Kayıt: Apr 30, 2008 Mesajlar: 401 Nerden: İstanbul
Tarih: Sal May 13, 2008 7:58 pm Mesaj konusu: Sodom - M-16 [Albüm İncelemesi]
Sodom - M-16
Çıkış Tarihi : 2001
Tarz : Thrash metal
Uzunluk : 49:02
Yapımcı : Steamhammer
Parça Listesi :
1. "Among the Weirdcong"
2. "I Am the War"
3. "Napalm in the Morning"
4. "Minejumper"
5. "Genocide"
6. "Little Boy"
7. "M-16"
8. "Lead Injection"
9. "Cannon Fodder"
10. "Marines"
11. "Surfin' Bird" (Cover: The Trashmen)
Cehenneme Hoşgeldiniz ...
Evet , yanlış duymadınız , cehennem ... Vietnam savaşından bahsediyoruz , bazı güçler(!)in amansız emelleri , bir vampir gibi , acımasız bir avcı gibi , kana doyumsuzluğunu gideriş çabasından , terörü yoketmek(!) amacı ile girdikleri toprakta yapılan bombardımanlardan , çocuk ölümlerinden , yaşlı , yorgun ve zavallı vietnam halkından ... Sadece onlar değil , henüz annesinden babasından yeni ayrılmış , dilini dinini ırkını bilmediği topraklara sürülmüş , dostunu , kardeşini , komutanını , hayatını yitiren zavallı Amerikan erlerininde hikayesidir bu.
Ve albüm başlığı , neden M-16? Savaş oyunu oynayan arkadaşlar bilir , M-16 dediğimiz otomatik tüfek , geçmişten günümüze kadar defalarca kez geliştirilen otomatik bir ölüm makinesidir. Vietnam savaşında Amerikan askerlerini öldüren halk , savaş ganimeti olarak aldıkları M-16lara gözleri gibi bakar , düşmanlarına karşı en iyi şekilde kullanmaya çalışırlarmış. Henüz ortalama 14-17 yaşındaki , duygularını yeni yeni kazanmaya başlayan Vietnamlı çocukların tek sevgilileri olurmuş M-16lar... Öyle bir kovalamacaki , Vietnam ormanlarında saklambaç oynarcasına yapılan savaşlar , top atışları , jet uçaklarının gürültüsü ve halkın üzerine yağan bombalar , küçük cehennemi yaşatan her iki tarafada ... Bu söylediklerimi Among The Weirdcong dinlerken birde okumayı deneyin , farkı göreceksiniz . Şimdi sözü ünlü basçı grubun beyni Tom Angelripper ve Sodom'a bırakıyorum :
Among The Weirdcong ; Garip birşeyin ortasında kalmak ! :
Savaş çanları bizim için çalıyor ... Parça , sert ve kararlı bir savaş davulu ile başlıyor ve ardından Tom Angelripper'ın o acı bass gitara dokunuşu ve sert bir ritimle giriş yapıyor. Hızlı bateri ritimlerini ve susmak bilmeyen, makineli tüfek gibi çalışan bass gitarı hissedebilirsiniz.Şarkının sonlarına doğru atılan sololar insanı alır götürür. Parça müzikal açıdan sert ve güzeldir, bir thrash parçasına yakışır biçimde.
AGGRESSIVE JUNGLE WAR
BREAKING THROUGH THE LINES
Bu sözcükler, savaş ortasında kalan bir askerin duyguları aslında... Tamamını okursanız anlarsınız , kanın gövdeyi götürdüğü , kemikler ve et yığınları , bombalar altında kaçan ve koşuşan insanlar , kan ve acı. Garip birşeyin ortasında kalmak... Fakat savaş insanın duygularını nasılda köreltiyor. İşte bu sözler , herşeyi açıklıyor.
EMOTIONS DIED,EXTINGUISHED DEEP INSIDE
IMPURITY MADE BLOOD TURNS INTO WINE
WHEN I SAW MY FRIENDS IMPALED TO DEATH
DISHONOURED AND CONDEMNED THEIR STRENGTH
Duygular öldü , çok derinlere gömüldüler
Dökülen kanlar şarap gibi akmaya başladı
Arkadaşlarımın ölmeye yaklaştığını gördükçe
Gururum kırılıyor ve güçlerini kınıyorum...
Bir insanın düşebileceği en ruhsuz durum , varın gerisini siz düşünün ...
I Am The War ; Savaş benim adım ...
