Filmlerin yasaklanması..
İdam istemleri..
Açlık grevi..
Çatışmalar..
Gazete yakılması..
okurken aklımdan geçti benden önce sen yazmışsın ....
"71 BİN KİŞİ TCK.'NIN 141, 142 VE 163. MADDELERİNDEN YARGILANDI."
Sanırım gerçekten 12 Eylül. 142 İdam istemiydi sanırım.
Zaten de TCK yazıyor
ewett
"400 GAZETECİ İÇİN TOPLAM 4 BİN YIL HAPİS İSTENDİ
-40 TON GAZETE VE DERGİ YAKILDI "
özgürlükler ülkesi işte kuyruğundan ayrılmadığımız ülke abd.....
Orası Türkiye! gazetecilere ceza veren, tonlarca gazete, kitap, dergi yakan bir ülkü, insan. Kenan Evren 17 yaşındaki çocukların boynuna ipi geçirdikten sonra: "Asmayalım da besleyelim mi?" diyen zat.
12 Eylül'ün faşist darbecileri kesinlikle yargılanmalıdır. Bu ''4 bin yıl hapis!!!'' tamamen düşüncelere yapılan faşist ve kısıtlayıcı saldırılardır. Diğer bütün rakamlar gibi...
Kayıt: Dec 21, 2006 Mesajlar: 1288 Nerden: Cerrahpaşa'dan
Tarih: Cmt Şub 17, 2007 7:39 pm Mesaj konusu:
BarışaROCK demiş ki:
16 yaşındaki çocuk (Erdal Eren)olması lazım adı idam edildi çok acı
Öldürmediği bir askeri öldürmekle suçlandı,idam edilebilmesi için adli tıp tarafından yaşı büyütüldü, göstermelik bir yargılamayla zaten çoktan alınmış bir karar 'verildi',karar verilmeden önce 'zaten ne zamandır idam cezası verilmiyor,gerekli bu' dendi,Erdal Eren öldürüldükten sonra,raporlar açıklandı,asker(Zekeriya Önge),tüfek mermisiyle öldürülmüştü.
Ve bu adi,çocuk katili adam,hala televizyona çıkıp, 'Neden pişman olayım,taraf tutmadım,5 sağcı astırdıysam 5 de solcu astırdım' diyebiliyor ve kimseden tepki gelmiyor,bu ne pişkinliktir,ne sallandırdığını zannediyor bu adam, neden o sırada cevap verilmiyor? Tek umudum çok acı verici bi hastalığa yakalanıp senelerce geberemeyip sürünmesi.Adalet(sizlik)ten umudum yok çünkü artık benim.
12 Eylül 1980: Beş general, 600 üyeli TBMM'nin yasama ve yürütme yetkisini kullanmaya başladılar. Ülkede her şey yasak.
16 Eylül 1980: Milli Güvenlik Konseyi, ikinci bir emre kadar bütün grev ve lokavtları erteledi. Aranan sendikacılardan 950'si teslim oldu. Grevdeki 51 bin işçi işbaşı yaptı. DİSK ve MİSK yöneticilerinin en geç akşam saat 18.00'de teslim olmaları çağrısı yapıldı.
17 Eylül 1980: Gözaltı süresi uzatıldı.
18 Eylül 1980: Milli Güvenlik Konseyi'nin başkan ve dört üyesi TBMM Onur Salonu'nda törenle yemin etti.
19 Eylül 1980: 1402 sayılı yasada yapılan değişiklikle sıkıyönetim komutanları, bütün kamu personelini gerekçesiz görevden alabilecek.
7 Ekim 1980: Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu sabaha karşı Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi.
