Giriş Yap ya da Kayıt Ol
Heavy Metal TR . COM: Forumlar

HMTR :: Başlığı Görüntüle - Iron Maiden - Killers
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   Kayıt OlKayıt Ol 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 
Iron Maiden - Killers
Sayfa 1, 2  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    HMTR Forum Ana Sayfası -> Albümler / Albüm Yorumları
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
EmirM
Forum Destek
Forum Destek


Kayıt: Sep 03, 2007
Mesajlar: 345

MesajTarih: Prş Tem 10, 2008 7:51 pm    Mesaj konusu: Iron Maiden - Killers Alıntıyla Cevap Ver

Albüm Kapağı:

Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir
Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !



Kadro:

Paul Di'Anno – vokal
Dave Murray – gitar
Adrian Smith – gitar, arka vokal
Steve Harris – bas gitar, arka vokal
Clive Burr – bateri

Şarkı Listesi:

"The Ides of March" – 1:45
"Wrathchild" – 2:54
"Murders in the Rue Morgue" – 4:19
"Another Life" – 3:22
"Genghis Khan" – 3:06
"Innocent Exile" – 3:53
"Killers" (Di'Anno, Harris) – 5:01
"Prodigal Son" – 6:11
"Purgatory" – 3:21
"Twilight Zone" (Murray, Harris) – 2:34
"Drifter" – 4:48


Hayatımın grubu diyebileceğim Iron Maiden’in 2. albümü olan Killers en sevdiğim Maiden albümlerinden biri arasındadır. Gerek anlatımıyla, gerek enerjisiyle, gerekse de enstrüman uyumuyla mükemmel bir albümdür.

Albümü dinledikçe ve sözlerini okudukça farkettiğim bir şeyi de kritik boyunca sizlerle paylaşmak istedim. Bir konsept albüm olmadığı halde ben albümde ki şarkıların tam bir konsept ile ilgili olabileceğini düşünüyorum. Ne kadar bu sadece benim hayal gücüm olabilsede bunu sizinle paylaşmak istedim bu nedenle her şarkıyı “müzik”, “sözler” ve “konsept”olarak üç ayrı kategoride inceledim. İnşallah fikirlerimi mantıklı bulursunuz.

NOT: “Konsept” kısmını okumadan önce mutlaka “sözler” ksmını okuyun sonra “konsept” bölümüne geçin.

The Ides Of March:

Müzik: Albüm enstrümantel bir parça ile açılıyor. 1.46 dakika ile Iron Maiden tarihinin en kısa parçası olan The Ides Of March albüm için mükemmel bir açılış olmuş. Şarkı boyunca çok fazla değişmeyen bateri vuruşlarının şarkıya kattığı epik hava, şarkıdan çok farklı bir hava almanıza neden oluyor. Sonrasında gitar sololarının da girmesiyle şarkı doruk noktasına ulaşıyor. Albüm genelinden farklı bir şarkı olsa da (çok daha enerjik parçalardan oluşan bir albümle karşı karşıyayız Wink) albüme çok güzel bir zemin hazırlayan The Ides Of March daha başta albümün mükemelliğinin sinyallerini veriyor.

Wrathchild:

Müzik: Steve Harris’ten kısa bir bas solosuyla açılan şarkı bu albümden hala konserlerde çalınan tek şarkı olma özelliğini taşıyor. Mükemmel açılıştan sonra albümün en enerjik 2-3 şarkısından biri başlıyor. Zaten açılıştan hemen sonraki küçük ama etkileyici gitar solosu bunu destekler nitelikte. Adrian ve Dave’in araya koyduğu küçük gitar soloları da şarkıya cuk oturmuş. Paul’un vokalleri de şarkıda ki enerjikliği bir adım ileriye götürmüş. Özellikle nakarat süper! Sonuçta dinledikten sonra aklınızda gerek sololarıyla, gerek nakaratıyla, gerekse de enerjikliğiyle kalacak mükemmel bir parça olmuş.

Sözler: Şarkı hayatı boyunca babasını tanımamış sinirli bir genç hakkında. Hayata duyduğu nefret ve öfke daha ilk dizelerden belli oluyor zaten:

Bir sahnenin içine doğdum
İçinde sinir ve açgözlülük
Hakimiyet ve zulüm olan...


Sonra da bu gencin hiç tanımadığı babasını aradığı anlaşılıyor. Bu uğurda her tarafı gezip, her yere gidecek olan kahramanımız babasını bulunca ona zarar vereceğini ise “I’m coming to get you” demesinden anlayabiliyoruz.(Aslında seni bulmaya geliyorum demek ama bulduğu kişiye zarar vereceğini gösterecek bir cümle)

Zihnimi huzura ulaştıracak şeyi bulmalıyım(ki bu şey babası)
Yoksa delireceğim


Burada ise babasını bulmanın çocuk için ne kadar önemli olduğu anlaşılıyor ve psikolojik olarkak dengesiz olabileceğinin sinyalleri veriliyor.

Konsept: Zaten ilk şarkı olduğu için konseptteki anlamı da normal anlamından çok farklı değil. Kahramanımızın korkunç hayatının başlangıcı olan bu şarkıda aslında karakterde sonradan görülen vahşiliğin ipuçlarına rastlayabiliyoruz. (Babasına “I’m coming to get you” demesi veya zihnini huzura kavuşturacak o şeyi bulması gerektiğini yoksa delireceğini söylemesi bu ipuçlarından sadece 2 si.) Sonuç olarak kahramanımız babasını bulmak için heryeri arıyor ve büyük ihtimalle bu uğurda evi terkediyor.

