Kayıt: Jun 19, 2007 Mesajlar: 634 Nerden: Land of the Metal Gods
Tarih: Sal Eyl 30, 2008 1:09 am Mesaj konusu: bir W.A.S.P. harikası the Crimson Idol
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Grup W.A.S.P.
çıkı tarihi 1992 (amerikada 1993)
Forumda Crimson idolun kritiği var gerçeği söylemek gerekirse bana yeterli gelmediği için bu kritiği yapma gereği duydum.Crimson Idol w.a.s.p.ın beşinci stüdyo albümü ve bana göre blackie lawless’ın kendini aştığı albümlerden birisidir. Blackie Lawless bu albümde bir nevi kendi hayat hikayesini müzikalleştirerek bize sunmuştur. Albüm Blackie nin çocukluğunu ,aile ortamını kendi paranoyalarını ,şov dünyasının iç yüzünü anlatır. Albümdeki karakterimiz ise Jonathan albümün lirikleri genelde iki kişinin konuşması olarak meydana geliyor ve tabi ki Jonathanın kendi kendine paranoyak bir şekilde yakarışı.Albümün kritiğini yapmaya albümdeki Story of Jonathan parçasına bakarak başlayalım.
Story of Jonathan
William ve Elizabeth Steel in oğlu Jonathan Aeron steel olarak dünyaya geldim. Aslan burcuyum, aslan takım yıldızının altında doğup orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak çok sevdiğim ağabeyim Michael’le beraber büyüdüm. Benden beş yaş büyüktü. Babamın takma adı ‘’ Kızıl’’ idi bunu asla anlamazdım çünkü saçları kum gibi sapsarıydı. Yine de bu isim ona yapışmıştı. Ağabeyim doğduğunda adı ‘’Büyük Kızıl’’ oldu ağabeyim ise ‘’Küçük Kızıl’’. Aralarındaki özel bağı babamın planlarına uymadığımın farkına vardığım zaman anlamalıydım.
Büyükçe ağabeyimle aramdaki sürekli kıyaslama bende kimin babamın gözündeki ‘’mükemmel’’ resime uyduğu konusunda en ufak bir şüphe bile bırakmamıştı. Ona göre ağabeyim asla hata yapmazdı ve ben ise ‘’görünmez çocuk’’ nam-ı diğer kara keçi idim ve çok geçmeden kırmızı ile siyahın birbirine karışamayacağının farkına vardım. Devam artan dayaklar beni babama ‘’ Hiç ihtiyaç duymayacağın bir öksüz müyüm? ‘’ diye sorma noktasına getirmişti , ama bu sadece beni yere yapıştırıp yürüyüp gitmesine yetti.
Ağabeyim ve ben garip bir karışımdık , gün ışığı ve karalık kadar farklıydık. Geriye bakınca aynı anne ve babadan dünyaya geldiğimize inanmak çok zor. Bazen acaba babalarımız farklı mı? diye düşünüyorum ama bu düşünceyi hemen bırakıyorum çünkü annem çok dindar biriydi ,aynı şekilde babamda öyle. Böyle bir şeyi düşünemezlerdi bile. Ağabeyim her zaman anne ve babamın bu damıtılmış iç-güvensizliklerini sezip beni cesaretlendirmek için elinden geleni yapmıştı. Ben farklıydım ve o bunu biliyordu. Bana sık sık ben doğduktan sonra bir meleğin gelip beni sihriyle vaftiz ederek kulağıma sen ‘’o’’ olacaksın dediğini anlatırdı ama ‘’o’’ nun ne olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu , ama büyüdükçe anlamaya başlıyorum. Çoğu çocuk annesini ilk sıraya koyup ona bakire Meryem gibi tapar ama benim onunla ilişkim daha farklıydı ve iyi yönde değildi tabi ki. Bağnaz,eğitimsiz,bazen ön yargılı ve çok baskıcıydı. Doğu yada yanlış okuduğu her şeye inanırdı iş din konusuna geldiği de ise en ufak bir şeyi bile konuşmakta çok istekliydi. Şaşırtıcı bir kombinasyon ama güzel di hem de çok güzel ve her zaman merak ediyordum ‘’Sınırlarını bu kadar kafa karışıklığı içinde çizen biri nasıl rasyonalist bir hayat yaşayabilir?’’
