Giriş Yap ya da Kayıt Ol
Heavy Metal TR . COM: Forumlar

HMTR :: Başlığı Görüntüle - Nostradamus Kimdir?
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   Kayıt OlKayıt Ol 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 
Nostradamus Kimdir?

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    HMTR Forum Ana Sayfası -> Felsefe / Kültür / Sanat
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
RockaRolla
Astsubay Üst Çavuş
Astsubay Üst Çavuş


Kayıt: Jul 06, 2007
Mesajlar: 615

MesajTarih: Pts Hzr 16, 2008 12:12 pm    Mesaj konusu: Nostradamus Kimdir? Alıntıyla Cevap Ver

Nostradamus’un Yaşam Öyküsü

İnsanoğlu her çağda geleceği görenlere ilgi duymuş, bu konuya her zaman önem vermiştir. Günlük hayatımızda, hava durumunu dinlerken bile aslında geleceği bilme isteğini taşırız. Kehanet, içimizdeki maceraperestliği ve hayal gücümüzü harekete geçirir.

Birçoğumuz rüyaların gerçeği gösterdiğine inanırız ve bilim adamları da beynimizin bir bölgesinin olacakları önceden tahmin etme işine ayırdığını söylerler. Belki de kehanet dediğimiz şey aslında hepimizde meydana gelen basit bir kimyasal reaksiyondan başka bir şey değildir.

Geçmişte bu beceriyi bir sanat haline getirebilen bir avuç büyük yetenekli insanin arasında bir tanesinin özel yeri vardır. Bundan dört yüzyıl önce Güney Fransa'da yaşamış, daha çok isminin Latinceye çevrilmiş hali olan Nostradamus adıyla tanınan Michel de Nostredame özellikle içinde bulunduğumuz yüzyılda büyük bir ün kazanmıştır.

Simya bilgini, kâhin, tip doktoru, şifalı bitkiler uzmanı, kozmetiklerin ve meyveleri korumakta kullanılan maddelerin mucidi, bu 16. yüzyıl Rönesans adamı yüzyılımıza kadar olağandışı ve esrarengiz bir kişi olarak kalmıştır. Bin kehaneti içeren on ciltlik "yüzyıllar" adli eseri günümüze dek defalarca basılmış ve sakladığı sırlarının açıklanacağı günü beklemiştir. Bir insanin geleceği nasıl bu kadar kesin bir şekilde görebildiği bilinmiyor.

Nostradamus 14 Aralık 1503 tarihinde Renee ve Jacques de Nostredame'in oğlu Michel de Nostredame olarak dünyaya geldi. St.Remy şehrinde noter olan babası sayesinde Provence'in zengin mutfağı ve babasının arkadaş sofralarındaki iş konuşmaları arasında oldukça varlıklı bir çocukluk dönemi yaşadı.