Murders In The Rue Morgue:

Müzik: Şarkının açılışı oldukça yavaş ve sakin. 30. saniyeye doğru şarkı biraz sertleşse de yavaşlığını koruyor. Tam bu sefer ağır bir şarkı dinleyeceğinizi düşünürken baterist Clive Burr’un inanılmaz atağıyla şarkı çok hızlı bir hal alıyor. Hızlanınca birden Paul da şarkıya giriyor ve oldukça hızlı bir şekilde şarkıya başlıyor. Killers ve Twilight Zone parçası ile birlikte Paul’un sesini en sevdiğim şarkı bu. Arada söyledikleri anlaşımasa da ses rengi şarkıya çok iyi uymuş. Gitarlar gerek solo gerek riffleriyle çok iyi bir iş çıkarmış. Wrathchild gibi inanılmaz bir şarkı olan Murders In The Rue Morgue'un sizi hiçbir saniyesinde sıkmayacağını garanti ediyorum.

Sözler: İsmini Edgar Ellan Poe’nun romanından alsa da kitapta ve şarkda hikayeler farklı gelişiyor. Şarkı Paris’te olan birinin çığlıklar duymasıyla başlıyor. Olay yerine gittiğinde ise iki kızın cesedini buluyor(kitapta da aynısı oluyor). Sonra etraftaki insanları uyaran kahramanımız, etraftaki insanların onu gösterip bağırmasıyla yani onu suçlamasıyla irkilip, aptallık yapıp kaçmaya başlıyor.(Suçlu olmadığı halde). Sonralarda Paris sınırını geçip İtalya’nın güneyine kaçıp rahatlasa da şarkıda şu sözler geçiyor:

Olay yerine dönmeli miyim?
İki genç kurbanın öldüğü yere


Suçluların psikolojisi nedeniyle suç işledikleri yere yani olay mahalliğine geri dönmek isterler. Bu sözleri okuyunca tam karakterden şüphelenirken bir de bu sözler geçince şüphemiz iyice artıyor:

Doktorum bunu daha önce yaptığımı söyledi
Bunun aklımda olduğunu biliyorum


Artık kahramanımızın psikolojik problemleri olduğu kesin gibi bir şey. Büyük ihtimalle şizofren olan kahramanımızın suçu işlediği şarkı boyunca kesin olarak açıklanmasa da sonda nakaratta yaptığı küçük değişklikle karatkterin “beni asla bulamayacaklar" demesi şüpheleri iyice arttırıyor.

Konsept: Babasını arayışı kahramanımızı Paris’e getirmiştir ki bir gece yukarıda yazan olaylar olur.(“sözler”kısmında yazan olaylar) Sözlerde anlıyoruz ki kahramanımızın kesinlikle psikolojik problemleri var ve büyük ihtimalle şizofren. Bu da suçun onu işlediğine neredeyse emin olmamızı sağlayacak gibi ki sonda “beni asla bulamayacaklar” demesi bir bakıma kahramanımızın da olayları kabullenmesi olabilir Wink

Another Life:

Müzik: Basit ama güzel olan bateri girişine gitarların da eklenmesiyle albümde ki en güzel şarkı açılışlarından birine tanık oluyoruz. Wrathchild gibi girişten hemen sonra giren hızlı ve mükemmel bir soloyla şarkı başlıyor. Gitarlar riff konusunda çok başarılı(özellikle 1.45 de başlayan enstrümantel kısımda) fakat şarkıda ki 2. soloyu beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Bas diğer şarkılara göre daha az hissediliyor. Şarkının en önemli eksiği ise sözlerin azlığı. Aynı dizeleri 3 kez tekrarlayan Paul bir yerden sonra kabak tadı veriyor bana sorarsanız. Keşke Steve daha çok söz yazsaymış. Yine de kötü bir şarkı olduğu anlamını çıkarmayın. Daha önceki şarkılar daha çok sevmiş olsam da bu da dinlenebilecek, kaliteli bir parça.

Sözler:

Yatağımda uzanırken, kafamın içine güzel sesler geliyor
Ne olduklarını bilmek istiyorum, lütfen bana gitmeleri gerektiğini söyle
İçimde bir his var, buradan gitmemi söylüyor
Ama yaşamaktan çok sıkıldım, bugün yaşamımı bitirebilirim


Şarkıda ki tüm sözler bundan ibaret. Sözler oldukça açık aslında. Tekrardan psikolojik problemleri olan bir kahramanın kurtulamadığı problemlerle savaşamayıp, bu savaşın yorgunluğu ile intiharı düşündüğünü anlıyoruz. Zaten psikolojik hastalıkları olan insanlarda intihar etme isteği normal birşey.

Konsept: Burada artık kahramanımızın psikolojik olarak dengesiz olduğu kesinleşiyor. Saklanırken kafasına gelen sesler(ki büyük ihtimalle bu ses birilerini öldürmesi gerektiğini falan söylüyor) zaten dengesiz olduğunu kanıtlarken içindeki hissin ona “buradan gitmesini” söylemesi paranoyaklaşmaya da başladığının göstergesi. Artık bu problemlerle baş edemeyen kahramanımız intiharı bile aklından geçirmeye başlıyor.

Genghis Khan:

Müzik: Albümün 2. ve son enstrümantel parçası. Şarkıyı genel olarak 3 parçaya ayrılmış gibi inceleyeceğim. Bu şarkının size enstrümanların ne kadar uyum içinde çalınabileceğini göstereceğini düşünüyorum. Özellikle şarkının 2. kısmında şarkı inanılmaz hızlı oluyor (albümün en hızlı bölümü olduğu kesin. Adeta thrash grubu gibi Wink) ve bu bölümde Maiden’in ne kadar uyum içinde çalabileceğine tanık oluyorsunuz. Şarkının son bölümü ise gitarlarıyla ve gitar riffiyle öne çıkıyor. İlk bölüm bana nedense The Ides Of March’ı andırdı(büyük ihtimalle baterinin benzerliği yüzünden ama çok da benzemiyorlar) ve en az onun kadar kaliteli olduğu kesin. Şarkıda herhangi bir gitar solosu yok ama bu şarkıyı kötü etkilememiş. Sonuçta gerçekten inanılmaz sürükleyici bir parça olmuş. Kesinlikle dinleyin!