Bu hayatımda pek çok kez şaşkınlıkla geriye bakıp büyüdüğüm zaman kimsenin onun gibi olmayacağını sandığım karakteristikler serisiydi. İhmal edilmenin sefaleti gençliğin acısıyla kendini çok farklı biçimlerde belli ediyordu.
Depresyon – düşmanım
Korku – dostum
nefret – sevgilim
Öfke ise yaşamak için yakıtım haline gelmişti.
Bu dört karakteristik özelliğim her şeyi veya neye dönüşeceğimi kontrol eden , hayatıma kılavuzluk eden güç haline gelecekti. Onlarla ilgili hikayemde daha sonra onlara ‘’Kıyametin dört kapısı’’ adını vericektim.
Ayna insanın kibiri için mükemmel bir oyuncaktır. Ayna sığındığım sunak , Merhametsiz biçimde ilgi düşkünü olan ikinci kişiliğim haline gelmişti. Büyüklüğümün ve zavallılığımın rahatlama refleksiydi. İçimi gördüğüm ve sevgiyi bulduğum tek yerdi , onun dışında sevgi barındırmayan aile sakinleri içinde ‘’Harika’’ olduğum istediğim her şey veya herkes olabildiğim bir yerdi. Değerli sırrını çözene kadar %100 saf kaçıştı. Ayna yaşıyordu , nefes alıyordu , konuşuyordu ,yalan söylüyordu kendine ait bir kişiliği vardı. Bütün hayallerini ve dileklerini gerçekleştiren bir cindi , en azından benim durumumda 2 tanesi hariç.
Hayatımı sonsuza kadar değiştiren gün 14. doğum günümdü. Ağabeyim Michael bana ışık gösteren tek insan,arkadaşım, kahramanım Sarhoş bir sürücüyle burun buruna çarpışarak öldü. Ölümü çok aniydi. Cenazesine bile gidememiştim. Acım o kadar büyüktü ki onunla son bir kez bile yüz yüze gelemedim. Başarısızlığım annemle babamın dikkatini benim üzerimde yoğunlaştırmıştı bana karşı hissettikleri kızgınlıktan da fazlaydı.
Ama ondan sonra her şey önemsiz gözükmeye başlamıştı özellikle de ‘’ev’’ denilen o cehennem. Ölümünden bir yıl sonra dikkatimi toplamakta güçlük çekiyor ve sokaklarda sis içinde geziyordum. Alkolü,kadınlar,uyuşturucuyu ve normalde var olduğunu bile bilmediğim o korkutucu ve hayli tehlikeli hayatı keşfettim. Sarhoş öfkemle kasabada gezerken tesadüfen yerel müzik dükkanın önünde buldum kendimi vitrinde müzik aletleri vardı. Bu ateşli alet arzu objem haline gelmişti. O benim tutkumun ve saplantımın esntumanıydı kan-kırmızı ve altı telli. Bunu sanki hayatım boyunca biliyor gibiydim.