Among The Weirdcong devamı olarak düşünebileceğiniz bu şarkı, ilk parçanın ardından kesintisiz dinlenirse tadı çıkan cinsten. Tom Angelripper'ın " I Am The Waaaaar " diye haykırışı ve ardından yaptığı hızlı vokal, kararlı ve hızlı bass riffleri, bateriyi hissettiren vuruşları ile hızlı ve agresif bir parça. 2. dakikadan sonra bass solosu atan Tom Angelripper, gerçekten parçanın gidişatını değiştiriyo ve ardından giren elektro ve bateri ile mükemmel bir uyum, bir ahenk sağlanıyor.
I AM THE WAR - Ben Savaşım
NEVER DISARMED - Asla Silahsızlandırılamayacak
I AM THE WAR - Ben Savaşım
WITHIN MY HEART - Kalbimin İçerisinde
I AM THE WAR - Ben Savaşım
SUPREME COMMAND - Mükemmel Yönetim İle
I AM THE WAR - Ben Savaşım
LIVING ON THE EDGE - Sınırda Yaşayan
I AM THE WAR - Ben Savaşım
Sözlerini tam olarak okusanız "Oha , bu adam harbi psikopat" dedirticek içeriğe sahip , melodisiyle , müziğiyle , ritmiyle ve sözleriyle 10 üzerinden 10 bir parça I Am The War ... Savaşın ta kendisim , ruhumu ve kalbimi arkada bıraktım ...
Napalm In The Morning , Namlunun ucunda güne başlamak ...
Bir asker , bir helikopter , bir hikaye ... Hafif elektro tınılarıyla gayet ağır ve insana huzur veren melodisiyle başlayan, masum gözüken bir parça napalm in the morning. Ardından baterinin o sert vuruşları birden sizi uyandıracak ve bombaların tepenize yağdığını hissettirecek... İlk iki parçaya göre daha ağır fakat daha baskın bir bass gitar ile karşımıza çıkan bu şarkı, sabit ve ağır bir ritimle gidiyor. Parçanın ortalarına geldiğinizde ritim biraz daha hızlanıyor şarkı agresifleşiyor ve ardından kendini hissettirecek sağlam bir elektro solo geliyor.
UNHOLY EVIL PROPHETS RISE
FIRE IS RAINING FROM THE ENDLESS SKIES
CAN YOU HEAR THE FINAL THUNDER ROARING
NAPALM IN THE MORNING
Kutsanmamış şeytan peygamberi doğuyor
Bitmeyen gökyüzünden ateş yağıyor
Son fırtınanın gürleyişini duyabiliyor musun?
Sabah gelen bombardımanda ...
Bu şarkıda diğerlerine bir ahenk sağlarcasına sözsel olarak , içeriğinde acımasızlığı , ölümün en berbat biçmini anlatıyor aslında ... sık sık tekrarlanan şu cümle herşeyi açıklamıyor mu ?
...YOU'RE GONNA DIE !
Minejumper ; Kaç kaçabilirsen ...
Sert bir ritim , hissedeceksiniz. Bu parçada müzikal açıdan benzerlik olarak I Am The War'ın biraz daha ince tınılı olanı diyebiliriz. Ritimler diğer parçalarda olduğu gibi ortalara gelindiğinde biraz daha değiştiriliyor ve ardından elektro solo atılıyor. Sanırım albümün en eksik yani bu parçaların kendini tekrarlaması , fakat herşeye rağmen değişimi hissedebiliyorsunuz...
Peki neden Minejumper ? Mayınlar henüz uluslararası bir yasa ile kaldırılmadan önce, kısa mesafeli savaşlarda ve alanlarda düşman askerini pusuya düşürmek için kullanılan ender silahlardandı. Vietnamlılar öyle stratejik noktalara yerleştirmiştiki mayınlarını , birçok amerikan askerinin üçer beşer ölmesine sebep olmuşlardı. Bunu öğrenen ve arkadan gelen birlikler , ormanlarda SEKEREK(!) geçmeye çalışıyorlardı. Bu da parçanın bu ismi almasına sebep olmuştur. Parçada geçen "DANCING WITH THE DEVIL" "şeytanla dans etmek" , buradan gelmektedir ...
Genocide ; İnsanlık ayıbı ...
Kulaklarınızı ve müziğin sesini iyice açın. Bu parçayı hissedebilmenin en iyi yoludur bu ... Elektro ve bassın uyumunu hissedin , ardında eriyen ritimleri , bu parçanın adı Genocide ... Albümün "baba" parçalarından biri olarak adlandırabileceğim bu parça , solosundaki aşırı perdeleme ve sesi uzatma ile müzikal açıdan hat safhaya ulaşmıştır.
THIS IS THE DARK SIDE OF HUMANITY
Bu , insanlığın karanlık tarafı
Vietnam savaşında yapılmaya çalışılan tam bir soykırımdı... Bu şarkı üzerinde uygulamalara ne kadar doldurulduğunu açıkça görebilirsiniz...
