Tarih: Prş Tem 27, 2006 11:58 am Mesaj konusu: Atatürk Köşesi
Buraya hmtr içinde değişik yerlerde olan ATATÜRK ün hakkında olan yazıları topladım.
Benim görmediğim yazıların linklerini buraya not olarak yazarsanız; hem o başlıkları kaldırırız , hemde bu başlıkta çok güzel olur.
Heavy BİLDİRMİŞ:
30 AĞUSTOS HATIRALARI.zip (55.6 KB)
Afetinan - MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'TEN YAZDIKLARIM.zip (62.5 KB)
Afetinan - MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN KARLSBAD HATIRALARI.zip (62.9 KB)
ALTIN DESTAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK -I.zip (21.5 KB)
ALTIN DESTAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK -II.zip (20.1 KB)
ANAFARTALAR KUMANDANI MUSTAFA KEMAL İLE MÜLAKAT.zip (36.7 KB)
ARSEL İlhan - Din Adamları.zip ARSEL İlhan - Din Adamları.zip (456.0 KB)
Atatürk - Nutuk.rar Atatürk (34.1 KB)
ATATÜRK ANADOLU'DA (1919-1921).zip -(87.9 KB)
ATATÜRK ve TAM BAĞIMSIZLIK.zip (61.8 KB)
ATATÜRK ve ULUSAL DİL.zip (44.3 KB)
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE IŞIĞINDA EĞİTİM POLİTİKAMIZ.zip (77.4 KB)
ATATÜRKÜ? ANLAMAK ve TAMAMLAMAK.zip (67.0 KB)
ATATÜRK'Ü İZLEYİŞ -I.zip (54.0 KB)
ATATÜRK'Ü İZLEYİŞ -II.zip (69.6 KB)
ATATÜRK'ÜN ASKERLÜKLE İLGİLİ ÇEVİRİ KİTAPLARI.zip (57.0 KB)
AVRUPA İLE ASYA ARASINDAKİ ADAM GAZİ MUSTAFA KEMAL -I.zip (62.7 KB)
AVRUPA İLE ASYA ARASINDAKİ ADAM GAZİ MUSTAFA KEMAL -II.zip (53.1 KB)
AVRUPA İLE ASYA ARASINDAKİ ADAM GAZİ MUSTAFA KEMAL -III.zip (82.9 KB)
AVRUPA İLE ASYA ARASINDAKİ ADAM GAZİ MUSTAFA KEMAL -IV.zip (76.8 KB)
BALKANLAR VE TÜRKLÜK -I.zip (60.8 KB)
BALKANLAR VE TÜRKLÜK -II.zip (58.5 KB)
Bernard Caporal - KEMALİZM ve SONRASINDA TÜRK KADINI - I (1919-1970).zip
(73.5 KB)
Bernard Caporal - KEMALİZM ve SONRASINDA TÜRK KADINI - II (1919-1970).zip
Bernard Caporal - KEMALİZM ve SONRASINDA TİRK KADINI - II (1919-1970).zip(67.9 KB)
Bernard Caporal - KEMALİZM ve SONRASINDA TÜRK KADINI - III (1919-1970).zip
Bernard Caporal - KEMALİZM ve SONRASINDA TÜRK KADINI - III (1919-1970).zip(84.7 KB)
Berthe Georges Gaulis - Kurtuluş Savaşı Sırasında TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ.zip
(89.5 KB)
BİRİNCİ BALKAN SAVAŞI (1912) -I.zip (59.2 KB)
BİRİNCİ BALKAN SAVAŞI (1912) -II.zip (77.5 KB)
BİRİNCİ BALKAN SAVAŞI (1912) -III.zip (60.5 KB)
Falih Rıfkı Atay - ÇANKAYA -I.zip (83.1 KB)
Falih Rıfkı Atay - ÇANKAYA-II.zip (92.2 KB)
Falih Rıfkı Atay - ÇANKAYA -III.zip (86.9 KB)
FFalih Rıfkı Atay - ÇANKAYA-IV.zip (104.1 KB)
Falih Rıfkı Atay - ÇANKAYA -V.zip (64.8 KB)
Falih Rıfkı Atay - MUSTAFA KEMALİN MÜTAREKE DEFTERİ ve 19 MAYIS.zip (84.5 KB)
Halil Nebiler - Seriatın Kısa Tarihi.zip (248.1 KB)
İsmet İnönü - CUMHURİYETİN İLK YILLARI - II (1923-1938).zip (47.2 KB)
İsmet İnönü - CUMHURİYETİN İLK YILLARI - I (1923-1938).zip (77.9 KB)
İLK MECLİS.zip İLK MECLİS.zip (83.6 KB)
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA İNÖNÜ'NÜN DIŞ POLİT?KASI -III.zip (49.2 KB)
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA İNÖNÜ'NÜN DIŞ POLİT?KASI -II.zip (48.2 KB)
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA İNÖNÜ'NÜN DIŞ POLİT?KASI -I.zip (38.8 KB)
İKİNCİ BALKAN SAVAŞI (1913) -II.zip (67.1 KB)
İKİNCİ BALKAN SAVAŞI (1913) -I.zip (83.9 KB)
H?RR?YET'?N ?L?NI.zip (51.8 KB)
İSMET İNÖNÜ'NÜN HATIRALARI -2.zip (56.7 KB)
İSMET İNÖNÜ'NÜN HATIRALARI -1.zip (72.5 KB)
