IMDb: 8.2
Tür : Komedi
Yönetmen : Joel Coen
Senaryo : Joel Coen , Ethan Coen
Görüntü Yönetmeni : Roger Deakins
Müzik : Carter Burwell
Yapım : 1998, ABD , 118 dk.
Oyuncular
Jeff Bridges , John Goodman , Julianne Moore , Steve Buscemi , John Turturro
Herkesin Dude diye hitap ettiği Jeffrey Lebowski günün birinde iki gagnsterin evine girip tartaklayarak borcunu ödemesini istemeleri üzerine bir başka Lebowski nin daha aynı şehirde yaşadığını anlar. Evine giren gangsterlerin odanın görünüşünü tamamlayan halısına işemelerine içerleyen Dude, kirlenen halısını tazmin etmek için diğer Lebowski nin yanına gider. Bu ziyaret sonucunda işssiz Dude para kazanabileceği bir iş sahibi olmuştur. Sadece Lebowski nin karısını kaçıranlara verilecek fidyeyi söylenen yere bırakması onu zengin bir adam yapacaktır, ancak bu plan düşünüldüğü gibi işlemeyecektir.
-----------------------
Altyazının etkisiyle olsa gerek epey eğlendirici bir filmdi Bir insanın başına anca bu kadar saçma sapan şeyler gelebilir.. John Goodman in performansı görülmeye değerdi gerçekten..
Bi sahne vardı gülmekten öldüm.. Aynen şöyle:
-Biraz müzik işi yaptım.
-Oh? (:p)
-Evet, Metallica için turne personelliği yaptım.
-Sesin Hızı turunda.
-Hmm
-Hepsi de göt herifler...
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
StainedClass Binbaşı
Kayıt: Dec 21, 2007
Mesajlar: 6724
Puanı: 34262
Nerden: Ankara Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Pzr Hzr 15, 2008 5:54 pm
Futbol A.Ş.
Yapım : 2004, İngiltere
Tür : Dram / Suç
Yönetmen : Nick Love
Senaryo : John King (Kitap), Nick Love
Oyuncular : Danny Dyer, Frank Harper, Tamer Hassan, Roland Manookian, Neil Maskell, Dudley Sutton
Yapımcı : Allan Niblo, James Richardson
Görüntü Yönetmeni : Damian Bromley
Müzik : Ivor Guest
Süre : 1 saat, 31 dk.
“ İnsanların En Mutlu Saatleri Artık, Şiddet, Uyuşturucu, Sarhoşluk, Hırsızlık, Seks Ve Küfürle Ölçülüyor. ”
John King ’ in çok satan kitabından uyarlanan Futbol A.Ş. İngiltere, futbol şiddeti ve erkek kültürü üzerine çarpıcı bir film. Öykü, yirmili yaşlarında olan ve haftasonu, seks, bira, uyuşturucu ve arada sırada birilerini dövmek için yaşayan Tommy Johnson’ ın çevresinde geçmektedir.
Bir not geçelim, film İsveç'te sinema salonlarında çıkan taraftar kavgaları sonrasında yasaklanmıştır.
Ayrıca filmde olaylı Galatasaray - Leeds United maçından görüntüler vardır. Kendi taraftarlarının yaptıklarını sanki övünürcesine anlatırmış gibi Galatasaraylı bir taraftara yapılan saldırıyı gösterip, İngilizlerin yediği sopayı göstermeyen filmdir.
_________________ Arkadaşlar biliyorum gına geldi ama şu Last FM'i eklerseniz sevinirim.
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
_________________ Cause Im T.N.T. Im dynamite..
T.N.T. and Ill win the fight..!
T.N.T. Im a power load..
T.N.T. watch me explode..!
GlamToyz Asteğmen
Kayıt: Dec 15, 2007
Mesajlar: 1559
Puanı: 7840
Nerden: In the Still Of The Night Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Pts Hzr 16, 2008 10:52 pm
The Click
Orjinal Adı : Click
Gösterim Tarihi : 22.09.2006
Film Süresi : 107dk.