Yakın zamanda bunun kendimi ifade etmek için tek gerçek yol olduğunu anladım. Hüsranımı ve acımı alıp götüren tek yoldu. Bütün kıyamet kapılarımı tamamen açtım ve nasihat almak gittikçe daha az aynaya gittiğimi anladım. Bunun yüzünden şarkılarım kendi kendilerini yazıyor gidi gözüküyordu ve biliyordum kaderim müzikteydi ama bu her zaman geriye bakan kasabadan çıkmak istiyordum ‘’ya başarılı olamassam’’ diye düşünüyordum .16 ‘dım ve hiçliğe doğru gidiyordum ve annemle babamın bildiği tek şey ise ‘’yaşa,çalış ve öl’’dü
eğer orda kalsaydım bana tam olarak olacak olan da buydu-ölecektim .Böylece ilk ışıklarla birlikte büyük şehire kaçtım. Heyecanlıydı ,tehlikeliydi ve benim için zulüm olmadan yaşamak ve müziğimi yapmak için bir şanstı. Bütün yolu bir elimde çanta diğer elimde ise gitarımla birlikte otostop çektim ve şehrin köşesinde durdum bu yerin sihri o kadar güçlüydü ki. Burası benim ‘’zevk arenası’’ olarak adlandırdığım yeni evim olacaktı. Arena da iki yıl boyunca mücadele edip bir kayıt yapmak için mücadele ettim işte zevkli iş adamlı ‘’Charlie’’ ile o zaman tanıştım. Hayatı boyunca mahkeme salonlarında dolandıracağı insanların çok daha fazlasını plak işinde dolandırabileceğini anlayana kadar 25 yıl avukatlık yapmıştı ve dünyanın en büyük plak şirketlerinden birinin sahibiydi. Charlie’ye göre müzik piyasası kurban verilen bir kıyımdan başka bir şey değildi. Silah seçimi ise kayıt şirketiydi ve onu bir kılıç gibi kullanıyordu. En büyük aleti ise sevgiyle baktığı ‘’testere’’siydi. Morg diyordu Charlie müzik piyasası herkesin satıldığı bir mogrdu. Artislerin kendilerini onlara sattığı bir iş dünyasıydı. Müziğin giderek öldüğü bir yerdi. Onun sayesinde müzik piyasasında ihtiyacım olan her şeyi öğrendim hatta öğrenmek istemediklerimi bile. Beni bir star yapabilirmiş dünyada görüp görülebilecek en büyük şey.çağrıyı duymuş ve yoluma koyulmuştum. Beni genç asistanı Alex Rodman ile tanıştırdı artık birlikte bütün dünyanın kıçına tekmeyi basabilirdik.
İlk albümüm çıkmadan hemen önce apartmanımın önünde otururken yanımdan bir çingene kadın geçti. Durdu ve kaderini okumasını isteyip istemediğimi sordu bunu daha önce hiç yaptırmamıştım hemen evet dedim. Bir deste tarot kartını ortaya koyup geçmişim,kardeşim, annem,babam ve acı dolu gençliğim ile ilgili detaylı şeyler söylemeye başladı. Bugünkü halimi verdiğim mücadeleyi ve nihayet bulduğum mutluluktan bahsetti ama başladıktan 10dk sonra durdu geleceğimi öğrenmek istiyordum ve ondan devam etmesi için rica ettim ve nihayet konuşmaya başladı. Bana nereye doğru gittiğime dair rahatsız edici imgeler gösterdi. Ona zengin ve ünlü olmak istediğimi söylediğim o ise kartlarında düşen bir kahraman gördü ve bana dönüp ‘’Ne dilediğine dikkat et çünkü gerçekleşebilir’’ dedi ölümün yüzünün merhametin kralının maskesini taktığını söyledi. Ona ne gördüğünden emin olup olmadığını sordum ifadesiz bir şekilde gözlerini bana dikip dönüp gitti beni kartlar ve hayatım boyunca beni takip edecek olan huzursuzlukla baş başa bıraktı.
Başarı inanılmaz kolay bir şekilde ayağıma gelmişti. Albüm sattıkça çok daha aşırıya kaçıyordum. Her şeyim vardı dostlar,para,kadınlar,arabalar,evler. Her gece yaptığım alemlerden birinde gösterişli biri kapıdan içeri girdi. Kendini Doktor olarak tanıttı. Ona ne tür bir doktor olduğunu sordum , gülümseyip ‘’Arkadaşım Sam amcayla tanış ‘’dedi .duvardaki bir aynaydı. İkinci kişiliğim şimdi masanın karşısında benle konuşuyordu , devam eden üç yıl bulanıktı. Benim için uyuşturucu yeni şeker ve alkol ise yeni coca-cola haline gelmişti ve Docktor Rocktor benim yeni en iyi arkadaşımdı. Bu akşama kadar asla aynanın bir daha konuşmasını duymadım.
Kariyerimin zirvesindeydim ve dünya beni her zaman istediğim gibi görüyordu , bir idol , büyük kızıl idol .Her şeyim var gibi gözüküyordu , her şeyim ama bir tek şey vardı ki gerçekleşmesi her şeyden çok daha şey ifade ediyordu. Kendini saplantımın içinde gösteren acı, evden ayrıldığımdan beri konuşmadığım annemle babamın beni kabul etmesi.
