| Yazar |
Mesaj |
Big_Gun
Yüzbaşı


Kayıt: Jan 24, 2007
Mesajlar: 4903
Puanı: 24971
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:40 pm |
|

Marlon Brando (3 Nisan 1924 - 1 Temmuz 2004), 20. yüzyılın en önemli sinema oyuncusu olarak gösterilen, Oscar kazanmış Amerikalı aktör.
En tanınmış filmleri "A Street Car Named Desire", "On The Waterfront" ve "The Godfather" (Baba). Küçük yaşta tiyatroya başlamış olan aktör, New York'ta Lee Strassberg, Elia Kazan ve Emir Zahirovic'den senelerce oyunculuk dersi almıştır. Ancak kendisi üzerinde en önemli etkiyi Stella Adler'in (dolaylı olarak ünlü Rus tiyatrocu Stanislavski'nin) yapmış olduğunu ısrarla belirten Brando, Actors Studio'nun kurucularından olmasa da 1952'den itibaren stüdyonun dünya çapında ün kazanacağı dönemde başında bulanan Lee Strasberg'in kendini hocaların hocası gören kibirli tavrı karşısında hep muhalif olmuştur. Oyunculuk hayatı üzerinde, bir zamanlar Henry Fonda'yı sahnelere kazandıran tiyatrocu annesinin etkisi olduğunu da yadsımaz. "Hala Hollywood'da bulunmamın tek nedeni parayı reddedecek ahlaki cesaretimin olmayışıdır" diyecek kadar cesur, 1974'te The Godfather filmiyle aldığı Oscarı reddedecek kadar da asi biriydi. 2. Oscarını Amerika'nın Kızılderililere karşı uyguladığı politikayı protesto etmek için ödülü almaya dahi gelmemiştir. On the Waterfront (Rıhtımlar Üzerinde) ile gerçekleştirdiği performansla tüm zamanların en iyi oyuncularından biri olduğunu kanıtladı; ama Brando'nun yakın dostu Elia Kazan'ın da bu başarıda rolü vardı. Elia Kazan film için başta Frank Sinatra ile anlaşmış olmasına rağmen, yapımcı Spiegel'in de etkisiyle Brando'yu başrole koymuştur. Kült filmler arasına giren bir diğer filmi ise "Last Tango in Paris"'te Bertollucci ile çalışmıştır. Brando ülkesinde Kızılderili ve siyahların hakları için aktif olarak çalışmış, bu yollarla pek çok düşman edinmiştir. Oğlunun mahkemesinde kendisini 'ateist' olarak tanımlasa da, dini inancı bulunduğunu hayatının akışında pek çok yerde belirtmiş, özellikle kızılderili manevi inançlarına kendini yakın hissettiğini belirtmiştir.
Filmleri
The Men (1950)
A Streetcar Named Desire (1951)
Viva Zapata! (1952)
Julius Caesar (1953)
The Wild One (1953)
On the Waterfront (1954)
Désirée (1954)
Guys and Dolls (1955)
Operation Teahouse (1956) (kısa metraj)
The Teahouse of the August Moon (1956)
Sayonara (1957)
The Young Lions (1958)
The Fugitive Kind (1959)
One-Eyed Jacks (1961) (aynı zamanda yönetmeni)
Mutiny on the Bounty (1962)
The Ugly American (1963)
Bedtime Story (1964)
Morituri (1965)
The Chase (1966)
The Appaloosa (1966)
Meet Marlon Brando (1966) (kısa metraj)
A Countess from Hong Kong (1967)
Reflections in a Golden Eye (1967)
Candy (1968)
The Night of the Following Day (1968)
Burn! (1969)
King: A Filmed Record... Montgomery to Memphis (1970) (belgesel)
The Nightcomers (1972)
The Godfather (1972)
Last Tango in Paris (1972)
The Missouri Breaks (1976)
Raoni (1978) (belgesel) (sunucu)
Superman (1978)
Apocalypse Now (1979)
The Formula (1980)
A Dry White Season (1989)
The Freshman (1990)
Hearts of Darkness: A Filmmaker's Apocalypse (1991) (belgesel)
Christopher Columbus: The Discovery (1992)
Don Juan DeMarco (1995)
The Island of Dr Moreau (1996)
The Brave (1997)
Free Money (1998)
The Score (2001)
Superman Returns (2006) - Ölümünden sonra yayınlanmış, arşiv görüntülerinden Jor-El karakteri kullanılmıştır
Superman II: The Richard Donner Cut (2006)
Big Bug Man (2008'de vizyona girecek) (seslendirme) |
|
|
|
|
 |
StainedClass
Binbaşı