Tahmini Film Bütçesi : 70M$
Çekim Tarihi : 2006
Yapımcı Firma : Columbia Pictures Corporation
Yapım : Mark O'Keefe
Çekim Yeri : New York - ABD
Los Angeles - ABD
Glendale - Kaliforniya - ABD
Shreveport - Louisiana - ABD
Sony Picture Stüdyoları - ABD
Thousanda Oaks - Kaliforniya - ABD
Müzik : Tomer Biran Rupert Gregson Williams
Senaryo : Steve Koren
Mark O'Keefe
Görüntü Yönetmeni : Dean Semler
Dağıtım : Warner Bros
Film Türü : Dram, Fantastik, Komedi
Özet
Michael Newman (Adam Sandler) güzel Donnayla (Kate Beckinsale) evlidir ve çiftin iki harika çocuğu vardır. Ama genç adam onları görmeye pek fırsat bulamaz çünkü şirkete paha biçilmez katkısının, nankör patronu (David Hasselhoff) tarafından bir gün fark edileceğini ve böylece ortaklığa terfi edeceğini umarak uzun saatlerini iş yerinde geçirmektedir. Michael bütün bir geceyi ayakta geçirdiği için o kadar yorgundur ki hangi kumandanın televizyonu açtığını bir türlü bulamaz ve sinir olur. Bunun üzerine, evdeki bütün elektronik araç gereci kontrol edebilecek mükemmel bir uzaktan kumanda bulmaya karar verir. Egsantrik tezgahtar Morty (Christopher Walken) ona kesinlikle hayatını değiştirecek, deneysel, türünün tek örneği bir kumanda verir.
Aslında o kumandayı veren adam Azrailin takendisi ama bunu sonradan dark ediyo. Adamın başına gelemyen kalmıyo off ya...
Kumanda'nın özelliği hayatı ileri geri yavaş hızlı susku sesli durdurma filan görevi görüyo.
_________________
En son GlamToyz tarafından Pts Hzr 16, 2008 10:53 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
1408
Yapım :2007, ABD
Tür :Gerilim
Yönetmen :Mikael Håfström
Senaryo :Stephen King (Kitap), Matt Greenberg
Oyuncular :Samuel L. Jackson, John Cusack, Mary McCormack
Yapımcı :Kelly Dennis
Görüntü Yönetmeni :Benoît Delhomme
Müzik :Gabriel Yared
Dağıtım :Warner Bros
Süre :1 saat, 34 dk.
Gösterim Tarihi :28 Eylül 2007
Özet
Mike Enslin buranın ve şimdinin dışında hiçbir gerçeklik olmadığını ispatlamaya çalışan bir adam. Başka bir hayat yok.... Tanrı yok... İkinci şanslar yok... Yoksa var mı?
Korku ustası Stephen King’in tüyler ürpertici kısa filminden uyarlanmıştır.
Ünlü korku romanı yazarı Mike Enslin (John Cusack) sadece kendi gözleriyle gördüğü şeylere inanır. Uyduruk perili evler ve mezarlıklarda geçen doğan üstü olayları kötüleyen bir dizi çok satan kitap yazdıktan sonra Enslin’in hayaletlerden uzak ve yalnız geceleri, yeni projesi için gittiği kötülüğüyle ün salmış Dolphin Otel’in 1408 numaralı odasında kalmaya başladığında değişmeye başlar.
Otel müdürünün (Samuel L. Jackson) uyarılarına karşı koyan yazar, perili olduğu söylenen bu odada yıllardan beri kalan ilk kişidir. Yeni bir liste başı kitabın eli kulağındadır, ama birçok diğer Stephen King kahramanı gibi, öncelikle yaşayabilmek için şeytanlarıyla yüzleşmelidir.
