İşte eskilerden bir heavy/power grubu daha..
Açıkçası pek dinleyeni olmayan, 20 seneyi aşkın bir geçmişleri olmasına rağmen ön plana çıkmamış bir grup. Belki çoğu albümünde vasatı geçemediler ama "Life Among the Ruins" ve "The House of Atreus Act 1" albümleri dinlenesi albümlerdendir. Ayrıca grubu birazda Manowar'a benzetiyorlar. Öyle çokda fazla bilgim yok grupla ilgili, olan varsa paylaşımlarınızı bekliyorum..
Kadro:
David Defeis - Vocals/Keyboards
Edward Pursino - Guitars/Bass
Frank Gilchreist - Drums
Albümler:
Virgin Steele - 1982
Guardians of the Flame - 1983
Noble Savage - 1985
Age of Consent - 1988
Life Among the Ruins - 1993
The Marriage of Heaven and Hell Part 1 - 1995
The Marriage of Heaven and Hell Part 2 - 1996
Invictus - 1998
The House of Atreus Act 1 - 1999
The House of Atreus Act 2 - 2000
The Book of Burning - 2002
Erman_Toroglu Asteğmen
Kayıt: Sep 11, 2005
Mesajlar: 1638
Puanı: 8472
Nerden: Kaşla göz arasından Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
Tarih:
Sal Hzr 27, 2006 1:50 pm
1981'deJack Starr tarafından kurulup David DeFeis'in bugüne getirdiği Türkiye'de bu denli az bilinmesinin nedenini bir türlü anlayamadığım grup.Liriklerinde mitolojik ve epik ağırlıklı konulardan bahsederler.98 Invictus ve 85 Noble Savage albümlerini şiddetle tavsiye ederim
Not:Thrash Metal seviyorsanız Exorcist adlı yan projelerinde çıkardıkları Nightmare Theatre adlı albümü bi yerlerden bulun dinleyin.
Saxon-Crusader
_________________ Layla,you've got me on my knees.Layla,I'm begging,darling please.Layla,darling won't you ease my worried mind?
yıllaaar önce benim cahiliye dönemim diye adlandırdığım dönemde bir albümleri geçmişti elime ama hiç dinlememiştim.adını da hatırlamıyorum.eski cd lere bi el atıyım bulurum umarım ıskaladığım bu grubu.
grubun liderinin yaptıkları müzik hakkındaki yorumu ; "From a whisper to a scream, barbaric, romantic, bombastic, yet subtle, grandiose, yet earthy. A call, a shout, an invocation to Freedom and the continual awakening to the awareness that every moment of life is lived to its fullest potential. It is a force, a sacred quest which drives Virgin Steele on."
_________________ "Dinsiz ilim kör, ilimsiz din topaldır." - Albert Einstein
Virgin steele doğumu new york.Grubun her şeyi olan solist david de feis grubu 1980 de kurmuştur.Gruptaki diğer eleman ise fransız asıllı virtüöz gitarist jack starr idi.Virgin steele in ismini ismini duyurduğu ilk olay Metal 3 adlı compilation albümdür.Parıltılı müzikleri ile dikkat çekerek BMİ ile anlaşırlar ve 1982 de ilk albümleri vırgın steele ı yayınlarlar.Bu albüm için 1983 de kerrang dergisin de yer alan bir kritikte '' İşte heavy metal ...'' ibaresi yer almıştı.Albümde ön plana çıkan en etkin unsur kesinlikle jack starr dı.jack ın solo atraksiyonları şaşırtıcı bir ustalık barındırıyordu...Ki jack kısa zamanda ne denli bir virtüöz olduğunu alacağı övgülerle anlıyacaktı.83 de mongol harde/roadrunner etiketiyle vırgın steele 2 diyer adıyla guardıan of the flame adlı ticari açıdan başarı kazanmış albümleri yayınladılar.JACK in artık gruptan daha cok ilgi çektiğini düşündüğü zamanlarda ünlü gitarist ünlü gitarist grubun kurucusu David de feis ile müzikal fikir ayrılıklarına girdi.Jack daha estetik değerler taşıyan david ise daha heavy ve mistik kokulu müzik yapma tarafındaydı.Tartışmaların alevlendiği ve grubun oldukça övgü aldığı 1983 yılında metal massacre copmpilation albümlerinde parçaları yayınlamıştı.
Aynı zamanda jack solobir proje üzerindeydi.Fakat vırgın steele ide bırakmak istemiyor ve kendi fikirlerine dahil etmek için çabalıyordu.Sonuçta jack david ayrılır ve VIRGIN STEELE in isim hakkı için david ile mahkemelik olur.Görülen duruşmaların sonunda david de feis vırgın steele i kazanır.(çokta iyi oluraksi durumda şımarık virtüözlerin yüzünden tarihe karışıcak bir topluluk daha olucaktı.
