| Yazar |
Mesaj |
trockya
Er


Kayıt: Oct 19, 2005
Mesajlar: 149
Puanı: 774
Nerden: güneşli-istanbul Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Mar 25, 2007 2:24 am |
|
bu albüm savatage'in ve heavy metalin en iyi albümlerinden birisidir şüphesiz.işlene konu kadro ve ürün eşsiz güzelliktedir.söz konusu ruha sahip herkes tarafından dinlemeli ve bilinmelidir kanımca.
Dead Winter Dead heavy metal grubu Savatage'ın 1995 yılında yayımlamış olduğu ve birbirlerine aşık olan müslüman bir kız ile bir sırp çocuğunu konu alan konsept albümdür.Albümde aynı zamanda o sıralarda süregelen Bosna Savaşındanda bahsedilmektedir.
Bu albüm grubun eski üyelerinden, 1989 yılında yayımlanan Gutter Ballet isimli albümdede kendisini gösteren Chris Caffery'nin yeniden grupta çalmasıyla dikkat çekmektedir.Grubun önceki albümü Handful Of Rain'de çalan Alex Skolnick, kendi solo projesi üzerinde daha fazla yoğunlaşmak istediği için bu albümde çalmak istemedi.Bu nedenle Jon Oliva Handful of Rain turundan arkadaşı,eski grup üyesi ve Dr Butcher üyesi Jeff Plate'i gruba dahil etti.Atlantic Records kadroya bir tanınmış gitarist daha getirilmesini istedi ve eski Alice Cooper üyesi Al Pitrelli de gruba dahil edildi ve grubun lead gitaristi oldu.
Bu albüm gruba Chrsitmas Eve (Sarajevo 12/24) ile beklenmedik bir ilgi kazandırdı ve grup icra ettikleri müzik türünü farklı bir yolda daha denemek istedi.Robert Kinkel ile birlikte Paul O'Neill ilgi duydukları Trans-Siberian Orkestrası projesine başladılar.Chrsitmas Eve (Sarajevo 12/24) Trans-Siberian Orkestrası'nın ilk yayını olarak ikinci kez piyasaya sürüldü.
albümde anlatılan hikaye şöyledir:
Bosna’nın başkenti Saraybosna da, orta çağda inşa edilmiş binalarla çevrili bir şehir meydanı bulunur.Meydanın ortasında güzel taştan bir çeşme ve bir köşesinde de çan kulesine oyulmuş bir çörteni olan bin yıllık bir kilise bulunmaktadır.Bu çörten binlerce yıldır insan davranışlarını, hüzün ve kahkahalarını anlamak için zamanını harcamıştır.Seyretme ve düşünmeyle geçen bunca yıldan sonra bile bu garip insan vasıfları taş çörten için gizemini korumuştur.
Hikayemiz 1990 yılında başlar; Berlin duvarı henüz yıkılmış, komünizm çökmüş ve Roma İmparatorluğundan bu yana Yugoslavya ilk defa özgür bir ulus olmuştur.Serdjan Aleskovic böyle bir zamanda yaşadığı ve genç olduğu için kendisini çok şanslı görmektedir.En iyi zamanların yaşandığı bu anda gelecek ve mutluluk kesinlikle sağlama alınmış gibi görünmektedir.
Fakat, Serdjan yurttaşlarıyla birlikte bu mutlu günleri kutlarken, bir yandan da sığ beyinli bazı ufak insanlar komşular arasına nefret tohumlarını ekmekle meşguldürler.Genç ve duyarlı Serdjan Sırp birliklerindeki bazı arkadaşlarına katılır ve bir anda kendini Saraybosna etrafındaki tepelerde şehre havan topları yağdırırken bulur.Bu esnada Saraybosna da ki genç Müslüman kızı Katrina Brasic şehre gelen bir grup silah tüccarından silah alır ve oda yandaşlarına katılarak şehrin etrafındaki tepelerde ateş açar.
Yıllar geçer ve 1994 yılı kasım ayının son günleridir.Uzun zaman önce Yugoslavya’yı terk etmiş olan yaşlı bir adam doğduğu şehre geri döner, fakat tek bulduğu şey harabelerdir.Mevsimin ilk kar taneleri düşmeye başladığında şehir meydanına gider, gökyüzüne bakar ve haykırır; Yugoslavyalıların yıllarca duasını ettikleri değişim bu değildir.