11 Ekim 1980: Türkeş ve diğer milletvekilleri dahil 36 MHP'li hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi.
15 Ekim 1980: Erbakan ve diğer MSP'liler 2 Numaralı Askeri Mahkeme tarafından tutuklandı.
30 Ekim 1980: Ecevit, CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etti.
10 Kasım 1980: Onur Yayınları Sahibi İlhan Erdost, Mamak Askeri Cezaevi'ne götürülürken, dövülerek öldürüldü.
3 Aralık 1980: 17 yaşındaki liseli Erdal Eren, 17 günlük yargılamadan sonra idam edildi.
19 Aralık 1980: DİSK davası başladı.
27 Aralık 1980: Toplu iş sözleşmesi dolan işyerlerinde, yeni toplu iş sözleşmesiyle ilgili yetkiler, kurulan yüksek hakem kuruluna verildi.
24 Nisan 1981: MSP'lilerin yargılanmasına başlandı. Erbakan için 14-36 yıl hapis isteniyor.
29 Nisan 1981: Toplam 587 sanıklı MHP ve ülkücü kuruluşlar davasında Türkeş dahil 220 sanık hakkında idam isteniyor.
2 Haziran 1981: MGK'nın meşhur 52 numaralı kararı çıktı. Bu karar, pek çok şeyi yasakladığı gibi, yasakların tartışılmasını ve eleştirilmesini de yasaklıyordu.
5 Haziran 1981: 21 yaşındaki Cevdet Karakaş sabaha karşı idam edildi.
6 Haziran 1981: TİP Başkanı Behice Boran ve TÖB-DER Başkanı Gültekin Gazioğlu Türk vatandaşlığından çıkarıldı.
10 Haziran 1981: 23 yaşındaki Veysel Gürsoy idam edildi.
13 Haziran 1981: Bülent Ersoy'a sahne yasağı kondu.
25 Haziran 1981: İki idam daha gerçekleştirildi.
26 Haziran 1981: Başkan Abdullah Baştürk ve 51 DİSK yöneticisi için askeri savcı idam istedi.
9 Temmuz 1981: Danışma Meclisi'ne aday adayı olma başvuruları başladı. İlk başvuruyu yapan emekli bir astsubay.
22 Temmuz 1981: Evren, Erzurum konuşmasında Artık yeni aldığımız bir kararla ilk ve orta okullarda, liselerde mecburi din dersi konacaktır dedi.
24 Temmuz 1981: Askeri mahkeme, Erbakan ve 9 MSP'li için tahliye kararı verdi.
12 Ağustos 1981: Takip edilecek şahıslar hakkında alt maddeleri de bulunan 35 maddelik bir belge yayınlandı.
14 Ağustos 1981: 2 Danışma Meclisi için aday adaylarının başvuru süresi sona erdi. MGK 6 bin kişi arasında seçim yapacak.
15 Ağustos 1981: Uluslararası Hür Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU) Genel Sekreteri, Sadık Şide'yi 12 Eylül Hükümeti'ne Sosyal Güvenlik Bakanı olarak veren Türk-İş'in üyeliğini askıya aldı. Dev-Sol Davası başladı. Savcı, 141 idam istedi.
12 Ekim 1981: Ecevit, dört konuşma nedeniyle yargılandı. Danışma Meclisi üyeleri MGK tarafından açıklandı.
15 Ekim 1981: Ülkedeki bütün siyasi partiler kapatıldı.
23 Ekim 1981: Danışma Meclisi ilk toplantısını yaptı. Yeni meclis toplantı yaptığı sırada, eski meclisin 14'ü MSP'li, 11'i MHP'li, 4'ü CHP'li, 1'i AP'li 1'i bağımsız toplam 31 milletvekili tutuklu bulunuyordu.
26 Ekim 1981: Nazlı Ilıcak'ın siyasi partilerin kapatılmasını eleştiren iki yazısı üzerine Tercüman Gazetesi süresiz kapatıldı.