Johannes Glasneck - KEMAL ATATÜRK ve ÇAĞDAŞ TÜRKİYE -I.zip (53.5 KB)
Johannes Glasneck - KEMAL ATAT?RK ve ÇAĞDAŞ TÜRKİYE -II.zip (89.2 KB)
30 AĞUSTOS HATIRALARI.zip 30 AĞUSTOS HATIRALARI.zip (55.6 KB)
Afetinan - MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'TEN YAZDIKLARIM.zip (62.5 KB)
Afetinan - MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN KARLSBAD HATIRALARI.zip (62.9 KB)
ALTIN DESTAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK -I.zip (21.5 KB)
ALTIN DESTAN MUSTAFA KEMAL ATATRK -II.zip (20.1 KB)
ANAFARTALAR KUMANDANI MUSTAFA KEMAL İLE MÜLAKAT.zip (36.7 KB)
ARSEL İhan - Din Adamlar?.zip (456.0 KB)
Atatürk - Nutuk.rar Atatürk - Nutuk.rar (34.1 KB)
ATATÜRK ANADOLU'DA (1919-1921).zip ATATÜRK ANADOLU'DA (1919-1921).zip (87.9 KB)
ATATÜRK ve TAM BAĞIMSIZLIK.zip (61.8 KB)
ATATÜRK ve ULUSAL DİL.zip (44.3 KB)
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE IŞIĞINDA EĞİT?İM POLİTİKAMIZ.zip (77.4 KB)
ATATÜRKÜ? ANLAMAK ve TAMAMLAMAK.zip (67.0 KB)
ATATÜRK'Ü İZLEYİŞ -I.zip (54.0 KB)
ATATÜRK'Ü İZLEYİŞ -II.zip (69.6 KB)
ATATÜRK'ÜN ASKERLİKLE İLGİLİ ÇEVİRİ KİTAPLARI.zip (57.0 KB)
AVRUPA İLE ASYA ARASINDAKİ ADAM GAZİ MUSTAFA KEMAL -I.zip (62.7 KB)
AVRUPA İLE ASYA ARASINDAKİ ADAM GAZİ MUSTAFA KEMAL -II.zip (53.1 KB)
AVRUPA İLE ASYA ARASINDAKİ ADAM GAZİ MUSTAFA KEMAL -III.zip (82.9 KB)
AVRUPA İLE ASYA ARASINDAKİ ADAM GAZİ MUSTAFA KEMAL -IV.zip (76.8 KB)
BALKANLAR VE TÜRKLÜK -I.zip (60.8 KB)
BALKANLAR VE TÜRKLÜK -II.zip (58.5 KB)
Bernard Caporal - KEMALİZM ve SONRASINDA TÜRK KADINI - I (1919-1970).zip(73.5 KB)
Bernard Caporal - KEMALİZM ve SONRASINDA TÜRK KADINI - II (1919-1970).zip
Bernard Caporal - KEMALİZM ve SONRASINDA TÜRK KADINI - II (1919-1970).zip(67.9 KB)
Bernard Caporal - KEMALİZM ve SONRASINDA TÜRK KADINI - III (1919-1970).zip
Bernard Caporal - KEMALİZM ve SONRASINDA TÜRK KADINI - III (1919-1970).zip(84.7 KB)
Berthe Georges Gaulis - Kurtuluş Savaşı Sırasında TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ.zip(89.5 KB)
BİRNCİ BALKAN SAVAŞI (1912) -I.zip (59.2 KB)
BİRİNCİ BALKAN SAVAŞI (1912) -II.zip (77.5 KB)
BİRİNCİ BALKAN SAVAŞI (1912) -III.zip (60.5 KB)
Falih RIfkI Atay - ÇANKAYA -I.zip (83.1 KB)
Falih RIfkI Atay - ÇANKAYA-II.zip (92.2 KB)
Falih RIfkI Atay - ÇANKAYA-III.zip (86.9 KB)
Falih RIfkI Atay - ÇANKAYA-IV.zip (104.1 KB)
Falih RIfkI Atay - ÇANKAYA-V.zip (64.8 KB)
Falih RIfkI Atay - MUSTAFA KEMAL'?N M?TAREKE DEFTER? ve 19 MAYIS.zip (84.5 KB)
Halil Nebiler - Seriat?n K?sa Tarihi.zip (248.1 KB)
İsmet İnönü - CUMHURİYETİNİ?LK YILLARI - II (1923-1938).zip (47.2 KB)
İsmet İnönü- CUMHURİYETİN İLK YILLARI - I (1923-1938).zip
İsmet İnönü- CUMHURİYETİN İLK YILLARI - I (1923-1938).zip (77.9 KB)
İLK MECLİS.zip (83.6 KB)
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA İNÖNÜ'NÜN DIŞ POLİTİKASI -III.zip (49.2 KB)
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA İNÖNÜ'NÜN DIŞ POLİTİKASI -II.zip (48.2 KB)
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA İNÖNÜ'NÜN DIŞ POLİTİKASI -I.zip (38.8 KB)
İKİNCİ BALKAN SAVAŞI (1913) -II.zip (67.1 KB)
İKİNCİ BALKAN SAVAŞI (1913) -I.zip (83.9 KB)
HÜRR?İYET'İN İLANI.zip (51.8 KB)
İSMET İNÖNÜ'NÜN HATIRALARI -2.zip (56.7 KB)
İSMET İNÖNÜ'NÜN HATIRALARI -1.zip (72.5 KB)
Johannes Glasneck - KEMAL ATATÜRK ve ÇAĞDAŞ TÜRKİYE -I.zip (53.5 KB)