Bir sabah menajerim Alex her gece yaptığımız easy-rider partilerinden birin sabahında kafası bozuk olarak geldi.
Easy rider partilerinde herkez evime geliyordu grup,doctor, çeşit çeşit kadınlar vb. Film izleyip filmde olan her şeyi çok daha fazlasıyla birlikte yapardık eğer bundan kurtulup temizlenmezsem beni bırakacağı yönünde tehdit etti önemsemiştim çünkü benim sadece yeteneklerimle ilgileniyor ve benim üzerimden kendi şov dünyası imparatorluğunu kurmak için çalışıyordu. Ama uzaklaşıp giden şeylerin farkına o zaman vardım. Öylece yalnız başıma oturuyordum alkol ve uyuşturucunun verdiği sarhoşlukla beni eşit derecede sarhoş eden şöhretim telefonu kaldırıp numarayı çevirmem için beni cesaretlendirdi. Aklım üstesinden gelemeyeceğim korkusunun kasırgası ile çalkalanıyordu telefonu yavaşça indirmeye başladım ama öncesinde telefonun diğer ucundaki zil sesi bedenimi buz kesmişti ve o sesi duydum annemdi, benim için konuşmak çok zordu kalbim göğsümün içinde gümlüyordu ama elimden gelenin en iyisini yapmalıydım. O ise çok soğuktu ama aradan geçen bunca yıl sonra benden ne kadar kahrolduğumu duymanın yarattığı şoku anlayabiliyordum. Bunca zaman sonra geçmişin iyileştirilebileceğini anne ve babamla aramdaki kalp kırıklıklarının unutulabileceğini umuyordum ama...çaresizce beni onaylayıp, kabul etmelerini istiyordum. Bütün istediğim buydu. Başarımın onlara layık olduğumu kanıtlayacağını ve savurgan evlatlarını sıcak karşılayacaklarını umuyordum. Onlardan tek istediğim benimle gurur duymalarıydı ama elli kelimeden daha az konuştuk ve söyledikleri son 3 kelime ‘’Bizim oğlumuz yok’’tu
Bazı kalp kırıklıkları asla iyileşmez benimki ise beni hayatım boyunca yaralamıştı. O gece bir yıldız gökyüzünden düşmüş ve geçtiği yolda yakılmış bir patika bırakmıştı. Yanmadan önce kendini yok etmenin muhteşem yolu ve o akşam büyük final nihayet gelmişti ‘’Ne dilediğine dikkat et çünkü gerçekleşebilir’’
Çok yaşa merhamet kralı ,çok yaşa...
Aslında story of Jonathan albümün bir özeti albümü anlamakta yardımcı olan en büyük kaynak diğer şarkılarda ise lirikler daha da derinleşiyor.
Ayna da yüzüme bakıyorum ve anlayamıyorum
Çocuk gibi hissetmiyorum ve görüntüde gittikçe berraklaşmıyor
Ama adam gibi de hissetmiyorum
17 yaşındayım ve birinin oğluyum
Babam nerede durduğumu bilmiyor
Çünkü bana baktığında gördüğü şeyden hoşlanmıyor
Kim olduğumu bilmiyor
Jonathan babası ile arsında ki ilişkinin nasıl olduğunu ve babasının ona karşı hissetlerini böyle özetliyor
‘’Bana baktığında gördüğü şeyden hoşlanmıyor’’
Bu söz kafamızda ki kayıp çocuk,istenmeyen çocuk imajına ne kadar da uyuyor değil mi?
Ben istenmeyen çocuktum , onlar için doğan bir esirdim
Kardeşim asla hata yapmayan tek çocuktu
Ben ise orda onun gölgesinde ölüyordum
Kıyaslamanın Jonathanın üstünde yarattığı etki çok tahrip edici ve Jonathan babasına sesleniyor.
Kızıl , koyu kızıl , ben görünmez çocuk muyum?
Sırtıma haç çizen kayışı hissedebiliyorum
evet ben yeni şamar oğlanıyım
Giderek şiddetlenen dayaklar Jonathanın sorgulama isteğini azdırıyor
Ben kimim – Hiç ihtiyaç duymadığın yetim oğlun mu?