Michel'in geleceği görme yeteneği ilkönce büyükbabaları Jean de St.Remy ve Pierre de Nostredame tarafından desteklenmişti. Jean ve Pierre, Kral Rene ve oğlunun fizikçileriydiler ve bir bilginler ve sanatçılar grubu ile beraber tüm Bati Avrupa’yı dolaşmış, bu arada da iyi iki arkadaş olmuşlardı. Büyükbabası Jean'in yanında oturduğu süre içinde Eski Yunanca'yi, Latince'yi ve Ibranice'yi öğrendi. Jean'in bu istekli öğrencisi özellikle Matematik ve Simya Bilimi konusuyla çok ilgiliydi. Jean torununa hemen her konuda ders veriyordu: Klasik edebiyat, tarih, tip, astroloji ve şifalı otlarla tedavi. Nostradamus ilk defa Hıristiyan dünyasında yasaklanan sanat ve bilimin tadını Yahudi Kabbalah'ini ve Simya’yı öğrenerek almış oluyordu. (Simya adi verilen bu bilim kolu "baz metalleri altına çevirme yöntemi" olduğu maskesi altında gizlenmiş ve yasaklanmıştı). Jean ölünce Nostradamus eve döndü ve diğer büyükbabası eğitimine devam etti. Michel Provence'da o sıralarda bütün Avrupa’yı kasıp kavuran savaştan uzak bir çocukluk yaşadı. 14 yaşına geldiğinde dedesi tarafından eğitimini sürdürmesi için bir önceki yüzyılda Papalığın başkenti olan Avignion'a gönderildi. Bos zamanlarını yenilenen Papalık kütüphanesinde büyü ve astroloji ile ilgili kitapları okuyarak geçiriyordu. Bu ilahi bilimlere olan aşırı ilgisi yüzünden arkadaşları arasında "küçük astrolog" lakabı ile çağrılır oldu. Michel'in astrolojiyi ve Kopernik'in görüşlerini açıkça savunduğu haberi Nostradamus'un ailesinde endişeye yol açtı. Zira büyükbabaları eskiden Yahudi’ydi. Avrupa'da sofu Hıristiyanların İsa’nın katlinin sorumluluğunun Yahudilere ait olduğunu ileri sürmesi ile İspanya’dan Yahudiler kovulmuştu. Avrupa’nın geri kalanındakiler de Hıristiyan olmamaları halinde ayni akıbete uğrayacakları tehdidi altındaydı. Bu sebeplerden ötürü de bazı Yahudiler Hıristiyan olmayı tercih etmek zorunda kalmışlardı. Nostradamus da bu nedenle hem Yahudi geleneklerine, hem de dış dünyadaki Hıristiyan yaşayışına sahip bir çifte kültür içerisinde yetişmişti.

Babası oğlunun bu konulara olan ilgisinden endişelenince büyükbabası simyanın yanında fiziği de beraber götürürse fazla tepki görmeyeceğini söyledi. 1522'de Montpellier üniversitesine tip okumaya gitti. On dokuz yaşındaki bu öğrenci dedelerinden aldığı eğitimle öylesine doluydu ki kısa süre sonra öğretmenlerini yetersiz bulmaya başladı. Bu arada dedesinden ağzını sıkı tutmayı da öğrenmişti. O zamanlar gözde tedavi yöntemleri olan kan akıtmaya, müshil kullanmaya ve temizliğe dikkat edilmemesine karşı olmasına rağmen karşılaştığı dogma duvarını görünce sesini çıkartmamayı tercih etti.

Tip diplomasini aldıktan sonra, mesleğini yürütmek için taşraya, meraklı gözlerden uzağa gitmeyi tercih etti. Kısa süre sonra köy köy dolaşarak, tüm ülkeyi kasıp kavuran şarbon illetiyle savaşmaya başladı. Fransızlar karşılarında görmeye alışık olmadıkları bir doktorla tanıştılar. Kısa boylu, çevik ve kuvvetli, ciddi bakışlı, pembe yanaklı, genç, sakallı bir adam... Nostradamus alışılmışın dışında hastaların arasında uzun zaman harcıyor, onlara temiz hava ve suyu tavsiye ediyor, bitki tedavileri uyguluyordu. Herkesin şaşırdığı bir başka nokta ise, genç doktorun diğerlerinin aksine hiç kimsenin damarlarını açıp kan akıtmamasıydı.

Salgının adeta izini sürerek bütün Güney Fransa’yı dolaştı ve hiçbir şehri hastalık tamamen geçmeden terk etmedi.

Nostradamus, bu çok başarılı doktorluk kariyerinin yani sıra bir astrolog olarak da ün salmıştı. Soylular ona gelip burçları hakkında bilgi alırlardı. Soylu hanımların kendisini ziyaret nedeni ise, kozmetiklerdi. Ünlü klasik eserleri Fransızcaya ilk çeviren de Nostradamus'tu. Sık sık doktorlar ve eczacıların misafiri olur gündüzleri hastaları iyileştirir, geceleri ise büyü konusunda bildiklerini öğrenirdi. Bu insanlar da onun gibi eski Yahudilerdi. Simya ve tefsir gibi bilimlerle gizlice uğraşarak, Hıristiyanlarca mutlak kabul edilen soyut kavramlara açıklayıcı cevaplar arıyorlardı.