Innocent Exile:

Müzik: Şarkı aynı Wrathchild gibi bir bas solosuyla açılıyor. Sonra gitarlar ve bateri de şarkıya dahil oluyor ve güzel bir açılış eşliğinde şarkı başlıyor. Paul bu şarkıda iyi iş çıkarmış fakat eğer şarkı da bir nakarat gibi bişey olsaydı daha iyi olurdu. Wrathchild ve Murders In The Rue Morgue gibi güzel ve akılda kalıcı nakaratlar olsaymış şarkı kusursuz olabilirmiş. Şarkının ikinci enstrümantel kısmı ise inanılmaz bir güzellikte. Dave ve Adrian yine şov yapmışlar; gerek riffleri gerekse de sololarıyla şarkıya mükemmel bir tad katmışlar. Özellikle şarkıda ki soloların albüm genelinin üstünde olduğunu söyleyebilirim. Şarkı Paul'dan çok güzel bir çığlık ile sonra eriyor. Dinlenebilecek bir parça ve özellikle enstrümantel kısımları çok iyi.

Sözler: Kendi başına çok fazla anlam ifade edemeyen bir şarkı. Aslında anlam ifade ediyor ama kafamızda bir çok soru işareti de bırakıyor ve bence eski şarkılarla bağdaştırılması lazım. Yine de kendi başında anlatamya çalışacağım.

Tekrardan suçsuz olduğu halde suçlanan(ya da öyle düşünen) birinden bahsediliyor.

Bir kadın öldürdüğümü söylüyorlar
Fakat bunun yanlış olduğunu onlar da biliyor
Sadece beni hapse tıkmak istiyorlar
Hepsi de senin suçun


Şarkı genelinde ise bir suçlama havası var (“hepsi senin suçun”, “yardım etmek için yanımda değildin” vs.) ki bunun kime karşı olduğuna açıklama getirmek imkansız (en azından şarkıyı tek başına incelediğinizde).

Şarkıda biraz da kahramanın kapıldığı umutsuzluktan ve psikolojik durumundan bahsediliyor. Kahramanımızın kafası oldukça karışık çünkü kanundan kaçarak yasaları çiğnemiş oldu.

Konsept: Bu şarkıyı eski şarkılarla bağdaştırmak oldukça kolay aslında. Kanuna karşı geldiğini söylüyor ki Murders In The Rue Morgue la bağdaştırabiliriz. Kafasının içinde ki problemleri zaten Another Life’da daha önceden gördük. Ayrıca şarkıda Murders In The Rue Morgue şarkısında ki ölü kadınları kendisinin öldürmediğini kendisine inandırdığı da görülüyor. Asıl soru ise şarkı boyunca suçladığı kişinin kim olduğu çünkü şarkıyı kendi başına incelediğimizde buna bir cevap bulamıyoruz.

Sen bana yardım etmek için yanımda olmadığında
Aklımı kaybedip kaçtım(evi terkettiğini buradan çıkardım)
Tüm bunlar başlayana kadar
Hiçbir problemle karşılaşmamıştım


Bu dizelerde gösteriyor ki kahramanımız hiçbir zaman kendisinin yanında olmayan babasını suçluyor. Şarkı boyunca suçladığı kişi demek ki babası ki suçlamakta da haklı. Şarkıda ayrıca görüyoruz ki kafasındaki problemler de büyümüş ve umutsuzluğu artmış(“yaşayacak hiçbir şey yok” demesi zaten bunun kanıtı.)

Sonunda “Tanrım kaçıyorum” demesi de hem kanundan kaçtığının hem de hala babasının peşinde olduğunun göstergesi!

Killers:

Müzik: Bu şarkıyı tek kelime ile anlatacaksam seçeceğim kelime kusursuz olurdu herhalde. Yine Steve’in basının ağır bastığı yaklaşık bir dakika süren bir intro ile başlıyor şarkı ve kesinlikle albümün en güzel introsu bu şarkıda. Paul’un çığlıkları ise introyu güzelleştirmiş. Bas ve bateri albüm boyunca mükemmel bir uyum içinde çalışıyor. Bu özellikle enstrümantel kısımlarda ve gitar sololarında belli oluyor ve dinleyiciye mükemmelliği yaşatıyor. Sololar ise ayrı bir güzellikte zaten. Gitarlar her zamanki gibi çok iyi iş çıkarmış. Gerek riffler, gerek dizeler arasında ki melodik geçişler, gerekse de sololar harika. Paul ise albümde ki en iyi performansını bu şarkıda gösteriyor. Sonuçta gerçekten herşeyiyle mükemmel bir şarkı ve albümün en iyisi olmaya aday. Şarkı boyunca bas gitara özellikle dikkat etmenizi öneririm çünkü şarkının özellike açılışta vermek istediği o karanlık ve şüphe duygusunu sağlayan şey kesinlikle bas gitar olmuş. Steve’i buradan tebrik ediyorum Very Happy . Sonuç olarak alın binlerce kez dinleyin... sonra bir daha dinleyin.... sonra bir kez daha dinleyin... sonsuza kadar!

Sözler: Söz yazımının şimdiye kadar ki şarkılardan daha ustaca olduğu bir şarkı bu. Genel olarak bir katilin sapık beynine giriyoruz ve cinayetleri bir katilin gözünden izliyoruz.

İçimdeki bir ses
Beni tatmin etmek istiyor


Kana olan arzusu bütün ihtiyaçlarına karşı geliyor

Bu ve bunun gibi sözler katilimizin ne kadar problemli olduğunu kanıtlıyor zaten.(Zaten herif katil ne kadar normal olabilir ki?)

Tanrım bana yardım et ne yaptım ben
Evet, bunu tekrar yaptım


Burası ise katilimizin öldürdükten sonra duyduğu pişmanlığı ve bu öldürme isteğini nasıl durduramadığını gösteriyor.