Kayıt: Dec 21, 2007
Mesajlar: 6717
Puanı: 34262
Nerden: Ankara Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:42 pm |
|
Kendisini çoğu kişi gibi Godfather filmiyle tanıdım ve sevdim. Bunun haricinde Superman filmlerinde izlemiştim. Onun gibi bir sanatçıyı kaybetmek kötü olmuştu. Başlık için teşekkürler. |
_________________ Arkadaşlar biliyorum gına geldi ama şu Last FM'i eklerseniz sevinirim.
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
|
|
|
|
 |
metallizm
Asteğmen


Kayıt: Feb 05, 2008
Mesajlar: 1739
Puanı: 8846
Nerden: Edirne Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:43 pm |
|
Ona red edemiyeceği bi teklifte bulunucam  |
_________________ KILL'EM ALL ! |
|
|
|
 |
Dante
Binbaşı


Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 5566
Puanı: 29058
Nerden: Dante'nin Cehennemi'nden Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:43 pm |
|
İyi bir karakter oyuncusu fakat en iyi yaptığı iş Baba olduğu için diğer filmlerini ben bile çok bilmem. |
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
 |
|
|
|
 |
StainedClass
Binbaşı


Kayıt: Dec 21, 2007
Mesajlar: 6717
Puanı: 34262
Nerden: Ankara Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:44 pm |
|
Bu adamı daha dikkatli izlemek isteyenler, her salı günü 3 Baba filminin yarısı veriliyor. Hala devam ediyor mu bilmiyorum gerçi. |
_________________ Arkadaşlar biliyorum gına geldi ama şu Last FM'i eklerseniz sevinirim.
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
|
|
|
|
 |
__darkman__
Asteğmen


Kayıt: Feb 07, 2008
Mesajlar: 1725
Puanı: 8787
Nerden: İzmir Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:46 pm |
|
Sadece Godfather'da oynadığını biliyorum. Onu da izlemedim zaten. |
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
When a man lies he murders some part of the world
These are the pale deaths which men miscall their lives
All this I cannot bear to witness any longer
Cannot the kingdom of salvation take me home. |
|
|
|
 |
lalena
Astsubay Çavuş


Kayıt: May 18, 2008
Mesajlar: 425
Puanı: 2205
Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:46 pm |
|
| IanHill demiş ki: |
| Kendisini çoğu kişi gibi Godfather filmiyle tanıdım ve sevdim. Bunun haricinde Superman filmlerinde izlemiştim. Onun gibi bir sanatçıyı kaybetmek kötü olmuştu. Başlık için teşekkürler. |
Bence kaybetmek kötü olmadı. Çünkü yapabileceklerinin en iyisini yapıp gitti  |
|
|
|
|
 |
metallizm
Asteğmen


Kayıt: Feb 05, 2008
Mesajlar: 1739
Puanı: 8846
Nerden: Edirne Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:46 pm |
|
| __darkman__ demiş ki: |
| Sadece Godfather'da oynadığını biliyorum. Onu da izlemedim zaten. |
Dostum işine karışmak gibi olmasın ama gerçekten izlemelisin. |
|
|
|
|
 |
StainedClass
Binbaşı