1529 yılında Montpellier üniversitesine geri çağrılıp, yaptığı tedaviler hakkında açıklamalarda bulunması istenildi. Alışılmamış metotlarına karşı sert tepkiler almasına rağmen, tedavilerinin başarısı onu savunmaya yetti. Dekan tarafından üniversitede bir kürsü ile ödüllendirilen Nostradamus üç yıl kadar profesörlük yaptıktan sonra okutulması gereken metinlerin dışına çıktığı için karşılaştığı baskılar nedeniyle tekrar yola koyuldu.

1534'te Rönesans’ın en büyük bilim adamı ve düşünürlerinden Jules Cesar Scalinger tarafından Agen'e davet edildi. Yeni memleketini çok seven Nostradamus burada da başarılı doktorluğu ile dikkati çekti. Kısa süre içinde şehrin zengin aileleri kızlarını genç doktorla evlendirmek için yarışa girmişlerdi. Adını bilmediğimiz genç, güzel ve alımlı bir hanımla evlenen Nostradamus, üç yıl boyunca mutlu bir evlilik hayatı yaşadı.

1537 yılında şarbon bu şehre de ulaştığında Nostradamus başarılı tecrübelerinin verdiği güvenle hastalığa karşı mücadeleye başladı. Bir gün zengin ve güçlü bir hastasını tedavi edip eve döndüğünde esinin ve iki çocuğunun yüksek ateşleri olduğunu ve şarbona adini veren kömür rengi lekeleri gördü. Nedendir bilinmez, ne kadar çabaladıysa da kendi esini ve çocuklarını hastalığın pençesinden kurtaramadı. Doktorun bu trajik hikâyesi şehirde hızla yayıldı ve doktora karşı bir güvensizlik hatta kızgınlık başladı. Bu kadar felaket yetmezmiş gibi, mutlu günlerinde yaptığı bir saka başına bela olmuştu. Bir gün bronz bir Meryem Ana heykelini döken isçiye söylediği bir cümle, tam üç yıl sonra yaşadığı bu zor dönemde, dine bir hakaret olarak ortaya çıkartılmıştı. Nostradamus bu masum şakasını savunduysa da Engizisyon zihniyeti taşıyan kilise olaya büyük kuşku ile baktı. Bunun üzerine Nostradamus şehri bir gece gizlice terk ederek kaçtı. Kilisenin baskısından kaçtığı sonraki altı yıl boyunca önce İtalya’ya doğru yöneldi, sonra Bati ve Güney Avrupa’yı gezdi. Bu arada kendini keşfedip tanımaya başladı. Kâhinlik kabiliyetlerinin geliştiği zaman da bu dönemdir.

1544 yılında yaşanan büyük bir sel felaketi sonrasında her yana dağılan insan ve hayvan leşleri yüzünden yeniden yayılan salgına karşı tedavilerine, meslektaşlarının tüm karşı çıkmalarına rağmen, bu sefer Aix şehrinde devam etti. Bu şehirde büyük itibar gördü ve birçok hediye aldı. Aldığı armağanları kurtaramadığı hastaların geride kalanlarına verdi. Aix şehrinin kahramanı bu defa Lyons'a davet edildi. Salon şehrine dönüp hayatinin geri kalanını burada geçirdi. Bu güzel yerde karisini ve çocuklarını kaybettikten on yıl sonra zengin bir dulla ikinci evliliği yaptı. Artik hayati daha güvenli ve stressizdi. Evin en üst katini özel çalışma odası haline getirmişti. Yıllarca süren Avrupa gezileri sırasında topladığı çeşitli malzemeyi burada bir araya getirmişti. Usturlaplar, sihirli aynalar, su bulan çatallar, pirinç kâseler, eski kâhinlerin tasarladığı üçayaklı sehpa Branchus... Nostradamus şehirde dindar bir Hıristiyan olarak tanınıyordu. Güneş battıktan çok sonra doktor, karısına iyi geceler diler, yukarı, meraklı gözlerden uzaktaki odasına çıkıp kendisini kilitlerdi. Halk zaman içinde her dini bütün Hıristiyan uyurken niye doktorun üst kattaki ışığının yandığını ve neler yaptığını merak etmeye başlamıştı.