2 Kasım 1981: Ecevit MGK'nın 52 numaralı kararını ihlalden, 4 ay hapse mahkum oldu.
6 Kasım 1981: 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
3 Aralık 1981: Ecevit hapse girdi.
20 Aralık 1981: Bankerler birbiri ardına ortadan kaybolmaya başlıyor. Banker haberlerinin verilmesi yasaklanıyor.
25 Aralık 1981: TÖB-DER davasında 50 sanık, 1-9 yıl hapse mahkum oldu.
15 Mart 1982: Ulusu Hükümeti'nin Devlet Bakanı İlhan Öztrak resmen açıkladı: Uluslararası Af Örgütü'nün 60 işkenceyle ölüm iddiasından 15'i doğru.
24 Mart 1982: İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü; cadde, sokak, meydan ve parklara 12 Eylül öncesinde verilmiş olan, 'milli birlik ve bütünlüğümüzle bağdaşmayan'isimlerin derhal değiştirilmesini isteyen bir genelge yayımladı.
10 Nisan 1982: Ecevit yine hapse girdi.
17 Mayıs 1982: Barış Derneği davası başladı. 30 sanık hakkında 8 yıldan 30 yıla kadar hapis istendi.
21 Haziran 1982: Banker Kastelli kaçtı.
1 Temmuz 1982: Sosyalist veya sosyal demokrat partilerin iktidarda olduğu beş Avrupa ülkesi, Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na şikayet etti.
13 Temmuz 1982: Geçici maddeler dışında 200 maddeden oluşan yeni anayasa tasarısı açıklandı.
4 Eylül 1982: Askeri savcı, 10 DİSK uzmanı için idam istedi.
19 Ekim 1982: 186 idam istemli Ana Dev-Yol davası başladı.
7 Kasım 1982: Yeni Anayasa için halk oylaması yapıldı. 16,945,545 'Evet', 1,584,661 'hayır'oyu çıktı. Bu arada Evren 7 yıllığına cumhurbaşkanı seçilirken, Milli Güvenlik Konseyi de 2 yıl 1 ay 24 gün sonra Cumhurbaşkanlığı Konseyi'ne dönüştü.
25 Kasım 1982: Muhbir güvenliği genelgesi yayımlandı. Ankara'da darbenin ilk yılında 20,921 ihbar yapıldı. Bu ihbarlar da 18,525 kamu görevlisi hakkında işlem yapıldı.
24 Nisan 1983: Siyasi Partiler Yasası çıktı.
20 Mayıs 1983: ANAP kuruldu.
1 Temmuz 1983: Evren, Genelkurmay Başkanlığını Kara Kuvvetleri Komutanı'na devretti.
6 Kasım 1983: Yasaklı, vetolu seçimler yapıldı. Seçime giren bütün partiler derece aldı. Çünkü üç partiye izin verildi. Seçime girmek isteyen 15 siyasi partiden 12'si, 750 kurucu adaydan 435'i, 1682 milletvekili adayının 672'si veto edildi.
13 Şubat 1985: MSP davasının sanıkları yargılandıkları askeri mahkeme tarafından aklandı.
26 Mayıs 1985: Ankara Sıkıyönetim Komutanı, Bilim ve Sosyalizm yayınlarına ait 133,607 kitabın imha edilmesini emretti.
11 Haziran 1985: Pişmanlık Yasası yürürlüğe girdi. 1,5 yıl içinde 497 başvuru oldu. Bunlardan 29'u geçerli itiraf sayıldı.
7 Nisan 1987: MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davası bitti. Türkeş'e 5 yıl 11 ay 8 gün hapis cezası verildi.
6 Eylül 1987: Eski siyasi liderlerin siyaset yasaklarının kalkmaması için halkoylaması yapıldı. %49'luk 'hayır'oyuna karşılık, %51'lik 'evet'oyu çıkınca, Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş ve diğer siyasi parti yöneticileri siyaset yapma hakkı kazandı.