Son olarak sözlerde gördüğüm küçük bir ayrıntıyı göstermek istiyorum. Bunlar şarkının ilk sözleri:

Alt geçitte/yer altı yolunda yürürsün...

Sona doğru ise bu sözler var

Alt geçitte/yar altındaki yolda yürür...

Bence bu hoş yani iyi düşünülmüş bir ayrıntı. Bizi öldürdükten sonra ki kurbanı aynı katil gibi biz de 3.kişi olarak görüyoruz. (oleey:D)

Konsept: Aslında bu katilin konseptten farklı biri olduğunu söyleyebilirsiniz ama şarkıda ki birçok şey diğer şarkılarla da uyduğu için ben konsepte uyduğunu düşünüyorum.

Bu şarkıda artık kahramanımız içindeki sese karşı gelemez(“içimde ki ses beni tatmin etmek istiyor”)ki bu içindeki ses Another Life şarkısında karşımıza çıktı. “Kimsem yok/ yoketmeye bağlıyım” burası da konsepte oldukça uygun çünkü konseptteki kahramanımız da kimsesiz (evden kaçtığı için ve babası olmadığı için)). Ayrıca öldürme şeklinin ve zamanının da Murders In The Rue Morgue ile aynı olması da dikkat çekiyor. Her iki şarkıda da geceleri bıçakla işleniyor cinayetler. Killers parçasında “glimmer of metal”(metalin parıldaması yani bıçak) M.I.T.R.M. parçasında ise cesetlere “butchered”(lime lime edilmiş gibi bir anlamı var) demesi bıçakla öldürüldüğünü kanıtlıyor. Ne kadar geceleri bıçakla cinayet işlenmesi çok anormal birşey olmasa da iki şarkıda da böyle olması dikkatimi çekti.

Tanrım bana yardım et ne yaptım ben
Evet, bunu tekrar yaptım


Bu dizeler ise daha önce cinayet işlediğini (M.I.T.R.M. şarkısında ki cinayetler olabilir) ve şizofren olduğunu gösteriyor. Çünkü cinayetleri işledikten sonra farkediyor ki bu da demektir ki işlerken başka bir kişiliğe bürünüyor. Yani kahramanımız burada da şizofren (ne tesadüf Very Happy)


Prodigal Son:

Müzik: Albümün tek akustik parçası. Maiden’ın zaten çok fazla olmayan akustik parçaları arasında en sevdiğim bu şarkı. Tabii arkada elektro gitar da var ama şarkı boyunca en çok hissedilen enstrüman, soloları saymazsak, akustik gitar ve kesinlikle çok iyi bir iş çıkarmış. Şarkı albümün en yavaş, sakin ve farklı parçası. Buna uygun olarak gitar solosu da albümün genelinin aksine yavaş ama oldukça kaliteli hatta albümde ki çoğu şarkıdan daha kaliteli bir soloya sahip bu parça. Paul’un ise daha yavaş ve sakin sesine tanık oluyoruz bu şarkıda ve kötü bir iş çıkarmış diyemeyeceğim ama ne yalan söyleyeyim, bu vokal tipinde Bruce ile yarışabilecek bir vokal değil Paul. Sonuç olarak çok güzel bir parça olmuş ve albümün yavaş, sakin parça eksiğini tamamlamış. İnsana farklı duygular tattıran bir şarkı olmuş.

Sözler: İsmini incil’den bir hikayeden aldığı halde şarkının hikaye ile hiç ilgisi yok.

Şarkıda geçmişinde suç işlemiş ve kahramanımıza göre “şeytan ruhunu ele geçirmiş” birinin Lamia’dan yardım istemesi ve onlara ne kadar umutsuz olduğunu göstermesi işlenmiş. Lamialar mitolojiye göre kadın öcü gibi bir şey oluyorlar galiba; bu yüzden ben bu şarkıda onları “Tanrı” yerine kullanıldıklarını düşünüyorum.

Kahramnımıza göre eskiden büyülerle falan çok uğraştığı için bu günahlarla cezalandırıldığını düşünüyor. Şeytan ruhunu bu yüzden ele geçirmiş.

Dizlerimin üstündeyim
Oh lütfen bana yardım et
Dizlerimin üstündeyim
Lütfen bana yardım et


Burada ise karhramanımızın umutsuzluğunu ve Lamia’ya ne kadar ihtiyacı olduğunu görüyoruz.

Konsept: Burada artık kahramanımız yaptıklarının farkına varıyor ve Lamia’dan (ki bence bu tanrı yerine kullanılmış bir kelime) yardım diliyor. Eskiden yanlışlar yaptığını kabul ettiğini ve pişman olduğunu söyleyip Lamia’ya durumun umutsuzluğunu gösteriyor. “Şeytan ruhumu ele geçirdi” derken de heralde kafasında duyduğu seslerden bahsediyor çünkü “içimdeki kabus” gibi söz öbekleri de kullanıyor kahramanımız. Şarkıda geçen büyü kavramının konsept ile alakasını çözemedim ama belki başka bir şey yerine kullanılmış bir metafor olabilir Wink
Sonuç olarak kahramanımız yaptıklarının farkına varıp pişmanlığın doruklarına ulaşıyor.