O koca pencerenin ardında, titrek mum ışığında Astronomik takvimlere danışır, burçların rotasını çıkartırdı. Bu denizcinin kullandığı yıldızlar ve güneşler onu bambaşka bir denize, zamanın sularına götürüyordu. Durumun uygun olduğunu görürse, bu sefer, ağzına kadar doldurulmuş pirinç kâseyi karsısına alıp, pirinç üçayaklı sehpa üzerinde çalışmaya başlardı. Kendisini bütün düşüncelerden arındırır ve ince bir aleve yoğunlaşırdı. Daha sonra bir transa girer ve kâsede kaynayan suyun sihirli kabarcıkları arasında yüzler şekiller ve yerler görürdü. Bu gördükleri Fransa’nın yaşayacağı dini bir savaşın gölgeleriydi. Bu uğursuz işaret, kâhinin hayatında, kaderin sularına atılmış, gittikçe büyüyen dalgalar yaratan büyülü bir tas etkisi yaptı.

Nostradamus'un içinde, gördüklerini başkalarıyla paylaşmak için dayanılmaz bir istek vardı. Bunu gerçekleştirmek için 1550'de ilk almanakini yazdı. Bu kitapta on iki tane manzum dörtlük bulunuyordu. Her bir dörtlük gelecek yılın bir ayı ile ilgili genel bir kehanet içeriyordu. Kitap yayımlanır yayımlanmaz büyük ilgi gördü ve hayatinin sonuna kadar her yıl bir almanak yazdı. Kısa zaman içinde, tüm ulaşım güçlüklerine ve tehlikelere rağmen, Fransa’nın her yerinden kendisine danışmaya gelen insanlar kapısında kuyruklar oluşturmaya başlamışlardı.

Jean-Aymes de Chavigny adında bir delikanlı parlak bir politika ve hukuk kariyerinden vazgeçip kahinin asistanı olmak için yanına gelmişti. Nostradamus'un kehanetlerini basılmadan önce redakte eden ve daha sonra ustasının biyografisini yazan odur.

Belli bir süre sonra Nostradamus almanakları yetersiz bulmaya başladı ve kıyamete kadar insanoğlunun karşılaşacağı her olayı içine alan bir eser fikrini Chavigny'ye açtı. "Yüzyıllar" adini taşıyacak olan bu eser her biri bin dörtlük, dolayısıyla bin kehanetten oluşacak ciltlerden meydana gelecekti. 1554 yılında yazmaya başladığı bu eserinin ilk bölümleri 1555'te yayınlanmaya başladı. Çok büyük bir tepkiyle karşılaşmışlardı. Kibar ve soylular Nostradamus'u bir deha olarak görürken, sade halk ve köylüler kendisini cehennemin akil çelen karmaşık dörtlükleriyle insanları etkilemeye çalışan, şeytanin bir uşağı olarak görüyordu. Meslektaşları için ise, bir utanç kaynağıydı. Düşünürlerin bazıları onu övüyor bazıları da hakaret ediyordu. Sairler ise bu Provence Fransızcası, Latince, Yunanca ve İtalyanca karışımı ile yazılmış bu bilmece ve kelime oyunları karşısında şaşırmışlardı.

Kraliçe Catherine de Medici en sadik okuyucularından biriydi. İtalyanlara yakışır bir merak ve entrikacılığa sahip bir insan olan kraliçenin Katolik Kilisesi'ne olan bağlılığı mevkisinin gerektirdiği bir formaliteden başka bir şey değildi. Kendine ait dairesinde farklı bir dinin büyü ayinlerini düzenlerdi. Beraberindeki genç rahibeler ve astrologlarla sihirli aynasının ardından tanrılarına danışır, yasaklanmış sanatların yardımıyla geleceğe ışık tutacak işaretleri görür, bu şekilde ihtiraslarına hizmet ederdi. Kendinden önceki Mediciler gibi o da çocuklarının doğru kişilerle evlenmelerini sağlayarak Avrupa'ya hâkim olma sabit fikrine sahipti.