9 Kasım 1989: Evren Cumhurbaşkalığını Özal'a devrederek Marmaris'e çekildi. Hala orada.
Ben her ne kadar ölenlerin, öldürülenlerin buradaki rakamların çok daha üzerinde olduğuna inansamda. Bunu buraya koyuyorum, kenan evren'i bir "kurtarıcı" olarak görenleri için. Ayrıca bu başlığın 11 Eylül'le alakası falan yoktur. Herkes "amerika işte" gibisinden şeyler yazmasın burası Türkiye cuntanın 3 kere darbe yaptığı, 77 Mayıs'ın da o kadar insanları tanklarla ezen bir Türkiye, Maraş'dakileri "alevi" diye komünist sanıp, "bunlar komünist cami yaktı" diye katliamın yapıldığı Türkiye. Daha gündüzken sokaklara halk önünde panzer ve tanklarla girip onlarca kişiyi öldürdüler. Bunları kendi ülkemizin adı altında olduğunu görüyoruz; ama sadece bir rakam yüzünden yanlış çılan bir başlıkta aslında bu ülkeye ait olan şeylere "Amerika işte köpekler" diyebiliyoruz. Aynısı başlık doğru yazılıpta "Türkiye" adı altında açıldığında göz yumuyor, bir şeyler yazmamayı tercih ediyoruz. Kendi ülkemizin sırf artı yönlerini görmeyelim, sadece destansı yönlerini!
hayır efendim, olayın arkasında amerika vardır. ama amerikayle beraber işbirlikçi kenan evren in payı daha büyüktür. yani amerika elbette hiç bi ülkede işbirlikçileri olmadan bişi yapamaz. 12 eylül sadece kenan evren in ya da sadece amerikanın kendi halt yemesi değildir.ortak bir çalışmadır. olayın içinde vatan millet edebiyatı yapan ama aslında gerçek bir vatan millet düşmanı olan siyasi örgütler de vardır.
bu arada küçük bir not . abd savunma bakanlığı 12 eylü askeri darbesini " bizim çocuklar başardı" diye duyurmuştur. sanırım herşey açık
hayır efendim, olayın arkasında amerika vardır. ama amerikayle beraber işbirlikçi kenan evren in payı daha büyüktür. yani amerika elbette hiç bi ülkede işbirlikçileri olmadan bişi yapamaz. 12 eylül sadece kenan evren in ya da sadece amerikanın kendi halt yemesi değildir.ortak bir çalışmadır. olayın içinde vatan millet edebiyatı yapan ama aslında gerçek bir vatan millet düşmanı olan siyasi örgütler de vardır.
bu arada küçük bir not . abd savunma bakanlığı 12 eylü askeri darbesini " bizim çocuklar başardı" diye duyurmuştur. sanırım herşey açık
Olayın arkasında tabii olarak belirli bir oranda Amerika'nın da desteği vardır; ama ben burada esas suçlu olan "asmayalım da, besleyelim mi" sözünün sahibi kenan evren. Dediğin gibi kenan evren de bir işbirlikçidir bu doğru ama şu anki kötülüklerin anası kenan. Türban, zorunlu din dersleri (İnananlara bir şey demiyorum yanlış anlaşılmasın)... daha neler neler. Sayılamaz ki 12 Eylül'ün yaydığı hastalık. Fakat bir rakam eksikliğinden (başlık en başta 11 Eylül'ün bilançosu) diye açılmıştı, bilinçsizce amerikaya "şefesiz köpek" vs. dendi. Bunların 11 Eylül'ün bilançosu olduğu düşünülelrek! Uyuyoruz ve unutkan bir toplumuz daha bir ay önce Hrant Dink faşistlerce katledildi. Kaç kişi hatırlıyor, kimler hatırlatıyor? olayın arkasında kimler var kimler yok belirli oluyor. Nasıl da korumaya çalışıyorlar bu katil ve onun gardiyanları hepsi 12 Eylül'ün faşist ve irticacı kültürünün evlatları. Onlarla büyümüşler, kafalarına kazınmış.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema
nukemods.com
tarafından uyarlanmıştır.