Giriş Yap ya da Kayıt Ol
Heavy Metal TR . COM - Keep The Heavy Metal Faith !: Forumlar

HMTR :: Başlığı Görüntüle - Yüzbaşı Faruk ve Nesrin
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   Kayıt OlKayıt Ol 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 
Sonraki başlık
Önceki başlık
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder  HMTR Forum Ana Sayfası » Ekonomi / Sosyoloji / Tarih / Hukuk
Yazar Mesaj
kinslayer
Er
Er


Kayıt: Jul 22, 2006
Mesajlar: 109
Puanı: 730
Nerden: bursa
Madalyalar: 0
Durum: Offline
MesajTarih: Cmt Ağu 19, 2006 3:58 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

Yüzbaşı Faruk ve Nesrin
Kurtuluş savaşları sırasında tanışıyorlar..

Faruk Sakarya savaşı sırasında yaralanıyor..Ve Nesrin’in gönüllü hemşirelik yaptığı hastaneye getiriliyor..


Faruk, küçük idare lambasının zayıf ışığında, sırt üstü, gözleri kapalı, bu akşam nöbetçi olan Nesrin'in gelmesini bekliyordu. Nöbetçi hemşirelerin koğuşları denetleme saatiydi.

Çok iyi tanıdığı zarif ayak sesleri duyuldu, yaklaştı, yaklaştı, yaklaştı, koğuşa girdi. Faruk bir çığlık bekliyordu. Beklediği oldu. Nesrin çığlığı bastı:

"Aaaaaaa! Bu yaralılara ne oldu Faruk Bey? Nerede bunlar ?"

Faruk oturdu :

"Galiba Beyoğlu'na çıktılar..”

Ayaklarını karyoladan yere sarkıttı :

"..Pinti felekten bir gece çalacaklar:'

"Şaka yapmayın ne olur !”

"Peki. Kaçtılar Nesrin Hanım !”

Nesrin isyan etti :

"Neden ama ?"

"Cepheye dönmek istiyorlardı. Doktorlar izin vermeyince, kaçtılar !“

"Hiçbiri daha iyileşmemişti ki …“

"Zararı yok. Cephenin havası, karavanası insanı hastaneden daha çabuk iyi eder !“

Nesrin kapıya yürüdü :

"Ben olayı nöbetçi doktora bildirmek zorundayım…“

Faruk uzanıp kızın elini yakaladı :

"Hayır, durun lütfen. Dün kaçacaklardı. Bu akşam kaçmalarını ben tavsiye ettim. Çünkü sizin nöbetçi olacağınızı biliyordum, ricamı dikkate alacağınıza güveniyordum. Kaçakların istasyona ulaşıp cephe trenine binmeleri için bir yarım saate daha ihtiyaçları var. Sonra hastaneyi ayağa kaldırabilirsiniz. Şimdi lütfen şuraya oturun. Bir yarım saatçik dinlenmenizi rica ediyorum !“

Nesrin'i yanındaki yatağa oturttu. Kızın küçük eli hala kocaman avucunun içindeydi. Fark edince utandı :

"Ah affedersiniz…“

Telaşla elini çekti.

************************……

NESRİN koğuşta, kaçakların cephe trenine binmesi için gerekli zamanın dolmasını bekliyor ve alçak sesle Faruk'a bugün tanık olduğu büyük sahneyi anlatıyordu:

"Doktor Mim Kemal Bey, kırık kaburga oynayıp da ciğeri tahriş etmesin diye geniş bir bandla Paşa'nın göğsünü sıkı sıkı sardı ve cepheye dönemeyeceğini söyledi. Paşa hiç sesini çıkarmadı.“

"İtiraz etmedi mi ?"

"Hayır.“

Faruk hemen teşhisini koydu :

"Öyleyse kafasına koymuş, o da kaçacak !“

************************

Yüzbaşı Faruk için hastaneden ayrılma vakti gelmişti.Eski üniforması delik deşik olduğu için yeni üniforması tahta çantasıyla görevlerin gösterdiği vagona bindi.
Nesrinle ayaküstü vedalaşmış milli savunma bakanlığında gerekli işlemleri yaptırmıştı..Yara aldığı için atama kararı doktor raporu yüzünden istediği gibi olmamıştı

Neşesizdi…az sonra buharlı düdük uzun uzun öttü ..vagon sarsıldı hareket ettiler…birden beyaz üniformalı siyah pelerinli bir gölge belirdi.yolcuları uğurlayacakları bu gölge hızla yarak yaklaşıyor gözü pencerelerde telaş içinde birini arıyordu..Faruk ellerini sallayarak heyecan içinde buradayım dedi.
Nesrin pelerini uça uça koşup yetişti elindeki paketi uzattı bunu bulabilmek için geciktim güle güle gidin lütfen kendinizi koruyun..

