tepkiler alıyor.
Özer:
Bence de.
V:
Müziğinizi ne tür olarak görüyorsunuz? Yani, tam olarak Thrash diyemiyorum.
Açıkçası ben bir sınıfa sokamıyorum. Şudur diyemiyorum Impulse'ı dinleyince..
Beni cezbeden de bu oldu her şeyin ötesinde. Yani "Death gibi olmuş" ya da "Metallica'ya
çok benziyor" türünden tepkiler verilmeyecek bir müziğiniz var. Siz nereye
koyuyorsunuz müziğinizi? Bir kalıbın içinde görüyor musunuz?
Erman:
Şahsen ben göremiyorum.
Atakan:
Aynı şekilde bir kalıba koyamıyor kimse. Bir kalıba koyma gereksinimi de
duymuyorum en azından şahsi olarak. Belki insanlar bir kalıba koyar.
Özer:
Aslında şu şekilde. Heavy ve thrash etkileri var gitar ve vokallerde. Davullar
bu tarzlara göre daha komplike. Ama gitarların altına çok fazla klasik armoni
koyuyorum. Baslar ise progressive denecek kadar ustaca. Standart, gitarı takip
eden Thrash bası değil.
Şu anda
böyle bir tarza isim konulmadı galiba. İnsanlar ne der bilemiyoruz..
Erman:
Elimden geldiğince müziği sesimle değil armonik olarak doldurmak istiyorum. Bu
anlamda da her şeyi verebileceğim besteler için en iyisini yazmaya çalışıyorum..
Bassçı : Erman
|
V:
Demoda bulunan şarkıların sözlerinde genel olarak ne anlatmak istediniz? Kabaca
bahsedebilir misiniz?
Özer:
Sözler genelde hayatı ve insanın kaderinin ellerinde olduğunu yani ne yaparsa
kendine yapacağını anlatmaya çalışıyor. Zaten demonun ismi de buradan geliyor.
Trident of Life. Trident bir cehennem silahıyken uçları üç şarkıda da hayat
buluyor. Yani üç şarkıda da bir şekilde kötü şeyler yapan bir insanın başına
gelenler var diyebiliriz. Biraz karışık oldu ama genel olarak böyle.
V:
Özer, senin vokalinden bahsetmek istiyorum biraz. Türkiye'deki amatör grupları
özellikle takip etmeye özen gösteren biri olarak, benim için çok sancılı bir
mevzu bu vokal konusu. Clean vokal yapan pek çok kişi, bunun altından
kalkamıyor. Çünkü gerçekten zor bir iş. Kolay değil.. Ama "Bu kadar oldu
n'apalım" mantığını da doğru bulmuyorum ben.. Her neyse, antiparantez bunlar :)
Impulse'da senin vokalini duyar duymaz, bu, çok daha sıcak yaklaşmamı sağladı
gruba. Açıkçası vokalini çok sevdim :) Thrash vokali yapmak için %100 gerekli
değildir ama, var mı özel bir eğitimin? Ya da almayı düşünüyor musun?
Şunu da
belirteyim. Güzel bir vokal bulmuşken, daha iyisine doğru yönlenmesini ve uzun
yıllar daha güzelleşmesine tanık olarak dinleyebilmek adına güzel umutlar
besliyorum. Eminim dinleyen pek çok kişi de benzer düşünüyordur..
Özer:
Teşekkür ederim öncelikle. Vokal olarak özel bir eğitim almadım. Başından beri
istediğim vokal tarzı buydu ama yaş itibariyle de sesin oturması zaman alıyor
tabi ki. Ayrıca Türkiye'de çok örneği bulunmayan bir tarzda vokal yapıyorum.
Yurt dışında ise Venom, Metallica'nın ilk dönemleri vs.. gruplarda böyle
vokaller vardı. Brutal yada scream yada tam clean değil de distortion gitar gibi
bir tını yaratmaya çalıştım ve daha iyisi için de çalışıyorum.
Eğitim
konusunda çok düşünmedim. Zamana ve ihtiyaca göre değişebilir. Türkiye'den Murat
İlkan'la çalışmayı isterdim bu arada...
V:
Murat İlkan gerçekten çok özel bi vokal.. Ama tarzlarınız baya farklı gibi
sanki?
Özer:
Evet ben ondan ses aralığımı genişletmek ve daha iyi diyafram kullanmak için bir
şeyler öğrenmek isterdim. Ayrıca Crossfire'ın vokalisti Bülent Abi'ye de yeri
gelmişken teşekkür edeyim. Demo'da Fate in Hands parçasındaki aradaki "oooo"
bölümlerini söyleyen kişi o. Ayrıca bana epey desteği oldu kayıtlar sırasında.
V:
Var
mı böyle bir şekilde demoya katkıda bulunan başkaları?
Atakan:
Kaya Abi, Fate in Hands’in back vokallerinde yardımcı oldu.
Özer:
Fate in Hands' de slogan gibi söylenen bir kaç yer var oraları hep beraber
söyledik. Onun dışında, bize moral ve cesaret olarak destek veren dostlarımız
var. Başka da yok..