GlamToyz Asteğmen
Kayıt: Dec 15, 2007
Mesajlar: 1559
Puanı: 7840
Nerden: In the Still Of The Night Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Pts Hzr 16, 2008 11:31 pm
Hayatım boyunca tek bir tane korku filmi izledim oda Kedi kadın ondada altıma zıçıyodum Onu izledikten sonra hiç bir korku filmini izlemedim. Anlıcanız sorunlu bir çocuğum. küçükken ben tuvalete gidemiyodum karanlıktan korkuyodum her bi boktan korkuyodum . Sırf bu huyum yüzünden bardağa bile işemişliğim var muhhaha
_________________
DrinkemAll Astsubay Üst Çavuş
Kayıt: Aug 30, 2007
Mesajlar: 661
Puanı: 3336
Nerden: Yeşil Diyarı Artvin Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Cum Hzr 20, 2008 1:45 pm
Siber katil kurbanlarını internette canlı olarak işkence yaparak öldürüyor.
Bu hafta da sinemaseverleri birbirinden güzel filmler bekliyor. İşte vizyona giren filmler ve fragmanları...
ÖLDÜR.COM
Tür : Gerilim / Suç
Gösterim Tarihi : 20 Haziran 2008
Yönetmen : Gregory Hoblit
Oyuncular
Diane Lane (Jennifer Marsh) , Billy Burke (Dedektif Eric Box) , Colin Hanks (Griffin Dowd) Untraceable, gizli servis ajanı Jennifer Marsh’in siber katil ile oynadığı kedi fare oyununu anlatıyor. Katil kurbanlarını internette canlı olarak işkence yaparak öldürmektedir.
Film medya ve internetin kötü kullanımını gözler önüne seriyor.
Black Sabbath-Devil And Daughter
_________________
İnsan inanır ve inandığı gibi yaşarsa insandır yoksa bir hiçtir!
METALHEAD Yarbay
Kayıt: Oct 24, 2005
Mesajlar: 8900
Puanı: 47907
Nerden: ZONGULDAK Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
Tarih:
Cum Hzr 20, 2008 5:18 pm
Click filmini izleyememe rağmen izlediğim fragmanından yola çıkarak müthiş bir film olduğunu düşünüyorum. Bi kere filmin müthiş bir komedi olduğunu ilk olarak Adam Sandlar'dan anlayabiliriz Bugüne kadar o adamın komik olmayan bi tane komedisine rastlamadım.
Click filmindeki en güzel sahnelerden biri. Patronuyla konuştuğu sırada zamanı durdurup patronuna 4-5 tane okkalı yumruğu yapıştırdığı ve sonradan zamanı serbest bıraktığı sahnedir. Yarılmamak elde değil o sahneye.
Testament - Trial By Fire [First Strike Still Deadly]
_________________
"Hayat Bekleyebilir! İlk Önce Rock&Roll'u Yaşamalıyım!"
Yönetmen:Rob Zombie
Senaryo:Rob Zombie, John Carpenter (1978 senaryosu)
Oyuncular:Malcolm McDowell, Sheri Moon Zombie, Daeg Faerch, Udo Kier, Bill Moseley
Yapım Yılı: 2007
Ülke: ABD
Konu: Konu, 1978′deki ilk filmin aynısıdır. Bir devam filmi olmayıp, ilk filmin Rob Zombie yorumuyla tekrar edilmesidir. 10 yaşında iken tüm ailesini katleden Michael Myers, olaydan 17 yıl sonra, kapatıldığı akıl hastanesinden kaçar. Haddonfield kasabasına geri dönen Myers, burada ailesinden kalan tek kişi olan küçük kız kardeşi Lauire’yi ararken ardında da kan ve yeni cinayetler bırakır. Myers’ın yakalanabilmesi için hastanedeki eski ruh doktoru (Malcolm McDowell) da devreye girecektir.
_________________
qodness Er
Kayıt: Jan 14, 2008
Mesajlar: 176
Puanı: 910
Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Cmt Hzr 21, 2008 11:26 am
1408 çok değişik bir film ya filmin her sahnesini dikkatlice izlemek gerekiyor filmin içine girebilmek için.