Kayıt: Dec 21, 2007
Mesajlar: 6717
Puanı: 34262
Nerden: Ankara Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:47 pm |
|
| lalena demiş ki: |
| IanHill demiş ki: |
| Kendisini çoğu kişi gibi Godfather filmiyle tanıdım ve sevdim. Bunun haricinde Superman filmlerinde izlemiştim. Onun gibi bir sanatçıyı kaybetmek kötü olmuştu. Başlık için teşekkürler. |
Bence kaybetmek kötü olmadı. Çünkü yapabileceklerinin en iyisini yapıp gitti  |
Daha bir sürü yapıta imza atabilirdi bence ağır rollerle güzel olurdu nitekim.
| metallizm demiş ki: |
| __darkman__ demiş ki: |
| Sadece Godfather'da oynadığını biliyorum. Onu da izlemedim zaten. |
Dostum işine karışmak gibi olmasın ama gerçekten izlemelisin. |
Bende izlemen gerektiğini düşünüyorum dostum. Ön yargıyla bakardım hep bu filme, hep üşenirdim izlemek için. Ama sonra çok sevdiğimi fark ettim bu filmi. |
_________________ Arkadaşlar biliyorum gına geldi ama şu Last FM'i eklerseniz sevinirim.
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
|
|
|
|
 |
__darkman__
Asteğmen


Kayıt: Feb 07, 2008
Mesajlar: 1725
Puanı: 8787
Nerden: İzmir Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:49 pm |
|
| metallizm demiş ki: |
| __darkman__ demiş ki: |
| Sadece Godfather'da oynadığını biliyorum. Onu da izlemedim zaten. |
Dostum işine karışmak gibi olmasın ama gerçekten izlemelisin. |
Böyle vurdulu kırdılı filmleri pek izlemiyorum. Ama sırf merakımdan izlemeye çalışırım. |
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
When a man lies he murders some part of the world
These are the pale deaths which men miscall their lives
All this I cannot bear to witness any longer
Cannot the kingdom of salvation take me home. |
|
|
|
 |
Cliff_Burton
Astsubay Çavuş


Kayıt: Oct 10, 2007
Mesajlar: 359
Puanı: 1827
Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:50 pm |
|
Babada izlemiştim çok iyi bi oyuncu |
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
[URL=http://g.imageshack.us/g.php?h=512&i=30760833wz9ik6.jpg][img:8058f334f7]http://img512.imageshack.us/img512/9778/30760833w |
|
|
|
 |
Dante
Binbaşı


Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 5566
Puanı: 29058
Nerden: Dante'nin Cehennemi'nden Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:50 pm |
|
Ve Baba filminden sonra İtalyan mafya adamları sırf o adam benzemek için ses tellerini kıstırdılar  |
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
 |
|
|
|
 |
StainedClass
Binbaşı


Kayıt: Dec 21, 2007
Mesajlar: 6717
Puanı: 34262
Nerden: Ankara Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 6:51 pm |
|
| __darkman__ demiş ki: |
| metallizm demiş ki: |
| __darkman__ demiş ki: |
| Sadece Godfather'da oynadığını biliyorum. Onu da izlemedim zaten. |
Dostum işine karışmak gibi olmasın ama gerçekten izlemelisin. |
Böyle vurdulu kırdılı filmleri pek izlemiyorum. Ama sırf merakımdan izlemeye çalışırım. |
Vurdulu kırdılı bir film sayılmaz. Hatta bazı dersler bile verir. Corleon ailesi oldukça merhametlidir. Neyse bunları Baba başlığında konuşabiliriz. |
_________________ Arkadaşlar biliyorum gına geldi ama şu Last FM'i eklerseniz sevinirim.
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
|
|
|
|
 |
GlamToyz
Asteğmen

/Motorhead%20(Single).jpg)
Kayıt: Dec 15, 2007
Mesajlar: 1577
Puanı: 7930
Nerden: In the Still Of The Night Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 7:05 pm |
|
Gerçek Godfather çok kibirli birisiydi. Hep bana,hep bana derdi ondan dolayı öldü. Sağ-Sol kolları ihanet etti. Marlon Brondo ya gelince Supermande gayet başarılıydı. Godfather'ı izlemek nasib olmadı ama Mafia diye bir belgelsel izledim NGC de. Baya söz ediyordu. |
_________________
 |
|
|
|
 |
Big_Gun
Yüzbaşı