Johannes Glasneck - KEMAL ATATÜRK ve ÇAĞDAŞ TÜRKİYE -II.zip (89.2 KB)
Johannes Glasneck - KEMAL ATATÜRK ve ÇAĞDAŞ TÜRKİYE -III.zip (71.8 KB)
KARANLIĞIN AYAK SESLERİ ( KADİRİLİK ).zip (57.3 KB)
KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA AZERBAYCAN-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ -I.zip (45.4 KB)
KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA AZERBAYCAN-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ -II.zip (39.4 KB)
KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA AZERBAYCAN-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ -IIIzip (40.6 KB)
Mustafa Baydar - ATATÜRK'LE KONUŞMALAR.zip (69.8 KB)
Mahmut Esat Bozkurt - ATATÜRK İHTİLALİ -I.zip (45.7 KB)
Mahmut Esat Bozkurt - ATATÜRK İHTİLALİ -II.zip (53.9 KB)
Mahmut Esat Bozkurt - ATATÜRK İHTİLALİ -III.zip (74.6 KB)
Mustafa Kemal - SİVAS KONGRESİ -I.zip (85.8 KB)
Mustafa Kemal - SİVAS KONGRESİ -II.zip (85.8 KB)
Mustafa Kemal - SİVAS KONGRESİ -III.zip (69.9 KB)
Mustafa Kemal - SİVAS KONGRESİ -IV.zip (55.8 KB)
Mustafa Kemal - YARIN CUMHUR?İYETİ İLAN EDECEĞİZ (nutuk'tan).zip (59.6 KB)
Mustafa Kemal - YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ (s?ylev'den).zip (54.7 KB)
MUSTAFA KEMAL PAŞA samsunda.zip (65.6 KB)
Nadir Nadi - 27 MAYIS'TAN 12 MART'A (1960).zip (45.4 KB)
Nadir Nadi - 27 MAYIS'TAN 12 MART'A (1961-1962).zip (101.1 KB)
Sabahattin Eyuboğlu - KÖY ENSTANTALERİ ÜZERİNE.zip (73.2 KB)
Stalin, Roosevelt ve Churchill'in Türkiye üzerine Yazışmaları.zip (59.0 KB)
Suat Sinanoğlu - TÜRK HÜMANİZMİ -I.zip (96.0 KB)
Suat Sinanoğlu - TÜRK HÜMANİZMİ -II.zip (53.5 KB)
Suat Sinanoğlu - TÜRK HÜMANİZMİ -III.zip (47.1 KB)
TALAT PAŞA'nIn HATIRALARI.zip (88.5 KB)
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVRİM YASALARI.zip (65.4 KB)
YAZI DEVRİMİNİN ÖYKÜSÜ.zip (48.6 KB)
Yunus Nadi - ALİ GALİP HADİSESİ (Mustafa Kemal'i Tevkif Etmek Te?ebb?s?).zip (46.1 KB)
Yunus Nadi - CUMHUR?YET YOLUNDA.zip (60.0 KB)
ZABİT VE KUMANDAN İLE HASBİHAL.zip (49.1 KB)
ATATÜRK'ÜN ASKERLİKLE İLGİLİ KİTAPLARI.zip (37.8 KB)
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
(5.6 MB)
Muhteşem bir seri.Atatürk'ü Anlamak ve Tamamlamak İsteyenler İçin Tam Bir Şaheser !
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
ve
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
sitelerini tanıtmalıyız sevgili Heavy Metal severler.Ben birçok kez karşılaştım Ataturk denilince " O Kim ? " deniliyor çoğu yabancı yerde.Bunu önlememiz gerektiğini düşünüyorum.En azından konuştuğunuz yabancı kişiler ile bu siteleri tanıtırsanız çok makbule geçer.Siteler ingilizcedir ve fazlasıyla tanıtmaktadır.Ben okuduğumda bilmediğim olağanüstü olaylar bile çıktı ortaya.
Bir Türk olarak görevimizi yerimize getirmemiz gerektiği konusunda sanırım hepimiz hrmfikiriz.
*Not: Lütfen imzalarınızın sonuna
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
sitesini ekleyiniz.
Ataturkcülüğün bitmemesi, bitirmek isteyenlerin karşısına çıkmanın boynumuzun borcu olduğunu daima bilmemiz, ve Ataturk'ün asla "Ölmediği" ne inanmamız dileğiyle..
Atatürk'ü gerçek manada anlayabilmek için onun hayatına bakmak, neler yaptığını, neyi hangi düşünceyle yaptığını iyi analiz edebilmek gerekir. Onun düşünce ve devrimlerinin temelini araştırdığımızda, bunun her şeyden önce "tam bağımsızlık ve özgürlük" ihtiyacına dayandığı gerçeği karşımıza çıkmaktadır.