Bir gün işaretlerin eskisi gibi iyi olmadığının farkına vardı. Kocası kral Henry II'nin geleceğinde kara bulutlar görülüyordu. Kocasının başına gelecek bir felaket dört oğlu ve üç kızı için de tehlikeli olabilirdi. Kraliçe "yüzyıl"'in 35. dörtlüğünde bahsedilen yaşlı aslanın kocası olduğuna inanıyordu. Kral karisinin büyüye olan merakı ile pek ilgilenmese de bu sefer kehanetten ötürü içine bir şüphe düşmüştü. Saray müneccimi krala hiçbir turnuvaya katılmamasını, kendini tehlikeye atmamasını söylemişti. Bunun üzerine Nostradamus saraya davet edildi. Normal şartlarda en az iki ay sürmesi gereken yolculuk, kraliçenin emri ile her durakta arabanın atlarının yenileri ile değiştirilmesi ile bir ayda bitmişti. Hiç durmadan yol alan Nostradamus 15 Ağustos 1556'da Paris'e ulaştı.

Kraliçe kendisini büyük bir heyecanla karşıladı. Kral ise kâhine sadece kibarlık çerçevesi içerisinde, gereken ilgiden fazlasını göstermedi. Nostradamus'un kendisini rahatlatmak için yaptığı açıklama ile yetindi. Kraliçe ise kahinle özel olarak saatler boyu, astrolojiden büyüye, kehanetlere kadar birçok konuda uzun uzun sohbet etti. Kraliçe bu konudan fazlasıyla etkilenmişti. Nostradamus'un laboratuarını, Sens Başpiskoposu’nun Paris'teki muhteşem sarayına taşımak için faaliyete girişti. Burada kendisinden kraliçenin çocuklarının yıldız haritalarını çizip geleceklerini anlatmasını istemişti, oysa onların gelecekleri hakkında Nostradamus zaten her şeyi biliyordu. Kraliçe'ye tam olarak ne söylediğini bilmiyoruz ama kraliçe bundan yeterince tatmin olmuş ve gerekli önlemleri almıştı.

Nostradamus kendine tahsis edilen saraya döndüğü bir sırada yanına gelen bir hanim, Paris adliyesinin çalışmalarıyla ilgilendiğini ve dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Bu uyarıyla engizisyonun nefesini yeniden ensesinde hissetti ve derhal Salon şehrine geri dönmeye karar verdi. 1558'de "yüzyıllar" adli çalışmasını tamamlamıştı. Son üç "yüzyıl”ın sağlığında basılmamasına karar vermişti. Kralın ölümünü haber veren, birinci yüzyılın otuz besinci dörtlüğü 1559 yılında gerçekleşiyor ve Nostradamus'un ününü tüm Avrupa'ya yayıyordu. Bir yıl sonrasında ise tutuculuğun zulmü ile karşı karşıya kalacaktı. Bazı kitaplar onu şarlatanlık ve asilikle suçladılar. Bu kadar olumlu ve mizah anlayışına sahip bir insanin bu kadar karanlık bir gelecek çizmesi herkesi şaşırtıyordu. Nostradamus kendi yazdığı savunmasında, gelecekte gördüğü bu şiddetin bugünü daha olumlu yaşamayı gerektirdiğini ileri sürmüştü. Bu sırada hiç bitiremediği ekstra iki cilt olan on birinci ve on ikinci "yüzyıl”ı yazmakla meşguldü. Genç ve dindar Katolikler tarafından sık sık camları taşlanıyor, giderek daha fazla şiddete hedef oluyordu. Bu öylesine aşırı bir noktaya geldi ki, kendi isteği ile ailesiyle beraber hapishanede korunmaya başladı. 1559'da bu kızgınlık Nostradamus'un ünü ile ayni anda başlamıştı.