Kayıt: Jan 24, 2007
Mesajlar: 4903
Puanı: 24971
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 7:13 pm |
|
Last Tango in Paris (1972)
İzlemeyen ölsün : ))) |
|
|
|
|
 |
Big_Gun
Yüzbaşı


Kayıt: Jan 24, 2007
Mesajlar: 4903
Puanı: 24971
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 7:20 pm |
|
Bu olağan üstü adamı sadece Godfather ile tanımak çok yanlıştır. Benim için dünyanın en iyi oyuncularından biridir. Oynadığı her filmde olağan üstü bir performans sergilemiştir... |
|
|
|
|
 |
lalena
Astsubay Çavuş


Kayıt: May 18, 2008
Mesajlar: 425
Puanı: 2205
Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 7:27 pm |
|
| IanHill demiş ki: |
| lalena demiş ki: |
| IanHill demiş ki: |
| Kendisini çoğu kişi gibi Godfather filmiyle tanıdım ve sevdim. Bunun haricinde Superman filmlerinde izlemiştim. Onun gibi bir sanatçıyı kaybetmek kötü olmuştu. Başlık için teşekkürler. |
Bence kaybetmek kötü olmadı. Çünkü yapabileceklerinin en iyisini yapıp gitti  |
Daha bir sürü yapıta imza atabilirdi bence ağır rollerle güzel olurdu nitekim.
| metallizm demiş ki: |
| __darkman__ demiş ki: |
| Sadece Godfather'da oynadığını biliyorum. Onu da izlemedim zaten. |
Dostum işine karışmak gibi olmasın ama gerçekten izlemelisin. |
Bende izlemen gerektiğini düşünüyorum dostum. Ön yargıyla bakardım hep bu filme, hep üşenirdim izlemek için. Ama sonra çok sevdiğimi fark ettim bu filmi. |
Hayır benim dediğim ölen bir sanatçının arkasından aa işte ölmeseydi daha çok iş yapardı demenin bana çok saçma geldiği. Vakti dolmuş ölmüş. Bu zamana kadar iyi işler çıkarmışsa çıkardığı en iyi işler, kötü işler çıkamışsa da kötü işler diye bahsedilir biter. Yani keşke ölmeseydi, kötü oldu lafını değersiz buluyorum.
Not: Ben sadece genelleme yapıyorum üstüne alınma olur mu  |
|
|
|
|
 |
general_einstein
Teğmen


Kayıt: Sep 09, 2007
Mesajlar: 2548
Puanı: 12919
Nerden: istanbul maltepe :p Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Hzr 01, 2008 7:30 pm |
|
Aslında Godfather da ki karakteri önceki kariyeriyle hiç uyuşmaz Marlon babanın Ezelden takip eden biri için şaşırtıcıdır..
Ayrıca abimizin Apocalypse Now Redux filmini muhakkak izlemelisiniz Kaldı ki bu film Godfather ın babası Ford Coppola dan çıkmadır.. KAdrosunda Harrison Ford, Martin Sheen, Robert Duvall ve Dennis Hopper gibi isimler yer almakta  |
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
|
|
|
|
 |
Erman_Toroglu
Asteğmen