Atamızın "Kurtuluş Savaşı"yla vermiş olduğu büyük mücadelesi, genç Türk devleti için en acil ve önemli ihtiyacın, "tam bağımsız ve özgür bir cumhuriyet düzeni" olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Türk Milleti ile omuz omuza verdiği savaş, onun başka ülkelere bağımlı, adeta onların kuklası olmuş bir milletin zamanla tarih sahnesinden silineceğini bilmesinden kaynaklanmaktadır. Böyle bir sona asla razı olmayan büyük önder Atatürk "Ben yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir milletin evladı kalmalıyım. Milli istiklal bence bir hayat meselesidir" demiş ve mücadelesine temel teşkil eden unsurlardan birini bu ifadesiyle dile getirmiştir.
Ermeni diasporası sözde soykırımı kanıtlamak için bu kez Atatürk’ü kullandı. Ata’nın köpeklerle çekilmiş fotoğrafını tahrif eden sahtekarlar, köpeklerin yerine bağırsakları dışarı çıkarılmış bir ‘Ermeni çocuk’ cesedini yerleştirdi. Olayı ortaya çıkaran Prof. Ataöv, ‘Hedefleri; bir ulusu, Cumhuriyet rejimini ve onun kurucusunu böyle bir sahtekarlıkla karalamak ve sözde soykırımı kabul ettirmek’ dedi.
Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.
ayrıntılı bilgi icin...
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
rkadaşlar HaberTurk muhabirlerinden birine yapılan küfürlü saldırı sonucunda HaberTurk'ün internet sayfasında bir yazı yazılmıştır! Yazının başlığı "Kaç kişiyiz?"dir. Çünkü bu saygıdeğer(!) okuyucu, Atatürkçü Gençliğin artık olmadığını yaşamadığını düşünmektedir. Bu yüzden HaberTurk yazının bulunduğu sayfaya bir sayaç koyarak kaç kişinin bu yazıyı okuduğunu hesaplıyor. Kaç kişi hala Ata'nın izinde? Kaç kişi hala onun ilkelerine yürekten bağlı? İşte bunun için, sayfaya konulan sayaç yoluyla, bu tür seviyesiz "okuyuculara" ne kadar olduğumuzu göstermeye çalışılıyor! Lütfen siz de yazıyı okuyun ve şu kendini bilmezlere kaç kişi olduğumuzu gösterelim! Yazı şimdiye kadar 3.372.653 kişi tarafından okundu.
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
ATATÜRK'TEN SAKAL ÜZERİNE
>
> Atatürk Amasya ziyaretinde.Vali konağında yörenin ileri
> gelenleriile sohbette. Bir ara tam karşısında
> oturan birine takılırgözleri.Yaşı ellinin üzerinde bu adam beline kadar
> inen sakalıyla Atatürk'ün dikkatini çeker.Ata, yanındaki valinin kulağına
> eğilip sorar; Kimdir bu? Vali yanıt verir; Efendim kendisi
> Şıh'tır. Yörede çok hatırlısı vardır. Atatürk Şıh'ı yanına çağırır ve;
> "Bak baba, imanın ölçüsü sakalın
> boyunda değildir. Şunu rica etsem de en azından Peygamber efendimizinki
>gibi
> kısaltsan"der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir.Şıh ;"Emrin olur
> Paşam" diyerek yerine çekilir.
>
> Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya'daki Şıh'ı hatırlar ve Valiyi
> telefonla arayıp durumu sorar.Vali nasıl söyleyeceğini bilememekle
> birlikte, Şıh'ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını
> aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır. Atatürk telefonu kapatır,
> kağıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp,yazdığı yazıyı
> Amasya Valiliği'ne tebliğ etmesini ister. Ertesi gün Amasya'dan bir
> haber gelir ki Şıh Efendi
> Ata'yı görmek üzere Ankara'ya yola çıkmış...
>
> Şıh gelir Ata'nın karşısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş,sinekkaydı bir
> tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona
> değiştirilmiş, bambaşka bir görünüme bürünülmüştür.Atatürk'ün mesai
> arkadaşları bu değişimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar; "Aman Paşam, o
> Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden
> kesmesini sağladınız? "
>
> Ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp;"Dün akşam Amasya Valiliği'ne
> bir yazı gönderdim ve Şıh'ı Afyon'a vali atadığımı bildirdim"
> der.Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a
> vermesini söyler. Yazıda söyle yazmaktadır; "İnancın ölçüsünün sakalda
> olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselene gelince, bugün koltuk
> uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için
> milletinden bile
> vazgeçebilir. Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. Kal
> sağlıcakla...
>
>
> Bugünün Türkiye'sini aslında o zaman anlatmış olan Ata'mızın kemiklerini
> sızlatmamak dileğiyle...
aynı heavy metalde olduğu gibi bu tip oyunlar malesef Atatürk ve Atatürkçülk üzerinde de var...artık Türkiyede Atatürkçüler rozet Atatürkçüleri ve gercek Atatürkçüler olarak ayrılıyor...
Bu noktada herkesin prof. Oktay SİNANOĞLU nu okuması ve takip etmesi gerekir....
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
mesela Atatürk asla batı kelimesini kullanmamıştır..Muhassır medeniyet kelimesini kullanmıştır...Fakat bu kasıtlı şekilde batı olarak lanse ediliyor...Neden acaba....Gençliğe hitabeyi okuyun ve ülkemiz üzerindeki oyunların ve yapılmaya çalışılanların farkına değerli hocamız ile öğrenin...
İNGİLİZ KRALINA VERİLEN ZİYAFET
> > > İngiliz kralı 7. Edward, İstanbul'a Atatürk'ü ziyarete
geldiği
> > > zaman Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti.
