Tarih: Cum Ağu 04, 2006 2:53 am Mesaj konusu: Mustafa Kemal Atatürk, "Türklük" Üzerine
evvela sık hatırlattığımız bir cümle var; "türkiye cumhuriyeti 'ni kuran türkiye halkına türk milleti denir." şimdi şu kafatası meraklıları veya onların karşısında kimi ab himayesi ve sponsorluğunda abecilik yapanlar, açılım diye bölünmeyi önerenler bunu anlayabildi mi, bu cümleyi kavrayabildi mi?
mustafa kemal türk milletinin oluşumundaki etkenlerden sözediyor;
"..sözlerimin kolay anlaşılması için yine türk milletine bakacağım; çünkü, dünyada ondan daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir..."
özellikleri sıralamakta;
1- türk milleti, halk yönetimi olan cumhuriyetle yönetilen bir devlettir.
2- türk devleti laiktir. her ergin insan, dinini seçmekte serbesttir.
3- türk milletinin dili türkçedir. (türk dili, dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olan dildir. onun için her türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır.. türk dili, türk milletinin kalbidir, zihnidir.)
türk yurdu neresidir?
türklerin yaşadığı topraklara, (yani türkiye cumhuriyeti 'nin sınırları) türkeli, türk vatanı derler.vatan, hiçbir kayıt ve şart altında ayrılık kabul etmez bir kütledir.
türklerin kökeni, oluşum biçimleri;
"..türklerin mezopotamya ve mısır vadilerinden başlayarak bilinen tarihten önce orta asya, rusya, kafkasya, anadolu, dünkü ve bugünkü yunanistan, girit, romalıalrdan önce orta italya, velhasıl akdeniz kıyılarına kadar yayılıp yerleşmiş ve bu başka iklimlerin etkisi altında, başka başka ırktan insanlarla binlerce yıl yaşamış, kaynaşmış olan bu kadar eski ve bu kadar büyük bir insan topluluğunun bugünkü çocuklarının tam anlamıyla birbirlerine benzemeleri mümkün müdür?" soru çok yerinde. ben şimdi devamına geçmeden önce birşeyi ısrarla belirtmek istiyorum; birçok entiride ve başka başka toplantılarda, yazılarda kendi alanım olan roma tarihi ve kültürü, latin dili üzerine konuşmalarda bu etrüsk mevzuu geçtiğinde, hep temkinli yaklaşmışsam da, bakınız mustafa kemal satır arasında bir coğrafi belirleme yapıyor; "..romalılardan önce orta italya.." pater historiae herodotos 'un, etrüskleri anadolu'dan gelmiş kabul ettiği ve yaygın kabülün asia minor menşeili oldukları hatta bizzat roma söylencelerinin çoğunda ayrıca büyük sanat güneşi vergilius , aeneis 'inde de asia minor, troya savaşı sonrası roma'nın atalarını bu topraklardan çıkarmıyor muydu? söylencelerle bilimi, arkeolojik buluntularla epik şiirleri her zaman birbirine geçen dişliler olarak görürüm. özellikle klasik dönemde, yani yunan ve roma düşün hayatlarında bunu sıklıkla görmekteyiz. bir bağ vardır; işte bakın mustafa kemal 'in orta italya'ya götürdüğü türklük kavramını , günümüzün körü körüne millet ve milliyet savunuculuğu yapanlardan ziyade, aklı başında, karşı tarafa kaynak gösteren insanlardan dinlemeli. dinlemeli ki; kimse kafasına göre, kutsal değerleri ağzında sakız yapmasın, yapmaya fırsat bulmasın.
"..türk budununu yalnız bir noktada, iklimi aynı dar bir bölgede belirmiş sanmak doğru değildir."
milli duygu;
"..gerçekten, ahlak, özel bireylerden ayrı ve bunların üstünde ancak sosyal, milli olabilir. milletin toplumsal düzeni ve sükunu, şimdi ve gelecekteki refahı, mutluluğu, güveni ve korunması, medeniyetteki ilerleme ve yükselmesi için insanlardan, hr hususta ilgi, çaba, hakkından vazgeçmeyi, gerektiği zaman seve seve canını feda etmeyi isteyen milli ahlaktır."
"..din birliğinin de bir milletin oluşumunda etken olduğunu söyleyenler vardır. fakat biz, bizim gözümüz önündeki türk milleti tablosunda bunun tersini görmekteyiz. (bu cümleyi özellikle "din birliği olmadan bu toprağın insanları biraraya gelemez" diyenlere söylemeli.) .. türkler islam dinini kabul etmeden önce de büyük bir millet idi."
mustafa kemal genel bir millet tanımı daha yapar;
a) zengin bir hatıra mirasına sahip bulunan
b) birlikte yaşamak hususunda ortak arzu ve bunu kabulde samimi olan,
c) ve sahip olunan mirasın korunmasına birlikte devam hususunda istek ve dilekleri ortak olan insanların birleşmesinden oluşan topluma millet adı verilir.
bu son şıkkı özellikle kürt sorunu diye birşeyin varlığından sözedenler hatta realite olarak değerlendirilmesini isteyenler iyi okumalı. zira mustafa kemal 'in bahsttiği mirasın korunmasını beraber sağlama hadisesi, bir terör örgütünün istediğinde dağa çıkması istediğinde şehre inmesi, istediğinde insanlarına canına malına kastetmesi, istediğinde siyasi bir oluşumla desteklenmeye çalışılması ve işin kötüsü insanların birbirlerine ırka dayalı bir düşmanlığa yönelmesi yle bozulacak ve belki de yüzyıllara varan barış ortamı, onca savaşa ve iç çatışmaya rağmen sarsılmamış güvenler,karşılıklı toplu kıyımlara sebep olmamış hafif ayrılıklarla yok olabilecektir.