Henry II kız kardeşi Margarite ile Savoy Dükü'nün ve kızı ile İspanya Kralı Philip'in çifte düğünleri onuruna düzenlenen eğlenceler sırasında, kehanetlere kulak asmayıp, turnuvalara katildi. Kalabalık, büyük bir aslan resmiyle süslenmiş altın renkli zırh içindeki krallarını seyretmek için toplanmıştı. Üç yıl öncesinin kehanetine önem veren tek kişi kraliçeydi. Kral her galibiyetinden sonra halkı selamlıyordu. Bu seferki rakibi kralın İskoç muhafızlarından aslan amblemi taşıyan, genç bir yüzbaşıydı. Kehaneti bilen yüzbaşı affını istediyse de kralın ısrarı üzerine çarpıştılar ve yüzbaşının mızrağı kralın miğferinin arasından gözüne saplanıp onu öldürdü. Haber hızla Paris'te yayıldı, sinirli kalabalık Nostradamus'un tasvirlerini yakıp, Engizisyonun da onu yakmasını istediler.

Genç aslan yaşlı olanı yenecek
Savaş meydanındaki bir tek döğüşte
Altın bir kafesin arasından gözünü oyacak
İki yara bir olacak ve o acımasız döğüşte can verecek

("yüzyıl 1" 35. Dörtlük)

Henry'nin ölümünden sonra saray mensupları onuncu "yüzyıl"'in 39. dörtlüğünü gizlice birbirlerine aktarmaya başladılar. Birinci satırda bahsedilenin, İskoç prensesi Mary Stuart ile mutsuz bir evliliği olan, çekingen ve zayıf bünyeli Francis II olduğunu artik herkes biliyordu. Sözü geçen dul ise şimdiki Ana Kraliçe Catharine de Mediciden başkası değildi.

Francis'in sağlığı kötüleşince Tuscany elçisi Floransa Düküne bir mektup yazıp Nostradamus'un onun öleceğini haber verdiğini hatırlatır. Bu mektup yerine ulaştıktan üç gün sonra, yani on sekizinci doğum gününden kısa süre sonra Francis öldü.

Büyük oğul, bir dul, talihsiz bir evlilik ki
çocuk sahibi olamadılar
Birbiriyle anlaşamayan iki ada
On sekizinden önce, henüz reşit değilken, diğeri daha da gençken nişan olur.

Dörtlük, ileriki yıllarda kendi kendini açıklamaya devam edecekti. "Çocuksuz" Mary Stuart Iskoçya'ya dönüp kraliçe olur. Bu, iki ada krallığı arasında sürtüşmeye neden olur. Yani Mary ile "çocuksuz" Kraliçe Elizabeth I arasında. Charles IX, Fransa tahtının bir sonraki varisi, dördüncü satırda bahsedilen "diğeri”dir. Ölen kardeşinden daha genç yasta, on bir yaşındayken Avusturya hanedanından Elizabeth ile nişanlanmıştı.

Kesin olarak önceden bildirilen bu talihsizlikler kraliçenin Nostradamus'a olan saygısını bir kat daha arttırdı. Belki de onun kendisine, kocasının ölümü ile başlayan bu felaketler zincirini önleyebilmek için bir çare bulmasını umuyordu. Nostradamus saraya çağrılarak burada saray bilgini ilan edilmiş, bu şekilde kendisine maaş bağlandığı gibi kral tarafından iki yüz altın, ana kraliçe tarafından da yüz altın ile ödüllendirilmişti.