DrinkemAll Astsubay Üst Çavuş
Kayıt: Aug 30, 2007
Mesajlar: 661
Puanı: 3336
Nerden: Yeşil Diyarı Artvin Madalyalar: 0
Durum: Offline
Tarih:
Çrş Hzr 25, 2008 1:09 pm
Robert De Niro ve Al Pacino dedektif oluyor.
İki ünlü aktör yıllar sonra aynı filmde buluşuyor.
Hollywood'un iki ünlü aktörü Robert De Niro ve Al Pacino'yu bir araya getiren ''Dürüst Katil - Righteous Kill'', 12 Eylülde ABD ile aynı anda Türkiye'de de vizyona girecek.
Yönetmenliğini ''Kızarmış Yeşil Domatesler'', ''88. Dakika'' ve ''Kızıl Köşe'' filmlerinden tanınan Jon Avnet yaptığı filmin senaryosunu Russell Gewirtz kaleme aldı.
ABD ile aynı anda Türkiye'de de 12 Eylülde vizyona girecek film, Hollywood'un iki ünlü aktörü Robert De Niro ve Al Pacino'yu yıllar sonra bir araya getirdi.
Filmde, New York şehir polisine bağlı iki emektar dedektifin (Robert De Niro ve Al Pacino) yasa dışı yoldan huzuru sağlamaya çalışan bir seri katilin izini sürmesini konu alıyor.
Bu ikiliyi tekrar bir arada görmek çok güzel.Efsaneler yeniden birlikte.
_________________
İnsan inanır ve inandığı gibi yaşarsa insandır yoksa bir hiçtir!
Robert De Niro ve Al Pacino dedektif oluyor.
İki ünlü aktör yıllar sonra aynı filmde buluşuyor.
Hollywood'un iki ünlü aktörü Robert De Niro ve Al Pacino'yu bir araya getiren ''Dürüst Katil - Righteous Kill'', 12 Eylülde ABD ile aynı anda Türkiye'de de vizyona girecek.
Yönetmenliğini ''Kızarmış Yeşil Domatesler'', ''88. Dakika'' ve ''Kızıl Köşe'' filmlerinden tanınan Jon Avnet yaptığı filmin senaryosunu Russell Gewirtz kaleme aldı.
ABD ile aynı anda Türkiye'de de 12 Eylülde vizyona girecek film, Hollywood'un iki ünlü aktörü Robert De Niro ve Al Pacino'yu yıllar sonra bir araya getirdi.
Filmde, New York şehir polisine bağlı iki emektar dedektifin (Robert De Niro ve Al Pacino) yasa dışı yoldan huzuru sağlamaya çalışan bir seri katilin izini sürmesini konu alıyor.
Bu ikiliyi tekrar bir arada görmek çok güzel.Efsaneler yeniden birlikte.
Hem oyuncular olağanüstü, hemde yönetmen.
John Avnet'in Kızarmış Yeşil Domatesleri mutllaka izleyin. Harika bir filmdir...
Directed by: Steven Soderbergh
Genre: Biography,Drama
Runtime: France:258 min
Cast (first 5): Benicio Del Toro, Benjamin Bratt, Franka Potente, Lou Diamond Phillips, Kahlil Mendez
Gösterim Tarihi ile ilgili net bir bilgi yok !!
Birinci Bölüm: The Argentine: 26 Kasım 1956’da, Fidel Castro 80 isyancıyla birlikte Küba’ya yelken açar. Bu isyancılardan biri, Castro’yla, Fulgencio Batista’nın yozlaşmış diktatörlüğünü sona erdirmek gibi ortak bir amacı paylaşan Arjantinli doktor Ernesto “Che” Guevera’dan başkası değildir. Che gerilla savaş tarzını çabuk kapar ve vazgeçilmez bir savaşçı olduğunu kanıtlar. Kendini mücadeleye adamasıyla yoldaşları ve Küba halkı tarafından bağırlarına basılır. The Argentine, Che’nin Küba devriminde doktorluktan devrimci kahramanlığa yükselişini anlatıyor.