batı dediğimiz homojen bir topluluk değildir. birçok katmanı, birçok uzantısı, birçok girintisi ve çıkıntısı vardır. ama bugün şu ab diye nitelendirilen grubun kökünde yunan ve roma anlayışıyla birlikte, bu faktörlere etki eden doğu düşüncesi de vardır. yani bu bir dünya mirasıdır. insanlığa ait tüm akzanımalr ortak bir şekilde, adaletli bir şekilde dağıtılmıyorsa, dağıtmak istemiyorlarsa, güçlüler her daim güçsüzlere bombalar yağdırıyorsa, saldırganlık, dini ve ırki farklılıklar üzerinden insanların üzerine ilaçlar sıkılıyorsa havalimanlarında, horgörme, ezme, ibadethane yakma, bayrak yakma, arşivleri yağmalama, sınırları değiştirme, yeni haritalar çizme söz konusu ise, o halde yunan'daki oi barbaroi yani yabancılar, eğitilmeye muhtaçlar, yabaniler hala yaşamakta birilerinin kafasında, işte o barbarlar maalesef bizleriz onların gözünde.
işte bu millet tanımından, onların gözüne kadar girerken bir yandan da atatürk 'ün fotoğraflarını indirince devlet dairelerinden, çok medeni ve insancıl olacağımızı düşünenler de bu satırları iyi okumalı.
millet tanımı ve özellikleri için kaynak:
medeni bilgiler ve m. kemal atatürk 'ün el yazıları, prof. dr. a. afetinan,
atatürk araştırma merkezi,
sf:28-34
edit: sevgili hepatrol bu entirimde mevzubahis ettiğim ^^ .. "o bir veledi zinadır." veya "o bir yahudidir" veya "o bir ingiliz ajanıdır" veya "o bir islamiyet karşıtıdır" benzeri ithamlarla .. ^^ kısım için yahudiliğin de bir itham sebebi olduğunu kastedip kastetmediğimi merak etmiş. haklıdır da, sadece bu alıntıdan koyu bir yahudi karşıtı olduğum fikri yayılabilir, türkçemizin azizliği bu yani durumu noktalama işaretleri de kurtaramıyor. ama benim bir duruşum var; benim, israiloğulları dahil olmak üzere hiçbir topluluğa (ırk, din veyahut başka birşey) topyekün karşı olmam söz konusu olamaz, hiçbir yerde de aksi bir şekilde davranmadım, yazmadım. böyle bir eylemim yoktur. ve eğer benim bu entirim dikkatli okunursa, ilgili kısımda 'mustafa kemal 'i fikirleriyle çürütmeyi değil de, asılsız iddialarla ona saldırma yolunu seçenleri eleştiriyorum.' bu çok açık. aynı entiri içinde tekrar tekrar farksız kelimeleri tüketmemek için bu mevzuyu böyle açıklığa kavuşturarak, sevgili arkadaşımıza hassasiyeti için teşekkür ediyorum. ayrıca;
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
edit2: ben birşeyin daha üzerinde durmak istiyorum; ben bugüne kadar açık açık mustafa kemal'e, laik cumhuriyete, hatta kurtuluş mücadelemize bile karşı duran birçok kişi tanıdım. çoğunluğu asılsız iddialara sırtını dayayarak saldırganlaşıyordu. yanılmıyorsam kadir mısıroğlu nun kaynağa dayalı kendince tespitleri ve bir bakış açısı mevcuttu, daha sonra o da -artık bilmiyorum sebebini- eleştiri oklarını daha çok ismet inönü ve lozan üstünde gezdirmeye başlar oldu. çok samimi birşey paylaşmak istiyorum; açıkçası bu durum inanın bana mustafa kemal ve onun aydınlığı, güzel cumhuriyetimin bana verdiği bu özelliği savunma kudretinin yanında başka bir itici güç olmaktadır. düşünsenize, fikir sunumu yok, sürekli belden aşağı vurarak, fikri tartışmalardan uzak, kaynak belirtmeksizin konuşup duruyorlar. işte ben jean jacques rousseau 'nun yalnız gezerin düşlemleri 'nde dediği gibi, haklılığımdan kuvvet alıyorum.
çok mu iddialı oldu bu?
jimi the kewl
kaynak:
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Gerçekten çok güzel bir yazı, kutlamak istiyorum. Zaman geçtikçe bize güç veren değerler yok edilmeye, yıpratılmaya başlanıyor. Atatürk için bile Sabetayist, yahudi gibi yakıştırmalar çıkardılar. O olmasa böyle bir devlette var olamayacaklardı belki de.
Bu daha çok büyük devletlerin hakimiyeti ile ilgili bir şey.Orta Doğu nun hemen kıyısında, jeoploitik önemi, yeraltı kaynakları, iklim zenginliği olan bir ülkeyiz. Bu konumda güçlü bir Türkiye, bütün hakim ülkelerin çıkarlarına zarar verir ve dünyadaki dengeleri bozar. O yüzden Atatürk öldüğünden beri Türkiye hep "büyük" bir sorun içinde olmuş, 10 yıllardır bu farklı sorunları çözmeye uğraşsada bunları çözememiştir. Bu yöneticilerin dış desteğe ihtiyaç duyması ve bu yüzden bir dolu taviz vermesinden kaynaklanmakta.
Yöneticiler yönetmek için yaşıyor, halk için değil.
Atatürk ve bir çok değerimize yapılan saldırıların hepsinin amacı toplumda huzursuzluk çıkarmak ve bize en çok güç veren düşünce veya insanların bayrağı altında birleşmemizi engellemektir.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema
nukemods.com
tarafından uyarlanmıştır.