Böylece Nostradamus kahinlik kariyerinin en üst noktasına erişmiş oluyordu. Haziran 1566'da, ilk kez saraya davet edildiğinde yaptığı yorucu yolculuk sonrası yakalandığı Gut hastalığı, bir kez daha ve daha ciddi olarak yakasına yapışıyordu. Yaklaşan ölümünü hisseden Nostradamus 17 Haziran'da vasiyetini yazdırdı. Serveti üç bin dört yüz kırk dört altın olarak kayıtlara geçti (o zaman için bu
oldukça büyük bir servetti). Mirasını esi, üç erkek ve üç kız çocuğu arasında eşit olarak paylaştırdı. Bu arada her ihtimal vasiyette göz önüne alınmıştı. Kızlardan birisinin evlenmeden önce beklenmedik ölümü halinde ne yapılacağı bile ayarlanmıştı. Yatağını üst kata, çok sevdiği çalışma odasına taşımıştı. Hasta ve yorgun vücudunu rahatça hareket ettirebilmesi için özel bir sıra bile yaptırılmıştı. Ayin yirmi besinde artik doktor Nostradamus, hastalığının su toplama safhasına geçtiğinin farkına vardı. Son duasını yapmak üzere Franciscan Manastiri'ndan çağırılan Rahip Vidal Nostradamus'un günah çıkartmasını tek duyan insan oldu. Tanıkların anlattıklarından öğrenilene göre, büyük bir ıstırap çekmesine rağmen sakin ve sessizdi. Geceyi yalnız geçirmek istediğini söyleyip ertesi sabaha kadar kimsenin odaya gelmemesini istedi. Yardımcısı Chavigny'nin "Niye yarın sabaha kadar?" sorusunu ise "Beni gün doğusunda canlı bulamayacaksınız" diye cevaplandırmıştı.

Chavigny alt kata inerken ustasının gri gözlerinde gördüğü pırıltının bir haylazlığın işareti olmasından şüphe ediyordu. Bu denli şakacı bir insan acaba ölüm döşeğinde de bir şaka mı hazırlıyordu.

Nostradamus son almanakindaki son kehanetinde söyle diyordu:

Elçilik görevinden dönüp kralın hediyesi yerine konunca,
Artik hiçbir şey yapamayacak, Tanrı’ya gidecek
Yakin akrabalar, dostlar, kardeşler
Onu yatağın ve sıranın yanında ölü bulacaklar.

Ertesi gün güneş doğarken, Chavigny Nostradamus'un ailesi ve dostları ile beraber üst kata çıktı. Gelmiş geçmiş en büyük kahini yatağı ve yaptırdığı sırası arasında cansız yatarken buldular.

Dul esi Anne, esinin son isteğini yerine getirtti ve tabutunu dik biçimde Cordeliers de Salon kilisesinin duvarına gömdürttü. Böylece hiçbir şaşkın mezarının üzerine basmayacaktı. Ayrıca su sözleri de Latince olarak, tabutunu örten 2.5 metre boyundaki mermer duvara yazdırttı:

"Burada bütün ölümlülerden farklı olarak, yıldızların etkisiyle geleceği gören kalemiyle olayları kaydetmeye layık bulunmuş meşhur Michel Nostradamus yatıyor. Altmış iki yıl, altı ay ve yedi gün yaşadı. 1566'da Salon'da öldü. Gelecek nesiller onun istirahatını bozmasınlar. Anne Posart Gemelle eşine gerçek mutluluk diler."


Ek bilgi: Nostradamus olarak tanıdığımız kişi yaşlanıp, hayatının büyük bir bölümünü adayarak yazdığı çalışmasını bitirdiğinde, bütün kâğıtlarını, kitaplarını, notlarını ve belgelerini(hayatı boyunca tuttuğu gizli kehanetlerin kayıtlarını)toplayarak yakıp kül etmiştir.

Kehanetlerin önsözünde onları, metalleri silahlara ve aletlere dönüştürdüğüne, inanılan Eski Yunan Tanrısı Vulkan’a sunduğunu söyler. Herhangi bir kâğıt yığınından beklenmeyecek kadar parlak bir ışıkla yanan, cehennem alevlerini andıran bu ateş, bütün evi aydınlığa boğar.

Bana göre o albüm kapağındaki ateş bu ateş oluyor.


Nostradamus’un şöhreti bütün Fransa’yı sardıysa da ne gariptir ki, hemen hemen hiçbir tablosu yoktur. Aşağıda görülen tek resmidir.

Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.


[Nostradamus(Peter Lorie – V.J.Hewitt) adlı kitaptan alıntıdır.]
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
DickWinters
Astsubay Başçavuş
Astsubay Başçavuş


Kayıt: Aug 17, 2007
Mesajlar: 959
Nerden: Rize

MesajTarih: Pts Hzr 16, 2008 12:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Paylaşım için sağol..

