Giriş Yap ya da Kayıt Ol
Heavy Metal TR . COM - Keep The Heavy Metal Faith !: Forumlar

HMTR :: Başlığı Görüntüle - Osmanlı Akıncıları...
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   Kayıt OlKayıt Ol 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 
Sonraki başlık
Önceki başlık
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder  HMTR Forum Ana Sayfası » Ekonomi / Sosyoloji / Tarih / Hukuk
Yazar Mesaj
DenizHun
Asteğmen
Asteğmen


Kayıt: Nov 28, 2005
Mesajlar: 1669
Puanı: 9304

Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Sal Mar 07, 2006 8:16 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

Ben sıkılmadan okudum, okuyun güzel yazmışlar...


Osmanlı’dan ne zaman bahsedilse, söz dönüp dolaşır akıncılara gelir. Aklımızda, ‘Akıncı nedir, hangi işlerden mesuldür, nasıl yaşar ve gâyesi nedir?’ gibi birçok soru oluşur.
Akıncılar yağma gâyesiyle düşman içine giren ve talanla hayatlarını geçiren bir topluluk değildi. Onlar, kendilerine kılıç çekmeyene kılıç çekmez; ‘aman’ dileyene dokunmazlardı. Serhat topraklarında yaşayan akıncıların pek çoğu, Avrupa ve Balkan dillerini bilen, aynı zamanda bilgili ve kültürlü insanlardı.
Akıncılar, baştan neyi kabul ettiklerini çok iyi biliyor, ölümle kol kola hayatlarını devam ettiriyor ve bunu sırf Allah rızasını kazanmak uğruna yapıyorlardı.

Akıncılar, gönüllerindeki aşk ve heyecanla kendilerini devletin milletin ve dinlerinin bekâsına adamış, gerektiğinde canını vermekten çekinmeyen Hak fedaileriydi. Gönlünde bu aşk ve heyecanı tutuşturabilen insan, cihadı en büyük ideali hâline getirir ve bu uğurda ölmeyi cana minnet bilir. Kalemiyle cihada iştirak eden yazardan, doğruluğu hâl diliyle anlatan Müslüman’ın yaptığı cihada kadar, çeşitli cihat şekilleri vardır. Akıncılar da haksızlığı, hak bilen düşmanla yaka paça olmayı tercih etmişler ve bunun neticesinde peygamberlikten sonra mertebelerin en büyüğü olan şehitliği talep etmişlerdir.

İslâm gerektiğinde silâhlı mücadeleye cevaz vermiştir; ama, bu konuda birçok şart belirlemiştir. Müslümanların din, nesil ve mallarının müdafaa edilmesi, düşünce hak ve hürriyetlerinin korunması, yapılan karşılıklı anlaşmalara uyulmaması, Müslümanlara ve onların himayesinde bulunanlara zulmedilmesi, bu hususlardan sadece bazılarıdır. Ama ne acıdır ki biz, bu hakikatleri hiçbir zaman olduğu gibi dışarıya anlatamamışızdır.


Akıncıların vazifesi, başlarındaki beylerin önderliğinde sınır muhafazasına çalışmaktır. Akıncılar, bulundukları toprakları korumakla birlikte gelebilecek saldırılara ve tehditlere karşı caydırıcı bir güç konumundaydılar. Avrupalıların sonraki asırlarda kurduğu özel komando birliklerini akıncılardan ilhâm alarak oluşturduğuna dâir rivayetler vardır.
Akıncıların akınlarını, Hz. Peygamber (sas) dönemindeki seriyyelere benzetebiliriz. Gerektiği yerde düşmana fiilen karşı koyma, halkın can ve mal güvenliğini koruma ve bu uğurda savaşma, akıncıların vazgeçilmez hayat tarzıydı.
Bir eski eğri kılıç... Kakmalarla süslü kını,
Bununla belki yapılmıştı Türk’ün ilk akını!
Bir eski eğri kılıç... Kabzasında yakutlar,
Bununla belki kırılmıştı bir zaman putlar....
Orhan Seyfi Orhon


