Anasayfaya Git

Bir Savatage Biyografisi; Okyanus Kadar Kudretli, Gece Gibi Kasvetli Bir Grup!
Tarih: 15.03.2008 Saat: 09:44
Konu: Yabancı Gruplar




Gecenin Savaşçıları
Bu gece; burada güçlüsünüz
Dayan, inandığın şey için yumruğunu kaldır
Asla kaçmayacaksın!
Ve Rock burada olacak daima...

Savatage; Fight For The Rock Parçasından...


İşte böyle bir gruptur Savatage. İnandığı şey şey için her şeyi göze almış, savaşmış, meydan okumuş bir grup. Sessizce dağılmış olsalar bile, şimdiye dek yaptıkları hiç unutulmayacak.



1979'da başladıkları ve bizlere 11 stüdyo albümü sundukları Heavy Metal yolculukları devamında!


Savatage 81'de çıktıkları amatör konserlerde geniş bir kitle edindi. O zamanlar henüz albüm yokken ne çalarlardı orası kaynaklarda rastlayamadığım eksik bir bilgi olarak kaldı. Ancak 82'de bir radyo programı için kaydettikleri iki parça ve hemen sonraki yıl oluşturdukları "City Beneath The Surface" EPsi, albümden önce çalınmış parçalar olarak bilinmektedir. Bu EP sonradan Savatage dünyasında koleksiyon parçası olarak vücut bulmuştur.

Aynı sene de [1983] Savatage, ilk albümleri Sirens ile Heavy Metal camiasına adını sağlam temellere oturtarak yazdırdı. Nitekim Sirens albümü grubun ilk albümü olduğu göz önünde tutularak, diğerleriyle kıyaslandığında özgünlüğüyle kendisini ciddi manada benimsetmiş bir albümdür. Sirens ve Rage gibi iki güçlü ‘sound’a sahip parçaların bulunduğu albüm Savatage’ın sokaklara değindiği ilk parçası olan "Out On The Streets" i de barındırıyordu aynı zamanda. Yavaş yavaş geliyorlardı, evet.

Hemen ardından onlar da diğer bir çok heavy metal grubu gibi albüm serisini devam ettirmeye başlamışlardı. 84'te Atlantic Records ile anlaşan grup aynı sene içinde The Dungeons Are Calling albümünü piyasaya sürdü. Tabi önce albüm piyasaya sürüldü, bundan sonra AR ile anlaşma geldi. Bir EP albümü oldu diyebiliriz bu albüm için. Albüme sonradan Sirens parçasının live versiyonu ve 81'deki EP si olan City Beneath The Surface parçası eklendi. Atlantic Records ile yapılan ilk çalışma bir heavy metal resitali olan Power Of The Night albümü idi. O albüm ki aynı adlı parçaya ev sahipliği yapmış ve bize dünya üzerine benzeri ya da coverı yapılamayacak bir parça getirmişti; Power Of The Night. Skull Session ve Stuck On You da albümünen göze çarpan parçaları idi. Savatage heavy metal camiasında ben de varım dedi bu albümle. Criss ve Jon Olivia kardeşlerin performansları ise daha üçüncü albümle göz doldurmaya başlamıştı. Tabi davulcu Steve Wacholz ve bassçı Keith Collins in katkılarını da unutmamak lazım. Bu albümle ilk turne programı da 85'te başlamış oluyordu.

1986 yılında ise Keith Collins gruptan ayrılır yerine Johnny Lee Middleton gelir. Grup bu yılda Fight For The Rock albümünü yayınlar. Albüm kapağı da gayet ilginçtir. Albümün turnesi grubu Amerika dışına iter ve Avrupa turnesi başlar. Grup Motorhead’in alt grubu olarak çıkar konserlere. O zamanların ünlü isimlerinde ise aranjör Paul O’Neil yapımcılığını üstlenir Savatage'ın.


87 yılı ise Savatage için bir dönüm noktası gibidir. Çünkü grup burada ilk olarak klasik müzik unsurlarını repertuarına eklemiştir. Ve ortaya Hall Of The Mountain King gibi müthiş ötesi bir şaheser çıkarmıştır. Elbette aranjör Paul O’Neil in Atlantic Records ile olan anlaşması gruba olan katkılardan birisidir. İlk klip ise albüme aynı adlı parçaya çekildi. Savatage sektörde artık stratejik olarak da vardı.