Ben kimim – Çünkü ben sadece aynanın gördüğü çocuğum
Ben kimim – Sadece soluyacak hava verdiğiğin köle mi?
Ben kimim – Çünkü ben sadece aynanın gördüğü çocuğum.
Sonraki cümleler için açıklama yapmaya gerek yok herşey açık ve net
Aklımda sürekli korku filmlerinin yeniden gösterimi var.
ve dinlenemiyorum , ölmekten de korkmuyorum
ama hayatta değilsem nasıl ölebilirim ki?
Jonathan tek dostu olan aynaya dönüp soruyor ;
neden ben?
ayna cevap veriyor ;
neden o?
jonathan tekrar aynaya dönüp ;
bana söyleyebilir misin?
ayna ;
Yine mi günah çıkarma?
Gel konuş benimle , gözlerinde görebiliyorum
Büyük sefalet,yaşadığına utanıyorsun
Ben gördüğün yüzüm
Yüz senin olmadığımı zaman ise
ben aynayım çocuğum
Jonathan ;
Bazı insanlar asla çıldırmaz
ama çok sıkıcı bir hayat yaşamaları gerekir
ve albümün özet cümledi geliyor
‘’Orda hiç sevgi yok mu beni sarıcak
sadece sevgi ,sevgi beni serbest bırakabilir.’’
Kahramanımız artık dayanamıyor ve evden kaçıyor ‘’zevk arenası’’ dediği yere geliyor
Nereye gidiyorum bilmiyorum ama orda bekleyemezdim
Bütün bildiğim ; gidiyorum
Dün gece evden kaçtım ,sonsuza kadar
Hayatım için kaçtım
yapmam gereken şeyleri duyunca kaçtım
Yaşa,çalış,öl ben ....gecenin yetimiyim.
‘’Al beni, eve geliyorum ,sefaletin yolları zevk krallığının içinde’’
‘’Al beni , eve geliyorum , zevkler arenasına – ait olduğum yere’’
Genç adam nihayet hayallerinin peşinden koşacak cesareti buluyor
16 yaşındayım ve gidecek yerim yok , 17 mi görebilecek miyim?
Ve bir kabustan kaçıyorum
Gözlerimde ateşle vaatler vadisinde duruyorum
Arzularımın ve kaderimin kesiştiği yoldayım
Tanrım ne olacağım
Ve saplantım ateşimi körüklüyor
İçimde yanıyor
Albümdeki en can alıcı sözlerden biri geliyor
‘’Harcama gözyaşlarını harcanmış yıllarımın üstünde anne ben buradan gidiyorum’’
ve kahramanımız şov dünyasında Testere Charlie denen şöhret makinasıyla karşılaşıyor bu şarkıda şov dünyasının rezilliği içersinde dönen pislikler konu ediliyor.
‘’Onlar hükümet ,fahişeler parlamentosuyla birlikte’’
‘’Charlienin morgundan ,şöhret makinesinden gelen çığlıkları duyabiliyor musunuz?’’
Charlie
Tamam oğlum işte anlaşman bu
Hayatınla kumar oynayacak mısın?
İşte tam şurayı imzala
Bu hayatın boyunca beklediği şey
(vaatler ve göz boyama)..........................
Jonathan
Eğer yalanları yutarsam açlığım beslenecek mi?
Yada beni öldürene kadar boğacak mı?
Ve yarın gittiğimde Onlar hayal ettiğim fahişem olacak mı?
Katiller morgda
‘’Yaşlı Charlie ve platin ordusun beni onların oğlu yapışını izleyin.’’
Charlie
Katiller morgda
‘’Lanet olsun sana aşağıda Charlie’nin morgunda para makinesi için çığlık attıracağım’’
işte şov dünyası.......
Seni her pounduna kadar satacağız
Tıpkı benim gibi öfkenin fahişesi olacaksın
Seni toptan satacağız,ruhunu satacağız
Gitarını omzuna as ve makinemizi besle
Charlie ;
Morga hoş geldin evlat
Müziğin ölmeye geldiği yere
Morga hoş geldin oğlum
Hayatta kalmak için boğazını keseceğim
Güven bana oğlum
Seni yanlış yönlendirmem
Eğer bana güvenirsen
Fazla dayanamazsın
Şov dünyasının başkanıyım adım Charlie.