Osmanlı, Hazreti Peygamber’in (sas): “Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız.” sözünü kendine şiar edinmişti. O kimsenin hakkına tecavüz edip, kimseyi ezmezken; ezilmemeye, zulme uğramamaya da dikkat ediyordu. Bunun için Payitaht’ta ordu savaş için hazırlanırken, hafif piyade birliği olan akıncılarla zaman kazanılıyor, âni baskınlara karşı teyakkuzda olunuyor ve sınır muhafaza ediliyordu. Akıncılar, Fatih Sultan Mehmet’in şu sözlerini kendilerine düstur ediniyor gibidir: “Bu zahmet din yolunadır, ahirette Allah huzuruna varınca inayet ola. Zîrâ elimizde İslâm kılıcı var. Eğer bu zahmeti ihtiyar etmezsek, bize gazi demek yalan olur.” Yine şanlı padişah Fatih Sultan Mehmet: “Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb’ama cefa edilmedikçe bizden kimseye zarar gelmez.” derken, onun akıncıları da aksini yapamazdı zaten. Müslümanlar, tarihin hiçbir devrinde, devlet, millet ve fert olarak kimseyi istismar etmedikleri gibi, hâkim oldukları yerlerde sömürü ve istismara da hiçbir şekilde izin vermediler.


Akıncılığın temelinin Osman Gazi döneminde, Köse Mihal tarafından atıldığı söylenir. Orhan Gazi zamanında daimî piyade ve süvari askerlerinin teşkiline kadar hep akıncılar kullanılmıştır. Osmanlı uç beyliğinin kısa sürede devlet hâline gelmesi de, akıncılar sayesinde olmuştur. Akıncılığın bir ocak şeklinde kurulmasında Evrenos Beyin büyük emeği olmuştur.
İlk zamanlar akıncı beylerinin çoğu, Osman Gazinin yoldaşları olan kumandanların çocuklarıydı. Akıncı beylerinin yetkileri çok geniştir, onlar istediklerini ocağa alır istemediklerini de ocaktan çıkarabilirlerdi. Divan-ı Hümâyun bu işlere hiç karışmazdı. Çok güvenilen akıncı beyi büyük bir selâhiyete sahipti, emirleri doğrudan doğruya padişahtan alırdı.
Akıncı beylerinin rütbeleri sancak beyi seviyesindeydi. Akıncı eri, yüzlerce defa canını ortaya koyduğu için, diğer birçok ocağın subayından imtiyazlıydı. Akıncılar içerisinde fedai, dalkılıç, serdengeçti, deli, azap, gönüllü, beşli gibi şahıs ve grup isimleri vardı. Küçük rütbeli akıncı zabitlerine ‘toyca’ veya ‘taviçe’ denirdi. 16. yüzyıl sonlarında 40 bin olan akıncı mevcudu, zaman içerisinde artma ve azalmalar göstermiştir.
Akıncılar, yakaladıkları esirlerden aldıkları bilgileri merkeze iletirlerdi. Akınlar, katılan akıncı sayısına göre isimler alırdı. 100 kişiden az akıncıyla yapılana çete, 100’den fazla kişiyle yapılana haramilik, akıncı beyinin kumandası altında yapılana ise, akın denirdi.
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik;
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!
Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı ilerle!
Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kâfilelerle
Yahya Kemal Beyatlı