İkinci Bölüm: Guerilla: Guerilla Che’nin Küba devrimi sonrasında gücünün ve ününün doruğunda olduğu dönemde başlıyor. Tam bu sıralarda, Che Bolivia’da kimliği saklı bir biçimde tekrar ortaya çıkmak üzere kaybolur. Orada, büyük Latin Devrimi’ni başlatmak için Kübalı yoldaşlarından ve Bolivia’lı askerlerden oluşan küçük bir grup organize eder. Bolivia mücadelesinin hikayesi, nihayetinde başarısızlık ve Che’nin ölümüyle sonuçlanan bir azim, fedakarlık, idealizm ve gerilla savaşı öyküsüdür. Bu hikaye Che’nin nasıl hala tüm dünyadaki insanların kalbinde yaşattığı bir idealizm ve kahramanlık sembolü olduğunu anlatıyor.
Film, Che’nin Küba devrimi sonrasında gücünün ve ününün doruğunda olduğu dönemde başlar. Tam bu sıralarda, Che Bolivia’da kimliği saklı bir biçimde tekrar ortaya çıkmak üzere kaybolur. Orada, büyük Latin Devrimi’ni başlatmak için Kübalı yoldaşlarından ve Bolivia’lı askerlerden oluşan küçük bir grup organize eder. Bolivia mücadelesinin hikayesi, nihayetinde başarısızlık ve Che’nin ölümüyle sonuçlanan bir azim, fedakarlık, idealizm ve gerilla savaşı öyküsüdür. Bu hikaye Che’nin nasıl hala tüm dünyadaki insanların kalbinde yaşattığı bir idealizm ve kahramanlık sembolü olduğunu anlatıyor.
----------------------------
Filmi izleyen bazı şahıslar önce ki yapımlara göre başarılı olduğunu ve gerçekleri çarpıtmadıklarını söylüyorlar.. Bildiğim kadarıyla ilk kez Cannes Film Festivali' nde gösterime girdi.. Benicio Del Toro beğendiğim bir oyuncu ve kanaatimce bu rolün altında kalkabilecek karizma ve kapasiteye o sahip Merak edip bekleyeceğiz şimdilik..
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Haha müthiş bir mesaj. Sanki bir üçleme yapmışlar da bu son bölümü =) Aynı zamanda yönetmen hakkında bir mesaj var. Çok hoşuma gitti...
Benimde dikkatimi çekti o yazı..
We've Sensed It - The Sixth Sense
We've Seen The Signs - The Signs
Now.. It's Happening - The Happening
'Hissetmiştik'
'İşaretler'i de görmüştük
Şimdi ise 'Gerçekleşiyor'
Yeni vizyona girmiş olsa gerek..Gidelim bakalım..(:
Yönetmen : Peter Berg
Tür : Aksiyon / Dram / Fantastik / Komedi
Senaryo : Akiva Goldsman, John August, Peter Berg, Vince Gilligan, Vincent Ngo
Görüntü Yön. : Tobias A. Schliessler
Yapım : 2008, ABD
Oyuncular : Jason Bateman, Will Smith, Daeg Faerch, Charlize Theron, Lauren Hill, Darrell Foster, Valerie Azlynn, Kate Clarke, David Mattey
ÖZET:
Kahramanlar vardır…super kahramanlar vardır…ve bir de Hancock vardır. Büyük güçle birlikte büyük sorumluluklar da gelir – bunu herkes bilir- tabi Hancock dışında herkes.
Sinirli, uyuşmaz, alaycı ve yanlış anlaşılan Hancock.
İyi niyetli kahramanlar işlerini yapıp sayısız insanı kurtarabilirler, ama her zaman arkalarında insanı hayrete düşürecek kadar hasar bırakırlar. Halk artık bu durumdan usanmıştır. Yerel kahramanlarına minnettar olmakla birlike, Los Angeles’in iyi vatandaşları bu adamı haketmek için ne yaptıklarını merak ederler.