Lanet herifin tekiyim bana dedikleri bu
Buradan Hollywood kulesinden kuralları belirlerim
Yalancı sersemin tekiyim ,testeredir aletim
Yeni morg ise fabrikamız ,yalanlarımıza yağ süren
Makinemiz aç hayatına ihtiyacı var
İbneleri ve merhametsiz pislikleri kafana takma
İşimiz bitmeden seni tek yapacağız oğlum
Ben teneke adamım , hiç kalbim olmadı
Ben teneke adamım, ama seni ‘’star’’ yapacağım
Jonathan ise bu yalanlara kanıp şov dünyasına giriyor ama kaharanımızı artık çok farklı bir dünya bekliyor bu dünya ise hiç beklediği gibi değil ilk başlarda güzel gözüküyor para ve kadınlar gözünü boyuyor ama gittikçe farkına varmaya başlıyor...
Albümü hemen çıkmadan önce dairesinin önünde bir çingene görüyor çingene ona geleceği göstermeyi teklif ediyor kahramanımız geleceğini parlak gördüğü için heyecanlanıp bu teklifi hemen kabul ediyor.
Tarot kaderdir dedi çingene kraliçe
Beni işaret edip ,geleceğimi gördü.........
Çingene ;
Gördüğümü sende gördün mü dedi ? Seçimlerine dikkat et.
Ne dilediğine dikkat et , çünkü gerçekleşebilir.
Kartı kaldırdığımda ‘’soytarı’’ mı çıkacak ? yoksa ‘’korku’’ mu?
Eğer öyle olursa kaybedersin.
Jonathan ;
Ben kayıp çocuğum bana yardım edebilr misin?
Gördüğüm kızıl idol ilizyonu gerçek gibiydi
Çok yüksekten uçtu ama hemen sonra düştü......
Ben kayıp çocuğum bana yardım edebilir misin?
Ben sadece,ben sadece .ben sadece
milyonların idolü olmak istiyorum
ben sadece,ben sadece, ben sadece
milyonlarca gözün kızıl idolü olmak istiyorum...
Ne kadar masum değil mi sadece herkes onu sevsin istiyor çünkü sevgiye aç hayatı boyunca kardeşinden başka kimse ona sevgi göstermemiş kardeşi ise şimdi çok uzaklarda.....yalnız kalmış......
kahramanımız artık şov dünyasında anne ve babasından bulamadığı sevgi alkol ,uyuşturucu ve sahte arkadaşlıklarda buluyor ve dönüşü olmayan yollara giriyor. Egosuyla mücadele etmeye çalışıyor ama nafile.
Uyuşturucu ve Alkol bireyleştirilip Dr.Rocktor adı verilmiş diebiliriz ama bu aynı zamanda gerçektede şov dünyasında olan bi şahıs
Jonathan ;
O sokmanın ustası arkadaşım Bay Morfin
Sam amca ise ilaç tüccarı
Ben ise bir sarhoşum king kong büyüklüğünde sırtımda emekleyen bir maymunla birlikte (burdaki maymun Jonathanın egosu)
Doktor
Sana yardım edeceğim çocuğum aklını tekrar düzeltmen için
Sana yardım edeceğim çocuğum ama bu sefer satın alman gerekiyor
Ben senin Doktorunum
Jonathan doktora
Yardım et bana doktor ,yardım et
Dr.Rockter biliyorsun sana ihtiyacım var.
Doktor iyileştir beni,
Gözümdeki ateşi görebiliyor musun?
duvardaki , masanın üstünde duran ayna
beni küçük beyaz yalanlarla besliyor
Harcanmış diyarında harcandım , ben sarhoşun tekiyim
Gözlerimde mezar taşları var
Yardım et bana Sam amca , canavar başka bir adam istiyor
kakain,codin,714 gözümün kör edilmesi tam ihtacım olan şey.
yardım et,yardım et,yardım et.
Jonathan artık zirvede milyonların idolü şimdilik hayaline kavuşmuş gibi gözüküyor ........
Çok yaşa ,çok yaşa,çok yaşa merhametin kralı
çok yaşa ,çok yaşa
orda hiç sevgi yok mu? Ben tekim
Bu gördüğünüz edepsiz benim
Ben tekim
kanıtlayacağım bir şey var
Ve kaybedeceğim hiçbir şeyim yok
ben tekim.