Ziyafetten
>önce:
> > > "Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetlerin nasıl
olduğunu bilen
> > > birini ya da bir aşçı bulunuz!" dedi.
> > > Sonunda bu sofra düzenini bilen bir kişiden öğrenerek
sofrayI o
> > > biçimde düzene koydular.
> > > Kral, akşam sofraya oturunca kendini kral sarayında
sanarak memnun
> > > oldu.
> > > Atatürk'e dönerek "Sizi kutlar ve size teşekkür ederim.
> > > Kendimi İngiltere'de sandım." diyerek memnuniyetini
bildirdi.
> > > Sofraya hep Türk garsonlar hizmet etmekteydi.
> > > Bunlardan biri heyecanlanarak elindeki büyük bir tabakla
birdenbire
> > > yere yuvarlandı.
> > > Yemekler de halılara dağıldı.
> > > Türk konuklar utançlarından kıpkırmızı kesildi.
> > > Ancak Atatürk Kral'ın kulağına eğilerek
> > > "Bu ulusa her şeyi öğrettim, ancak uşaklığı öğretemedim!"
dedi.
-------------------------------------------------------------------------------------
JudasPriest bildirmiş:
Ben de Ata ile İtalyan büyükelçisi arasında geçen bir olayı aktarmak istiyorum
1935 yılında (Tam emin değilim ama o aralar, 2. Dünya Savaşı yakınları) İtalyan büyükelçisi Ata'yı ziyaret eder ve İtalya'nın Türkiye'nin güneydeki topraklarını istediğini söyler. Ata hiç istifini bozmayarak büyükelçiden izin ister ve içeri gider. Bir süre sonra içeriye mareşel üniformasıyla girerek büyükleçinin karşısına oturur, elindeki sopayı çizmelerine vurur ve "Evet, sayın büyükelçi, nerede kalmıştınız" der.
Bu olaydan sonra İtalya Türkiye'den hiçbir talepte bulunamaz.
Devlet adamlığı, zeka budur.
Maalesef Ata gibi insanlar dünyaya kolay gelmiyor. O kadar sağlam kurmuş ki bu ülkeyi, 80 küsur yıldır bir türlü yıkılmadı. Başka ülke olsaydı şimdiye kadar paramparça olurdu...
Bir de şöyle bir olay vardır:
Romanya kralı Türkiye'yi ziyarete gelmiştir ve durmadan İngiltere, Fransa'nın falan Türkiye'yi işgal etmesi için kendilerine geldiklerini; ama Romanya'nın bunu kabul etmediğini övünerek ve üzerimizde eziklik bırakmak için anlatır. "Biz girseydik mahvolurdunuz, dua edin bize" gibilerinden.
Bunun üzerine Atatürk Romanya Kralının yanına gider, elini sıkar ve "geçmiş olsun, verilmiş sadakanız varmış" der.
İzmir kurtuldu, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler.
>>Trene binerler kompartımana çekilirler. Ertesi gün kompartımanın kapısını
>>çalar
>>yaveri, açar yorgun, bitkin, kravatını yıkamaktadır Atatürk. Yaveri
>>"ya paşam bu ne hal hiç uyumadınız herhalde niye böylesiniz" der. "
>>Ya çocuk kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı unutmuşunuz. Kolumu
>>yastık yaptım ağrıdı setremi yastık yaptım üşüdüm bende uyumadım
>>kalktım " der. Yaveri; "aman paşam! Birimize haber vereydiniz hemen
>>size bir yastıkla battaniye getirirdik" der. Ve bir ülke kurtarmaktan
>>dönen komutan söylüyor bunları tarihi bir cevap derki " Geç farkettim
>>hepiniz en az benim kadar yorgundunuz. Hiçbirinize kıyamadım. Önemli
>>olan benim uyumam değil milletimin rahat uyuması".
>>
>>DEMEKKİ BİR İNSANA BOŞUNA BÜYÜKLÜK ve YÜCELİK SIFATI VERİLMİYOR...
>>BUNU ULAŞTIĞINIZ HERKESE GÖNDERİN, GÖNDERİN Kİ....
>>BELKİ BİRİLERİNİN YÜZLERİ BİRAZ KIZARIR.....
Atatürk'ün) En sevdiği hikayelerdenmiş. Arada kendi anlatır, arada baskasna anlattırır, hep gülermiş. (F. R. ATAY)
Yeşilaycı bir profesör bir konferans veriyor. Bir ara dinleyicilere sormus:
"Bir eşegin önüne iki kova koysanız. Biri su dolu, biri rakı. Hangisini içer?"
Cevabı kendi veriyor: "Tabii suyu."
Gene bitirmiyor soruyor: "Neden?"
Arkadan bir bekri söz alıyor. Yüksek sesle cevaplıyor.
"Eşekliğinden."
Atatürk bu cevaba bayılıyor. Gülüyor, gülüyor.
Bir akşam Orman çiftliğinde yanında erkanı, açık havada oturuyorlar.
Rakılarını yudumluyorlar. Biraz ilerde 15-16 yaşlarında bir çiftçi çocuk çalışıyor. Atatürk el edip, çağırıyor. Soruyor:
"Söyle çocuk: Bir eşegin önüne iki kova koysan. Biri rakı dolu, biri su. Hangisini icer?"