Yaşlı adam duasını bitirdiği zaman güneş yavaş yavaş batmaya yüz tutmuş ve şehrin üzerinden kavisli toplarla gelen akşamın ilk yaylım ateşi başlamıştır.Fakat o geri kalan sivillerin yaptığı gibi sığınaklara gitmektense yıkılmış bir çeşmenin molozları üzerine çıkar, viyolonselini çıkarır etrafına bombalar düşmeye devam ederken Mozart çalmaya başlar.Bu geceden sonra her gece aynı şekilde çalmaya devam eder.Ve her gece Katrina ve Serdjan patlayıcılarla sahipsiz topraklar arasında gidip gelirken Mozart ve Beethoven ezgilerini dinlerler.
Kış, geçici masumiyetiyle beyaz bir yorgan misali her şeyi gizlemek için en iyisini yapsa da savaş, şiddeti ve vahşiliği sürekli arttırmaktadır.
Kasım ayının sonlarına doğru bir gün, Serdjan Saraybosna devriyesinde iken, bir okulun bahçesinde henüz yaşanmış bir patlamanın ardından etrafa saçılan genç çocukların cansız bedenleriyle karşılaşır.Havan topuna mermileri yerleştirmek ve sonra bir diğerini koymak ve ele geçirilen yerlere bakmak yapılan tek şeydir.Bir süre sonra Serdjan kendi hatlarına döner ama gördüğü cansız çocukların yüzlerini bir türlü aklından çıkarmaz.İçinde bulunduğu durumun aslında önderlerinin bahsettiği ‘şerefli bir ulus yaratmak’ adına olmadığının farkına varır.İki taraflı kayıtsız kalanlardan olmaktansa doğru bir seçim yapar ve artık bu vahşetin bir parçası olmamaya kara verir, başkalarının bedenleri üzerine bir gelecek inşa edilemez.Bulduğu ilk fırsatta buna bir son verecektir.
24 Kasım günü sığınağında otururken bir yandan yaşlı viyolonsel çalıcısının çaldığı savaş seslerine karışan noel ezgilerini dinlemektedir.Savaş alanının diğer tarafındaki Katrina da aynı ezgileri duymaktadır.Karın yağması durup bulutlar yerini yıldızlı güzel bir gökyüzüne bırakırken aniden viyolonselin sesi kesilir.En kötüsünden korkarak yerlerinden ayrılan Serdjan ve Katrina tamamen aptalca bir şey yaparlar ve şehir meydanına doğru yürümeye başlarlar.Aynı anda meydana ulaşırlar ve birbirlerini görürler.İçgüdüsel olarak aynı amaç için orada olduklarını anlarlar ve birbirlerine ateş etmezler.Bunun yerine yavaşça çeşmeye doğru yürürler ve yüzü kanlar içinde karlar üzerine uzanmış bir yanında da kırılmış viyolonseli duran yaşlı adamın cesediyle karşılaşırlar.
Bu sırada bulutsuz gökyüzünden bir yağmur tanesi düşer ve yaşlı adamın yanağındaki kanı siler.Serdjan yukarı bakar fakat kilisenin çan kulesindeki taş çörtenden başka bir şey göremez.Bu gece gördüklerinden sonra Serdjan derhal savaşı terk etmeye karar verir.Müslüman kıza dönerek onunla gelmesini teklif eder fakat kızın gördüğü tek şey üzerindeki sırp üniformasıdır.Asıl duygularını açıklar ve kıza onun düşündüğü gibi olmadığını söyler.En sonunda onu da ikna eder ve savaştan beraber ayrılırlar.
şarkı listesi:
1-"Overture" - 1:50
2-"Sarajevo" - 2:31
3-"This is the Time (1990)" - 5:40
4-"I Am" - 4:32
5-"Starlight" - 5:38
6-"Doesn't Matter Anyway" - 3:47
7-"This Isn't What We Meant" - 4:12
8-"Mozart and Madness" - 5:01
9-"Memory" - 1:19
10-"Dead Winter Dead" - 4:18
11-"One Child" - 5:14
12-"Christmas Eve (Sarajevo 12/24)" - 3:24
13-"Not What You See" - 5:02
Kadro:
Zachary Stevens - Lead Vokal
Jon Oliva - Vokal ve Klavye
Al Pitrelli - Gitar
Chris Caffery - Gitar
Johnny Lee Middleton - Bas
Jeff Plate - Davul |
_________________ "Dinsiz ilim kör, ilimsiz din topaldır." - Albert Einstein |
|
|
|
 |
Eddie
Astsubay Başçavuş


