Giriş Yap ya da Kayıt Ol
Heavy Metal TR . COM: Forumlar

HMTR :: Başlığı Görüntüle - Moonspell roportaji
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   Kayıt OlKayıt Ol 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 
Moonspell roportaji

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    HMTR Forum Ana Sayfası -> Metal Sohbetleri
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Atli
Er
Er


Kayıt: Jul 12, 2006
Mesajlar: 14

MesajTarih: Pzr Tem 30, 2006 5:19 am    Mesaj konusu: Moonspell roportaji Alıntıyla Cevap Ver

-Hey! Sizinle konuşmak harika. Nerden arıyorsunuz?
Fernando Ribeiro: Las Vegas�da Circus Circus�dan arıyorum. Type O Negative ve Cradle Of Filth�le beraber turdayız.
-Las Vegas�ı nasıl buldunuz?
FR: Bu.. ıhmm.. Las Vegas�a ilk gelişimiz, yani hâlâ alışmakla meşgulüm. Her neyse. Ama biraz tüyler ürpertici..
-Orada da bir şov düzenlediniz mi?
FR: Evet..
-Peki Vegas topluluğunu nasıl buldunuz?
FR: Bence kesinlikle eğlendiler. Yani, dediğim gibi; buraya ilk kez geliyoruz ve insanların çoğu neyle karşılaşacaklarını bilmiyorlardı. Ama sahneden göründüğü kadarıyla dinleyiciler sadece onların vakitlerini çalmadığımıza mutlu oldular ve çok etkilendiler.
-E zaten konserinize gelip de etkilenmeyecek bir topluluk düşenimiyorum bile.
FR: Onlara tutku veriyor ve etkilemeye çalışıyoruz. Sonuçta Portekiz�den buraya bunun için geldik, değil mi? Bilirsin, o insanlarda bir iz bırakmak için...
-Kesinlikle! Bir de şu: �Antidote�u sorayım. Albüm çok hoşuma gitti, ve merak ediyorum da.. bazıları buna köklere dönüş, gerçek Moonspell soundu diyorlar. Sizce bu kasti mi, yoksa doğal bir ilerleme mi?
FR: Bana göre köklere dönüş bir grup için çok yavan bir tanım. Çünkü sonuçta bir grup geçmişi, şu ânı ve geleceğinin bir bileşimi. Bence Antidote şimdiye kadar yaptığımız en güçlü ifadeye sahip. Kesinlikle �Wolfheart ve/ya da Irreligious� gibi albümlerimizle gurur duyuyoruz. Bence bu sefer bir grubun kariyeri boyunca çok sık başaramadığı bir şeyi başardık. Albümün kendine özgü bir yaşamı ve hikayesi var. Ve insanlar doğal olarak geçmişten bir şeyler bulsa da, biz aynı grubuz. Yeni elementlerin, yeni enstrümanların eklendiğini farkedecekler. Sonuçta biz daha olgun, daha yaşlı, yapmak istediklerinin ne olduğunu bilen bir grubuz.
-Bence Antidote dengeli bir albüm. Ben dinlemeyi çok seviyorum çünkü başından sonuna kadar dinlemesi kolay.
FR: Şey, teşekkürler. Dengeli? Bu güzel bir kelime.
-�Wolfheart�a gelirsek, o da başka bir harika Moonspell albümü. Favorilerimden biri!
FR: Albümü oluştururken çok şevkliydik, ortaya ne çıkacağını kestiremiyorduk. Klasik aslında. Antidete�u yaparkenki gibiydi yani. Ve bence insanlar Wolfheart�ı şöyle görüyorlar.. umm.. yani insanlar, bilirsiniz ilk cinsel birlikteliklerini bu parça eşliğinde gerçekleştirdiklerini söylüyorlar. Yani bu çok güzel çünkü ben bunu sevdiğim grupla başardım. Bence bu günün sonunda sahip olabileceğiniz en güzel ödül!
(Kişisel Not: Ben şahsen bunun için Dream Theatre- Home�u tavsiye ederim.)
-Ben de tam buraya gelecektim. Antidote�da bolca şehvet var. Kışkırtıcı davul ritimleri, ve tutku dolu vokallerin... Bu senin ve grubun ortak kişiliğinizden mi geliyor?
FR: Bu biraz da bizim kültürel geçmişimizle ilgili. Aslında Portekiz, nasıl denir.. ee.. romantik bir ülke. Bunun müziğimize sızmasında bir yanlış görmüyoruz. Bence bu, dengeli, zekice ve... alo? Alo?
-Oh! Burdayım burdayım! Söylediğiniz her şeyi kelime kelime dinliyorum!
FR: Hehehh.. Kusura bakma. Hatta bekleyen bir telefon vardı da...
-Hiç önemli değil, bu fırsatı hergün yakalayamam. Yani hâlâ buradayım..
FR: Önemli değil.. Yani demek istediğim, biz bunu müziğimize de yansıtmak istiyoruz. Yani yapmak istediğimiz hem güçlü, hem de ruhani bir şeyler. Şehvetli müziğin kızlara açılan kapı olduğunu toy yaşımda öğrenmiştim. Hahaha!
-Hımm.. Güdülerinizi anladım.. Heheh..
FR: Ama burada bahsettiğim müziğin, kulağı, kalbi, bedeni ve ruhu aynı anda titretmesi...

