Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 5523
Puanı: 28768
Nerden: Dante'nin Cehennemi'nden Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
Tarih:
Pts Nis 07, 2008 3:07 pm
Elemanlar toplanır,gruplar kurulur.Çalışmalara başlanır ve ilk stüdyo albümleri kaydedilir.
Basit gibi görünen bir süreç de olsa gerçekte ne kadar zahmetli bir iştir.İşin en hayranlık bırakan kısmı ise sanki senelerdir bu işin içindelermiş gibi çok usta olduklarıdır.Daha ilk albüm ve olabildiğince özgün ve özel.
Heavy Metal grupları birbirileri ile olan ilişkilerinde devamlı bir gelişim süreci içerisindeydiler.Bir grup çıkar ve ortalığı sallar,o gruptan etkilenen bir başka grup çıkar işi daha kaliteli boyutlara taşır.Elbette her zaman böyle olmaz ancak bu kültür bir etkileşim içerisinde ise ; bu kültürün unsurları da ister istemez gelişim ya da değişim içerisinde bulunacaktırlar.
Neden ilk albümler ?
Bu soru için birçok cevap verilebilir.Ancak beni bu yazıyı hazırlamama iten en önemli sebep ; grupların ilk albümleri ile sonradan gelen albümler arasındaki repetuar,sound,lirik,duruş,imaj farklılıklarıdır.
Elbette bir genelleme değil bu.Ancak daha çok grup tanımak demek,böyle bir konuyu hazırlamaya sebebiyet vermek demektir.Sizler de grupları tanıdıkça eminimki kronolojik açıdan ele alıp albümleri incelediğinizde,zaman ilerledikçe grubun da uğradığı değişikliğe tanıklık edeceksinizdir.
İlk albümler çünkü ;grubun tarzında grubun ruh haleti,bu işe girerkenki fikir yönleri,etkilenimleri,tarzları ve duruşları,kafa yapıları;bu elemanların müziklerine aksedecek en önemli etkenlerdendir.Bütün bu ruhsal durumlar bana göre ilk albüme yansır.İnsan birşeyi planlayıp yapmaya başladığında,planı hazırlarkenki ilk düşüncesini,yaptığı ilk işte uygular.Düşüncesi geliştikçe devam edecek olan işlerin de şekilleri belirlenmiş olur.Ancak ilk iş,ilk albüm çok çok önemlidir bence.İncelenmesi gereken bir kavramdır.Bir gelişimdir.
Bu konu altında heavy-thrash-power gruplarının ilk albümlerine değineceğiz.Çoğunlukla heavy metal ve thrash metal gruplarının ilk albümleri hakkında incelemelerde bulunacağız.Diğer albümlerle olan ilişkisi,onlar ile olan farklılıkları ya da benzerlikleri,bunların nedenleri,albüm içerikleri ve döneme ait sosyal durumla olan ilişkisi...
Albümlerine değineceğimiz grupların sırası hakkında herhangi kronolojik bir özen yoktur.Karışık olacaktır.
ALCATRAZZ - NO PAROLE FROM ROCK'N ROLL
1983 senesinde Malmsteen gibi bir ustaya ev sahipliği yapmış olan No Parole From Rock'n Roll albümü,Alcatrazz'ın ilk albümüdür.Tarzı saf heavy metal olup,diğer albümlerine göre oldukça hard rock havası içersindedir.
Liriksel yönelimleri 80'lerin toplumsal yapısı üzerine olup,arada "film" ler hakkında da konulara değinilmiştir.
Nitekim Big Foot,zamanında tv lerde de boy göstermiş koca goril ya da benzeri bir hayvan [koca ayak] hakkında yazılmış bir parçadır.
Hiroshima Mon Amour ise yine çok eskilerin siyah-beyaz film kuşağında boy göstermiş olduğu bir filmden almıştır ismini.Hiroşima dramından sonra yaşanmış bir aşk hikayesini anlatır.Bunlar dışında içeriği gayet ağır ve manidar olan parçalardan oluşmuştur albüm.
Albümün yapısına ve teknik kapasitesine baktığımızda,ileride kitlelerin karşılarına çıkacak olan Alcatrazz'ın diğer albümlerine nazaran daha bir özenle hazırlanmış olduğunu görürüz.Nitekim Malmsteen'in gruptan ayrılması ve yerine Steve Vai'nin gelmesi,grubun tarzı hakkında önemli değişikliklere sebep olmuştur.Malmsteen gibi bir teknik abidesinin NPFRR albümünde sergilediği performansın yanında Steve'in performansı,daha bir glam metal havası katmış gruba.Elbette bunda Steve'in parmağı yok çünkü sonuçta grubun tarzını belirleyecek olanlar grup elemanlarıdır.Steve için şunu diyebilirizki,kendisi glam metal ruhu için biçilmiş bir gitarist.Malmsteen yapamaz mıydı yapardı elbette ancak Disturbing TThe Peace gibi bir sound da albüm için Malmsteen ağır gelirdi gibi.Steve Vai nin sıcak soloları tam bu albüme göre.Grup gitarist açısında seçimlerini gayet doğru yapmış.
Tarz değişikliği oldu mu elbette oldu.Tarz derken uç noktalardan bahsetmiyorum.İlk albüm oldukça hard rock tarzında iken diğer albümler daha bir komplike yapıya sahip ve daha bir 90 lara yaklaşan grupların havasına sahip.
İlk albüm olan NPFRR Alcatrazz ın en özgün olduğu zamanlarıdır diyebiliriz.Ve bu gruba bu ilk albümle başlamış iseniz,diğer albümlere ısınmanız biraz zor olacaktır...
FLOTSAM & JETSAM - DOOMSDAY FOR THE DECEIVER
Thrash Metal de ilk albümler çok çok önemlidir.Grupların etkilendikleri diğer gruplara benzemek ya da onlardan ayrı olmak istedikleri albümlerdir ilk albümleri.Birçok grup elbette benzeme isteği içinde olarak albüm çıkarmaya girmemiştir ancak bazıları ister istemez sound açısından o hayranlık duydukları gruplara benzemişlerdir.İşte Flotsam bu türde bir gruptur.
Nitekim zamanın eleştirmenleri,grubu Metallica ya benzemekle eleştirmişlerdi.Flotsam ın bana göre Metallica'ya tek benzer yanı sound undaki güçlülüktür.
Flotsam ın daha ilk albüm olmasına rağmen çok sağlam ve güçlü bir repertuar ve sound a sahip olmasındandır Metallica beznerliği.Tıpkı Metallica Master Of Puppets gibi.Başka yönden,mesela parça benzerliği yönünden herhangi bir benzerlik ile karşılaşmıyoruz.