Silâh ve teçhizatları uygun olmadığından, akıncılar kale kuşatmasına katılmazlardı; ancak akıncı fedâilerinden serdengeçtiler, kuşatılmış kaledeki düşmanın arasına dalarlardı.
Akıncılar, sürekli ordu birliklerine dahil değildir. Rumeli’de serhat boylarına yakın yerlerde yaşayan akıncılar, sınır bölgelerinde pürüz çıkaran düşman memleketlerine âni baskınlar tertipleyerek onları yıpratırlardı.
Bu gruplar içerisinde en ilginci ‘deli’ adı verilendir. Düşmanı görünce âdeta deliye dönen bu grubun mensuplarını kimse durduramazdı. Ordu ile sefere iştirak ettiklerinde, savaşın en ön safında yer alır ve düşmana ilk onlar saldırırdı. Bu gruptan olanlar bazen hiçbir silâh kullanmaz, sadece kendilerini savunmak için yanlarında bulundurdukları kalkanlarla düşmanın içerisine dalar, kendilerine yapılan kılıç hamlelerini kalkanlarıyla savuşturup, mermere vurarak sertleştirdikleri o koca elleriyle düşmanın yüzünde şimşekler çaktırırlardı. Topu topu bir avuç deliyle baş edemeyen düşman, geride kendi sayısına yakın Türk ordusunu görünce paniğe kapılır ve birer ikişer kaçışırdı. Bu delilerin bir kısmı eğersiz ata biner, bir kısmı da akşama kadar ellerini mermer gibi sert cisimlere vurarak nasır bağlatırdı. Kat kat nasır bağlamış bu eller, düşman için kılıçtan daha tesirli bir silâh olurdu. Deli adıyla anılan bu süvariler, 15. yüzyıl sonlarından itibaren istihdam edilmişlerdir. Önceleri sadece Avrupa’daki sınır boylarında kullanılan deliler, ‘bayrak’ adı altında 60’ar kişilik ocaklara ayrılırdı. Başlarındaki kumandanlarına Delibaşı (euhe) denirdi. Delibaşın altında gönüllü ağası ve bölük ağası gibi zabitler vardı. Deli süvarisi olmak isteyen, cesaretiyle kendini ispatlamak zorundaydı. 16. yüzyılda kurt, sırtlan, pars gibi vahşi hayvan derilerinden yapılmış elbiseler giyen delilerin, atları da akıncılarınki gibi çevik ve dayanıklıydı. Delilerin silâhları ise, akıncılarınki gibi kılıç, kalkan mızrak, balta ve bozdoğandı. Akıncılar Hazreti Hamza ve Hazreti Ali’yi pîr olarak görürlerdi.
Bilmemiş var mı geniş yeryüzünün serhaddi,
Yıkmış ufkunda durup karşı koyan her seddi.
Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına
Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgârına.
Yahya Kemal Beyatlı


Akıncılığa kabul edilmek çok zordu. Bunun için doğrudan doğruya beyin rızası gerekirdi. Zîrâ kötü bir akıncı, birliğin mahvına sebep olabilirdi. Çok süratli intikâl, seri hareket, harikulâde süvarilik, fevkalâde silâhşorluk bu işin olmazsa olmazlarındandı.

Bazı istisnalar haricinde akıncılık, babadan oğula geçerdi. Akıncılar savaş zamanlarında ordudan önce düşman arazisine girerek, orduya yol açar ve kurulması muhtemel pusuları bozardı. Akıncılar düşman topraklarına girecekleri zaman, kademeli olarak birkaç bölüme ayrılır, ilk kuvvetin karşısına mukavemet eden bir düşman çıkarsa, arkadakiler yetişip ona yardım ederdi. Akıncıların hücumları âni ve sert olduğundan, hemen her zaman düşman kuvvetlerini sarsıp dağıtırdı. Ayrıca ordunun yolu üzerindeki hububat muhafazasını sağlamak, esirler vasıtasıyla düşmandan haber toplamak, köprü ve geçit gibi yerleri emniyet altında tutmak da akıncıların vazifeleri arasındaydı.
Akıncı olabilmenin şartlarından birisi de, Osmanlı Türk’ü olmaktı. Devşirmelerin devletin her kademesine, hatta sadrazamlığa kadar, yükselebilme imkânı varken, akıncı olmaları imkânsızdı.

Bir akıncı adayı; imam, köy kethüdası veya dürüst birini kefil göstermek zorundaydı.

Akıncı ordu birlikleri diğer ordu ocakları gibi komuta kademesine bölünürdü. Her on akıncıyı onbaşı; yüz akıncıyı subaşı; bin akıncıyı da, binbaşı komuta ederdi. Bir hareketin akın adını alabilmesi için, bu akına beyinin katılması gerekiyordu.
Bu komuta zincirini, bütün kuvvetlerin başında olan akıncı beyi tanımlardı. Akıncı beyini devlet tayin ederdi. Bu önemli kumandanlık uzun süre Mihaloğlu, Evrenosoğlu, Turhanoğlu ve Malkoçoğlu gibi ünlü akıncı ailelerinde kalmış ve babadan oğula intikal etmiştir. Mihaloğlu, Sofya’da; Evrenosoğulları, Arnavutlukta; Turhanoğulları, Mora’da; Malkoçoğulları da Silistre dolaylarında bulunurlardı. Osmanlı’da akıncılar, merkezî idareye bağlı değildi, sınır boylarında ocaklar hâlinde teşkilâtlandırılmıştı. Her mıntıkanın kumandanı ayrıydı ve akıncılar mensup oldukları sülâlenin ismiyle anılırdı.