88'de pişme noktasına gelen grup Dio ve Megadeth ile avrupayı turlarken, gruba turne zamanında çok katkısı dokunmuş Chris Caffery gelir. Ustaca riff ler ile 24 Hours Ago parçası gibi bir usta işine imzasını atmıştır. Bu parçaya da bir klip çekilmiştir. Aynı senede grup MTV'nin Headbanger's Ball programına katılmıştır. O zamanın MTV si de günümüz zihniyetinde miydi bilemeyeceğim.
Caffery resmi olarak 89 yılında gruba katılmış olur.Ve sanki Savatage daha yeni bu işe girmiş ve süper ötesi bir iş çıkarmış gibi, o kalitede olan Gutter Ballet albümünü yayınlar. Bu albüm Savatage'ın bu işte ne kadar ustalaştığının kanıtıdır. Çünkü Gutter Ballet hem teknik hem duygu bazında mükemmeliyeti yakalamış bir albümdür. Ve artık piyano grubun vazgeçilmez unsuru haline gelmiştir. When The Crowds Are Gone ve Summer's Rain gibi en duygusal parçalar Criss Olivia’nın ve Jon Olivia’nın o mükemmel uyumu içinde daha bir kusursuz hale gelmiştir. Tüyleri diken diken edici iki parça evet.Savatage insanın kalbinin en hassas noktasını iyi biliyor.

İki mükemmel klip de 1990'da Gutter Ballet ve When The Crowds Are Gone'a gelir.Savatage Gutter Ballet ile heavy metal fanlarının kalbini çalmayı kesinlikle başarmıştır. Her güzide grubun bir noktada bir çöküş dönemi olmuştur.Savatage için ne yazıkki o döneme girildiği yıllardı 1990 senesi.Nitekim Testament ve King Diamond ile 9 aylık turnede gitarist Caffery gruptan ayrılır.

91'de grup "Streets" i çıkarır. Bu Savatage’ın ciddi manada ilk "Rock Opera"sı dır. Albüm için; "Streets; A Rock Opera" denmiştir. Konsept bir albümdür ve feyzini sokakların acımasızlığından alan grup bu konsepte sokaklarda yaşamını uyuşturucu satarak ve kullanarak geçiren bir adamın bir zaman sonra müziğe yönelmesini, sonradan tekrardan sokaklara konu edinir. Albümün en önemli parçalarından Jesus Saves de bu açıkça görülmektedir. Jesus Saves ve New York City Don’t Mean Nothing parçalarına klipler çekilmiştir ancak sadece Jesus Saves yayınlanmıştır.

Ve ardından gelen bir dünya turu...

Grubunu ailesi gibi gören Jon Olivia 1992 senesinde vokalistlik açıdan sorunlar yaşadığını dile getirir ve çalışmalarda bir adım geri gider. Ancak grubun yine beyni olarak çalışır. Gruba Savatage'ın yeni yüzü diyebileceğimiz bir yetenek abidesi ve insanın tüylerini diken diken edecek bir sese sahip olan, teknik açıdan da Savatage için bir nimet olan Zachary Stevens gelmiştir. Zach, Savatage'ın yeni albümleri için biçilmiş bir kaftandır adeta. Olivia'nın o kalbinin en derininden gelen çığlıklarının yanında Zach'ın sesi, yine insanın en hassas duygularına işleyebilecek özellikte bir kararlılığa ve yorum işçiliğine sahiptir. Zach'ın yorumu ve ses tonu Savatage'ın yeni güçlü sounduna adeta tuz biber gibidir.

Ve 1993...


Heavy Metal fanları o yılı asla unutmayacak. O yılda yaşanan acılar asla unutulmayacak. Nitekim her yerinden yetenek fışkıran kardeş Olivia Criss, ayyaş bir itin arabasının altında can vermiştir. Criss Olivia bu yılın sonlarında Edge Of Thorns'ta çalmıştı. Öyle gitar partisyonlarına sahipti ki bu albümde. Artık aşmışlığın zirvelerinde geziniyordu.

O, 80'lerin rock sembollerinden biriydi.

Zeppelin'de Bonham öldüğünde elemanlar grubu asla dağıtmadılar. Metallica Cliff'in ölümünün acısını kalplerine işleyerek "O olsa devam etmemizi isterdi" deyip yollarına devam etti. Savatage için de aynı kararlılık geçerli idi. Jon Olivia grubu bitirip O'nun tüm yaptıklarını bir "anı" olarak bırakacağıma, o anıyı canlı tutarım dedi ve grubu yenileyerek davaya devam etti. Nitekim Heavy Metal acı ve sevincin bir arada yaşandığı ve yaşatıldığı bir kültür idi. Heavy Metal in "ölüm" oyunları bu tür gruplar için kamçı oldu.

Daha önceleri turnede beraber çalan Testament grubunun usta gitaristi Alex Skolnick Savatage'a katıldı ve Handful Of Rain albümü 1994'te piyasaya sürüldü. Bu albüm için bir Alex ve Zach şovu desek yanlış olmaz. Zach heavy metal yorumunun doruk noktalarını yaşarken Alex, Criss in yerini manevi manada doldurmasa da yetenek bazında doldurabiliyordu. Zaten Alex in gitar tekniği ve tonu Criss'inkine çok benziyordu. Grup böylesine acı bir dönemden sonra böylesine usta işi olan Handful Of Rain'i çıkarmıştı. Ayrıca albümde heavy metal camiasında bir ilk yaşanıyordu.Jon Olivia vokalde Zach'a eşlik ediyordu. Stare Into The Sun ve Watching You, Savatage ruhunu kanıtlayacak parçalardır. Ardından albümün yapımında pek katkısı olmayan davulcu Wacholz gruptan ayrıldı.Yerine Jeff Plate geldi.