Flotsam'ın thrash i adına çok şey diyebiliriz.Eski Flotsam yeni Flotsam diye ayırabilecek bir konumdadır Flotsam.
Jason Newsted'ın grubun beyni oluşu Flotsam'ın ilk albümünde acayip derecede belli idi.Jason ın grubun beyni,neredeyse gitaristlerin de riff yazarıydı ! Ve o çok sevdiği bass sound unu ustalıkla kullanması bu albümü en özel kılan etmenlerden.
Bir grup elemanı düşününki grubun yapısına hakim.O eleman kafasındakileri istediği gibi kurgulayıp elemanlara aşılıyor.Ve ortaya tamamıyle o elemanın kafasının içindeki planlar projeler çıkıyor.Jason ın konumu da böyledir.
Doomsday For The Deceiver albümü thrash metal de "farklılık" açısından çok başarılı bir albümdür.Ne açıdan farklılık ? Elbette sound ve teknik açısından bir farklılık.
Nitekim Der Fuhrer gibi bir parçada,giriş intro su diyebileceğimiz müthiş gitar solosu,davul tonlarının son derece sert,bass vuruşlarının daha önce çok nadir thrash gruplarında bulunan bir ton ve belirginlikte olduğu bir sound.
Albümle aynı adlı parçanın girişindeki gitar solosu da grubun aslında şeklini şemalini bizlere tanıtmak açısından tiolar vermektedir.Birçok thrash grubunda gitar intro su mevcuttur çünkü.Yani solo bazında diyorum.Flotsam'ın bu yönü bu ilk albümde gayet belirgindir.
Vokalin ise oldukça clean bir scream vokal yeteneğine sahip olduğunu da gözardı etmemek lazım.Metalshock'taki,Iron Tears'teki ve özellikle Doomsday for the Deceiver daki vokal performansı,diğer albümlerde çok az değişime uğrayacak tattadır.Elbette daha ileriki yıllarda vokal de oldukça değişmektedir.Ses tonu ve yorumu açısından.
Flotsam'ın diğer albümlerine baktığımızda ikinci albüme dğeinecek olursak;Jason gitmiştir ve grup Jason lı dönemin son demlerini yaşamaya başlamıştır,tarzları açısından.Parçanın insanda bıraktığı o ilk albüm havası,ikinci albümde azalmaya ve üçüncü albümde bitmeye başlamıştır.Dördüncü albüme gelindiğinde yine özgün bir sound yakalanmıştır.
Bazı thrash grupları repetuarlarını değiştirir,bazıları da gitar ve davul tonlarını.Yani ortada teknik ya da tarz açısından bir değişim söz konusudur.Bu bazen gelişim de olabilir.Flotsam da önce gelişime sonra da değişime tanık oluyoruz.
Gelişim noktasında ikinci albüme baktığımızda ilk albüme göre oldukça komplike hale getirilmiş riff lere şahit olabiliriz.Ve gitar tonları yavaş yavaş değişmeye başlamıştır.Vokal yine aynı fakat davul partisyonlarında da bir oynama bir hareketlilik vardır.Flotsam ın o ilk albümdeki old-school artı özgünlük yönü,ikinci albümde tamamıyle özgünlüğe kaymıştır.
Nitekim Annihilator'un Carnival Diablos albümündeki gibi bir farklılık yakalanmıştır.
İlk albümdeki Der Fuhrer ve DFTD parçaları da Annihilator'ın veya Testament'ın veya Sacred Reich in veya Forbidden ın veya Metal Church'ün o ürkütücü havasına sahiptir.Bu açıdan baktığımızda Flotsam'ın ilk albümü thrash metal in ürkütücü yüzüne,biraz da old-school havasının işlenmiş haline benzemektedir.
Jason Newsted'ın bu albümdeki rolü yadsınamaz gerçekten.Jason dan sonra gelen albümlere baktığımızda çok pasif bir bass sound u ile karşılaşıyoruz.Elbetteki ikinci üçüncü ve dördüncü albümlerden bahsediyorum.Ondan sonra gelenlerde bass sound u yine güçlü bir hal almaya başlamış ancak bu sefer de grubun genel thrash havası daha sert bir şekle girmiştir.Overkill'in Horrorscope'unu hatırlayın.O tarzda bir sertleşme evet.
Bu nedenle Flotsam'ın son ve orta dönemlerdeki işlerine de baktığımızda ilk albüm olan Doomsday For The Deceiver oldukça özgün ve göğüs kabartıcıdır.Gruba ilk bu albümle başlamış olanların diğer albümleri merak etmesi beklenebilir.Ancak ilk albümün hazzını bulmak çok zordur...
METALLICA - KILL'EM ALL
Henüz albüm çıkarmaya başlamadan,camiayı konserlerle sarsmış bir thrash devi grubun ilk albümü olan KEA camianın birçok açıdan en özgün ve en old-school albümlerinden birisidir.
Old-school yönüne baktığımızda ele alacağımız ilk unsur elbette tekniktir.KEA thrash metal tekniğinin nasıl olması gerektiği açısından birçok gruba önayak olmuştur.Birçok grup birçok gitar tekniğini,KEA daki genel teknik havadan esinlenerek geliştirmiştir.
KEA Metallica nın ilk üç athrash albümüne baktığımızda oldukça önemli bir konumdadır.
Nitekim RTL deki o üstün thrash olgunluğunun yanında KEA albümü,oldukça saf ve karmaşık bir yapıya sahiptir.Temelde basit thrash riff leri gibi görünen çoğu parçanın gitar riffleri,gerçekte yol gösterici ve özgün bir niteliğe sahiptir.
İnsanların basite indirgediği bu riff lere sahip bir parçadan bahsedersek Seek & Destro ismini duyarız.Temelde thrash metal in en tatlı riff lerine sahip olan bu parçanın akışı ve temposu ince bir özen gerektiren gitar tekniklerine sahiptir.
Liriksel açıdan ise olgunluğun tavana vurduğu RTL albümüne binaen,başka gruplardan etkilenmeleri KEA da bir The Four Horsemen gibi şaheserin doğmasına sebep olmuştur.Nitekim elemanların itiraf etmekten kaçmadıkları liriksel bazda Judas Priest hayranlıkları,bu parçanın temeline sağlam kayalar döşemelerine sebebiyet vermiştir.