Akıncıların en yiğitleri ‘dalkılıç’ ve ‘serdengeçti’ adı ile anılırdı. Bunlar akıncıların fedai kısımlarıydı. Bu fedailerin düşman içine dalmak ve mahzûr bulunan bir kaleye girmek gibi çok zor görevleri vardı. Bu yiğitlerin çoğunun böyle bir vazifeden geri dönme ihtimalleri azdı. İhtiyar Cezzar Ahmet Paşa karşısında ilk yenilgisini tadan Napolyon’un şu sözleri, Osmanlı askerini anlamak açısından mânidârdır: “Osmanlı askerini dalkılıç olmaya mecbur edecek kadar sıkıştırmak el vermez, bir kere dalkılıç olmayı göze almış birkaç yüz adam meydana çıkarsa, mağlup olmamak mümkün değildir.
Akıncılar, ordunun genellikle beş günlük mesafe ilerisinde yol alırlardı. Bir düşman ordusuna dalmak gerektiği zaman, bu vazifeyi yapacaklar ordudan ayrılır, düşmanı vurmak icabeden yere kadar giderler, âni ve şiddetli şekilde düşman saflarına dalarlardı. Bunun neticesinde düşman şaşırır ve bozguna uğrardı.


Düşmanın iktisadî ve mânevî yapısını alt üst ederek savaşın kazanılmasında önemli rol oynayan akıncıların akın taktiği şöyleydi: Akıncı ordusu belirli bölümlere ayrılır, ayrılanlar da daha küçük birliklere bölünerek yollarına devam ederdi. Sefer yapılacak ülkede her birliğin ele geçireceği şehir ve kasabalar önceden kararlaştırılır, dönüşte birlikler gene belirli yerlerde, fakat daha önce ayrıldıkları mevkilerde olmamak üzere birleşerek, vatan topraklarına dönerdi. Bu durum düşman ülkesini korku içerisinde bırakırdı. Kasırgalar gibi esip geçen akıncıların, ne zaman, nerede ortaya çıkacakları hakkında yüzlerce söylenti çıkardı.
Devlet tarafından akıncıların isimlerini, eşkallerini ve tımara (toprağa) sahip olanların listelerini gösteren bir defter tutulurdu. Defterler iki nüsha hâlinde tanzim edilir, bunlardan biri merkezdeki defterhanede, diğeri de akıncıların bulundukları eyalet veya sancakların kadılıklarında muhafaza edilirdi. Böylece herhangi bir yolsuzluğa meydan verilmezdi. Her akın sonunda şehit veya malûllerin yerine, kuvvetli gençler akıncı olarak kaydedilirdi. Akıncılara tahsis edilen bir maaş yoktu. Elde ettikleri ganimetlerin 1/5’ini pençlik (humus) vergi olarak verdikten sonra, kalanlarla geçimlerini temin ederlerdi. Bazılarının ise tımarları (işleyebilecekleri toprakları) vardı.

Akıncıların atları hızlı, dayanıklı ve süratli olanlardan seçilirdi. Akıncılar sefere çıkarken yanlarında dört-beş at götürürler, yorulan atları konak yerlerinde bırakarak, hız kaybetmeden yollarına devam ederlerdi.

Uzun mesafeleri, kısa sürede koşabilecek şekilde yetiştirilen ve birçok meziyeti olan akın atlarının eskisi kadar yetiştirilememesi, bu teşkilâtın zayıflama sebeplerindendir. Fetihler döneminin sona ermesi ve duraklama devrinin başlaması ile akıncılar görülmez olmuştur. 1595 yılında Koca Sinan Paşanın Eflak’ta Prens Mihal’e yenilmesi üzerine Tuna’nın öte yakasında kalan akıncıların ve akın atlarının pek çoğu telef olmuştur. 16. yüzyıldan itibaren sayıları iyice azalan akıncılar, geri hizmetlerde kullanılmaya başlanmıştır. Akıncıların yerini bu dönemden sonra Kırım Hanlarının emri altındaki Tatar askerleri almıştır. Akıncı adı 1826 yılında resmen ortadan kalkmıştır.