Little Boy ; Hayata gözlerini erkenden kapamanın insana vereceği acı ...
Albümün genelinde dinleyicininde hissedebileceği gibi , riffler bir savaş havası , sürekli bir harp edercesine yazılmış ve uygulanmıştır. Little Boy , bu serinin devamını getirmekte ve M-16 albümüne ilk parçalarla birlikte epik bir hava katmaktadır. Bu parçada hissedebileceğiniz daha agresif , gitgide gürültüsü artan bir bass gitar ve bateri ritmidir.
MOTHER'S LITTLE FRECKLED BOY - Annesinin çilli küçük yavrusu
HE IS THE FATHER'S PRIDE - Babasının gururu
A LITTLE BEAUTY SWEET BELOVED - Küçük tatlı sevgili
THE SUNSHINE OF THEIR LIVES - Hayatlarının güneşi
THERE'S SOMETHING IN THE AIR TONIGHT-Bu gece gökyüzünde birşeyvar
LITTLE BOY- Küçük çocuk
SEND GREETINS TO THE OTHER SIDE - Öbür tarafa Merhaba de
LITTLE BOY - Küçük çocuk
Bir savaş dramı daha , yorumu size bırakıyorum ...
M-16 ; Son savunmanı yap , ölüm nefesin kadar yakın ...
Mermi seslerini duyar gibi oluyor insan , öyle farklı bir başlangıçla karşımıza çıkıyor M-16. Ve efsanevi şarkı başladı. Gitarın ağlayışını sizde duyabilirsiniz. Bass gitarını tıpki bir "M-16" gibi kullanan Tom Angelripper , bu parçada resmen "inletiyor" diyebilirim. Özellikle 2003 konser videosunu izlemenizi tavsiye ederim. Bobby Schottkowski [grubun bateristi] , öyle ustalıkla ve öyle bir hınçla kullanıyorki baggetlerini , birkaç dakika sonra deprem olacak sanırsınız. Parçayı ise benim değilde sözlerinin anlatması daha doğru olur :
FREE FIRE ZONE WITH MY M-16
VENDETTA BURNS INSIDE
WIPED OUT THEIR LIVES FOR EYES UNSEEN
MERCY CHILLED TO THE FREEZING POINT
TO THE WAR
"Tek tek açıklamaya gerek yok , M-16'm ile atış alanındayım , ruh yok , acıma yok , Merhamet eridi (!) , ve yokediyorum. " Bu muazzam sözler altında yatan acımasız askerler , gerçekten varolmuş ve bu şekilde tıpkı bir bilgisayar oyunu oynar gibi insanları katletmişlerdir ...
Lead Injection ; Zehri taşıyan sen misin ? ...
Melodik olarak yine bass gitarla fakat farklı rifflerle başlayan , duraksama ve ardından tekrar başlamalarla farklı bir ahenge sahip ilginç bir parçadır Lead Injection. İlk dakikanın bitiminde bateride hissedeceğiniz hız ve Tom Angelripper'ın yaptığı agresif vokal , insana sinirli agresif , birşeyleri vurup kırma isteği doğuran bir hava veriyor. 4. dakikanın bitmesi ile birlikte uzun ve hızlı bir gitar solosu ve ardından gelen sert bass riffi , insanın afallamasına yüksek sesle dinlenildiğinde ise tehlikeli durumlara yol açabiliyor.
ASSAULT ATTACK,THE RIFLE'S BLAST
YOU ARE MY SOUL INSANE
A PRODUCT OF A BRUTAL WORLD
KILLING JUST A GAME
Ani Saldırı , tüfeğin rüzgarı
Sen ruhumdaki çılgınsın
Acımasız dünyanın bir eseri
Öldürmek sadece bir oyun
Cannon Fodder ; Büyük balığa yem olmak ...
Başlangıçta ilk 3-4 saniye insanın kendini bir heavy metal parçası dinleyecek hatta hızlı başlayıp yavaş biten şarkılara benzeyecek havası veren ritimleri olsada biz bunlara kanmıyoruz. Tom Angelripper susmuyor , Sodom durmuyor. Savaş , bu parçadada tüm hızıyla devam ediyor... Parça 4 dk lık kısa bir süre içinde kafanızı ...meye yetiyor. Parçanın ana teması ise :
RIVERS OF RED
RUSSIAN RULETTE
Kırmızı göller ve Rus Ruleti , bu iki tamlama , temayı anlamamız için yeterli oluyor ...