Onun dışında albümün genel lirik havası oldukça saldırgandır.Thrash Metal deki saldırganlık,Venom dan bu yana hiç bu kadar net ve sade bir hal almamıştı.Thrash vokal tekniğinin büyük bölümünü oluşturan scream tonda vokal ve yorumun yüzde 70'ini oluşturan hızlı ve kesik kelime telafuzları bu albümde oldukça başarılı bir şekilde işlenmiş.Nitekim No Remorse bunun en güzel örneğidir.
Grubun diğer thrash albümlerine baktığımızda KEA oldukça özel bir konumdadır.Hem kendi içlerinde bir ayrımın yapılmasına,hem camiada birçok gruba örnek teşkil etmesi açısından özel bir konumdadır.Metallica'nın bir AJFA şaheserine baktığımızda KEA nın ne denli amatör ruhla yapıldığı ortadadır.Konserlerden konserlere koşan,içlerindeki gençlik ateşini albümlerine yansıtan bir gruptan bahsediyoruz.
Ardından gelecek olan Ride The Lightning albümü,KEA ya oranla daha bir pişmişlik derecesindedir.KEA bu bazda Metallica'nın en amatör ruhla kaydettiği,ancak başarı oranının diğer albümlerin teknik yapısına göre oldukça yüksek olduğu albümlerden birisidir.MOP gibi bir teknik abideye baktığımızda KEA nın satış oranı ve performansı takdire şayandır.Grubun bu ilk albümü,diğer dönemlerinde de oldukça büyük etkilere sebebiyet vermiştir.
Albümün genel havası hem camiada hem grupta oldukça çok tutulmuştur.Ve grup gün geçtikçe tekniğini ve liriksel repertuarını genişletmiştir.KEA nın Metallica nın ilk albümü olması birçok grubun albüm yapma zincirine de örnek teşkil etmiştir.İlk albüm old-school,diğer albümler olabildiğince özgün mantığı gelişmiştir.Çünkü Metallica nın KEA sından sonraki albümlere baktığımızda bu durumun bariz bir gerçkelik teşkil ettiğini görürüz.
Bu bağlamda Overkill grubunun genel görünüme bakarsanız,ilk albümleri olan Feel The Fire ne kadar old-school,diğer albümleri ne kadar,kendilerini camiada sağlam temellere oturtmaya sebeb,yet verecek derecede özgündür.İşte bu mantıkta birçok grubu etkilemiştir Kill'em All albümü.
Grubun zaten thrash serüvenine bakarsanız,devamlı bir gelişim içinde olduğunu görürsünüz.Metallica nın thrash grafiği çizilirse kesinlike bir yükselme grafiği ile karşı karşıya kalırız.Hatta işi abartıp her bir dönemin grafik yükselme çizgisini yeri geldiğinde farklı çizmeye bile başlayabiliriz.Kill'em All albümü düz çigzi,RTL tırtıklı,MOP dalgalı ve AJFA bir başka şekilde ...
Kill'em All hem camia hem grubun ilk olması açısından çok önemli bir yere sahiptir.Overkill in Feel The Fire'ı ile birlikte bu değere layık görülebilir.
JUDAS PRIEST - ROCKA ROLLA
Dünyanın en büyük heavy metal gruplarından birinin ilk albümüne konuk oluyoruz şimdi de.Heavy Metal in ruhunu en iyi yansıtan grubun Rocka Rolla sı evet.
Nitekim heavy metal in oluşumuna en büyük sebebiyet vermiş toplumun bozukluğu ve işçi sınıfının artık sabrının kalmaması temeline en çok sahip olan gruplardandır Judas Priest.
Grubun genel görünümüne baktığımızda ivmesinin devamlı yukarıya doğru ilerlediği bir başarı grafiği ile karşılaşıyoruz.Bu grafik ivmesinin direk yükseklerde başladığı gerçekliğinini sebebi de bana göre Rocka Rolla da yakalanmış başarıdır.
Judas'ın genel tarzına baktığımızda çok uç bir noktada kalmayan bir albümdür RR.Nitekim RR etkisini gördüğümüz birçok parça,daha sonraki albümler arasına serpiştirilmiştir.
Grubun elemanlarının performanslarına da tek tek değinecek olursak vokal Rob un o üstün yeteneğini daha ilk albümde sergilemesi ilk dikkatleri çeken unsurlardan.Glenn ve Downing in gitar performansları ise "geliyoruz" deme seviyesindedir.Davul tonlarının 70 lerin Zeppelin'ini anımsattığı gerçeği de aşikar.
RR nın heavy metal albümü olup olmaması hakkında küçük çaplı tartışmalara da girdim zamanında.RR yi aşırı blues kılıfına sokanlar oldu.Bilmedikleri tek şey,Blue Oyster Cult gibi,Black Sabbath ve Zeppelin gibi grupların bu camiada vücut bulmuş olmalarıdır.Onların albümleri de bu tattadır ancak onlara heavy metal albümü dememek büyük cehalet olur.
Rocka Rolla bu bazda oldukça sert ve metal dir.Nitekim Rocka Rolla parçası bunun en güzel kanıtıdır.Run Of The Mill'deki unsurlardan bahsediyorsanız evet o parça gayet blues bir havadadır.Ancak hiçbir blues parça da yokturki Run Of The Mill kadar geniş bir sound a sahip olsun.Oldukça ballad ımsı bir parçadır.
Albümün geneline bakacak olursak JP nin geleceği açısından herhangi "oturmuş" bir tarza sahip değildir.Yani JP bir beş tane daha RR yaparız dememiş,ilk albümün bu denli özel olmasına dikkat edilmemiştir açıkçası.Albümlerin gelişim grafiği bizlere bunu göstermektedir.
RR nin neden JP nin genel görünümüne baktığımızda bu denli farklı olduğu konusuna gelirsek,bunda JP nin herhangi özel bir iharekette bulunmadan albümün yapılması gerçekliğini arayabiliriz.Nitekim her grubun bu işe girmesi gerektiği bir ilk albüme ihtiyacı vardır.Kimi grup btün ömrü hayatları boyunca icra etmek istedikleri tarz ile başlar ilk albüme.Bazıları bir girelim sonra durumu değştirirz mantığındadır.Judas Priest bana göre bu klasmandadır.Bazı arkadaşlarım JP albümlerinin daha önceden tasarlanıp hazır hale getirildiğini savunur.Onlara katılmakta birlikte,RR nın oluşum sebebi için,hele bir girelim,önemli olan diğer albümlerdeki duruşumuzdur,RR için bir eğlence sarfetsek birşey değişmez mantığı hakimdir.Elbette çok şey düşünülebilir ancak deştikçe tehlike içerisine girebileceğimiz bir konudur grubun yapısı açısından baktığımızda.