Hancock aslında başkalarının ne düşündüğünü umursayan birisi değildir. Halkla İlişkiler Uzmanı Ray Embrey’in hayatını kurtardıktan sonra alaycı super kahramanımız kendisinin de zayıf bir tarafının olabileceğini farketmeye başlar.Hancock’un bugüne kadar karşılatığı en büyük sorun bu yönüyle yüzleşmek olacaktır. Ayrıca, bu da Ray’in karısı Mary’nin onun işe yaramazın teki olduğu konusundaki ısrarını kırmak için bir fırsattır.
Yapım : 1985 (USA)
Tür :Gerilim,Korku
Yönetmen :Ruggero Deodato
Senaryo : Gianfranco Clerici
Oyuncular : Robert Kerman,Francesca Ciardi,Perry Pirkanen,Luca Barbareschi...
Süre : 95 dakika
Ruggero Deodato'nun neredeyse 60 ülkede yasaklanarak bu alandaki rekoru elinde bulunduran ünlü İtalyan korku filmi Cannibal Holocaust, Amazon ormanlarında yamyamlar hakkında belgesel yapmak isteyen bir grup macera tutkunu gencin kaybolması üzerine tanınmış bir antropoloğun olayı yerinde araştırmaya gitmesini konu alıyor.
Film, daha sonra olmadık zamanlarda bol bol çalacak sinir bozucu tema müziğiyle Amazon üzerinde uçarken başlıyor. Yere indikten sonra hemen farkettiğimiz İtalyan filmlerindeki kötü İngilizce dublaj ve 70'lerin İtalyan Korku Sinemasında sıklıkla görülen kötü oyunculuk oluyor. Neyse bunları hemen geçelim. Filmin ilk yarısı profesörün kayıpları aramasını ikinci yarısı ise çoğunlukla orada olan biteni, ele geçirilen video görüntülerinden izlemekle geçiyor.
Aslında bu video olayı iyi bir fikir. Görüntülerde yaşanan bozulmalar, zamandaki atlamalar, belgeselcilerin gitgide sapıtması iyi düşünülmüş. Ama burada duygusal açıdan izlediklerimizin etkileyici olması için o kişilere sempati duymamız lazım ama ne mümkün, o kadar kötü gösterilmişler ki hiçbir şekilde onlar hakkında üzülmemize imkan yok hatta bir yerden sonra ölmelerini bile isteyebiliriz. Keza yerliler de çoğu sahnede yaşamayı haketmeyen vahşiler olarak gösteriliyor. Geleneklerine hakaret edildiği için çıldıran yerliler sanırım çok daha mantıklı olurdu. Ama filmin mantıklı bir yanı yok zaten. Belgesel çekmeye giden insanların bu kadar fütursuz bu kadar aptal olmaları, babasının malı gibi ormanın ortasında her türlü zulmü yapabilecek cesarette hareket etmeleri, iki adım ötesinde 5e ayrılan arkadaşlarını kameraya çekebilmeleri tamamiyle filmin amacının vahşet ve iğrençlik gösterisi olduğunu kanıtlar gibi. Yönetmenin filmin sonuna niye o cümleyi sakladığını anlamadım. Eğer gerçekten niyeti bu kadar saf ve amacı bir şeyler anlatmaksa, ne kadar çarpıcı olursam o kadar iyi anlaşılır mantığıyla olan biteni sunması çok yanlış. Normal bir insanın aklında vahşetten başka bir şey kalacağını sanmıyorum.