Akıncıların parolası, “Yazılan gelir başa”ydı. Yazılan mademki başa gelecekti, ölümden korkmak niyeydi? Bu yiğitler gözlerini budaktan sakınmaz, her yerde şehadeti ararlardı. Gece âbid olan bu Hak fedaileri, gündüz birer arslan kesilirlerdi. Akıncılardaki ruh hâlini anlamak, Kur’an-ı Kerim’in çeşitli yerlerinde geçen, “Malınızla ve canınızla cihat edin.” âyetini kavramaya bağlıdır. Çiftçilerin ellerindeki tohumları toprağın altında çürümeyeceğine inandıkları ve ellerindeki tohumları tereddüt etmeden toprağın bağrına saçıp beklemeye durdukları gibi, akıncılar da yapmış oldukları güzel işlerin karşılığını mutlaka göreceklerine inandıklarından, hayatlarını Hakk’ı korumaya ve ülkelerini savunmaya adamışlardır. Evet herkes inandığı kadar gerilime geçecek, o kadar bu yola baş koyacak ve o kadar toprağın bağrına tohum saçacaktır.


ALINTIDIR
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
wxxxxx
Astsubay Başçavuş
Astsubay Başçavuş


Kayıt: Jan 11, 2006
Mesajlar: 887
Puanı: 4839
Nerden: istanbul
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Sal Mar 07, 2006 8:31 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

saol paylaşım için

_________________
heavy metal is love.......
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir
Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
OPETH
Asteğmen
Asteğmen


Kayıt: Dec 20, 2005
Mesajlar: 1079
Puanı: 5661
Nerden: Z@nGulDAk
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Cum Mar 10, 2006 6:56 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

güzel paylaşım

_________________
MİLLET BAZI YALANCI ŞAHISLAR NEDENİYLE SİTEDEN UZAKLAŞDIM AMA ARKADAŞLARDAN DUYDUĞUM GÜZEL HABERLER ÜZERİNE TEKRAR GERİ DÖNDÜM...
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
Raistlin
Asteğmen
Asteğmen


Kayıt: Jan 12, 2006
Mesajlar: 1078
Puanı: 5705
Nerden: AvCiLaR
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Cmt Mar 11, 2006 11:15 am Alıntıyla Cevap Ver Back to top

guzel bır bılgı elıne koluna saglık Very Happy

_________________
Raistlin Majere Master of Past and Present
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir
Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir
Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
(1 kere basmak yeterli)
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
yasin889
Binbaşı
Binbaşı


Kayıt: Aug 30, 2005
Mesajlar: 5175
Puanı: 30168

Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Çrş Mar 15, 2006 9:30 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

akıncılık aslında şimdiki radarlar gibi..
onlarda ön bilgi sağlıyorlardı, radarlarda..
osmanlı akıllı bir devletti , ondan akıncıları iyi kullandı..
zaten kullanamayınca da geriledi..
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Heavy
Yüzbaşı
Yüzbaşı


Kayıt: Dec 21, 2005
Mesajlar: 4880
Puanı: 27734

Madalyalar: 0
Durum: Offline
MesajTarih: Çrş Mar 15, 2006 11:24 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

Alıntı:
zaten kullanamayınca da geriledi..


Haydaa.Ne alakası var gerilemesinin akıncılarla ?

Osmanlı devleti çağa ayak uyduramadığım için yıkılmıştır.

_________________
KOLPACININ EN ÖNDE BAYRAKLA GİDENİ
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
yasin889
Binbaşı
Binbaşı


Kayıt: Aug 30, 2005
Mesajlar: 5175
Puanı: 30168

Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Cmt Mar 18, 2006 6:33 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

heavy_metal demiş ki:
Alıntı:
zaten kullanamayınca da geriledi..


Haydaa.Ne alakası var gerilemesinin akıncılarla ?

Osmanlı devleti çağa ayak uyduramadığım için yıkılmıştır.
anlatmak istediğimi tam anlatamadım...
haklısın.
asıl demek istediğim, osmanlı dış ile bağlantısını tamamen kesti..
sokullunun ölümünden , lale devrine kadar avrupa ile hiç ilgilenmedi bile..
ancak lale devrinde elçiler gönderildi avrupaya..
ama osmanlı bunun zararını gördü..
benim demek istediğim asıl bu..
yoksa , sadece akıncıların sınırlardan , gayri nizami harp yapması değil...
akıncılar ,bir anlamda ajan gibiydi bence..
diğer ülkeleri her an gözlüyor ve neler yaptıklarını yakından görüyorlardı..
demek istediğim bu...
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
queensryche
Er
Er


Kayıt: Jan 27, 2006
Mesajlar: 192
Puanı: 1061
Nerden: İstabul
Madalyalar: 0
Durum: Offline
MesajTarih: Cmt Mar 18, 2006 9:40 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

Atalarımız çok büyük. Onlarla gurur duymalıyız.