Rocka Rolla bana göre heavy metal de çok nadir rastlanabilecek bir albümdür.Çok az grup tanırımki ilk albümü böyle olsun,diğer albümü bu tarzda oldukça bağımsız olsun.
Ha Judas Priest dediğim gibi diğer albümlerde RR ruhunu bizlere hissettirecek parçalara da imza atmıştır.Ancak JP nin albüm başarı ve ilerleme grafiğine baktığımızda ivme en aşağıdan değil direk yükseklere yakın noktalardan başlamıştır.Nitekim Rocka Rolla nın kalitesindendir bu yüksekliğin sebebi.
JP nin RR sı heavy metal tarihinde özenle,aynı zamanda üzerinde çok takılıp kalınmadan ele alınması gereken albümlerden birisidir.Çünkü JP gelecekte yapacaüı ve geçmişte yapmış olduğu bir çok eser ile RR nin yapısı hakkında tartışma perdesine oldukça gölge düşürmektedir.Bu da onların ilk albüm başarısı ve özelliğidir.
BLUE OYSTER CULT - BLUE OYSTER CULT
70 lerde vücut bulan bu çok özel grubun,bu çok özel albümü.
Heavy Metal riff lerinin bu grup ile basite indirgendiği söylenir.Bana göre bir yanılgıdır bu düşünce.BOC bana göre riff lerin daha bir komplike hale getirildiği gruplardan birisidir.Nitekim bu dönemlerde farklı bir kulvarda ele alınması gereken Rush grubunun sahip olduğu o yapı gibi.BOC da bu klasmanda oldukça özel bir konuma sahiptir.
Bu özgünlüğün ve karmaşanın başlatıldığı ilk ve çok başarılı albümüdür BOC albümü BOC grubunun.
Vokalin oldukça yumuşak tonlarda yorumlandığı,davul vuruşlarının oldukça tempolu ve bass vuruşlarının oldukça 70 ler havası verdiği parçalara sahip BOc albümü,BOC grubunun ilk albümüdür.
Öyleki bir before the kiss, a redcap parçası tüm bu açıklamalara uyacak en güzel parçalardan birisidir.
Riff lerin teknik açısından basite indirgendiğini savunan insanların teknik bilgilerini sorgulayacak değilim ama solo olsun ritm olsun bu grupta varolan şey kesinlikle özgünlük ve farklılıktır.Ha bir dünya NWOBHM grubu tanımış bir insan için BOC un farklılığını çözmesi zaman almaz ama çoğusu için de diğer NWOBHM grupları ile aynı kalitededir bu albüm.
Bana göre ise çağları aşıp insanlara cover yaptıracak bir albümdür.Yaptırmıştır da.
Albümün genel görünümü elbette Rock'n Roll Babe modundadır.Hem repertuar hem lirikler hem de grubun genel görünümü bunu göstermektedir.Zaten BOC un diğer albümlerine baktığınızda kesinlikle bir değişime rastlamazsınız.Rastlayacağınız tek şey kesinlikle bir gelişim tablosudur.Temeldeki bir çekirdek nasıl ustaca geliştirilip farklı tatlar verebilirin cevabıdır BOC grubu.Efsane birçok parçaya imza atmış grubun ilk albümü olan BOC bu klasmanda oldukça örnek bir albümdür.Günümüz işi bok eden yobaz gurplara "gelişim" ile "değişim" in açklamalarını çıkarttıkları eserler ile cevaplayan,belirten bir gruptur.Bunu ayrı olarak söylemelerine hiç gerek yoktur çünkü albüm başarı ve yapı grafiği bunu zaten göstermektedir.Elbette bu grubun kalite grafiği zaman zaman karşılaştırmalı durumlarda duraklama yani düz çizgi dönemine girmiştir.Ancak BOc efsanesinin kesinlikle yadsınamaz bir konuma sahip olduğu bir gerçektir.
İlk albüm olması hasebi ile klasik bir isim,klasik bir giriş ve heavy metal evet ! Blue Oyster Cult ile 70 ve 80 lerin özgünlük tadını çıkarın !
TESTAMENT - THE LEGACY
İşte thrash metal de özgünlük kavramını en iyi geliştirmiş gruplardan birisinin en güzel albüm örneği ! The Legacy kesinlikle bu klasmanda bir ilk albümdür.
Tarih 87 yi gösteriyor.Thrash metal e karışmak için oldukça gecikmiş bir zaman gibi duruyor.Ancak bu albümde ilginç olan birşey varki,o alışıldık ilk old-school tarzı thrash albümlerine nazaran,oldukça farklı bir havada yapılmış olmasıdır.Özellikle gitar tekniklerinin direkt albümde belirdiğini bunları en güzel gösteren iki parça ile anlayabiliriz.Bunlar elbetteki Alone In The Dark ve Burnt Offerings tir.
Özellikle AITD ın şarkvari bir hava estirmesi,solonun ve riff lerin oldukça özgün ve baskın olması grubun ilk albümleri olmasına rağmen direk farklı hava ile piyasaya girmesinin kanıtıdır.Burnt Offerings te ise bu adamlar sanki senelerdir bu işin içindelermiş de bu albümde farklı bir hava esitrmeyi başarmışlar teorisinin kanıtı var.
Nitekim 1987 den geriye doğru gittiğimizde camiada ne rüzgarlar esti.Şu açıdan yaklaşacak olursak ilk albümün bu denli farklı bir noktadan camiaya girdiğini anlayabiliriz ; senelerdir thrash gruplarını dinlediler,repetuarlarını bir müzisyen edasında araştırmalarının sonuçları ile oluşturdular.
Yani bazı gruplar vardır senelerdir müzik icra etmiştir ve bunu yaparken birçok gruptan etkilenmiştir.Artık yeter farklı bir hava verelim deyip albüm çıkarmışlardır.İşte Testament ın ilk albümü The Legacy de bu açıklamanın ilk bölümü geçerli gibi.Yani dinleme,araştırma ve tarz oluşturma.Tam manası ile o açıklamaya uymamalarının sebebi de 87 ye kadar müzik yapmamış olmalarıdır.
Albümün genel havası Testament ın ileriki albümlerde duracağı sabit bir noktaya göre ayarlanmamış elbette.Yani dedik ya ilk albüm çoğu grup için piyasaya girmiş olmak için klasik yapılmış olur ya da grubun gnel havasını verecek genel tarzını oluşturacak baskınlıkta yapılmış olur diye.Testament bunlardan ikisi de değil.Onlar direk müzik kulaklarının deneyimleri ile camiada senelerdir kalmış iş yapmış bir grup edasında ilk albümü çıkardılar.Nitekim Venom dan 87 ye oldukça çok grup var.Oldukça uzun bir sene dinlemek ve sindirmek için.