Purgatory:

Müzik: Albümün başka bir enerji dolu olan parçası ise Purgatory. Güzel bir riffle başlayan şarkı yaklaşık 7. saniyede tüm enstrümanların şarkıya girip birbirleriyle adeta yarışmaya başlamasıyla size ilk şarkılarda ki enerji dolu havayı tekrar yaşatıp; bunu bir adım ileriye götürüyor adeta. Paul da şarkının hızını hiç etkilemeden söylemeye başlayınca şarkı tadından yenmez bir hal alıyor. Gitar solosu ne kadar hız öğesine uysa da bence diğer şarkılara göre daha sönük kalmış. Kötü bir solo değil ama mükemmelikten uzak olduğu kesin. Fakat şarkıda ki hız ve enerjiyi asıl sağlayan şey şarkıda ki riffler ve bateri bana sorarsanız. Şarkıda ki her riff bir şaheser adeta. Özellikle 1.16 da giren riff albümde ki favori riffim bile olabilecek kalitede. Şarkının nakaratının arkasında kullanılan bu riffin Paul’un sesiyle uyumu gerçekten inanılmaz. Kısacası Wrathchild ve Murders in The Rue Morgue ile birlikte albümün en enerjik üç parçasından biri bu parça. Dinlediğiniz andan itibaren aklınıza kazınacağından emin olabilirsiniz Wink

Sözler: Sözlerin adeta şiir gibi yazıldığı bir parça bu nedenle anlamı çıkarmak oldukça zor. Yine de benim bulduğum anlamı yaziyim(yanlış olabilir ama bana mantıklı geldi).

Çok eski bir rüya’yı düşünüyorum
Hiç görmediğim yerleri
Çok eskiden beri yaşayan fanteziler
Beynimi böldüm, yere doğru akıyor/eriyor


Burada büyük ihtimalle intihar etmeyi kendine bir fantezi olarak görmüş birinden bahsediliyor. “Hiç görmediğim yerleri” burada ise büyük ihtimalle cennet ve cehennem den bahsediyor. Neyse son dizede ise kendini öldürüyor.

Bulutların üzerine aklım/ruhum uçacak
Artık nedenini hiç düşünemiyorum
Vücudum ruhumdan ayrılmaya çalışıyor
Bu ben miyim? Bilmiyorum


Burada ise dizelerde görüldüğü gibi bedeniyle ruhu ayrılıyor. Artık bedenini kaybeden kahramanımız kendini tanıyamıyor. 2. dizede ki sözler ise kahramanın pişmanlığını ve bunu neden yaptığına anlam verememesini gösteriyor olabilir.

Anılar geçmişimden yükseliyor
Geleceğim gölgelerle kapalı
Bir şey kafama kenetendi
Karanlığa götürülüyorum



Artık öldüğü için bir geleceği kalmayan kahramanımız geleceğinin kapanıp bittiğini ve geçmişteki anılarının teker teker aklına geldiğini veya gözü önünden geçtiğini anlatıyor. Karanlığa doğru gitmesi de büyük ihtimalle Purgatory’e yani Araf’a gidiyor. (Günahlardan arınmak için acı çekilen yer)

Oh başka bir zaman başka bir yer
Başka bir yüzde başka bir gülümseme
Beni senin yanıında süzülürken görürsen
Tüm aşkımın/sevgimin içine olduğu hissine kapılırsın


İlk iki dize ya artık kahramanımızın farklı bir boyutta olduğunu ya da artık yeni bir yerde olmak için duyduğu özlemi anlatıyor. Son iki dizeye ise herhangi bir anlam veremedim. Şarkıyla hiç bir alakasını kuramadım o son iki dizenin.

Lütfen beni uzaklara götür
Beni uzaklara götür
Çok uzaklara


Bunlar ise şarkının son sözleri ve büyük ihtimalle kahramanımızın Araf’tan çıkmak istemesini anlatıyor. Çünkü araf çok acı çekilen bir yer ve kahramanımız büyük ihtimalle artık Cennet'e gitmek istiyor. Burayı böyle düşünürsek bir önceki kıtada ki açıklamam da(artık başka bir yere özlem duyması) buraya uygun oluyor.

Sonuç olarak belki daha farklı anlamlar çıkarılabilecek bir şarkı ama bana en mantıklısı böyleymiş gibi geldi.

Konsept: Zaten albümün başlarından beri intihar etmeyi aklına getiren ve bunu fantezi haline getiren kahramanımız artık burada intihar ediyor. Araf’a gitmesinin sebebi ise işlediği suçlardan gerçekten pişman olması ve suç işlemeyi durdurmak için kendisini öldürmüş olması. Hristiyanlığa göre gerçekten suçlarından arınmak isterse ve pişmansa Araf’a gidiliyor ki bir önceki şarkıda tövbe edip pişmanlığını belirtmesi bu şarkıyla ve konuyla iyi bir şekilde bağlanıyor. Zaten suçları kendi isteği ile işlemediği için de(içinde ki ses ve psikolojik problemler yüzünden işliyor) cehenneme gitmiyor kahramanımız. Sonuçta artık ölü bir kahramanımız var.

Twilight Zone:

Müzik: Sözleri aksine neşeli bir atmosfer yaratan bir riff ile şarkı açılıyor. Sonra Paul'un şarkıya girmesiyle baştaki neşeli havasından kurtulan parça (kesinlikle depresif bir şarkı da olmuyor) Paul’un şarkıda gösterdiği mükemmel performans ile bir adım ileri gitmiş. Zaten bence bu şarkıda diğer enstrümanlar albüm geneli kadar öne çıkmamışlar. Paul ise ses rengi, çığlıkları, değişen ses tonu ile şarkıda öne çıkan şey olmuş ve mükemmel bir iş çıkarmış. Zaten çok uzun olmayan bir parça olan Twilight Zone ne çok iyi ne de kötü bir parça olmuş. Dinlenebilir ama albümün öne çıkan parçalarından biri değil.

Sözler: Bu şarkı ise oldukça hüzünlü sözleri olan bir şarkı. Şarkıda ölmüş bir ruhun 3 yıldır Twilight Zone’da kalması (ki sonralarda bu TZ’nin Araf olduğunu anlıyoruz) ve orada kendini çok yalnız hissettiği için sevgilisinin evine gitmesi anlatılıyor. Fakat herhangi bir şekil veya forma giremeyen kahramanımızı göremeyen ve hisedemeyen sevgilisi kahramanımızın yalnızlığının geçmesine herhangi bir yardımda bulunamıyor. Hatta şarkıda bir yerde onu da buraya getirmek istediğini yani öldürmek istediğini söylüyor ama bu tabii ki imkansız çünkü kahramanımız bir ruh.