18 kanlı gül ruhumu katan her yıl için
18 ve hissizim , birinin oğluyum
anne! Bak ne oldum
Jonathan annesine sesleniyor
Orda hiç sevgi yok mu
sadece sevgi ,sevgi beni serbest bırakabilir
Beni darağacına götürüp içimdeki çocuğu öldürecek mi?
Ben sadece bir Rock’n’Roll delisiyim
Ve o ne olduğumu bilmiyor
Artık yüzümü aynada göremiyorum anladınız mı?
Ben neden seçilmiş kişiyim?
Kahramanımız artık iyice dibe vuruyor hiçbir şey umrunda değil gününü gün ediyor tek dostları ise ondan faydalanıp onu sömüren sülük çevresi...Hepsi gittiğinde ise yalnız kalıyor..
Bu sabah yalnız uyanacak mıyım?
Arkadaşlarıma ihtiyaç duyacak mıyım?
Bir şey acıyı kolayca alıp götürüyordu
Ama şimdi asla yüzümün arkasında yalnızlığı göremeyeceğim
Ben sadece kaderimin esiriyim
Sadece aynı karşısında durup dikkatlice bakarak görebilirim
Yüzü bana benzeyen düşen kahramanı
Ve çığlık atarsam kimse beni duyar mı?
Eğer sessizliği ezersem , şöhret bana ne yaptı görebilirsin.
Acıyı öp ve beni yalnız bırak
Sevginin yalan olup olmadığını asla bilemeyeceğim.
Cennette delirmek kolay
Gözümdeki tutsağı görebiliyor musun?
Beni saran sevgi nerde?
Bana sevgi ver, gel ve beni serbest bırak........
Beni saran sevgi nerde?
Sadece sevgi beni serbest bırakabilir......
Jonathan nihayet annesini arayacak cesareti buluyor......
Orda bir ateş var kalbimin içinde yanan
Ve onu söndürebilecek bir yağmur yok
sadece tut beni ,tut beni
Al götür ruhumun içimdeki acıyı
Yalnız kalmaktan korkuyorum
sadece tut beni ,tut beni
Ve Jonathan ne kadar yanlış düşündüğün farkına veriyor ve kendi deyimiyle büyük finalini yapıyor
Jonathan kalabalığa sesleniyor
Şova hoş geldiniz büyük final nihayet geldi
korku tiyatroma geldiğiniz için teşekkür ederim
Sizler tanıklarsınız göreceksiniz
Jonathan annesine sesleniyor
Beni hatırladın mı? Beni kurtarabilirsin
Anneciğim asla bana ihtiyaç duymadın
Kızıl kral değilim gözlerime bak ,göreceksin
Anneciğim yalnızım , bu sadece benim ,sadece ben
Olmak İstemiyorum,İstemiyorum,istemiyorum
Milyonların idolü
Olmak İstemiyorum,İstemiyorum,istemiyorum
Milyonlarca gözün idolü
Hayal ettiğim cennete bi esirim sadece
Bana bakan milyonlarca yalnız yüzün idolüyüm
Korku maskesinin arkasında,Kıyametin dört kapısı gözlerimin arkasında
Aklımın her yerinde onların ayak izleri var
Jonathan merhametin kralına
çok yaşa , çok yaşa , çok yaşa meerhametin kralı
Jonarhan herkese
Orda beni saracak hiç sevgi yok
Sadece sevgi,sevgi beni serbest bırakabilir
Ben savaşçıydım ,ruhumdaki marşla birlikte
Geçen 8000 yalnız öfke gününün idolüydüm
Seçim yapma zamanınız geldiğinde beni hatırlayın
Ne dilediğinize dikkat edin , çünkü gerçekleşebilir
Jonathan babasına
Kızıl, koyu kızıl ben görünmez çocuk muyum
Sırtımdaki kemer izleriyle
Kızıl ,koyu kızıl hayır hiç olmadım
Sadece bir tane kızlı çocuk vardı o da ben değildim
Sahne ışığında yaşıyorum
Gölgelerde ölüyorum ayna ise benim ruhum
Bu bütün istediğimdi hep hayalini kurduğum
Ama hayalim kimsenin çığlığımı duymadığı bir kabusa dönüştü
Bu altı telle ilmek yapıyorum....