_________________
Operation : Mindcrime...
Were an underground revolution working overtime
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger ICQ Numarası
radser
Astsubay Çavuş
Astsubay Çavuş


Kayıt: Mar 07, 2006
Mesajlar: 361
Puanı: 1872

Madalyalar: 0
Durum: Offline
MesajTarih: Cmt Mar 25, 2006 6:40 am Alıntıyla Cevap Ver Back to top

heavy_metal demiş ki:
Alıntı:
zaten kullanamayınca da geriledi..


Haydaa.Ne alakası var gerilemesinin akıncılarla ?

Osmanlı devleti çağa ayak uyduramadığım için yıkılmıştır.


tam tersi omasın.

osmanlı lale devrinde geriledi herşeyin bol olduğu.en zengin olunduğu dönemde..................... Exclamation
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Heavy
Yüzbaşı
Yüzbaşı


Kayıt: Dec 21, 2005
Mesajlar: 4880
Puanı: 27734

Madalyalar: 0
Durum: Offline
MesajTarih: Cmt Mar 25, 2006 12:58 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

Şimdi onla ne alakası var radser. o noktaları uzatınca haklı olduğunu mu sanıyorsun.

Lale devrinde varolan gelirleri zevke sefaya harcandığından dolayı devlet borç batağına battı.

O da bir etken.Ama Lale devrimne bak bir de yıkılış tarihine.Aradaki zaman farkını göreceksin.

_________________
KOLPACININ EN ÖNDE BAYRAKLA GİDENİ
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
ARMADOR
Asteğmen
Asteğmen


Kayıt: Nov 01, 2005
Mesajlar: 1726
Puanı: 9186
Nerden: ZONGULDAK
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Cmt Mar 25, 2006 1:20 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

devletin son zamanlarında basa gecen hükümdarlar gerek tecrübesizlik gereksede 600 yıllık bi imparatorluga bi sey olmaz diye zevke ve sefaya olan düskünlükleride eklenince devletin cöküsü hızlandı ve gerileyen ekonomi. dısarıdan alınan borclarla atelyeler deil saraylar yapılmıstır. Zaten osmanlı imparatorlugu yıkıldıgında librit yapacak teknolaji ve inkanlara sahip deildi.

_________________
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
ZONGULDAKIN DERİN TOPRAKLARI ALTINDAKİ SERVETİ MADENİYE NE KADAR KIYMETLİ İSE ZONGULDAK DA O KADAR KIYMETLİ VİLAYETİMİZDİR.
"M.KEMAL ATATÜRK"
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
Crysania
Teğmen
Teğmen


Kayıt: May 03, 2006
Mesajlar: 2125
Puanı: 11148
Nerden: Ankara
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Cum May 26, 2006 5:33 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

ben de akıncılar hakkında bir şey eklemek istiyorum. Sırpsındığı savaşı sadece akıncı birlikleriyle kazanılmıştır. Keşif için gönderilen az sayıdaki(net sayıyı hatırlamıyorum şu anda) akıncı birlikleri haçlı ordusunu tek başlarına resmen dağıtmıştır. orduya hiç iş kalmamıştır. tarihteki en büyük zaferlerden biridir.

_________________
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Crysania
Teğmen
Teğmen


Kayıt: May 03, 2006
Mesajlar: 2125
Puanı: 11148
Nerden: Ankara
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Cum May 26, 2006 5:37 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

yasin889 demiş ki:
heavy_metal demiş ki:
Alıntı:
zaten kullanamayınca da geriledi..


Haydaa.Ne alakası var gerilemesinin akıncılarla ?