Testament ın bir The New Order ına baktığımızda The Legacy nin oldukça uç bir noktada olduğunu anlayabiliriz.Bunun gibi diğer albümlerle de kıyaslama yaptığımızda Testament ın albüm grafiği devamlı değişken durumdadır.Testament,devamlı kendini yenileyen bir grup olma özelliğini göstermiştir.Souls Of Black ve The Legacy karşılaştırıldığında da bu bariz gerçektir.
Ve daha ileriki zamanlarda Low ve The Gathering gibi,Demonic gibi daha uç noktalara kaymalarını da hatırlayalım.Gerçi bu The Legacy ile karşılaştırılamayacak türde albümler silsilesidir.O ayrı bi konuda tartışılırsa daha iyi durur.
Sonuç olarak The Legacy,elemanların sanki senelerdir bu işin içinde olduklarını gösterir bizlere.Bundaki en büyük sebebi de ben dediğim gibi 81'den 87'ye kadar aradaki thrash fırtınalara bağlıyorum.Testament ilk albümü olan The Legacy ile oldukça yüksek bir ivmeden girmiştir başarı grafiğine.
OVERKILL - FEEL THE FIRE
Ve geldik thrash metal in en vahşet grubuna !
İlk albümleri ile Overkill yapı olarak oldukça farklı bir noktadadır.Çünkü camiada fırtınaların yeni yeni kopmaya başladığı bir döneme denk geldiler.
Nitekim dönemlerinde Metallica ve Exodus arasındaki thrash kapışmasına hem tanık hem de ortak olmuşlardı.Metallica deliler gibi henüz albüm çıkmadan konserden konsere koşarken,Exodus direk demolar yayınlarken Overkill de single peşinde idi.
İlk albüm Feel The fire ın 85 çıkışlı olması ise albümün geç çıktığına bir delildir.Ancak Feel The Fire Overkill in ileriki özel ve farklı sound unun oluşacağı sinyallerini veren bir albüm niteliğindedir bana göre.
Çünkü gitar ve davul tonları oldukça farklı bir noktaya getirilmiş.Punk öğelerinden bir kısmını alıp,thrash in o can alıcı özelikleri ile başarılı bir şekilde harmanlayan Overkill,FTF ile inanılması güç bir sound elde etmiştir.Çünkü o zamandan önce yani 83 te Metallica Kill Em All ile adeta old-school kavramını belirli temellere oturtuyordu.Exodus da Metallica nın old-school kavramının temellerine en yakın grup olma özelliğini taşıyordu.Böyle bir dönemde kendi yolunu çizebilmek oldukça güçtür.Overkill müthiş ötesi ton ayarları ile camiaya daha işin başından bir darbe vurmuştu bile.
Davul ataklarının ve zil seçimlerinin oldukça ustaca işlendiği,gitar sololarının Exodus tarzı sololara benzediği,vokal yorumunun ise punk tarzı oluşturulduğu bir ilk albüm Feel The Fire.
En önemli parçalarından Hammrhead ve Overkill bunların en büyük kanıtlarıdır.
İleride yüzbinlerce kişiye Fuck You dedirtecek ve bundan zevk alacak bir grup için Feel The fire oldukça cüretkar ve özgün bir albümdür.Overkill,camiaya oldukça başarılı bir noktadan girmiştir.Kesinlikle küçümsenmeyecek bir darbe indirmiştir camiaya.
SAVATAGE - SIRENS
Sene 1983'ü gösterdiğinde daha önce konserler ile oldukça geniş bir kitle edinen bir grup vardı.Radyolarda çalınacak parçalar çıkarmaya çalışıyordu ve bir tanesini gerçekleştirmişlerdi.İki büyük usta kardeşin oluşturduğu bir grubun ilk albümüdür Sirens.
Savatage ! Oldukça farklı konseptlere değinmiş büyük heavy metal grubu.Sirens ile ileriki Savatage tarzını adeta temellere oturtmuşlardı.
Nitekim TSO değişkenini saymazsak,Savatage piyasaya tavrını daha ilk albümle koyan gruplar arasında yerini almıştı.
Bir konsept çılgınlığının yaşandığı bu usta grup için Sirens oldukça özgün gitar tonlarının yakalandığı,vokal yorumunun ise çığlık atma bazında derinlerden gelen bir ses gibi işlendiği güzide heavy metal albümlerinden birisidir.
Kesinlikle ilk albüm olarak grubun başarılı geleceğini oluşturacak temellerin en sağlam taşlarından birisidir Sirens.Taşlarından birisidir çünkü hemen ilerisinde Power Of The Night ve Gutter Ballet gibi iki ustaca işlenmiş albüm ile bu temel bitme aşamasına gelmişti.Sirens ilk taşlardan birisi çünkü Gutter Ballet ve diğer henüz değişime girmemiş Savatage albümleri oldukça geniş bir konsepte ve sound a sahip olacaktı.Kesinlikle Savatage da kendini yineleme gibi bir durum söz konusu değildi.Tavırlarını tarzlarını ilk albümden koymaları demek,hep aynı yönde gidecekleri manasına gelmiyordu.Ne açıdan aynı yön ?
Bir grup aynı öz içinde farklı şeyler nasıl icra edebilir ? Gitar tonları dğeiştirilir,özü bozmadan ustaca ayarlar getirilir,yeni vokal teknikleri geliştirilir ve daha bunun gibi birçok teknik ayar.Savaage,çıkardığı her albümde tekniğini biraz daha geliştirmiş ve öyle albüm çıkarmıştır.Nitekim Criss Olivia gibi bir gitar ucubesi [mekanı cennet olsun] ni barındıran bir gruptan bahsediyoruz.Ağabeyinin de o muhteşem yorumu ve piyano partisyonları ile grup çizgisini ve duruşunu çoktan belirlemişti.Sirens Savatage ın ilk albüm olması açısından oldukça başarılı bir noktadan girmiştir grafiğe.