Nesrin elini de uzattı ama artık tren iyice uzaklaşmişti ancak parmak uçları birbirine değebildi. gittikçe geride kalmaktaydı. Yalnız kendisinin duyabileceği bir inilti ile

Çünkü sizi seviyorum dedi…

Faruk içinde çeşitli duygular uçuşarak paketi açtı.Kahverengi kıvır kıvır harika bir kalpak getirmişti Nesrin taşa benzeyen başlığını çıkardı başına bu güzel kalpağı geçirdi…

************************
Yüzbaşı faruk cepheden..

Nesrin hanım karavana ve barut kokusu yaradı çok iyiyim bugün savaş yok.savaş gürültüsüne o kadar alışmışız ki bu sessizlik hepimize tuhaf geldi siz nasılsınız işiniz başınızdan aşkın olmalı şehitlerimizi burada toprağa veriyor yaralarımızı size yolluyoruz önümüzdeki sene bu topraklarda gelincikler kan kırmızı açacaktır

Şevkat ve ilginiz için size bir kez daha teşekkür ediyorum..Kalpağımı kıskanan yok nazara geldi.geçen gün ateş hattına gitmem gerekmişti afacan bir mermi kalpağımın sağ yanını çizip geçti küçük bir savaş anısı bıraktı
Başta suratsız hasan bütün doktorlara selam
Allah’a emanet olun.

Mektubu ertesi günü yollayacak ama adresini bildirmeyecekti

************************
Faruk’un yolladığı kısacık mektup Nesrini çok mutlu etmişti her boş kaldığında okuyor her seferinde gönlünce manalar yüklüyordu çok çabalasa da faruk’un adresini öğrenememişti.ama yine de bu mektup yazmasını engelleyemedi

Yollayamayacağını bildiği için gönlünce yazıyordu
İzin günüydü odasına çekilip mektubunu yazmaya oturdu..

“bugün Cuma evdeyim aklim ve yüreğim sende”

************************
Yüzbaşı Faruk birinci kolordu karargahı ile ilgili atama işlemleri için birinin Ankara’ya yollanacağını duymuş kendisinin yollanması için yalvarmıştı adeta. Nesrini çok özlemişti.. bakanlıktaki işi biter bitmez Nesrine koşacaktı ama ona duygularını nasıl açacaktı? Bunun için yürekli olmak gerekiyordu. Kendi kendine açacağım diye söz verdi bu da benim Sakarya zaferim olur…

Faruk işi bittikten sonra hava kararmadan cebeci hastanesine gitti nesrin için geldiği anlaşılmasın diye Doktor Hasan’ı sordu.Çıktığını söylediler.
Nesrin hanım? O daha burada binada…
Teşekkür ederim
Bir yaralı önünde beyaz gölgeli birini gördü oydu sessizce bekledi;Nesrin kapının boşluğunda duran faruk’u görünce dondu..

-Merhaba nesrin hanım
-Ah gerçekmişsiniz..

Hızla elini uzattı Faruk bu küçük eli tuttu alafranga öptü.Başhekimin odasından Nesrin dayısına telefon etti. İtiraz kabul etmez bir sesle bana daha doğrusu bize gidiyoruz dedi. Pelerinine sarıldı serin durgun bir sonbahar akşamıydı yürüdüler…

Bir zaman konuşacak bir şey bulamadılar sonra ikisi birden konuşmaya başladı eve kadar hiç susmadılar Faruk bir yada bir kez söylemeye yeltendiyse de cesaret edemedi bir de Mustafa Kemal Paşa “Türk subayı cesurdur diyor ilgisi yok köpek yavrusu gibi titriyor” diye geçirdi içinden
Yemek güzel geçti gece istemeye istemeye kalktı Faruk. Bir daha kim bilir ne zaman görebilecekti..Mektupla açarım duygularımı deyip teselli etti kendini..