Osmanlı devleti çağa ayak uyduramadığım için yıkılmıştır.
anlatmak istediğimi tam anlatamadım...
haklısın.
asıl demek istediğim, osmanlı dış ile bağlantısını tamamen kesti..
sokullunun ölümünden , lale devrine kadar avrupa ile hiç ilgilenmedi bile..
ancak lale devrinde elçiler gönderildi avrupaya..
ama osmanlı bunun zararını gördü..
benim demek istediğim asıl bu..
yoksa , sadece akıncıların sınırlardan , gayri nizami harp yapması değil...
akıncılar ,bir anlamda ajan gibiydi bence..
diğer ülkeleri her an gözlüyor ve neler yaptıklarını yakından görüyorlardı..
demek istediğim bu...
lale devrine kadar avrupa'yla ilgilenilmemesi konusunda haklısın. lale devrinden sonraysa avrupa'nın yanlışlıklarıyla ilgilenildi. Osmanlı, Kanuni'den sonra gerek tecrübesiz, gerekse yetersiz şehzadelerin tahta geçmesi yüzünden, kontrol haremin ve vezirlerin eline geçmişsin. ha bunların hangisi iyi niyetliydi hangisi değildi yorum yapmıycam, ama bilinen bir gerçek var ki çok büyük hatalar yaptı osmanlı devleti. ama dikkat edin o yapılan hatalar bugün türkiye cumhuriyeti'nin kurulmasıne vesile olmuştur.

_________________
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Crysania
Teğmen
Teğmen


Kayıt: May 03, 2006
Mesajlar: 2125
Puanı: 11148
Nerden: Ankara
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Cum May 26, 2006 5:48 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

radser demiş ki:
heavy_metal demiş ki:
Alıntı:
zaten kullanamayınca da geriledi..


Haydaa.Ne alakası var gerilemesinin akıncılarla ?

Osmanlı devleti çağa ayak uyduramadığım için yıkılmıştır.


tam tersi omasın.

osmanlı lale devrinde geriledi herşeyin bol olduğu.en zengin olunduğu dönemde..................... Exclamation
bence hatalı olan sensin. lale devri osmanlı devletinin ilime ve halka önem vermeyi bırakıp zevke sefaya düşmesidir. Osmanlı yavaş yavaş bu döneme giderken Avrupa skolastik düşüncenin bütün etkilerini tamamen üzerinden atarak hızla ilerlemeye koyulmuştur.(antiparantez laikliğin somut etkisini burada çok rahat görebiliriz) uzun bir süre bilimsel çalışmalarda ilerleyen avrupa'nın osmanlı'dan daha gelişmiş olduğunu, osmanlı ancak lale devrinde kabul etmiştir ki bu zaman dilimi çok uzun bir süreye tekabül eder. Lale devrindeyse her ne kadar Avrupa yakalanmaya çalışıldıysa da çok geç kalınmıştır. İkinci bir not Osmanlı'nın en zengin olduğu dönem lale devri değildir. Halk o dönemde açtır sadece saray zevk-ü sefaya düşmüştür. Osmanlı Devleti'nin en zengin olduğu dönem Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinden dönüşüdür. Hatta ilk bütçe açığı Kanuni Sultan Süleyman döneminde verilmiştir. Ama bütçe açığı verilmesinin sebebi saray masrafları değil, bütçenin askeri masrafları karşılayamamasıdır. Kanuni Sultan Süleyman çok fazla sefere çıktığından, gelirler giderleri karşılayamamıştır. İlk bozulma yine, Kanuni döneminde başlamış, oğlu II. Selim döneminde ve ondan sonra artarak büyümüştür. II.Selim döneminde ve Kanuni döneminde yeniçeriler kazan kaldırmayı arttırmıştır. vs. vs.. bir sürü şey var daha osmanlı devleti'nin bozulmasıyla alakalı. Atalarımızı saygı duymakla beraber, cumhuriyetle kazandığımız değerlere de sahip çıkmalı ve tarihten ders almalıyız. Osmanlı'nın yaptığı hataları yapmamalı, bilim neredeyse gidip almalıyız ve de kendi yöneticilerimizi çok iyi yetiştirmeliyiz.

_________________
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Dimne
Asteğmen
Asteğmen


Kayıt: Mar 20, 2006
Mesajlar: 1378
Puanı: 7038
Nerden: Zonguldak
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Pts Hzr 05, 2006 3:27 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

akıncılarla ilgili böyle şeyler duymuştum ama bukadarını bilmiyordum. yazdığın için sağol. bu arada Crysania çok iyi yazmışın katılıuyorum tamamen.

_________________
karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak!
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder

Sonraki başlık
Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema nukemods.com tarafından uyarlanmıştır.
Forums ©
Heavy Metal TR . COM © 2004 - 2008 tüm hakları saklıdır. - Forum Arşivi - Sitemap
HMTR'den izinsiz alınan hiçbir materyal (kaynak yazılsa bile) başka topluluklar tarafından kullanılamaz!
The ultimate MetalToplist...