______________
Benim için çok önemli bir projenin başlangıç konusu idi bu. Henüz bitmedi. Daha çok grup var ilk albümlerine değineceğim. Ancak uzun zamandır [neredeyse 2 aydır] bu konuyu devam ettiremiyorum. Elim varmıyor, yazasım gelmiyor vs vs ... Olduğu kadar buraya ekleyeyim dedim. Burada bulununca beni çekiyor ve yazmaya ısınıyorum nedense =)
Şimdilik bunları okumakla yetinebilirsiniz. Biz de paylaşabilir miyiz derseniz istediğimiz grubun ilk albümleri hakkındaki teknik bilgileri falan, ben de siz bilirsiniz derim. Ancak bu kesinlikle bir projenin ilk konusu, ilk adımı. O yüzden ben kendi eklediğim bilgiler ışığında devam ettireceğim projeyi. Sizin paylaşımlarınız ise bende sadece bir fikir olacaktır ve konu boş durmamış olacaktır.
Nasıl paylaşımda bulunabilirim ?
Kesinlikle önce grubun genel yapısını belirtin.
İlk kuruldukları ve ilk albümleri çıkardıkları dönemi inceleyin.
O dönemde olan heavy metal olaylarını, çıkan grupları veya albümleri araştırın, onlar hakkında bilgi verin.
Grubun diğer albümleri ile olan ilişkisi en önemlisi. Grup ilk albümden sonra tavrını değiştirdi mi [büyük ya da küçük ölçüde] yoksa misal Overkill gibi daha ilk albümden tarzlarını devam mı ettirdi. Grupta eleman değişikliklerinin gruba olan etkisi büyük mü küçük mü ? Tarza olan değişikliği küçük mü büyük mü.
Kısacası bir grubu neler etkiliyorsa [bu etkileşim örnekleri arasında işi bir pergele benzetirsek, pergelin sabit ucu mutlaka o grubun ilk albümü olmalı arkadaşlar ! ] onları belirterek paylaşımda bulunabilirsiniz.
Bu ne konusu değildir ?]
1- Albüm tahlili konusu değildir.
2- Bir iki cümle ile albüm anlatma çabasının geçtiği konu değildir.
Bu ne konusudur ?
1- İlk albümler üzerinden grupların genel görünümü,yapısı ve günümüze kadar gelen tarihçeleri konusudur.
2- Çok önemli bir projenin ilk adımıdır.
3- Grupların ilk albümlerinden sonra olası değişimlerindeki ya da gerçekleşmiş değişimlerin altında yatan sebepler, etkenler konusudur.
___________
Teşekkürler... Devamı gelecektir, grupların bu saydığım tüm özellikleri hakkındaki "ilk albümler hakkında" konusunun devamı gelecektir...
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
En son Dante tarafından Cum Nis 18, 2008 4:33 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Çok güzel bir konu İrfan, ve kesinlikle devamını da okumak istiyorum. Bir de mutlaka Motörhead'ın ilk albümüne de yer vermeni bekliyorum. Sanırım ki sen de koymak niyetindesin zaten. Projeden önceden bahsettiğinde çok büyük olcağını zaten sezmiştim. Neyse genel olarak yazı hakkında bir yorum değil de temennilerimi yazayım dedim..
Başarılar diliyor ve devamını dört gözle bekliyorum kardeşim
_________________ /Küfür yetersiz bir zeka seviyesinin,şiddet ise düşüncelerle kazanılamayan zaferin göstergesidir..
Bir kaç beyinsiz gibi inkar etmeyeceğim varlığımı ve yaratıcımı..
GlamToyz Asteğmen
Kayıt: Dec 15, 2007
Mesajlar: 1559
Puanı: 7840
Nerden: In the Still Of The Night Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Pts Nis 07, 2008 3:52 pm
Evet iyi olur devamı gelirse güzel yazı olmuş İrfan abi. Bide Zeppelin'nin ilk albümünü koyarsan sevinirim.
_________________
RazorBlade Astsubay Üst Çavuş
Kayıt: Jun 16, 2007
Mesajlar: 507
Puanı: 2590
Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Pts Nis 07, 2008 3:56 pm
Metal_Adam in sölediği gibi konunun devamı gelecekse çok sağlam bir konu olacak bende dört gözle bekliyorum diğer grupların ilk albumlerini..
İlk albumler gruplar için başlangıç yada bitiş olabilir yada en azından kendini anlatabilmesi için ilk album buyuk yuk taşır mesela slayer'in ilk albumu çıktıgında birçok kesim tarafından ağır eleştirilere mağruz kalmıştı şimdi ise en klasik thrash albumleri arasında..Bu arada yazıya Show No Mercy de eklenirse iyi olur =)
Evet gösterdiğin ilk albüm örnekleri çok önemli çok önemli dönem albümleridir..Ama örnekler çoğaltılabilir tabi güzel yazı eline sağlık devamını bekleriz..
Edguy - Misguiding Your Life
_________________ Cause Im T.N.T. Im dynamite..
T.N.T. and Ill win the fight..!
T.N.T. Im a power load..
T.N.T. watch me explode..!
Dante Binbaşı
Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 5523
Puanı: 28768
Nerden: Dante'nin Cehennemi'nden Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
Tarih:
Pts Nis 07, 2008 4:00 pm
İlk albumler gruplar için başlangıç yada bitiş olabilir
İşte bu söz çok önemli. Mesela Exodus benim için ilk albümle başlamış ve ilk albümle bitmiştir. Çünkü BBB thrash metal camiasının en önemli albümüdür. Çünkü BBB Exodus un en önemli albümüdür. Çünkü Exodus BBB ile yakaladığı başarıyı ve o tekniği diğer hiçbir albümde yakalayamamıştır bence. Mesela Slayer o kadar eleştriden sonra devam etmeyebilirdi de Yazı devam edecek...
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
EmirM Astsubay Çavuş
Kayıt: Sep 03, 2007
Mesajlar: 273
Puanı: 1377
Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Pts Nis 07, 2008 4:08 pm
İrfan abi çok güzel bir konu olmuş. Devamı gelirse mükemmel olur. Benim de grupların ilk albümlerine bir sempatim vardır her zaman.
Tekrar eline sağlık
_________________ NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
StainedClass Binbaşı
Kayıt: Dec 21, 2007
Mesajlar: 6724
Puanı: 34262
Nerden: Ankara Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Pts Nis 07, 2008 4:23 pm
İlk albümler önemlidir grup tarihlerinde her zaman.İlk albüm çıktığı zamandan grubun tarzını değiştireceğini veya kendine ait kalıcı bir tarz oluşturacağını fark edebiliriz.ALCATRAZZ'a olan sevginden dolayı dinlemiştim ilk albümü.Çok başarılıydı senin de övdüğün gibi.Diğer albümleri dinlemesem de..Rocka Rolla Judas Priest Fanlarının gurur kaynağıdır her zaman.74 yılında o denli güzel o denli ilgi çekici bir Heavy Metal albümü çıkmıştı aynı Paranoid gibi.Yazı çok güzel Dante.Devamı gelir umarım.