V:
Özellikle kulağa çarpan diğer detay da, Atakan'ın davulları.. Gerçekten iyi bir
iş çıkarmışsın.. Ne zamandır çalıyorsun?
Atakan:
Teşekkürler. 2 yıldan biraz daha uzun bir süredir çalıyorum.
V:
Demoyu dinlettiğim herkes çok etkileniyor davullardan. Ben de ilk dinleyince
"çok iyi çıkmış" demiştim kendi kendime.. Gerçekten öyle çünkü.. Eğitime devam
ediyorsun değil mi? Senden de daha iyi davul işleri duymak isteriz :)
Atakan:
Teşekkür ederim. Davul dersleri alamıyorum maalesef. Çünkü stüdyo evime oldukça
uzak ve aslında pek vaktim yok. Onun yerine grupla çalmayı tercih ediyorum.
İlerde umarım devam edebilirim derslere..
Özer:
Evet bizim evde otururken sürekli havayı dövüyor. Bir de dizlerini. Bazen de
bizi :)
V:
Off.. O fena :)
Atakan:
Açıkcası müzik işi benim için en az okul kadar önemli. Hatta daha fazla. İlerde
bu işi yapmayı tasarım yapmaya tercih ederim.
Özer-Tufan: Umarız hepimiz için öyle olur.
V:
Ben soracaktım, siz bahsettiniz.. O zaman girelim kıyısından asıl mevzuya.
Impulse ve müzik yapmak, hayatınızda nasıl bir yerde duruyor? Büyük bir hobi mi
bu sadece? Yoksa gerçekten uğruna pek çok şeyi feda edebileceğiniz hedefleriniz
var mı? Biliyorsun, ülkemizde Metal müzik yapmak ve bunu insanlara sunmak için
çabalamak, çok zor bir uğraş. Önünüze çıkacak her türlü engeli aşmak için
mücadele edebilecek kadar arkasında mısınız yaptığınız işin?
Atakan:
Kendi adıma kesinlikle, evet.
Özer:
Sonuna kadar devam. Sağlıklı olduğumuz ve üretebildiğmiz sürece amacımız çok
daha büyük işlere imza atmak. Tufan ile ben bunu yıllar önce de konuşurduk.
İleride bir şekilde bu işten para kazanmak bu işten ekmek yemek istiyoruz. Bu
bizim sevdiğimiz iş ve profesyonel olmak istediğimiz alan.
Atakan:
Bu işten ekmek yiyebilsem bile ne mutlu bana. Çünkü sadece bu işe odaklanmamı
sağlar.
Erman:
Tabi ki. Çok düşündüm ben bu soruları.”Hobi olabilr mi?” diye.Ama bu böyle
olamazdı. Hobi boş zamanında yapılır ama ben farkettim ki ben boş zamanlarımda
değil bütün zamanlarımda gitarımla beraberim. MSN Messenger başında bile..
Sonraki zamanlarda da bunu sürdürmeyi çok çok isterim..
V:
Bunları duymak çok güzel.. Özellikle bizim ülkemizdeki gibi, zorlu bir piyasada,
hedeflerine sonuna kadar bağlı kalacak ve işini iyi yapan Metal müzik yapan
insanlara çok ihtiyacımız var. Yeri gelmişken.. Ülkemizdeki Metal müzik piyasası
hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu tür bir ortamın içinde geleceğinizi ne derece
parlak görebiliyorsunuz? Ya da bu piyasanın kısırlaşmış döngülerini bir şekilde
yıkabileceğinize olan inancınız nasıl?
Erman:
Yani amatör anlamda bakacak olursak bence gayet yetenekli ve işlerini iyi yapan
arkadaşlarımız var. Ama profesyonel anlamda bakacak olursak yeterli olmadığını
görüyorum.
Özer:
Fikrim şu şekilde. Grupların bir çoğu sadece kendi arkadaşlarına çalmayı yeterli
görüyor. Ya da büyüme potansiyeli olan gruplar çeşitli imkansızlıklarla
karşılaşıyor. Ama bence işin büyük kısmı dinleyicide. Örneğin insanlar forumlara
topic açıyor "Neden metal müzik ülkemizde büyümüyor?" şeklinde. Sonra da yerli
gruplara kulp takıp şuna benziyor şunu şöyle yapıyor diyorlar. Bunu yapmak
yerine bir şekilde konserine gidip, albümünü alıp ya da hiçbir şey yapmadan
sadece zarar vermeyip destek olunması gerek. Tabi ki bunu herkese söylemiyorum.
Çoğunluk güzel destek oluyor. Ama bir kaç kişi de çoğunluğun düzenini
bozabiliyor. Bence bu ülkeden çok iyi işler çıkabilir. Sadece biraz daha gayret
gerekir.
V:
Diğer gruplarla aranız nasıl? Amatör, profesyonel, direk bağlantıda olduğunuz
gruplar var mı? Ya da takip ettiğiniz? Arkadaşlarınız olan ya da "çok iyi iş
yapıyorlar" diyebileceğiniz?