Kayıt: Sep 11, 2005
Mesajlar: 1593
Puanı: 8236
Nerden: Kaşla göz arasından Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
|
Tarih:
Cmt Hzr 07, 2008 11:08 pm |
|
brando'nun 1973'te baba'daki corleone rolüyle "layık görüldüğü" oscar'ı red konuşması:
marlon brando'nun wounded knee katliamı protestosu
[bu metin marlon brando tarafından akademi ödülleri töreni için hazırlanmıştır. 30 mart 1973'teki törene, ödülü reddetmek üzere aktör adına katılan apaçi yerlisi sacheen littlefeather, görevliler tarafından engellendiği için metnin tamamını okuyamamış, sadece birkaç cümle edebilmiştir. basına dağıtılan metin ertesi gün bütün büyük yayın organlarında yayımlanmıştır. brando, o geceyle ve wounded knee katliamını protesto etmek üzere kabul etmediği ödülle ilgili olarak otobiyografisinde şunları söyler: "ama yine de büyük zorluklara rağmen sacheen, kızılderililer adına bir iki söz söylemeyi başardı; bu hareketinden ötürü onunla gurur duydum. o oscar'a ne oldu bilmiyorum. sinema akademisi belki onu bana yollamıştır, ama öyle olduysa bile nerede olduğunu bilmiyorum."]
"200 yıl boyunca toprağı, yaşamı, ailesi ve özgür olma hakkı için savaşan yerli halka şöyle dedik: "indir silahını arkadaş, gel beraber oturalım. indirirsen eğer silahını arkadaş, barıştan söz ederiz senle, anlaşırız senin hayrına."
silahlarını indirdiklerinde ise onları katlettik biz. onlara yalan söyledik. onları topraklarından koparmak için kandırdık. onları açlığa mahkûm ettik, ki hiçbir zaman sadık kalmadığımız ve adına antlaşma dediğimiz o kağıtları zorla imzalasınlar. onları, yalnızca yaşamın anımsayabileceği kadar uzun bir süredir yaşam vermiş bu kıtada dilencilere döndürdük. ve tarihi nasıl yorumlarsanız yorumlayın, ne kadar çarpıtırsanız çarpıtın: biz doğru davranmadık. ne adil davrandık ne de dürüst. onlara ne haklarını iade etmek zorundaydık ne de antlaşmalarımıza sadık kalmak.. çünkü gücümüzün üstünlüğü bize diğerlerinin haklarına saldırma, mallarını gaspetme, yalnızca yaşamlarını ve özgürlüklerini savunmaya çalışırken yaşamlarını ellerinden alma hakkını sağlıyordu. onların erdemleri suça dönüşürken bizim ahlâksızlıklarımız erdem oluyordu.
fakat bu sapkınlığın ulaşamayacağı bir şey var, o da tarihin büyük hükmü. emin olun tarih bizi yargılayacaktır. ama umurumuzda mı? bu nasıl bir ahlâki şizofrenidir ki, tüm dünyanın işitmesi için ulusumuzun en tepesindeki sesle ciğerlerimiz patlayana kadar taahhütlerimizi yerine getirdiğimizi haykırırız da, tarihin tüm sayfaları ve amerikan yerlilerinin son 100 yıl boyunca geçirdiği tüm o aç, susuz günler ve geceler bu sesin dediklerinin tam tersini söyler.
görülen o ki, bu bizim ülkede 'komşunu sev' ilkesi ve bu ilkeye saygı artık işlemez hâle gelmiş ve tüm yaptığımız, gücümüzle yapmayı başarabildiğimiz ancak ve ancak, dost da olsa düşman da, yeni doğan ülkelerin umutlarını yok edecek şekilde onlara bizim insancıl, uygar olmadığımızı ve sözümüzü tutmadığımızı göstermek olmuştur.
belki de şu anda kendi kendinize, "hay aksi şimdi bunun akademi ödülleri ile ne ilgisi var canım!" diyorsunuz. "bu kadın burada ne arıyor, hem akşamımızı berbat etti, hem de bizi ilgilendirmeyen konularla yaşamlarımıza girdi, üstelik umurumuzda bile değil. zamanımızı ve paramızı harcadığı gibi bir de evlerimize istemeden girdi."
sanırım bu sorulmamış soruların cevabı, sinema dünyasının da en az diğerleri kadar yerlileri küçük düşürmekle, onları vahşi, düşmanca ve kötü göstererek karakterleriyle alay etmekle sorumlu olmasında yatıyor. bu dünya çocukların büyümesi için zaten yeteri kadar zor. yerli çocuğu televizyon izlerken film de izler ve soyunu filmlerde anlatıldığı gibi görünce o zihinlerin nasıl zedelendiğini bilmemiz mümkün değildir.
geçenlerde bu durumu düzeltecek bir kaç sendeleyen adım atıldı, ancak çok az ve çok aksak.. öyle ki, bu mesleğin bir üyesi olarak, bir birleşik devletler yurttaşı olarak bu gece bu ödülü kabul etmek içimden gelsin. öyle düşünüyorum ki bu ülkede şu anda ödül almak ya da vermek, amerikan yerlilerinin durumları önemli oranda düzeltilmediği sürece uygun değildir. eğer kardeşimizden sorumlu olamıyorsak en azından celladı olmayalım. bu gece doğrudan sizinle konuşuyor olabilirdim ancak yaralı diz'e (wounded knee) gidip, ırmaklar aktıkça ve otlar büyüdükçe onursuz kalmaya devam edecek bir barışın kurulmasını engelleyebilmek için elimden gelen yardımı yapmakla daha yararlı olabileceğimi hissettim.
ümit ederim ki şu anda dinleyenler bunu kabalık olarak addetmez de, yaşayan hafızanın ötesinden beri yaşamlarını destekleyen bu toprakların üzerinde tüm insanların özgür ve bağımsız kalma hakkı olduğuna inandığımızı söylemeye hakkımız olup olmadığı gibi önemli bir konuda dikkati çekmek için yapılmış samimi bir çaba olarak görürler.
bayan littlefeather'a gösterdiğiniz incelik ve nezâket için teşekkür ederim. hepinize teşekkür ederim ve iyi geceler dilerim."
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
|
_________________ We reserve the right to rock!
 |
|
|
|
 |
Big_Gun
Yüzbaşı