Bu filmin en çok tartışılan yönüde hayvanlara yapılan zülum olsa gerek. Filmlerine hayvan öldürme sahneleri koyan yönetmenlere itirazım hiçbir zaman olan biteni çekene değil. O zaten gereksiz ve hesaplıysa anlaşılır. Ama masum bir hayvanı hiçbir neden olmadan film icabı öldürmek benim katlanabileceğim bir şey değil. Bunun için özel görüntü ve ses efektleri var. Kaldı ki filmde insanların katledildiği sahnelerde o kadar iyi efektler kullanılmış ki yönetmen bununla ilgili mahkemeye çıkıp gerçek insan öldürülmediğine dair ifade vermek zorunda kalmış. Kazığa oturtma ve penis kesme sahnelerinde benim gibi durdurup nasıl yapmışlar bunu diye düşünen çok olmuştur eminim.
Çocukluğunda bugüne nazaran çok daha özensiz-düzensiz Kurban Bayramlarını yaşamış, kesik kellelerle, akan kanlarla bol bol oynamış biri olarak filmdeki kaplumbağa, maymun ve domuz katliamından pek etkilendiğimi söyleyemem Belli bir yaşın üzerindeki Türk izleyicilerinde bunlardan çok etkileneceğini zannetmiyorum. Sonuçta kötü veya iyi köklerde bir kan akıtma geleneği var. Steril yaşamlarında öncesini bilmeden cicili bicili vücut ürünleri kullanan gelişmiş batılı toplumlarda daha büyük şok yaratması muhtemel. Ancak burada düşündükçe ürperten, ayrıntılarını yazmak istemediğim fareli bir sahne var ki kesinlikle çarpıcı olma manyaklığından da öte sadistçe, sapıkça bir zevk tatmini bence. Başka bir olasılık gelmiyor aklıma. Zira bu kadar aptalca bir öldürme usulü olmaz.
Tüm bu hayvan katliamı, oldukça gerçekçi insan öldürme sahneleri, şok eden dini ritüeller ve geleneklerin (Tükürükle mayalanan içkiyi içmek, yeni doğan bebeği gömmek vb.) olduğu sahneler ister istemez ekran karşısına izleyiciyi kilitliyor. Beraberinde doğal ortamın sağladığı iyi bir atmosferi ve tedirginlik hissi var. Ben filmin affedilemez yönlerine rağmen yarattığı bu atmosferi beğendim. Diğer çok tepki çeken filmlere (Faces of Death, Guinea Pig vb.) nazaran daha olumlu yorumlar almasını da buna bağlıyorum. Zaten bence elle tutulur başka bir yönü de yok.
Dünyanın Merkezine Yolculuk - Journey To The Center Of The Earth
İSTANBUL - “Dünyanın Merkezine Yolculuk-Journey To The Center Of The Earth” vizyona girdi. Jules Verne’in aynı adlı ünlü romanını beyaz perdeye aktaran yönetmen Eric Bross’un filminde, başrolleri Brendan Fraser, Josh Hutcherson ve Anita Briem paylaşıyor.
92 dakikalık bilim kurgu, aksiyon, fantastik macera türündeki film, Nasa teknolojisiyle üretilen dijital 3D tekniği kullanılarak, oyuncular ile çekilmiş, “animasyon olmayan ilk film” olma özelliği de taşıyor.
Film, maceraperest bir bilim adamı olan amcasıyla (Fraser) İzlanda’ya giden Sean’a (Hutcherson), Hannah’nın (Briem) rehberlik etmesi ve üçlünün tesadüfen gizli güzellik ve tehlikelerle dolu bambaşka bir dünyayı keşfetmelerini konu alıyor.
Yönetmen: Eric Brevig
Oyuncular: Josh Hutcherson, Brendan Fraser, Anita Briem, Giancarlo Caltabiano
Senaryo: Jennifer Flackett, Mark Levin, Michael Weiss
Tür: Bilim-Kurgu, Fantastik, Macera
Dil: Türkçe/Altyazılı
Süre: 92 dk.
Web Sitesi:
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
_________________ Cause Im T.N.T. Im dynamite..
T.N.T. and Ill win the fight..!
T.N.T. Im a power load..
T.N.T. watch me explode..!
En son T_N_T tarafından Çrş Tem 30, 2008 2:13 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sonraki başlık Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema
nukemods.com
tarafından uyarlanmıştır.