Anadolu tosunu yutkunuyor. Bakıyor. Gazi Paşa Hazretlerinin ve yanındaki muhterem zevatın önünde rakı kadehleri. Devletin en büyükleri...Esas vaziyetine geçiyor:
"Rakıyı kumandanım!"
Atatürk kahkahayı basıyor. Herkes şaşkın. Ata onlara dönüyor. Muzip:
Başka bir metal sitesinde Atatürk'le ilgili sözleri sabitlediğim için moderatörlükten atıldım.Bu siteyi daha önceden kullanmamakla ne kadar büyük bir hata yapmışım...Bunun gibi sitelere ve sizin gibi mod'lara her zaman ihtiyacımız olacak...Çok teşekkürler.
Başka bir metal sitesinde Atatürk'le ilgili sözleri sabitlediğim için moderatörlükten atıldım.Bu siteyi daha önceden kullanmamakla ne kadar büyük bir hata yapmışım...Bunun gibi sitelere ve sizin gibi mod'lara her zaman ihtiyacımız olacak...Çok teşekkürler.
Görevimiz ve hmtr farkı diyelim ve ATAMIZ ATATÜRK den devam edelim.
Bir Kanaltürk yazarinin ATATÜRKÇÜLÜK'le ilgili yazisina bölücü okur tarafindan "topu topu 20 bin Atatürkçü var" diyerek tepki (!)gösterilmis. ATATÜRKÇÜ İSENİZ EĞER!..
Lütfen asagidaki linke tiklayin ve gerçekte kaç kisi oldugumuzu ;ispatlayalim. En fazla 30 saniyenizi alir,YAPMANIZ GEREKEN SADECE BİR YORUM EKLEMEK
yollayabildiginiz kadar kisiye yollayin amaç 60 milyona ulasmak!
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Evvela sık hatırlattığımız bir cümle var; "türkiye cumhuriyeti 'ni kuran türkiye halkına türk milleti denir." şimdi şu kafatası meraklıları veya onların karşısında kimi ab himayesi ve sponsorluğunda abecilik yapanlar, açılım diye bölünmeyi önerenler bunu anlayabildi mi, bu cümleyi kavrayabildi mi?
mustafa kemal türk milletinin oluşumundaki etkenlerden sözediyor;
"..sözlerimin kolay anlaşılması için yine türk milletine bakacağım; çünkü, dünyada ondan daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir..."
özellikleri sıralamakta;
1- türk milleti, halk yönetimi olan cumhuriyetle yönetilen bir devlettir.
2- türk devleti laiktir. her ergin insan, dinini seçmekte serbesttir.
3- türk milletinin dili türkçedir. (türk dili, dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olan dildir. onun için her türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır.. türk dili, türk milletinin kalbidir, zihnidir.)
türk yurdu neresidir?
türklerin yaşadığı topraklara, (yani türkiye cumhuriyeti 'nin sınırları) türkeli, türk vatanı derler.vatan, hiçbir kayıt ve şart altında ayrılık kabul etmez bir kütledir.
türklerin kökeni, oluşum biçimleri;
"..türklerin mezopotamya ve mısır vadilerinden başlayarak bilinen tarihten önce orta asya, rusya, kafkasya, anadolu, dünkü ve bugünkü yunanistan, girit, romalıalrdan önce orta italya, velhasıl akdeniz kıyılarına kadar yayılıp yerleşmiş ve bu başka iklimlerin etkisi altında, başka başka ırktan insanlarla binlerce yıl yaşamış, kaynaşmış olan bu kadar eski ve bu kadar büyük bir insan topluluğunun bugünkü çocuklarının tam anlamıyla birbirlerine benzemeleri mümkün müdür?" soru çok yerinde. ben şimdi devamına geçmeden önce birşeyi ısrarla belirtmek istiyorum; birçok entiride ve başka başka toplantılarda, yazılarda kendi alanım olan roma tarihi ve kültürü, latin dili üzerine konuşmalarda bu etrüsk mevzuu geçtiğinde, hep temkinli yaklaşmışsam da, bakınız mustafa kemal satır arasında bir coğrafi belirleme yapıyor; "..romalılardan önce orta italya.." pater historiae herodotos 'un, etrüskleri anadolu'dan gelmiş kabul ettiği ve yaygın kabülün asia minor menşeili oldukları hatta bizzat roma söylencelerinin çoğunda ayrıca büyük sanat güneşi vergilius , aeneis 'inde de asia minor, troya savaşı sonrası roma'nın atalarını bu topraklardan çıkarmıyor muydu? söylencelerle bilimi, arkeolojik buluntularla epik şiirleri her zaman birbirine geçen dişliler olarak görürüm. özellikle klasik dönemde, yani yunan ve roma düşün hayatlarında bunu sıklıkla görmekteyiz. bir bağ vardır; işte bakın mustafa kemal 'in orta italya'ya götürdüğü türklük kavramını , günümüzün körü körüne millet ve milliyet savunuculuğu yapanlardan ziyade, aklı başında, karşı tarafa kaynak gösteren insanlardan dinlemeli. dinlemeli ki; kimse kafasına göre, kutsal değerleri ağzında sakız yapmasın, yapmaya fırsat bulmasın.