Sinemayada uyarlanmış..İzlemenizi gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
T_N_T
Forum Destek
Forum Destek


Kayıt: Dec 05, 2007
Mesajlar: 4459
Nerden: İstanbul :P Kişilik:People Hunter..! Durum:Gazz..

MesajTarih: Pts Hzr 16, 2008 12:37 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sağolasın bilgi için..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
DrinkemAll
Asteğmen
Asteğmen


Kayıt: Aug 30, 2007
Mesajlar: 1414
Nerden: Republic Of Thrash Metal Turkey

MesajTarih: Pts Hzr 16, 2008 1:00 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Güzel bir paylaşım yapmışsın.Sağol.Filmi de en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum.Zaten gerçek olaylardan esinlenerek yapılmış film.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
orionmaiden
Astsubay Çavuş
Astsubay Çavuş


Kayıt: Mar 12, 2008
Mesajlar: 388
Nerden: n.w.o.b.h.m

MesajTarih: Pts Hzr 16, 2008 2:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

babam ben küçükken hep anlatırdı nostradamosu...bilgiler için teşekkürler bu yazıya babam da baya bir ilgi duyacak...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
__darkman__
Asteğmen
Asteğmen


Kayıt: Feb 07, 2008
Mesajlar: 1767
Nerden: İzmir

MesajTarih: Pts Hzr 16, 2008 9:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bilgiler için teşekkürler Wink Filmi de izliyeceğim.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Big_Gun
Yüzbaşı
Yüzbaşı


Kayıt: Jan 24, 2007
Mesajlar: 4903

MesajTarih: Pts Hzr 16, 2008 9:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bende de var hafiften Nostradamus luk Cool
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
rebelqueen
Astsubay Çavuş
Astsubay Çavuş


Kayıt: Aug 17, 2007
Mesajlar: 451
Nerden: Manisa

MesajTarih: Pts Hzr 16, 2008 10:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Judas sayesinde az araştırmamıştım Nostradamus'u... Bilgiler için çok sağol... Bir de yazıda göremedim yok sanırsam, mezarının açılacağı tarihi de bilmiş mezarını açanları bir şoka daha uğratmış..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
RockaRolla
Astsubay Üst Çavuş
Astsubay Üst Çavuş


Kayıt: Jul 06, 2007
Mesajlar: 615

MesajTarih: Pts Hzr 23, 2008 12:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

rebelqueen demiş ki:
Judas sayesinde az araştırmamıştım Nostradamus'u... Bilgiler için çok sağol... Bir de yazıda göremedim yok sanırsam, mezarının açılacağı tarihi de bilmiş mezarını açanları bir şoka daha uğratmış..


Nostradamus vasiyetinde mezar taşına bir tarih yazdırılmasını ister ileriki bir tarih, ve gün gelir 2 mezar soyguncusu nostradamusun mezarını açmaya çalışırken tarihe bakarlar ve o günün tarihidir.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
rebelqueen
Astsubay Çavuş
Astsubay Çavuş


Kayıt: Aug 17, 2007
Mesajlar: 451
Nerden: Manisa

MesajTarih: Pts Hzr 23, 2008 12:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hmm sağol doğrusunu da öğrenmiş oldum..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
RockaRolla
Astsubay Üst Çavuş
Astsubay Üst Çavuş


Kayıt: Jul 06, 2007
Mesajlar: 615

MesajTarih: Cum Hzr 27, 2008 1:14 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Big_Gun demiş ki:
Bende de var hafiften Nostradamus luk Cool


Sende her b.k var zaten Very Happy
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    HMTR Forum Ana Sayfası -> Felsefe / Kültür / Sanat Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema nukemods.com tarafından uyarlanmıştır.
Forums ©
Heavy Metal TR . COM © 2004 - 2008 tüm hakları saklıdır. - Forum Arşivi - Sitemap
HMTR'den izinsiz alınan hiçbir materyal (kaynak yazılsa bile) başka topluluklar tarafından kullanılamaz!
The ultimate MetalToplist...