Fakat ne olursa olsun ruh sevgilisini yalnız bırakmıyor ve ne kadar süre Araf’ta kalırsa onu o sürede hiç yalnız bırakmayacağını söylüyor. Ama kahramanımız sevgilisine bu isteğini gösteremiyor ve göstermek istiyor. Elinden bir şey gelmeyen kahramanımız şarkı boyunca ağlamakla yetinmek zorunda kalıyor. Dediğim gibi hüzünlü ve güzel sözleri olan bir şarkı.

Konsept: Albüme sonradan eklenmiş olsa da konsepte uyan bir şarkı olmuş. Şarkının sözleri hakkında ki kısmı okursanız zaten anlamını göreceğiniz için burayı uzatmaya gerek yok. Kısacası ölü kahramanımız yaşayan sevgilisini ya da sonradan sevdiği yaşayan kıza görünmeye çalışıyor ama bir ruh olduğu için bu isteği maalesef gerçek olamıyor. Sonunda kızın ölmesini istiyor çünkü kahramanımız çok yalnız ve üzgün. Ne olursa olsun kız onun ağlayışını ne görebiliyor ne de duyabiliyor.

Drifter:

Müzik: Ciddi ciddi nefret ettiğim açılış riffiyle Drifter albümün son parçası. Aslında açılış riffi ve riffin tekrarlandığı yerler dışında oldukça güzel bir şarkı olduğunu söyleyebilirim. Paul’un sesi bu şarkıda da çok iyi. Gitarlar özellikle sololarda çok iyi iş çıkarmış. İki solonun da haddinden fazla(!) hızlandığı bir yer var ki o bölümlerde tüm enstrümanların azdığı[(!)#2] bölümü çok seviyorum. Mutlu atmosferi olan bir şarkı ki zaten albüm boyunca sözleri mutlu olan tek şarkıda bu. Güzel bir kapanış olmuş albüme. Dinledikçe daha çok sevdiğim bir şarkı kim bilir belki bir gün en sevdiğim parçaları arasına bile girebilir albümün ama şu anda o kadar sevmiyorum.

Sözler: Sözlerine hiçbir anlam veremediğim bir şarkı fakat hem sözleri hem de müziği oldukça neşeli bir şarkı. Şarkı da ki karakterin mutlu havası ve her zaman şarkısını söyleme isteği bunu destekler nitelikte.

Şarkı boyunca geçen “yeni bir gün” kavramı aklıma şöyle bir teori getirdi. Şarkı yeni başlangıçlar ve umut üzerine olabilir çünkü neredeyse albümde ki her şarkı hayatı kötü gitmiş insanlar üzerine ve bu şarkı sayesinde Steve hepsi için içinde yeni başlangıçlar olan mutlu bir son hazırlamış olabilir.

Ayrıca şarkı aşk hakkında da olabilir.

Beni sıkı tuttuğunda ne hissediyorsun
Bu akşam sana sarılacağım
Senin güvende hissetmeni sağlayacağım


Buralar aşk şarkısı olduğunu düşünmemi sağladı ama şarkı da sözler değişken olduğu için tek bir konuya bağlamakta zorlanıyorum açıkçası. Bu nedenle bu şarkının anlamını sizin hayal gücünüze bırakıyorum Wink

Konsept: Tam olarak konsepte oturtmakta zorlandığım bir şarkı. Gerçi aklıma sevdiği kızın öldüğü geldi çünkü “sözler” kısmına bakarsanız göreceksiniz ki şarkıda aşk ve mutluluk temaları var. Sevdiği kızın ölmesi ise kahramanımız için iyi çünkü sonunda yalnızlıktan kurtulmasını ve ikisinin birlikte cennete yaşamasını sağlıyor. Fakat “Twilight Zone” şarkısının albüme sonradan eklenen bir parça olduğu gerçeği teorimi büyük ölçüde çürütüyor Sad

Artık aklıma gelen tek şey kahramanımızın Araf’tan kurtulup cennete sonunda gidebildiği oldu, belki de orada başka bir kızla tanıştı kahramanımız kim bilir?

Sonuç olarak konsepte tam olarak uyduramadığım tek şarkı bu ve belki de tüm bu konsept hikayesini benim kafamda yarattığımın bir göstergesi.

Kısa Kısa

The Ides Of March 8.5/10
Wrathchild 10/10
Murders In The Rue Morgue 10/10
Another Life 8.5/10
Genghis Khan 9/10
Innocent Exile 8.5/10
Killers 10/10
Prodigal Son 9/10
Purgatory 9.5/10
Twilight Zone 7.5/10
Drifter 8/10

Artılar

-Paul’un albüm geneline iyi uynuş vokali
-Adrian ve Dave kritiğimi kendini çok tekrarlar hale getirecek kadar iyiler her şarkıda
-Steve bence çoğu Maiden albümünden daha iyi iş çıkarmış
-İnanılmaz enerjik yapı
- Clive Burr bateri de çok iyi iş çıkarmış ve albümün enerjisine enerji katmış(Zaten Clive'i çok severim)

Eksiler

-Paul’un kimi şarkılarda Bruce’u özletmesi
-Iron Maiden albümlerinde bir tane olan “epik” şarkının bu albümde olmaması (Phantom Of The Opera, Rime OfThe Ancient Mariner, Hallowed Be Thy Name vs.)
-Sözlerin diğer albümlere göre daha boş konularla ilgili ve yüzeysel olması (tabii bunu gençliklerine bağlayabiliriz ama illa çok düzgün ve güzel konular hakkında söz isteyen biriyseniz çok daha iyi Maiden albümleri var)

Sonuç olarak bence Maiden’in en enerjik albümü olan Killers kesinlikle bir klasik. Maiden bu albüm kadar enerjik başka bir albüm çıkarmamaıştır ki bence bunda Paul’un önemi büyüktür. Teknik olarak Bruce’un üstünlüğü tabii kide tartışılamaz ama Paul’un sesi böyle enerjik vokal tipine kesinlikle daha uygun.