"..türk budununu yalnız bir noktada, iklimi aynı dar bir bölgede belirmiş sanmak doğru değildir."
milli duygu;
"..gerçekten, ahlak, özel bireylerden ayrı ve bunların üstünde ancak sosyal, milli olabilir. milletin toplumsal düzeni ve sükunu, şimdi ve gelecekteki refahı, mutluluğu, güveni ve korunması, medeniyetteki ilerleme ve yükselmesi için insanlardan, hr hususta ilgi, çaba, hakkından vazgeçmeyi, gerektiği zaman seve seve canını feda etmeyi isteyen milli ahlaktır."
"..din birliğinin de bir milletin oluşumunda etken olduğunu söyleyenler vardır. fakat biz, bizim gözümüz önündeki türk milleti tablosunda bunun tersini görmekteyiz. (bu cümleyi özellikle "din birliği olmadan bu toprağın insanları biraraya gelemez" diyenlere söylemeli.) .. türkler islam dinini kabul etmeden önce de büyük bir millet idi."
mustafa kemal genel bir millet tanımı daha yapar;
a) zengin bir hatıra mirasına sahip bulunan
b) birlikte yaşamak hususunda ortak arzu ve bunu kabulde samimi olan,
c) ve sahip olunan mirasın korunmasına birlikte devam hususunda istek ve dilekleri ortak olan insanların birleşmesinden oluşan topluma millet adı verilir.
bu son şıkkı özellikle kürt sorunu diye birşeyin varlığından sözedenler hatta realite olarak değerlendirilmesini isteyenler iyi okumalı. zira mustafa kemal 'in bahsttiği mirasın korunmasını beraber sağlama hadisesi, bir terör örgütünün istediğinde dağa çıkması istediğinde şehre inmesi, istediğinde insanlarına canına malına kastetmesi, istediğinde siyasi bir oluşumla desteklenmeye çalışılması ve işin kötüsü insanların birbirlerine ırka dayalı bir düşmanlığa yönelmesi yle bozulacak ve belki de yüzyıllara varan barış ortamı, onca savaşa ve iç çatışmaya rağmen sarsılmamış güvenler,karşılıklı toplu kıyımlara sebep olmamış hafif ayrılıklarla yok olabilecektir.
batı dediğimiz homojen bir topluluk değildir. birçok katmanı, birçok uzantısı, birçok girintisi ve çıkıntısı vardır. ama bugün şu ab diye nitelendirilen grubun kökünde yunan ve roma anlayışıyla birlikte, bu faktörlere etki eden doğu düşüncesi de vardır. yani bu bir dünya mirasıdır. insanlığa ait tüm akzanımalr ortak bir şekilde, adaletli bir şekilde dağıtılmıyorsa, dağıtmak istemiyorlarsa, güçlüler her daim güçsüzlere bombalar yağdırıyorsa, saldırganlık, dini ve ırki farklılıklar üzerinden insanların üzerine ilaçlar sıkılıyorsa havalimanlarında, horgörme, ezme, ibadethane yakma, bayrak yakma, arşivleri yağmalama, sınırları değiştirme, yeni haritalar çizme söz konusu ise, o halde yunan'daki oi barbaroi yani yabancılar, eğitilmeye muhtaçlar, yabaniler hala yaşamakta birilerinin kafasında, işte o barbarlar maalesef bizleriz onların gözünde.
işte bu millet tanımından, onların gözüne kadar girerken bir yandan da atatürk 'ün fotoğraflarını indirince devlet dairelerinden, çok medeni ve insancıl olacağımızı düşünenler de bu satırları iyi okumalı.
millet tanımı ve özellikleri için kaynak:
medeni bilgiler ve m. kemal atatürk 'ün el yazıları, prof. dr. a. afetinan,
atatürk araştırma merkezi,
sf:28-34
edit: sevgili hepatrol bu entirimde mevzubahis ettiğim ^^ .. "o bir veledi zinadır." veya "o bir yahudidir" veya "o bir ingiliz ajanıdır" veya "o bir islamiyet karşıtıdır" benzeri ithamlarla .. ^^ kısım için yahudiliğin de bir itham sebebi olduğunu kastedip kastetmediğimi merak etmiş. haklıdır da, sadece bu alıntıdan koyu bir yahudi karşıtı olduğum fikri yayılabilir, türkçemizin azizliği bu yani durumu noktalama işaretleri de kurtaramıyor. ama benim bir duruşum var; benim, israiloğulları dahil olmak üzere hiçbir topluluğa (ırk, din veyahut başka birşey) topyekün karşı olmam söz konusu olamaz, hiçbir yerde de aksi bir şekilde davranmadım, yazmadım. böyle bir eylemim yoktur. ve eğer benim bu entirim dikkatli okunursa, ilgili kısımda 'mustafa kemal 'i fikirleriyle çürütmeyi değil de, asılsız iddialarla ona saldırma yolunu seçenleri eleştiriyorum.' bu çok açık. aynı entiri içinde tekrar tekrar farksız kelimeleri tüketmemek için bu mevzuyu böyle açıklığa kavuşturarak, sevgili arkadaşımıza hassasiyeti için teşekkür ediyorum. ayrıca;
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
edit2: ben birşeyin daha üzerinde durmak istiyorum; ben bugüne kadar açık açık mustafa kemal'e, laik cumhuriyete, hatta kurtuluş mücadelemize bile karşı duran birçok kişi tanıdım. çoğunluğu asılsız iddialara sırtını dayayarak saldırganlaşıyordu. yanılmıyorsam kadir mısıroğlu nun kaynağa dayalı kendince tespitleri ve bir bakış açısı mevcuttu, daha sonra o da -artık bilmiyorum sebebini- eleştiri oklarını daha çok ismet inönü ve lozan üstünde gezdirmeye başlar oldu. çok samimi birşey paylaşmak istiyorum; açıkçası bu durum inanın bana mustafa kemal ve onun aydınlığı, güzel cumhuriyetimin bana verdiği bu özelliği savunma kudretinin yanında başka bir itici güç olmaktadır. düşünsenize, fikir sunumu yok, sürekli belden aşağı vurarak, fikri tartışmalardan uzak, kaynak belirtmeksizin konuşup duruyorlar. işte ben jean jacques rousseau 'nun yalnız gezerin düşlemleri 'nde dediği gibi, haklılığımdan kuvvet alıyorum.