_________________ Arkadaşlar biliyorum gına geldi ama şu Last FM'i eklerseniz sevinirim.
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
METALHEAD Yarbay
Kayıt: Oct 24, 2005
Mesajlar: 8900
Puanı: 47907
Nerden: ZONGULDAK Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
Tarih:
Pts Nis 07, 2008 4:36 pm
Eline ve araştırmalarına sağlık diyorum Etraflıca bi yazı olmuş çünkü albümleri elimize alıp dinlediğimizde -ki özellikle ilk albümler- perde arkasına genelde fazla bakmıyoruz.Oraya kadar sarf ettikleri çabaya.Ve dinlediğimizde ise genelde sanki gruplar başarı grafiğini hep aynı düzleme oturtmuş gibi geliyor bizlere işte bu yazıdanda bu düzlemin ne derece değişikliklere uğradığını anlayabiliruz
Control Denied-What If...?
_________________
"Hayat Bekleyebilir! İlk Önce Rock&Roll'u Yaşamalıyım!"
GlamToyz Asteğmen
Kayıt: Dec 15, 2007
Mesajlar: 1559
Puanı: 7840
Nerden: In the Still Of The Night Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Pts Nis 07, 2008 4:45 pm
Bir keresinde merak etmiştim ulan Bruce bu işe başlarken nasıl bir albüm yapmış diye direk indirdim.İçinde efsaneler var özellikle Phantom of the Opera.
_________________
Dante Binbaşı
Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 5523
Puanı: 28768
Nerden: Dante'nin Cehennemi'nden Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
Tarih:
Pts Nis 07, 2008 4:56 pm
Bruce tabi bildiğiniz gibi bu işe Samson la başlıyor. Ya da Thunderstick mi demeliydik =) Maiden'a da değineceğiz, Samson'a da Saxon'a da
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Bruce tabi bildiğiniz gibi bu işe Samson la başlıyor. Ya da Thunderstick mi demeliydik =) Maiden'a da değineceğiz, Samson'a da Saxon'a da
Gerçekten çok faydalı olacak bir proje , ellerine sağlık olay gelsin arkadaşım
Dante Binbaşı
Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 5523
Puanı: 28768
Nerden: Dante'nin Cehennemi'nden Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
Tarih:
Çrş Nis 09, 2008 8:38 am
BLACK SABBATH - BLACK SABBATH
Zeppelin in dünya üzerine bir kırbaç gibi inmesinden sonra, kitleler henüz o şoku üzerlerinden atmamışken, yeni ve daha ağır bir grup geldi camiaya. Black Sabbath !
Öyleki Zeppelin de dem vurulan şeytani öğeler Sabbath ta artmış, basın eldeki malzemeleri oldukça derinlere çekmiştir. Bundaki en büyük etken elbette Sabbath ın doğuş şekli ve bu şekille gelen tarzıdır.
Nitekim Iommi insanların korku filmlerine verdikleri parayı anlamsız ve ilginç bulmuş, ben de eğer korku temalı bir grup temeli atarsam, büyük ses getiririm demiş ve daha ilk albümden buna yer vermiştir.
Şeytan kilisesinin grubu olarak adlandırılmaların altında da bu yatmaktadır zaten.
İlk albüm, Sabbath ın kesinlikle en iyi albümlerinden birisidir. Dört kurnaz, çılgın adamın bir araya gelip de böyle birşey ortaya çıkarmaları, hakkında çok konuşulması gereken bir olaydır. Albümün genel yapısı hem grubun genel yapısını, yapıtaşını, hem de camianın ilk heavy metal albümü olma niteliğinde.
The Warning ve Wicked World daki bass teknikleri, Iommi nin kendine oldukça özgü gitar soloları ilk başta kendisini gösteren unsurlar. Black Sabbath taki yağmurlu ve gizemli giriş de kim bilir belki bugün onca grubun parçalarında "intro" denilen kavramı geliştirmiş. Kim bilebilirki !
Albümden sonra gelen albümlerde kesinlikle yukarılara doğru çıkmış bir ivme görüyoruz. Camianın ilk canlı ürünü olduktan sonra bu albüm, oldukça gelişmiş ve beraberinde de birçok tekniği getirmiştir. Birçok yeni teknikler, birçok yeni ilhamlar ve yeni hikayeler. En önemlisi grup ilk albümü ile çıktığı çevrede adından oldukça söz ettirmiştir.
Iommi nin planı işe yaramış ve belki de Zeppelin ile başlayan heavy metal savaşı Sabbath ile daha şiddetlenmiştir.
Gerçi Zeppelin in döneminde bir "heavy metal" savaşı vardı diyemeyebiliriz, şok anında bilinçli hareketlerde bulunulamaz çünkü. Ancak Sabbath ın çıktığı vakit şok artık bitmiş, bu furyanın daha da şiddetlendiği görülmüş ve bilinçli saldırılar başlamıştır. Daha da bilinçli. HM savaşının tam manasıyla vuku bulduğu dönemin başlangıcı olarak da kabul edebiliriz bu albümü.
Daha birçok açıdan ele alındığında daha birçok konu açığa çıkar bu albüm hakkında. Burada bırakıp bu albümün gizemini kormuya devam edelim...
ICED EARTH - ICED EARTH
Iced Earth de camiya oldukça farklı bir soluk getirmiş gruplardan.
Kurucu Jon un Maiden hayranlığı ile başlayan IE yapısı, ilk zamanlar çevre baskısı ile de Maiden tarzı albümler çıkarmasına zorlamış kendisini, ancak o direk Maiden tarzı bir albüm yapmak yerine, Maiden etkileşimli bir albüm yapmaya karar vermiş.
Yani Maiden ın melodikliğini almış ve kendi kafasında yatan lirizmle birleştirerek girmiştir piyasaya.
Jon bu işe başlayana kadar oldukça zor dönemler geçirmiş. En sevdiği dostunu kaybetmesi, stüdyo çalışmaları için maddi sıkıntılara girmesi, albüm çalışmaları için maddi sıkıntılara girmesi. Sonuç olarak yılmayan taraf Jon olmuş ve IE aynı adlı albüm ile camiada vuku bulmuştur.
IE nin genel yapısına baktığınızda ilk albüm olarak Iced Earth albümü oldukça başarılı. Başarı grafiğinde ivme oldukça şiddetli artışlarda bulunmuş, yer yer ivmeyi düşürecek olaylar yaşanmıştır. Ancak IE albümü Jon un kafasındaki IE yi, gelecekteki IE yi oldukça iyi temsil etmiştir ilk albüm olarak.