Kayıt: Jan 24, 2007
Mesajlar: 4903
Puanı: 24971
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
|
Tarih:
Cmt Hzr 07, 2008 11:17 pm |
|
| Erman_Toroglu demiş ki: |
brando'nun 1973'te baba'daki corleone rolüyle "layık görüldüğü" oscar'ı red konuşması:
marlon brando'nun wounded knee katliamı protestosu
[bu metin marlon brando tarafından akademi ödülleri töreni için hazırlanmıştır. 30 mart 1973'teki törene, ödülü reddetmek üzere aktör adına katılan apaçi yerlisi sacheen littlefeather, görevliler tarafından engellendiği için metnin tamamını okuyamamış, sadece birkaç cümle edebilmiştir. basına dağıtılan metin ertesi gün bütün büyük yayın organlarında yayımlanmıştır. brando, o geceyle ve wounded knee katliamını protesto etmek üzere kabul etmediği ödülle ilgili olarak otobiyografisinde şunları söyler: "ama yine de büyük zorluklara rağmen sacheen, kızılderililer adına bir iki söz söylemeyi başardı; bu hareketinden ötürü onunla gurur duydum. o oscar'a ne oldu bilmiyorum. sinema akademisi belki onu bana yollamıştır, ama öyle olduysa bile nerede olduğunu bilmiyorum."]
"200 yıl boyunca toprağı, yaşamı, ailesi ve özgür olma hakkı için savaşan yerli halka şöyle dedik: "indir silahını arkadaş, gel beraber oturalım. indirirsen eğer silahını arkadaş, barıştan söz ederiz senle, anlaşırız senin hayrına."
silahlarını indirdiklerinde ise onları katlettik biz. onlara yalan söyledik. onları topraklarından koparmak için kandırdık. onları açlığa mahkûm ettik, ki hiçbir zaman sadık kalmadığımız ve adına antlaşma dediğimiz o kağıtları zorla imzalasınlar. onları, yalnızca yaşamın anımsayabileceği kadar uzun bir süredir yaşam vermiş bu kıtada dilencilere döndürdük. ve tarihi nasıl yorumlarsanız yorumlayın, ne kadar çarpıtırsanız çarpıtın: biz doğru davranmadık. ne adil davrandık ne de dürüst. onlara ne haklarını iade etmek zorundaydık ne de antlaşmalarımıza sadık kalmak.. çünkü gücümüzün üstünlüğü bize diğerlerinin haklarına saldırma, mallarını gaspetme, yalnızca yaşamlarını ve özgürlüklerini savunmaya çalışırken yaşamlarını ellerinden alma hakkını sağlıyordu. onların erdemleri suça dönüşürken bizim ahlâksızlıklarımız erdem oluyordu.
fakat bu sapkınlığın ulaşamayacağı bir şey var, o da tarihin büyük hükmü. emin olun tarih bizi yargılayacaktır. ama umurumuzda mı? bu nasıl bir ahlâki şizofrenidir ki, tüm dünyanın işitmesi için ulusumuzun en tepesindeki sesle ciğerlerimiz patlayana kadar taahhütlerimizi yerine getirdiğimizi haykırırız da, tarihin tüm sayfaları ve amerikan yerlilerinin son 100 yıl boyunca geçirdiği tüm o aç, susuz günler ve geceler bu sesin dediklerinin tam tersini söyler.