Marines ; Gururlu askerler
Parçadaki girişe dikkat edin , arkadan ince ince , sinsice gelen bass riffi arasına elekto gitara birkaç ince dokunuş , ve vokalin bulanık sesini duyacaksınız. Öncelikle neye uğradığını şaşıran bir ritim , ardından sert ve kendinden emin , tıpkı bir asker gibi ... Parçada 2.dakikaya girerken hissedeceğiniz , albümün konseptinde kullanılan o çılgın(!) sololar dışında bu kez gitar biraz daha acıklı , daha ağlamaklı dokunuyor. Solo ardından bir grup asker , eğitimdeyken marşlar söyleyerek " Vatanımız , görevimiz , gururumuz " gibi sözcükler haykırıyorlar. Fakat insanların dikkatini çekmeyen ufak ayrıntıyı Tom Angelripper bize gösteriyor :
EVER PAVE THE WAY FOR ENDLESS PEACE
SELF-SACRIFICNG'TIL YOU HAVE THE WORLD TO LEAVE
FOR THE COMMON PEOPLE HONEST GENERATION
JUST YOU CAN STOP THE HUMAN DISINTEGRATION
Bitmeyen barış uğruna her dökülen kaldırım taşı
Bu dünyadan ayrılana kadar kendi intiharını hazırlayacaksın
Dürüst halk ve düzgün üretimin oluşması için
İnsanlığın parçalanmasını sadece sen önleyebilirsin ...
ve Surfin' Bird ; Albümdeki son parça
The Thrashman'den bir cover olan Surfin' Bird , birkaç kez dinlendiğinde insana "vuaovv , şimdi hırtbeng yapasım geldi" dedirten bir parça =D Ayrıca bu parça Sodom'un Lords Of Depravity adlı belgeselinde birçok yerde fon müziği olarak kullanılmıştır.
Kısaca M-16 dersek :
Albüm , anlatmak istediğini birbiri ile bağlantılı olarak , hemen hemen epik bir biçimde , agresif riffleri , baş ağrıtan cehennem azabı(!) gibi parçaları ve sözleri ile bitirmiştir. Sözlerin türkçesini bulursanız bizzat okumanızı ya da anlamaya çalışmanızı tavsiye ederim. Vietnam savaşı , tüm çıplaklığı , ne için gidildiği nasıl dönüldüğü ve tüm acımasızlığıyla M-16da kulaklarımızda yankılanıyor. Albümün savaşa baktığı açı ise masum insanlarınki değil , tamamı ile duygularını yitiren acımasız politikaların izlendiği bir savaş , ve acımasız askerleri ... Müzikal açıdan ise Sodom'un en başarılı ve en sağlam albümlerinden biri oluşu , albümün gücünü ve artısını çoğaltıyor. Albümün - olarak görebileceğimiz yanı ise klasikleşmiş parça bitmeden solo atayım parçanın ayrı bir havası olsun anlayışı... Yinede M-16 bir Sodom efsanesidir , ve her Thrash severin arşivinde bulunması gereken yegane bir eserdir ...
DarkKnight
En son DarkKnight tarafından Prş May 29, 2008 4:34 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Şu sıralar bu kadar sık Sodom dinlerken bu albüm kritiğini açmana çok sevindim dostum ve tekrar tekrar "Eline Sağlık!" diyorum.Albüm baştan aşağı aynı temayı inceliyor.I Am The War ve Napalm In The Morning gibi klasiklerin bulunduğu güzide bir Thrash eseridir.
Kayıt: Apr 30, 2008 Mesajlar: 401 Nerden: İstanbul
Tarih: Çrş May 14, 2008 12:19 am Mesaj konusu:
Gerçekten teşekkürlerimi sunuyorum desteğiniz daha iyi işler yapmam için beni dürtüklüyor arkadaşlar Bu ER , heavy metalin savaşında en önde ölmeye hazır
Kayıt: Sep 03, 2008 Mesajlar: 220 Nerden: Land Of No Return
Tarih: Pzr Ekm 05, 2008 12:14 pm Mesaj konusu:
Gerçekten mükemmel bir Sodom albümü. Sık sık dinlerim. Favori şarkım ise Napalm In The Morning. Pek bahsetmemişsin fakat şarkının introsunda silah seslerinden sonra gelen replikler (yani I love the smell of Napalm In The Morning, Smelled like... Victory.) bir filmde geçiyor. Filmin adıda Apocalypse Now. Bir asker tarafından sarfediliyor. Robert Duvall sanırım adı. Filmi izlemedim ama izlemek isterim. Marines şarkısının bir kısmında Afrika gibi bir bölgediki yerli halkın sesi geliyor. Fanlar tarafından yapılan kliplerde buna benzer.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema
nukemods.com
tarafından uyarlanmıştır.