Nitekim Maiden ın mistiszmi, Sabbath ın korku teması, Zeppelin okultizmi ve arada geçen birçok grubun bu yöndeki eğilimlerinden sonra IE de yeni bir karanlık temaya değinmiş, camia yeni bir furya ile genişlemiştir.
Jon un kafasındaki IE protresinde önemli unsurlardan birisi de hikaye yazarlığıdır. Bu işi bitirdikten sonra yazarlığa soyunmak isteyen elemanın kafasında oldukça güçlü menkıbevi hikayeler mevcut. Bunlardan en büyük projem dediği Wicked Trilojisi ileriki albümlerde vücut bulmuştu.
IE albümü, IE nin ilk albümü olması hasebiyle oldukça temel taş niteliğinde. When The Night Falls, Solitude gibi ldukça başarılı parçaların bulunduğu albümde karanlık temanın hakim olduğunu kolayca anlayabiliriz. Life And Death de ölen dostundan gelen bir ilham olarak yazılmış olabilir.
Iced Earth albümü, grubun kayıt açısından zorluk çektiği dönemlere denk geldiği için, kayıtta, albümde farklı bir hava sezebilirsiniz. Ancak Jon bu zor koşulu ikinci olarak gelecek albümde yani Night of the Stormrider oldukça profesyonel bir şekilde kapatmıştır. Bana göre NOTS ın kaydındaki IE benzerliği, IE nin zor koşullar altında kaydedilmiş olmasından dolayı meydana gelmiş bir burukluğun, düzeltilmesi açısından önemlidir. Yani ikinci albümü de aynı havada yaparsak dermişçesine. Elbette bir görüş ancak güçlü olmasını diliyorum buradan =)
Sonuç olarak Jon bu işte oldukça başarılı bir yer edindi. Grubun ilk albümü olan IE, gelecekti IE için oldukça yol gösterici idi...
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
RockaRolla Astsubay Üst Çavuş
Kayıt: Jul 06, 2007
Mesajlar: 581
Puanı: 2931
Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Çrş Nis 09, 2008 2:43 pm
Teşekkürler ihtiyacımız olan bi konuydu.Tabiki ilk albümle diğerleri arasında farklılıklar olacaktır.Çünkü her albümde daha iyisini yapmaya çalışırlar.Çizgisini,duruşunu amacını değiştirmeden bunu yapmaya özen gösterirler.
''METALLICA - KİLL'EM ALL''ingilizcede büyük i yoktur bu arada
_________________ ...
Bastığın yerleri ''toprak!'' diyerek geçme tanı,
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
...
Dante Binbaşı
Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 5523
Puanı: 28768
Nerden: Dante'nin Cehennemi'nden Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
Tarih:
Çrş Nis 09, 2008 2:45 pm
Evet düzeltiyorum, teşekkür
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
RockaRolla Astsubay Üst Çavuş
Kayıt: Jul 06, 2007
Mesajlar: 581
Puanı: 2931
Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Çrş Nis 09, 2008 3:11 pm
Dante demiş ki:
Evet düzeltiyorum, teşekkür
Önemli değil her zaman
_________________ ...
Bastığın yerleri ''toprak!'' diyerek geçme tanı,
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
...
Caleb Astsubay Çavuş
Kayıt: Oct 20, 2007
Mesajlar: 289
Puanı: 1493
Nerden: Uganda Cumhuriyeti Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Çrş Nis 09, 2008 3:32 pm
Helloween - Walls Of Jericho
80'li yılların ortalarına doğru ilk olarak ''Death Metal'' adlı toplama albümde Running Wild,Hellhammer gibi gruplarla yer alan Helloween bu gruplar arasından, melodik ve hızlı yapısıyla sıyrılan grup oldu. Bu albümdeki çalışmalar nitekim gelecek albümün habercisi gibiydi ve öylede oldu. 1985'de ilk olarak grupla aynı adı taşıyan 6 parçalık bir demo albüm yayınlandı ve yine aynı yıl grup ilk uzun çalar albümü olan Walls Of Jericho ile Metal dünyasına giriş yaptı. Albümde ilk dikkati çeken şey ise Kai Hansen ve Michael Weikath'ın inanılmaz gitar soloları oldu bunun yanında etkileyici sözler ve grubun neşeli havası eklenince Power Metal adı altında diğer Metal türlerinden çok farklı bir tür çıktı ve Walls of Jericho, metal dünyasında yep yeni çığır açıcak olan Keeper Of The Seven Keys Part 1'e zemin hazırladı.
Albümde mükemmeliğin yanında birçok eksik nokta göze çarpıyordu prodüksyon olarak vasat olan ve Kai Hansen'nin o zaman ki zayıf vokal tekniği göze batan unsurlar olmasına rağmen bünyesinde Starlight,Murderer,How Many Tears,Ride The Sky gibi mükemmel parçlar barındıran Walls Of Jericho, Helloween ve Metal tarihi için çok önemli bir yer alır
Buyrun buda benden
Beer_Hat Er
Kayıt: Dec 06, 2007
Mesajlar: 74
Puanı: 386
Nerden: Ankara Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Çrş Nis 09, 2008 4:17 pm
Yazı çok güzel.Anladığım kadarıyla bu proje harika olacak.Sömürecek bir bilgi kaynağı daha geliyor desene. .Bilgi kapasitem sayenizde gitgide artmaya başladı sağolun.Ulan HMTR ne mübarek siteymiş.
_________________ Latest Stimment
Cliff_Burton Astsubay Çavuş
Kayıt: Oct 10, 2007
Mesajlar: 322
Puanı: 1621
Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Çrş Nis 09, 2008 5:52 pm
Yazılar güzel olmuşta eline sağlık yalnız tek kusurlu yer Metallica nın Judastan etkilendini yazmışlardırda Judas dışındaki gruplar neden yok örneğin Maiden ve Diamond Head den Judasa göre daha çok etkilenmişlerdir
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Güzel bir çalışma olmuş. Ekleyebileceğim bomba albümler var aslında ama son 3 günde sadece 2 saat uyuabildiğim için uzun süre bir katkım olmayacak. Özellikle Zeppelin hakkında bir çalışma yapabilirim umarım.
Eline sağlık
_________________ Rock: Yaşamayı öğretir, Heavy: Öğüt verir - Kulağını çeker, Thrash: Haddini bildirir.
Sonraki başlık Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema
nukemods.com
tarafından uyarlanmıştır.