görülen o ki, bu bizim ülkede 'komşunu sev' ilkesi ve bu ilkeye saygı artık işlemez hâle gelmiş ve tüm yaptığımız, gücümüzle yapmayı başarabildiğimiz ancak ve ancak, dost da olsa düşman da, yeni doğan ülkelerin umutlarını yok edecek şekilde onlara bizim insancıl, uygar olmadığımızı ve sözümüzü tutmadığımızı göstermek olmuştur.
belki de şu anda kendi kendinize, "hay aksi şimdi bunun akademi ödülleri ile ne ilgisi var canım!" diyorsunuz. "bu kadın burada ne arıyor, hem akşamımızı berbat etti, hem de bizi ilgilendirmeyen konularla yaşamlarımıza girdi, üstelik umurumuzda bile değil. zamanımızı ve paramızı harcadığı gibi bir de evlerimize istemeden girdi."
sanırım bu sorulmamış soruların cevabı, sinema dünyasının da en az diğerleri kadar yerlileri küçük düşürmekle, onları vahşi, düşmanca ve kötü göstererek karakterleriyle alay etmekle sorumlu olmasında yatıyor. bu dünya çocukların büyümesi için zaten yeteri kadar zor. yerli çocuğu televizyon izlerken film de izler ve soyunu filmlerde anlatıldığı gibi görünce o zihinlerin nasıl zedelendiğini bilmemiz mümkün değildir.
geçenlerde bu durumu düzeltecek bir kaç sendeleyen adım atıldı, ancak çok az ve çok aksak.. öyle ki, bu mesleğin bir üyesi olarak, bir birleşik devletler yurttaşı olarak bu gece bu ödülü kabul etmek içimden gelsin. öyle düşünüyorum ki bu ülkede şu anda ödül almak ya da vermek, amerikan yerlilerinin durumları önemli oranda düzeltilmediği sürece uygun değildir. eğer kardeşimizden sorumlu olamıyorsak en azından celladı olmayalım. bu gece doğrudan sizinle konuşuyor olabilirdim ancak yaralı diz'e (wounded knee) gidip, ırmaklar aktıkça ve otlar büyüdükçe onursuz kalmaya devam edecek bir barışın kurulmasını engelleyebilmek için elimden gelen yardımı yapmakla daha yararlı olabileceğimi hissettim.
ümit ederim ki şu anda dinleyenler bunu kabalık olarak addetmez de, yaşayan hafızanın ötesinden beri yaşamlarını destekleyen bu toprakların üzerinde tüm insanların özgür ve bağımsız kalma hakkı olduğuna inandığımızı söylemeye hakkımız olup olmadığı gibi önemli bir konuda dikkati çekmek için yapılmış samimi bir çaba olarak görürler.
bayan littlefeather'a gösterdiğiniz incelik ve nezâket için teşekkür ederim. hepinize teşekkür ederim ve iyi geceler dilerim."
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
|
Bir oyuncu bize duygularını ve düşüncelerine sadece filmlerle değilde nasıl ahlaki ve hayatımızın içinde olan olaylarla anlattığının bir kanıtıdır bu. Çok teşekkürler Erman_Toroğlu
(Boşuna hayranı değiliz heralde adamın) : ) |
|
|
|
|
 |
|
|