Konsepte gelirsek, mantıklı bulmamak için bir çok neden gösterilebilir ve çoğunun mantıklı olduğunu bende biliyorum. Fakat yine de tüm bu şarkıların bağlanması bence rastlantıdan daha fazlası. Ama arkada bir konsept olmasa dahi şarkıların çoğu aynı konu etrafında toplandığı su götürmez bir gerçek.

Okuduğunuz için teşekkür ederim ve eleştrilerinizi bekliyorum Wink

Not: Şu anda tatilde olduğum için gözümden kaçan hatalar olabilir çünkü bilgisayarla geçirdiğim zaman kısaydı ve biraz acele yazdım. İstanbul’a döndüğüm an hataları düzelteceğim. Hataların hepsi için şimdiden özür dilerim.


En son EmirM tarafından Sal Tem 15, 2008 11:41 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
Kemal
Er
Er


Kayıt: Apr 17, 2008
Mesajlar: 122
Nerden: Yozgat/Sivas

MesajTarih: Prş Tem 10, 2008 8:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İron Maiden dinlemeye başladığım ilk albüm ve en sevdiğim Maiden albümüdür. Paul Di'Anno'nun punk vari vokalleri muhteşem bence. Killers ve Wrathchild'in girişleri Steve Harris'in ne kadar usta bir bas gitarist olduğunun kanıtıdır, Killers şarkısının gitar solosu ise uçurur.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Dante
Binbaşı
Binbaşı


Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 6268

MesajTarih: Cmt Tem 12, 2008 3:05 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çok teşekkürler.

Benim de çok sevdiğim bir Maiden albümüdür. Özellikle Murders in the Rue Morgue ve Prodigal Son müthiştir. En çok dinlediğim Maiden albümüdür BNW'dan sonra...


En son Dante tarafından Cmt Tem 12, 2008 3:15 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Metaldagger
Astsubay Başçavuş
Astsubay Başçavuş


Kayıt: Feb 01, 2007
Mesajlar: 975
Nerden: Ankara

MesajTarih: Cmt Tem 12, 2008 3:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu nasıl bir kritiktir.Böyle emek görmedim ben, şuan okumadım ama okuyacağım boş ve kafamın da boş olduğu bir zamanda.

Teşekkürler.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
EmirM
Forum Destek
Forum Destek


Kayıt: Sep 03, 2007
Mesajlar: 345

MesajTarih: Sal Tem 15, 2008 11:43 pm    Mesaj konusu: Re: Iron Maiden - Killers Alıntıyla Cevap Ver

EmirM demiş ki:

Not: Şu anda tatilde olduğum için gözümden kaçan hatalar olabilir çünkü bilgisayarla geçirdiğim zaman kısaydı ve biraz acele yazdım. İstanbul’a döndüğüm an hataları düzelteceğim. Hataların hepsi için şimdiden özür dilerim.


Kritikdeki hataları düzelttim. Fakat gözümden kaçmış bir-iki hata olabilir, eğer bir hata farkederseniz lütfen haber verin ki düzeltiyim. Ayrıca yorum yapan ve okuyan herkese teşekkür ederim Wink
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
ACM
Er
Er


Kayıt: Nov 29, 2007
Mesajlar: 29

MesajTarih: Çrş Tem 16, 2008 12:06 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

şimdi bitirdim okumayı gerçekten çok kapsamlı ve derinlemesine bir kritik olmuş. Ellerine sağlık, klavyene kuvvet diyorum ve gelecek diğer kritiklerini de sabırsızlıkla bekliyorum Very Happy
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
The Trooper
Er
Er


Kayıt: Mar 25, 2008
Mesajlar: 28

MesajTarih: Pzr Tem 20, 2008 7:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Paul'un vokalleriyle renklenmiş güzel bir albüm.

Dennis'in boşluğunu Adrian dolduruyor ve beni etkilemeyi başarıyor Adrian gelişiyle.

Steve'in çok katkısı var albümde. Killers, Wrathchild, Another life, Purgatory şarkılarındaki baslar, insanda büyük keyif uyandırıyor.

Albümde en çok sevdiğim diye bir ayrım yapamıyorum. Ama Prodigal son'un ayrı bir yeri var bende.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
orionmaiden
Astsubay Çavuş
Astsubay Çavuş


Kayıt: Mar 12, 2008
Mesajlar: 388
Nerden: n.w.o.b.h.m

MesajTarih: Pzr Tem 20, 2008 7:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

süper bir maiden albümüdür . adrian smith in ilk iron maiden da çaldığı albüm . genhis khan en favori parçamdır .
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Thrashmania
Teğmen
Teğmen


Kayıt: Jun 07, 2007
Mesajlar: 2741
Nerden: Ankara

MesajTarih: Sal Tem 22, 2008 9:02 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Helal olsun EmirM kardeşim , bulunduğum yer sebebiyle uzun yazılara konsantre olmam pek mümkün değil ancak göz attım kısaca , helal olsun , bölmdeki en iyi 3 kritikten birine imza atmışsın , sana da bu yakışırdı zaten Wink

Maiden'ın Paul'lu dönemi hep beni derinden etkilemiştir , bu albüm kadrosu şahsen gözümde en sıkı Maiden kadrosudur. Harris , en azından benim gözümde hatalı olarak gözüküyor , Di Anno'yu gruptan kovan o bildiğim kadarıyla.