Grup aynı sene içinde Japonya'da bir konser verir ve bunu albüm haline getirir. Yine aynı sene içinde Jon un ve Caffery’nin yan projesi ‘Doctor Butcher’ için albüm çekilmişti. 1995'te Alex Skolnick kendisi için bir Jazz kariyeri oluşturma peşine düşmüştü. Çoğusu Alex in Savatage'da yeterince ünlü olamadığı için jazz müziğe yöneldiğini savunur. Ancak Alex, Testament da kendisini yeterince kanıtlamıştır. Handful Of Rain gibi bir albümde de müthiş işler çıkarmıştır. Jazz O'nun için bir hobidir. Bu gelişmeler süregelirken Olivia ve Caffery, yanlarına Al Pitrelli yi alarak Dead Winter Dead'i çıkarırlar. Bu da ikinci bir rock opera kaydıdır.Ve konusu Bosna savaşı ile ilgilidir. Sarajevo parçası en göze batan parçalardan biridir. Savatage duygunun en yoğun olduğu albümü piyasaya sürmüştür yine. Dramatik bir albümdür. Çok da ustaca çalınmıştır.

Enstrümantal parça olan Christmas Eve, albümün hit parçası haline dönüştü. One Child için klip çekildi. Dead Winter Dead başarılı bir albüm oldu.

96'da grup yeni bir turneye çıkmak yerine fanların çok tepkisini çekecek bir albüme imza attı. Trans Siberian Orchestra’sı ile birlikte bir albüm kaydına girdiler. Christmas Eve And Other Stories adlı bu albüm, Savatage fanlarından fazlaca tepki aldı. Her şeye rağmen Christmas Eve And Other Stories çok başarılı bir albüm oldu.

1997 yılında ise yine konsept bir albüm ile karşısına çıktılar kitlelerin. Bir İspanyol denizcinin okyanusta kaybolmasını anlatan albüm idi The Wake Of Magellan. Paragonse Of Innocence ve Blackjack Guillotine parçaları albümün en güzide parçaları idi. Albüm Alman listelerinde 11. sırada yerini aldı. 98'de ise Savatage TSO riskine devam etti ve bu sefer TSO’nun kolları sıvaması ile Beethoven's Last Night çalışması başladı. Bu çalışma öyle usta bir işti ki; Heavy Metal ile klasik müziğin nasıl bir uyum içinde olabileceğini, olduğunu gözler önüne seren bir çalışmadır. Fanların ilk TSO olayından sonra düşünmedikleri tek şey bu olsa gerek. Çünkü TSO - Savatage birleşimi her iki müzik türüne de aşina bir insan için bulunmaz bir nimetti. Beethoven's Last Night kesinlikle dünyanın en ustaca hazırlanmış çalışmalarından birisi idi. Zeka ve duygunun birleşimi.

2000 yılında albüm resmi olarak piyasaya sürülür ve Zach ve Pitrelli gruptan ayrılır. Savatage Atlantic Records'tan ayrılır ve Nuclear Blast'e geçer.

Son albüm.Savatage'ın son albümü Poets and Madmen 2001'de piyasaya sürülür. TSO ile belki de son demlerini yaşadılar. Bu işe girişleri kadar sesli olmadı bitirişleri. Hüzünlü, buruk oldu. Bir Heavy Metal devi sessizce ayrılıyordu camiadan. Sonraları Jon çok dramatik laflar etti. Grup hakkında ne söylediği belli olmayan cümlelerdi onlar. Savatage O'nun için kaybedilmiş bir aşk gibiydi sanki. Kaybetmiş ve sonra neler hissettiğini dahi doğru düzgün dile getirememiş. Bizler ise Savatage'ın o insanın bam teline dokunan parçaları ile eskiyi yad etmekle, o ustaca hazırlanmış coşturucu parçalar ile coşmakla yetineceğiz. Yetiniyoruz.

Biyografi: Horned_Hand





Bu haberin bulunduğu site: Heavy Metal TR . COM - Keep The Heavy Metal Faith !
http://www.heavymetaltr.com

Bu haber için adres:
http://www.heavymetaltr.com/modules.php?name=News&file=article&sid=947
Heavy Metal TR . COM © 2006 tüm hakları saklıdır. - Sitemap-1-2-3-4
İzinsiz hiçbir materyal (kaynak yazılsa bile) kullanılamaz!
TOPlist