Kayıt: Feb 26, 2006
Mesajlar: 813
Puanı: 4426
Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
|
Tarih:
Pzr Mar 25, 2007 12:49 pm |
|
Savatage konsept konusunda bir hayli aşmış bir gruptur.Streets,Dead Winter Dead,The Wake Of Magellan gibi harika konsept albümlerin yanından bir çok grup geçemez bile.Oneil denen adam konseptlerin bir numaralı yaratıcısıdır. |
|
|
|
|
 |
Dante
Site Yöneticisi


Kayıt: Aug 11, 2006
Mesajlar: 5271
Puanı: 27173
Nerden: Dante'nin Cehennemi'nden Madalyalar: 1 (Daha fazla Göster)
Durum: Offline
|
Tarih:
Pts Oca 21, 2008 10:49 am |
|
Vay anasını ne hikayeymiş ya ! Bu kadar ilginç ve kompozisyon içinde yazılmış bir başka hikaye daha tanımadım camiada.Gerçekten mükemmel,filmi çevirelecek kalitede bir konsept oluşturulmuş bu albümde.Vokalde Jon ise yeninden vokallik yapmaya karar vermiş ve Zach [benim Savatage için en vazgeçilmez adamımdır] a eşlik etmiştir.Bu da heavy metal tarihi açısından bir ilktir.İki vokal !
Albüm kesinlikle duygu yüklü.TSO nun da işin içine girmesi ile tam bir resital sunuldu bizlere.Emre arkadaşımın [Eddie] bahsettiği gibi konsept oluşturucusu O'neil sayesinde gerçekleşti TSO projesi.
Benim için albümün en can alıcı parçalarından biri Not What You See dir.O piyana girişi ve aynı duygu selinde Zach ın giren sözleri.Savatage bu albümü ile yeri göğü titretmiştir diyebilirim.Ve Savatage ın asşırı TSO ya kaymasından şikayet eden bazı fanlar olmuş zamanında.Onlara diyebileceğim tek şey duygudan ve ruhtan tamamen yoksun insanlar olduğudur.Bazı orkestraların Savatage dan beste aldığı bilinir.Bunu da mı gözardı ederek öyle düşünmüşler anlama veremediğim bir nokta da orasıdır.
Konsept bilgileri için trockya sana teşekkür ederim.Eddie bir sen ikisin bu sitede Savatage adına ciddi bilgiler veren.Bu güzide albümü sabitliyorum.Sabit konu değişimi olacak demiştim Bölüm Duyurusu'nda.
Metal_Adam'ın Motorhead - Kiss Of Death albümü sabitlikten çıkarılmış,yerine bu konu sabitlenmiştir.
Savatage ruhu olanlar için... |
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
 |
|
|
|
 |
__darkman__
Astsubay Başçavuş