Davullar ayrı bir güzel , Clive Burr varlığını hissettiriyor (McBrain de ondan aşağı değil ancak Burr'ün çalışı daha bi coşkulu , sert bence)

Twilight Zone şarkısında sanki hafif bir Rush göndermesi hissettim Smile anlattığı konular da (yanlış hatırlamıyorsam) benziyor. Eğer öyleyse 2 seçkin grup arasında böyle benzerlikler bizleri mutlu eder Wink Smile

Yani kısaca herşeyiyle "perfect" lakabını sonuna kadar hakeden bir albüm , tam bir başyapıt , Paul Di Anno'nun damga vurduğu 2 müthiş albümden biri vs...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
CristopheR
Astsubay Başçavuş
Astsubay Başçavuş


Kayıt: Dec 11, 2007
Mesajlar: 919
Nerden: Bursa

MesajTarih: Sal Tem 22, 2008 10:27 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yazın için teşekkürler. Benimde sevdiğim Maiden albümlerindendir Killers. Kritiğin güzel olmuş tekrar teşekkürler.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
EmirM
Forum Destek
Forum Destek


Kayıt: Sep 03, 2007
Mesajlar: 345

MesajTarih: Çrş Tem 23, 2008 3:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu albümün başka bir versyonunda (US galiba yani Amerika) Twilight Zone şarkısının yerinin farklı olması (galiba 8. şarkı yani Prodigal Son öncesi) benim konsept fikrimi çürütme yolunda ilerliyor Very Happy

Zaten bende kendi tezimi çürütecek kadar aptalca birşey yapıyorum ama olsun. Yine de konseptimin arkasındayım Very Happy Sadece bilmiş olun diye yazdım Wink
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
Awaker
Astsubay Üst Çavuş
Astsubay Üst Çavuş


Kayıt: Jul 08, 2008
Mesajlar: 518
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Çrş Tem 23, 2008 3:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hiç öyle bir konseptte düşünmemiştim. Süper bir kritik, hatta daha güzel. Şu anda anlıyorum da Iron Maiden şizofreniyi mükemmel anlatmış. Seviyorum bu hastalığı ya Smile
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
EmirM
Forum Destek
Forum Destek


Kayıt: Sep 03, 2007
Mesajlar: 345

MesajTarih: Çrş Ağu 06, 2008 10:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu arada yazmayı unutmuşum. Bu albümde "Murders in the Rue Morgue" ve "Prodigal Son" dışında ki tüm şarkılar bu albümden daha önce yazılmışlar. Hatta galiba ilk albümlerinden önce yazılmışlar fakat hepsi tek albümde olamayacağı için iki albüm olarak yapmışlar. Tabii sonra şarkılar elden geçmiş ve Adrian Smith ile birlikte tekrar kaydedilmişler. Sadece bilgi olsun diye yazdım.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
JanickGers
Astsubay Üst Çavuş
Astsubay Üst Çavuş


Kayıt: Mar 19, 2008
Mesajlar: 703
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Çrş Ağu 06, 2008 11:27 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

EmirM demiş ki:
Bu arada yazmayı unutmuşum. Bu albümde "Murders in the Rue Morgue" ve "Prodigal Son" dışında ki tüm şarkılar bu albümden daha önce yazılmışlar. Hatta galiba ilk albümlerinden önce yazılmışlar fakat hepsi tek albümde olamayacağı için iki albüm olarak yapmışlar. Tabii sonra şarkılar elden geçmiş ve Adrian Smith ile birlikte tekrar kaydedilmişler. Sadece bilgi olsun diye yazdım.

Evet öyle.
Grubun ilk kaydı The Soundhouse Tapes bunun sinyallerini veriyor. Bu EP deki prowler kaydı ile Albümde ki prowler kaydı farklıdır yani büyük ihtimal albümler kaydedilmeden önce şarkılar tekrar elden geçiyor.

Kritik muhteşem olmuş dostum ellerine sağlık. Maiden'ın zaten hiç bir albümüne kötü veya güzel diye yorum yapamıyorum. Hepsi birer şahaser tıpkı bu albüm gibi. Albüme gelirsek, Wrathchild, Murders in the Rue Morgue ve Another Life favori parçalarımdır. Bunların kesinlikle live versiyonlarınızı dinlemenizi tavsiye ediyorum dinlemeyen varsa tabi. The Ides of March, hep düşünmüşümdür Maiden bütün konserlere bu parça ile giriş yapsa ne güzel olur diye.
ve Genghis Khan yine enstrümantel ve kesinlikle Clive Burr farkının anlaşılabileceği bir parça. Bruce'un ''Maiden'a gelmiş en iyi davulcu'' lafını destekler nitelikte. Muhteşem bir davul performansı, kesinlikle dinlemeniz gerek.

Kritik harbiden süper olmuş. Çalışıyorum inş. bende bir kritik yazacağım. Tekrar teşekkürler. Smile
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
emretorun
Astsubay Üst Çavuş
Astsubay Üst Çavuş


Kayıt: Dec 23, 2006
Mesajlar: 652
Nerden: İstanbul/Kartal

MesajTarih: Çrş Ağu 06, 2008 11:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Albüm hakkında bir yorumda bulunmucam bilen bilir Smile eheh. Yukardaki arkadaş Clive'den bahsetmiş bende onun hakkında bişeyler diyim Clive'in ne kadar aşmış bir davulcu olduğunu sadece maidenda değil Elixir,Gogmagog ve desperado gibi çaldığı gruplardanda anlarız.Maiden'ın kendisine düzenledıgı yardım konserını izlediğimde'de hep ağlarım ayrıca..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    HMTR Forum Ana Sayfası -> Albümler / Albüm Yorumları Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema nukemods.com tarafından uyarlanmıştır.
Forums ©
Heavy Metal TR . COM © 2004 - 2008 tüm hakları saklıdır. - Forum Arşivi - Sitemap
HMTR'den izinsiz alınan hiçbir materyal (kaynak yazılsa bile) başka topluluklar tarafından kullanılamaz!
The ultimate MetalToplist...