David de feis in jack ile olan problemleri yüzünden grup uzun zaman metal arenasından uzak kaldı.3 senelik bir kaybın hiç kuşkuşuz bu müziğin en hareketli zamanlarına denk gelmesi topluluk için önemli bir kusurdu.Oluşan aksiliklerin ardından David ,gitara edward pursino yu alır ve 86 da Cobra etiketiyle NOBLE SAVAGE yayınlanır.Çok başarılı bir bir albümdü NOBLE SAVAGE kimi yerde VIRGIN STEELE ın metal dünyasına kazandırdığı epik kimi yerde ise geleneksel Amarikan hard Rock müziğinin alt materyerlerini içeriyodu.Albüm dönemine göre son derece marjinal ve heavy metal di.
David de feis sesini değişik tonlara göre ayarlayabilen bir yeteneğe sahipti.Ve sanırım bu özelliği VIRGIN STEELE nın muhteşem atmosferini oluşturan en önemli en önemli öğeydi.Ki David ın come on and love me deki Evil in her eyes deki Kıng dıamond benzeri vokalleri hayret vericiydi.NOBLE SAVAGE deki obsessıon ise en güçlü parçalarından biriydi.
1987 de gruptan hiç bir haber alınamadı.Bu yılda metal magazinlerinde cok haberi yapılmış inanılmaz bir iddia vardı.VIRGIN STEELE için iddiaya göre VIRGIN STEELE üyeleri 1986 yılında Exorcist adında bir thrash grubu adı altında saklanarak nightmare tra de adlı bir thrash albüm yaptıklarıydı.Gerçekten raflarda bu isim altında bir grup satılıyordu.Fakat bu grupbun asıl kadrosunun vırgın steele elemanları olduğunun iddia edilmesi cok garip bir durumdu.İddiaların yoğunlaştığı nokta ise vırgın steele ın exortcist adında dönemin pastasında pay alma isteği ile bağlantı olduğuydu.Plak firması ise bu kesin olarak yalanlıyor ve exorcist in kanadalı bir topluluk olduğunu söylüyordu.Aynı şekilde David de feis te bunu yalanlıyor ve söz konulu grup olan tek ortak yönlerinin aynı stüdyo ve aynı plak firması olduğunu beyan ediyordu.Albümü dinlemediğim için bir yorum yapamam.Ama görünen o ki bu iddia son derece sansasyonel bir nitelik taşıyordu.
Söylentiler Vırgın steele ın 1988 de maze lisansıyla cıkardığı AGE OF CONSENT albümüyle sona erdi.Kimleri bunu grubun başka bir isim altındaki thrash metal denemesinin başaralı olamamasının sonucu olarak gördüler.Fakat albümde bariz bir şekilde ortaya cıkan müzikalite ve o kendi ayrılacalıklı tazrları bütün söylentileri bir nebze olsun susturmuştu.AGE OF CONSENT ,yine david ın bestelerde cok kafa patlatıp emek verdiği epik parçalarıyla doluydu.İyi bir albumdü ama bence NOBLE SAVAGE kadar güçlü değildi.Albümde hayvanlara ve tabiata ait dünyanın özgürlüğünü anlatan let ıt roar ,lion ın winter ve melankolik bir beste olan tragedy öne cıkan parçalardı.Albümde ayrıca URİAH HEEP cover ı Stay on top ile sonraki basımında bonus olarak yer alan JUDAS PİRİEST parçası Desert plain yer alıyordu.Grup bu albümden sonra uzun dönem ortada görünmedi.Hani şu her eski grubu anlatırken''ölü zonu'' diye bahsettiğim devirde.90 lar-başlamıştı.Ama VIRGIN STEELE de dönem arkadaşları gibi ortalıktan kaybolmuştu.
Fakat 1993 bigi metal müzik için son derece tehlikeli bir yılda ansızın ortaya cıktılar.
Albümün ismi LIFE AMONG THE RUINS idi.Ve bu sefer ki Vırgın steele cok farklı bir kulvardaydı.Tamamıyla Amerika patentli Hard rock albümüydü yaptıkları.Ve bariz bir şekilde Van halen soundu ortaya cıkmıştı.Vırgın steele de önceki albümlerinde yer alan epik temalar ve sürükleyici gitarlar yerine tamammıyla ask şarkılarından oluşn ritmik yapılı besteler idi ortaya cıkan.Ama bana kalırsa türüne göre göre son derece başarılı bir yapıttı LIFE AMONG THE RUINS.Amarikan hard heavy müziğini sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapıttır.