Atakan:
Crossfire ve Freedom Gray albümlerini sabırsızlıkla bekliyorum.
Özer:
Crossfire var tabi ki. Onun dışında Black Tooth elemanlarıyla aramız çok iyi.
Kill Line, Enterprise gibi amatör gruplardan arkadaşlarımız var. Ankara’dan
Thrashfire'ın vokalisti Şeref yakın arkadaşımız.
Erman:
İzmirli Gates of Eternity adında bir amatör grubumuzu dinledim Myspace
sayfalarından. İyi müzik yaptıklarını gördüm. Özellikle vokalleri gayet iyi..
V:
Konserlerinizden bahsedelim biraz da.. Grup oluştuktan sonra, demo sürecine
kadar, ne kadar sıklıkta konserler verdi? Sık sık çalma imkanınız oldu mu?
Nerelerde çaldınız, şehir olarak?
Özer:
Kayseri ve Ankara'da çıktık. Birkaç konsere çıkabildik ama Erman'la henüz tam
bir konser deyimimiz olmadı. Sadece Crossfire'la beraber Gelibolu çaldık. Bizden
Erman ve ben vardık ve Crossfire elemanları.. Çok eğlenceliydi. Demodan önce 4-5
Ankara konserine çıktık. Şimdi önümüzde daha büyük organizasyonlar var onlara
hazırlanıyoruz.İstanbul,İzmir,Eskişehir konserleri gündemde. Planlamaları yapıp
en kısa zamanda başlayacağız. Şimdilik en yakın 15 Nisan'da Saklıkent konseri
var.
V:
Konserlerde neler çalıyorsunuz kendi şarkılarınız dışında? Repertuarınızda
bulunan gruplar ve türlerden bahseder misiniz biraz?
Özer:
Venom, Metallica, Iced Earth, Crossfire, Pentagram, Therion (özel,enstrumantal
bir cover) aklımda kalanlar bunlar.
V:
Peki şimdiye kadarki konserlerinizde, seyirci tepkileri nasıl oldu?
Özer:
Aslında çok kalabalık konserler olmuyor Ankara'da biliyorsun. Yani seyircinin
çoğu yakın çevre oluyor. Çünkü Ankara dinleyicisi artık konsere doymuş durumda.
Ama genel olarak konserlere gelenler güzel mailler atıyorlar. Mutu oluyoruz...
V:
Demodan
sonra, eminim gözle görülür bir artış olacaktır :)
Erman:
Umarım
Özer:
Öyle umuyoruz. Ayrıca çok daha profesyonel şovlar hazırladık. Demo öncesi bizim
için bir çeşit hazırlık dönemiydi. Şimdi ise hazırız ve bekliyoruz.
Erman:
Kesinlikle.
Lead Gitar: Tufan
|
V:
Bu
arada.. Albümdeki şarkıların temposu biraz düşük gibi geldi bana. Sanki daha
hızlı olmaya meyillilermiş gibi :) Konserlerde, daha hızlı bir şekilde duyacağız
sanırım bunları? (umutla soruyorum, evet)
Özer:
Ya 1-2 sefer farkında olmadan Hellcome'ı konserde çok hızlı çalmışız
arkadaşların söylediğine göre. Aslında bu konserin gidişine göre Atakan'ın nasıl
ritm verdiğine bağlı . Arada gaza geliyoruz.
V:
Atakan'a o zaman en içten duygularımla "ver gazı" diyorum :) Emin olun,
yıkarsınız ortalığı.. Bi Thrash-sever olarak, kesinlikle garanti edebilirim
bunu. Ve evet, bekliyorum da, ne yalan söyleyeyim. Özel istek gibi bir şey olsun
bu da bir köşede :)
Atakan:
Açıkçası şarkıların metronomları bence ideal. Ama konserlerde değişik olabilir.
Ama genel olarak hızlı çalmak en çok bana zarar verir.
V:
E haliyle :)
Özer:
Ehehe
V:
Arkadaşlar.. Benim sorularım şimdilik bu kadar.. Sizin eklemek istediğiniz bir
şeyler var mı?
Özer:
Çok iyi bir röportajdı ve çok keyifliydi teşekkürlerimizi iletiyoruz. Impulse
olarak en kısa zamanda konserlere başlıyoruz yeniden. Bundan sonra işler çok
daha hızlı gelişecek. Biz en iyisini yapmak için çalışıyoruz. Konserlerde
görüşmek üzere!..
Erman:
Evet ben de çok keyif aldım çok sağol.
Atakan:
Ben de teşekkür ederim.
V:
Ben
de çok keyif aldım kesinlikle arkadaşlar. Hepinizin ellerine ve ağızlarına
sağlık.. Sizin gibi bir grubun görüşlerini, birinci ağızdan almak önemliydi
benim için ve güzel şeyler duymak da, çok çok mutlu etti. Gerçekten merakla ve
istekle takip ettiğim bir grupsunuz epeydir :) Mutlu oldum ben de bu röportajın
ardından fazlasıyla..
Özer-Tufan: Eyvallah.
Atakan:
Teşekkürler.
Erman:
Teşekkürler
|