Hayatımı al seçim zamanı
Haber manşetlerinden intiharımı okuyun, intiharımı
Jonathandan merhametin kralına (yani başından beri ‘’king of mercy’’ ölümün ta kendisi)
Tatlı sessizlik , zehir nerede
Ne idolüm nede Kızıl kral
ben bütün dünyanın gördüğü dolandırıcıyım
Asıl idol olan babamdı asla ben değildim
Olmak istemiyorum,istemiyorum,şstemiyorum
Milyonların idolü
Olmak istemiyorum,istemiyorum,istemiyorum
Milyonlarca gözün Kızıl idolü
Hiç sevgi yok beni saran
sadece sevgi beni serbest bırakabilir.
evet arkadaşlar bayağı uzun olu ama albümü iyice sindirebildiğime inanıyorum gerçi buna albüm demeye dili varmıyor bu benim için ruhumun derinliklerindeki hüzün ve yanlızlığı uyandırıp açığa çıkaran kutsal bir şey eminim çoğunuz da benim gibi düşnüyorsunuzdur...
Dip not : arkadaşlar kopyala yapıştır değildir ''Story of Jonathan dahil'' herşeyi ben çevirip yazdım onun için bir teşşekkürü çok görmeyelim + rep pls
Kayıt: Mar 12, 2008 Mesajlar: 388 Nerden: n.w.o.b.h.m
Tarih: Sal Eyl 30, 2008 7:06 pm Mesaj konusu:
bir zamanlar yaşayıp nefes almış her heavy metal dinleyicisinin kesinlikle dinlemesi gerekli olan bir albümdür...( ne sandın lan tarram w.a.s.p yaptı... )the crimson idol albümü kelimelerin anlamsız kaldığı şeylerden biridir.
Kayıt: Jun 19, 2007 Mesajlar: 634 Nerden: Land of the Metal Gods
Tarih: Çrş Ekm 01, 2008 10:18 am Mesaj konusu:
Arkadaşlar yeri gelmişkende belirteyim W.A.S.P. ın açılımı hala bir muamma bu konuyla ilgili iki bilindik teori var ama ikiside saçmalıktan başka bişi değil.
1. White Anglo Saxon Protestant = Arakaşlar google da w.a.s.p. diye aratırsanız tabi ki terim çıkar çünkü bu , ABD'de yaşayan beyaz ırktan olan Anglo Saxon'ların Hristiyanlık'ın Protestant mezhebine mensup olanlarına verilen isimdir. Daha çok kısaltması olan WASP'ın kelime olarak okunması şeklinde söylenir.
2 . Live in the Raw albümünde Blackie' nin ağzından We Are Sexual Perverts lafı çıktığı biliniyor ama orda ne dediğine dikkat edelim ;
This is coming from an organisation you may heard of them before called P.M.R.C and the say they think that ''We Are Sexual Perverts'' yani Blackie bu lafı kıçından atmıyor afedersin bu P.M.R.C denen örgütün w.a.s.p. için yaptığı yakıştırma Blackie bu amcamlara küfür gibi cevabı şarkı anonsunda söylüyo zaten '' They can suck me,suck me eat me a raw this is HARDER FASTER.....................
Kayıt: Mar 15, 2008 Mesajlar: 64 Nerden: Detroit Rock City
Tarih: Pzr Ekm 05, 2008 10:55 pm Mesaj konusu:
Yazı çok güzel olmuş ya gerçekten çok beğendim.Hayatımın albümlerinden biridir The Crimson Idol. Albümde Blackie'nin bazı şarkılarda sesi titrer ya işte o insanın içini nasıl acıtır.(i am no idol..no crimson king..)
Yazı çok güzel olmuş gerçekten emeğine sağlık =) The Crimson Idol benimde çok sevdiğim,dinledikçe hüzünlendiğim bir albümdür.Ama bu kadar ayrıntılı olarak bilmiyordum konuyu. aydınlattığn için saol..=)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema
nukemods.com
tarafından uyarlanmıştır.