Albümde yer alan ı dress ın Black adlı parça ise özellikle David in muhteşem yorumu ve harika gitar riffleriyle öne cıkan ve bana kalırsa en mükemmel VIRGIN STEELE parçasıdır.David in yaptıkları bu marjinal albümle ne kadar komple bir müzisyen olduğunu kanıtlıyordu.Fakat eski fanlarından tepki almamış da değildi.Ve başından beri grupta yer alan emektar davulcu joey ayvazian grubu bırakıyordu.Yerine gelen ise frank gilchreist idi .Grub 1995 yılında bir bakıma ikinci dönemini aralar.Çünkü tekrar eski destansı orkestral takviyeli epik introların yer aldığı sert ve hızlı müziklerini canlandırırlar.1995 te MARRİAGE OF HEAVEN AND HELL PART 1 VE 1996 da MARRİAGE OF HEAVEN AND HELL PART 2 adlı birbirine bağlı iki konsept albüm yaparlar.Lirikleri yine david e ait olan uzun bir mitoloji hikayesi müzikalite açısından son derece yüksek bu iki albüme sığdırıryordu.Ve vırgın steele in müziği aynı nitelikleriyle 90 laın ikincı yarısında tekrar yola çıkmıştı.Vahşi ve duygusal vokaller orkestral bölümlerin önünde cayır cayır yanan gitarlar vırgın steele tipik tarzın gösteriyordu .Bu birbirine bağlı iki albüm gerçekten çok başarılıydı.Özellikle part 1 daha sert ve heavy olan parçlarıyla bir adım önde görünüyordu.Part 2 deki victory is mıne ise grubun son yıllarda yaptığı en vurucu en heavy parçasıydı.
Virgın steele 1998 tarihli ve bir bakıma ve bir bakıma önceki iki albümün temasını veren ve aynı hiyanin devamı niteliğindeki muhteşem invictus u yayınlar.Daha öncetanttığım bu albüm karakteristik vırgın steele kimliğini yansıtan cok önemli bir yapıttır.Ki şu son bir iki yılda senfonik power epik metal tanımlarıyla cıkan süslü metal topluluklarına en iyi ceavptır.Çünkü VIRGIN STEELE ,ilgili bu ögelerin müziğinde son derece güçlü bir heavy uslubuyla anlatıyor.Bu açıdan yeni grupların hiç biri vırgın steele kadar yüklü bir heavy soundu taşımıyor.Albümdeki veni vıdı vıcı tam 11 dk lık süresiyle hem bütün bunları kanıtlayan hem de yeni ve muhteşem bir metal destanını da ortaya koyan bir bestedir.INVİCTUS vırgın steele ın tarıhı boyunca en cok ilgi gördüğü albümlerden birioldu.Grup AVRUPA da bir çok yerde konser verdi.Bunların en ilgi cekeniise liriklerinde kullandıkları mitolojik hikayelerin beşiği olan yunanistan da gerçekleşiyordu.Bu aradad son son albümün manowar a benzediği hatta grubu tanımaya yeni dinleyicilerin vırgın steele taklit bir topluluk olarak gördüğünün talihsiz olarak basında yer aldığını hatırlatayim.Çünkü VIRGIN STEELE müzikalite olarak açısından MANOWAR besteleriyle kıyaslanamıyacak kadar orkesral ögeler kullanan komplike bir topluluk.Bence bu benzetmenin en önemli gerekçesi david ın hırcın vokal bölümlerinin eric adams a yakın olması ile bağlantısı var.Fakat bunu taklit olarak nitelemek son derece cahıl bir nitelendirme şekli olur , ki vırgın steele ,manovar ile aynı tarihde heavy metal sahnesineçıkmış bir topluluktur.David de feis ise sesini oldukca farklı modlara kullana biln muhteşem bir şansızlıklar ve dedikodular yüzünden bunca yıllık müzikal üstünlüklerini genişkitlelere duyuramamış en önemli seslerden biriydi.Bu talihsiz tarıhıne gerçekten üzülüyorum.Kendi adıma da vırgın steele ın bütün karanlık zamanlarında yanımda olmasına sevniyorum.Son söz david de feis vırgın steele karakterini anlatan şu muhteşem beyanı ile ilgili;
'' Benim liriklerim vahşet ve savaşlarca yok edilmiş ,kaybedilmiş bir dünyadaki bütün güzel şeylere özlem duyan bir ağlama şeklidir..'
Size önerim biran önce fulll arşivini edinin.
Makale 99 yılındaki ŞEBEK HEAVY METAL dergisinden alınmıştır.Yazar Şanver OFLUOĞLU.
Copy paste değildir.
_________________ Rock: Yaşamayı öğretir, Heavy: Öğüt verir - Kulağını çeker, Thrash: Haddini bildirir.
Sonraki başlık Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema
nukemods.com
tarafından uyarlanmıştır.