-Peki, madem bu yolda ilerlemeye başladık o zaman sorayım: Grubun seksüel sanatla da ilgilendiğini duydum. Bu doğru mu yoksa sadece bir dedikodu mu?
FR: Ihhmm.. Şeyy.. Biz vücut formunun plastikle sunumunu seviyoruz. Grup olarak kesinlikle sanatla ilgiliyiz ve bir çok sanat içerisinde cinselliği barındırır. Bence insanlar cinselliğe farklı bir açıdan bakıyorlar. Hikayesi, anlamı olmayan bir açıdan, ama bence var. Bu bize ilham veren bir şey.. Yani kısacası beden ve ruh arasında ayrılmaz bir bağ var ve biz bunu müziğimize de yansıtıyoruz. Müziğimiz de yaşamda olduğu gibi, hiçbir şeyi saklamıyoruz.
-Benim merak ettiğim şeylerden biri de.. Açıkçası bana göre parçaların sözleri şiir gibi. Mükemmel! Merak ediyorum da, acaba parçaları önce portekizce yazıp daha sonra İngilizce�ye mi çeviriyorsun? Eğer öyleyse arada anlam kaybolmaları oluyor mu?
FR: Bu biraz garip, ama açıkçası parçaları yazarken hep ingilizce düşünüyorum. İngilizce yazıyorum. Bunun için İngiliz�ler ya da Amerikanlardan daha fazla efor harcamıyorum...
-İşte bu beni gerçekten etkiledi. Sonuçta ben de dilleri araştırıyorum ve bir dili, o dilde bir şeyler yaratacak denli bilmenin çok zor olduğunu biliyorum. Peki İngilizce�yi kaç yaşında öğrenmeye başladın?
FR: Okulda mı? On yaşımda öğrenmeye başladım ama zaten kendi araştırmalarımdan küçük bir şeyler biliyordum. Yani hemen hemen altı yaşımdan beri İngilizceyle iç içeyim, ama buna rağmen aksanımdan kurtulamıyorum!
-Yo yo! Aksanından sakın kurtulma zaten! Bence çok tatlı! Baksana, senin bir yazar olduğunu biliyoruz. Peki yanında taşıdığın bir günlük türevi bir şey var mı? Yani turdaki tecrübelerini kaydetmek için?
FR: Hayır günlük tutmam. Ama arada tur notları alıyorum. Bilirsin, ben şu �etrafta not defteriyle gezen tipler�denim. Çünkü en büyük korkum, hayatım boyunca yazacağım başyapıtın elimde kağıt kalem yokken beynime saldırması..
-Peki siz çocuklar internet ve download ya da paylaşım hakkında ne düşünüyorsunuz?
FR: Bence prensip olarak harika! Yani insanlar karşılıklı yardımlaşıyorlar ve internet kitaplar ve müzik olarak büyük bir potansiyel. Ama aynanın öbür tarafını göremiyorlar. Onlar yazarları ve grupları öldürüyorlar. Yani siz birşeyler yamışsanız, bilirsiniz işte, bu sizindir. Ve siz hayatınızı bundan kazanırsınız. İlk etapta herşey çok güzel. Ama uzun mesafede gruplara zararı çok. Kendilerine de.. Örneğin bunun çok yaygın olduğu yerlere gruplar gidemiyor, çünkü buna yetecek paraları yok! Ve böylece insanlar çok sevdiği grupları asla canlı dinleyemiyorlar...
Ama video ve konser kayıtlarının değiştokuşuna da karşı değilim. Sonuçta bunun aynı zamanda deniz aşırı ülkelerde dinleyici kazanmanızda çok büyük bir payı var. Ayrıca Tanrı aşkına: Herkesin o kadar çok parası olmadığını da biliyoruz. Underground yıllarımızda biz de herkes gibiydik sonuçta ve bunları çok iyi biliyoruz.
-Bu dedikleriniz çok hoş. �Bu grupta lanet olası paranoyak, açgözlü müzisyenler yok!� demektir. Heheh.. Saolun çocuklar.. Vaktinizin çok değerli olduğunu biliyorum ve bunda bana da pay ayırdığınız için çok sağolun..
FR: Ne demek! Benim için zevkti..
ALINTIDIR...bu gruba bayilioyorum..ozellile everthng invaded...biraz uzun ama..Smile saygilar
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    HMTR Forum Ana Sayfası -> Metal Sohbetleri Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema nukemods.com tarafından uyarlanmıştır.
Forums ©
Heavy Metal TR . COM © 2004 - 2008 tüm hakları saklıdır. - Forum Arşivi - Sitemap -tag-
HMTR'den izinsiz alınan hiçbir materyal (kaynak yazılsa bile) başka topluluklar tarafından kullanılamaz!
The ultimate MetalToplist...