************************

Yüzbaşı Faruk belki yüzüncü kez mektuba başladı yazdığını beğenmedi ya giriş olmuyor yada seni seviyorum diyemiyordu. Yada bitirişi sönük oluyordu..

Ne olacak seni seviyorum diye yazacaksın iki sözcük o kadar uzatmana gerek yok bu kadar bile yeter haydi aptal adam küçük bir kızdan korkulur mu hadi yaz..
Kağıdı attı yeni bir kağıt çekti önüne..
************************

Yüzbaşı Faruk’tan Nesrin’e
Sevgili Nesrin Hanım,
Size yüzlerce mektup yazdım ama hiçbirini beğenmedim.,göndermedim.Sıradan bir mektup yazmayı da istemedim.Bu yüzden aylar geçti.

Son bir hayat hamlesiyle bunları yazıyorum.
Nasılsınız?Erkeklerin sağlıklısı bile sorunken bir de yüzlerce hastayla uğraşmak ne kadar güç olmalı..
Kolay gelsin.

Ben bir tabura komutan olmak istiyordum.Bu isteğimi yerine getirsin diye kolordu komutanına kendimi sevdirmeye çalıştırdımdı.Ölçüyü kaçırmış olmalıyım.beni çok sevdi ve yanında alıkoydu.Kolordunun haber alma şubesi müdürü yaptı.

Ordu komutanı Ali İhsan Paşa laf aramızda çok tuhaf bir adam çıktı.Sevilmeyi değil kendisinden korkulmasını istiyor.Tabii gülünç oluyor.
İşte böyle
Vedia hanım’a Vedat Bey’e selamlar..
Saygılarımla…
************************

Yüzbaşı Faruk Nesrin’den zarfa konmuş bir kartpostal aldı..Sizi karargahta tuttuğu için komutana minnetlerimi söyleyiniz.Bir daha savaşmanızı istemiyorum.Sizi savaşırken düşünmeye dayanamam .Çünkü sizi seviyorum..

Çarpıldı
Bu kız yürekli kağnıcılar ve gözü kara çeteciler hamurundandı.Mektup yazmaya otuırdu.Sayfalar dolusu upuzun karmakarışık sırasız düzensiz günlerce yazdı.Mektup “bende sizi seviyorum” la başlıyor “sizi çok seviyorum” diye sona eriyordu.

Artık her gün mektup yazacak;biriktirip biriktirip birbirlerine yollayacaklardı…
************************

Büyük Taarruz dan İzmir Düşman işgalinden kurtulduktan sonra…

Her yerde kutlamalar yapılıyor davulunu zurnasını alan bu şenliklere katılıyordu.Herkes sevinç içindeydi..

Nesrin’in kapalı bir zarf içinde yolladığı kartpostal Faruk’a ulaştı.Mustafa Kemalle muzaffer komutanları gösteren çok güzel bir anı kartı yollamıştı.

Ve üzerinde bir not..
“Seni zafer ve Barış kadar seviyorum”

alıntıdır.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Crysania
Teğmen
Teğmen


Kayıt: May 03, 2006
Mesajlar: 2125
Puanı: 11148
Nerden: Ankara
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
HMTR'nin Sürekli Destekçisi (Miktar: 1)
Durum: Offline
MesajTarih: Cmt Ağu 19, 2006 6:24 pm Alıntıyla Cevap Ver Back to top

Nesrin Hanımın Kurtuluş Mücadelesi'ndeki rolünü göz ardı etmek haksızlık olur öyle bir kadına. Ailesi kendisini vatanı İngiliz himayesine bırakma taraftarı bir gençle evlenmekten yanayken, evden gizlice ayrılarak hemşirelik yapmaya, Halide Edip Adıvar'ın yanına gitmiştir. Çok büyük bir insandır kendisi. O dönemde özveride bulunan herkes gibi..

_________________
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder

Sonraki başlık
Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema nukemods.com tarafından uyarlanmıştır.
Forums ©
Heavy Metal TR . COM © 2004 - 2008 tüm hakları saklıdır. - Forum Arşivi - Sitemap
HMTR'den izinsiz alınan hiçbir materyal (kaynak yazılsa bile) başka topluluklar tarafından kullanılamaz!
The ultimate MetalToplist...