çok mu iddialı oldu bu?
jimi the kewl
kaynak:
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın !
Gerçekten çok güzel bir yazı, kutlamak istiyorum. Zaman geçtikçe bize güç veren değerler yok edilmeye, yıpratılmaya başlanıyor. Atatürk için bile Sabetayist, yahudi gibi yakıştırmalar çıkardılar. O olmasa böyle bir devlette var olamayacaklardı belki de.
Bu daha çok büyük devletlerin hakimiyeti ile ilgili bir şey.Orta Doğu nun hemen kıyısında, jeoploitik önemi, yeraltı kaynakları, iklim zenginliği olan bir ülkeyiz. Bu konumda güçlü bir Türkiye, bütün hakim ülkelerin çıkarlarına zarar verir ve dünyadaki dengeleri bozar. O yüzden Atatürk öldüğünden beri Türkiye hep "büyük" bir sorun içinde olmuş, 10 yıllardır bu farklı sorunları çözmeye uğraşsada bunları çözememiştir. Bu yöneticilerin dış desteğe ihtiyaç duyması ve bu yüzden bir dolu taviz vermesinden kaynaklanmakta.
Yöneticiler yönetmek için yaşıyor, halk için değil.
Atatürk ve bir çok değerimize yapılan saldırıların hepsinin amacı toplumda huzursuzluk çıkarmak ve bize en çok güç veren düşünce veya insanların bayrağı altında birleşmemizi engellemektir.
-------------------------------------------------------------
Heavy belirtti:
rüyasında gördüğü zafer
Bu inanılmaz olay, yıllar önce Mustafa Kemal'in görmüş olduğu kehanet özelliği taşıyan bir "haberci rüya"nın ayniyle gerçekleşmesidir. Atatürk görmüş olduğu bu rüyayı Dr. Reşit Galip beye anlatır: "Rüyamda bana 'Paşam, İnönü'den ne haber?' diye sordunuz. Ben de: 'Vaziyet kritiktir' cevabını verdim. Kritik nedir? Anlamadım ki dediniz. Bunun cevabını 15 dakikaya kadar size veririm diyerek odama çekildim."
Mustafa Kemal bu rüyasını Dr. Reşit Galip Bey'e anlattığı zaman düşman henüz saldırılarına başlamadığı gibi, İnönü Mevkii de önem kazanmamıştı. Aradan çok uzun zaman geçti. Düşman ile yapılan ilk savaş olan Birinci İnönü Savaşı kazanılmıştı. Bunu İkinci İnönü Savaşı izledi...
Henüz bu ikinci savaşın neticesinin alınmadığı tehlikeli günlerden biriydi... Mustafa Kemal'in arabası Millet Meclisi'nin önünde durduğunda; O'nun yanına telaş ve endişe içinde koşan Dr. Reşit Galip bey sorar:
"Paşam, İnönü'den ne haber?"
"Vaziyet kritiktir."
"Kritik nedir? Anlamadım ki"
Mustafa Kemal: "Sana bunun cevabım 15 dakikaya kadar veririm" dedikten sonra, gülümser... "Hani Ankara'ya geldikten sonra ben bir rüya görmüştüm. Hatırladınız mı?"
Dr. Reşit Galip bey biraz düşündükten sonra rüyayı anlatır. Bunun üzerine Mustafa Kemal tekrar gülümseyerek: "İşte, rüya aynen gerçekleşmektedir... Ben İsmet'i tanırım. Göreceksin 15 dakikaya kadar varmadan muzafferiyet haberini alacağız!..."
Mustafa Kemal Millet Meclisi'ndeki odasına çekilir. Gerçekten de 15 dakika geçmeden. Garp Cephesi Komutanı İsmet imzalı bir telgraf gelmiş ve İkinci İnönü Savaşı'nın zaferle sonuçlandığı öğrenilmiştir...
Sağ Elim
Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'da bulunan, Hz. Muhammed ahfadından Şeyh Ahmed Sünusi, bir gece rüyasında Hz. Muhammed'i görür. Derhal koşarak elini öpmek ister. Hz. Muhammed kendisine sol elini uzatınca buna şaşıran ve üzülen Şeyh: "Ya Resulallah, niçin bana sağ elinizi uzatmadınız?" diye sorar. Hz. Muhammed şu cevabı verir: "Sağ elimi Ankara'da Mustafa Kemal'e uzattım..."
ustteki yazı be bu yazı ALINTIDIR
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema
nukemods.com
tarafından uyarlanmıştır.