Kayıt: Feb 07, 2008
Mesajlar: 940
Puanı: 4769
Nerden: İzmir Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pts May 26, 2008 6:11 pm |
|
Bu albümü dinlemedim, Savatage ruhum da yok. Ama bu yazıyı okuyup, hikayeyi gördükten sonra... |
_________________
Forumdaki Linkleri Sadece ÜYELER Görebilir Kayıt olmak için BURAYA tıklayın yada BURAYA tıklayarak siteye giriş yapın ! |
|
|
|
|
 |
Brutallicorgasm
Astsubay Çavuş


Kayıt: Mar 02, 2008
Mesajlar: 271
Puanı: 1360
Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pts May 26, 2008 7:29 pm |
|
Savatage gerçekten de çok etkileyici bir grup. Bu albüm de gerçekten etkileyici... |
_________________ "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."
Mustafa Kemal Atatürk.
Keep the metal faith alive! |
|
|
|
 |
fosseptic
Astsubay Çavuş


Kayıt: Mar 23, 2006
Mesajlar: 325
Puanı: 1688
Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pts May 26, 2008 7:58 pm |
|
Konsept albüm konusunda çok başarılı bi albüm. Yani ben bu albümü dinleyince ve sözlere bakınca harbi sanat bu diyorum.
Ama gelelim diğer albümlerle farkına Sirens yada Hall of the Mountain King yada Sirens kadar çarpıcı bir albüm değil . Tabii "bana göre" . Heavy Metale farklı bişeyler katılmış burda. Senfonik öğeler falan çok güzel çok farklı bi tat fakat "farklı" işte.
Nostradamus da buna çok benzeyecek kanımca. Yani Özünde Heavy fakat üstüne çok güzel soslar atılmış bir Heavy olacak. Ve Judasın diğer işlerinden çok kolay farklı anlaşılabilecek.
Grupları bu tip albümlerle tanıyıp ruhunu anlamak zordur biraz kanımca. Yani Dead Winter Dead Savatage ruhunu anlatmaz , Nostradamus ta Priest ruhunu anlatmıyacak.
Ama Savatage dinleyen adam DWD i çok güzel anlayacak ve ufak bi parça tatmış olucak bu ruhtan. Nostradamusta da öyle . Bu albümler belki grupların ruhunu çok iyi yansıtmıyor fakat grubun halihazırdaki dinleyici kitlesine çok büyük katkıları var. |
_________________ -Nerde soğan görsem hüzün kaplar yüreğimi. |
|
|
|
 |
Glitter_Glam80s
Astsubay Üst Çavuş


Kayıt: Feb 19, 2008
Mesajlar: 662
Puanı: 3317
Madalyalar: 0
Durum: Offline
|
Tarih:
Pts Hzr 30, 2008 2:54 am |
|
İnanılmaz bi hikaye ve İnanılmaz bi albüm tam anlamıyla bi resital. Konseptlerin üstadı Savatage'in en sevdiğim albümlerinden biri sevmediğim yok aslında yine prodüktör Paul O'Neill Savatage'in tüm konsept albümlerinde prodüktörlükte Paul var söz yazımlaranada yardım ediyor bi bakıma Eddie'nin de dediği gibi konseptleri yaratanlardan birisi ve bu işte çok iyi. Albümde yine piyano harika şekilde kullanılıyor bize duygulu yeri gelince sert şarkılarla bi resital yaşatıyorlar özellikle sevidğim şarkılar bi Mozart eserinin gitarla çalınışı olan harika intro Memory,This Isn't What We Meant ve yine bi enstrümantal Christmas Eve (Sarajevo 12/24) albüm benim dinlediğim en duygulu albümlerden biri. Özellikle enstrümantal şarkılar bi harika bu albümde kesinlikle dinlenmeli,dinletilmeli. |
|
|
|
|
 |
|
|