Bon Jovi'nin kuruluşu, grubun vokalisti Jon Bon jovi'nin lise zamanında başlayan rock n'roll tutkusuna kadar uzanıyor. Jon, arkadaşı David Rashbaum ve kuzeni Tony ile birlikte ufak yerlerde konserler veriyordu. Tony'nin New York'ta Power Station adını taşıyan bir kayıt stüdyosu vardı. Bu stüdyoda E Street Band ve Aldo Nova gibi tanınmış isimlerle demolar kaydeden Jon, bunlardan "Runaway" adını taşıyan tek parçalık demosuyla bir anda New Jersey radyolarının en çok çalınanlarında zirveye oturacak bir hit yaratmış oldu. Bongiovi adı altında gönderdikleri demonun kayıtlarında Jon ve David Rashbaum'un yanısıra gitarist Dave Sabo, basist Alec John Such ve baterist Tico Torres yeralıyordu. 1983 yılında Polygram/Mercury Records ile yapılan albüm anlaşmasından sonra kayıtlar sırasında Jon Bongiovi, soyadını kolay okunabilmesi için Bon Jovi şeklinde değiştirdi. Diğer kurucu üye klavyeci Dave Rashbaum ise göbek adı Bryan'ı soyadı olarak kullanmaya başladı. Power Station Stüdyosu'nda albüm kayıtları sürerken gitarist Dave Sabo gruptan ayrıldı ve yerine ileride Jon'dan sonra grubun en popüler elemanı olacak olan Richie Sambora geldi.
Bon Jovi'nin kendi adını taşıyan ilk albümü 1984 yılında yayınlandı.Single olarak yayınlanan "Runaway" Amerikada Billboard listelerinde Top 40'a girdi. Mtv Runaway'in klibini sürekli yayınlıyor gurubun söhretini perçinliyordu. Bir diğer parça She don't know me de Runaway gibi bir radyo hiti oldu.Diger yandan turne başarılı geçsede gurup mali sıkıntılar yasiyordu.Gurup üyleleri ucuz motellerde kalırken Jon müzik aletlerini tasidiklari kamyonda uyuyordu.Fakat tüm bu imkansızlıklara rağmen turnede birçok önemli gurubun altında çıkarak yeni hayranlar ediniyolardi.Amerikada Scorpions ın altında çikan gurup Avrupayıda Kiss in ön gurubu olarak dolaştı.Japonyada verdikleri solo konserler ise beklenmedik derecede büyük ilgi gördü ve albüm Japonyada altin plak ödülü aldi.
1985 yılında grubun 2.albümü "7800 Degrees Fahrenheit" yayınlandı.Albüm Amerikada altin plak aldı ve 3 şarkı birden Billboard Hot 100 e girdi.In And out Of Love,Only Lonely ve Silent Night kısa sürede Mtv nin gözde klipleri arasındaki yerini aldı.Gurup albümün yayınlanmasının hemen ardından yine yollara düştü.Albümün turnesi müthiş konserlere sahne oldu.Jon bu günlerde bi barda dinlediği Philedelphia lı Hard Rock gurubu Cinderella yı menejerleri ile tanıştırıp albüm kapısını aralayarak ozaman Hair Metal ve Pop Metal olarak anılan türe yeni bi Hairband kazandırdı.Cinderella nın Somebody Save Me adlı şarkısında yardımcı söz yazarı olarak beliren Jon ve Richie videoda da yer aldı.
İlk 2 albüm her ne kadar birçok hit ve hit adayı mükemmel parçalar içerse de, Bon Jovi'nin Mötley Crüe, Kiss, Def Leppard ve ZZ Top gibi sound olarak yakın durduğu rakiplerini geçebilmesi için güçlü bir çıkışa ihtiyacı vardı.
Daha önce Kiss ve Mötley Crüe için de hitler yaratmış ünlü şarkı sözü yazarı Desmond Child, bu kez Bon Jovi'nin yayınlanacak olan 3.albümü için grubun altıncı elemanı gibi çalıştı.1986 yılında "Slippery When Wet" adı altında yayınlanan albüm, Bon Jovi'yi zirveye taşıyan albüm oldu.Albüm Billboard un ilk besinde 38 hafta(ilk sekiz haftasi 1 numara) ilk 100 de ise 94 hafta kalarak erisilmesi güc bir basari yakalamisti."You Give Love A Bad Name" ve "Livin On A Prayer" singleları Billboard'da 1 numaraya kadar çıktı, "Wanted Dead Or Alive" ise ilk 10'a girdi.Albüm sadece Amerika çapında 12 milyon olmak üzere tüm dünyada günümüze dek 25 milyon satarak tüm zamanların en cok satan albümlerden biri oldu.Gurup People Choice tarafında yılın gurubu seçildi ayrıca Livin On A Prayer la Mtv video müzik ödüllerinde yılın videosu ödülünü alırken Amerikan müzik ödüllerinde de yılın gurubu ödülünü aldılar.Slippery When Wet sadece muhtesem sarkilarla dolu çok satan bir albüm degil rock müzige optimizm ve neseyi getiren albüm oldu.Bon Jovi artik çok daha büyüktü 1987 Ağustosunda yine Donnington-Monsters Of Rock a katıldılar.Ama bu sefer headliner onlardi altlarında ise Dio,Metallica,WASP,Anthrax ve Cinderella gibi hiçte yabana atilmayacak guruplar vardi.Gurubun biste söylediği We Are An American Band sarksina Kiss ten Gene Simmons ile Paul Stanley,Twisted Sister dan Dee Snider ve Iron Maiden dan Bruce Dickinson eslik etti.70.000 kisinin katildigi festival Bon Jovi kariyerinin doruk noktalarından biriydi.Yoğun turne programı ve tehlikeli yüksek notalar Jon Bon Jovi nin sesini yipratti ve ciddi bir hasar olusturdu fakat bir vokal hocasının yardımı ile turnenin sonunu getirmeyi başardılar.Bu olaydan sonra Jon Bon Jovi canlı performanslarda biraz daha düşükten söylemektedir.Turne 1987 Ekim ayında Hawai de sona erdi.Turne boyunca sadece Amerikada 250 konser vermişlerdi.
"Slippery When Wet"in getirdiği başarı, grubun "her yıl 1 albüm" geleneğini de sekteye uğrattı. Albüm sonrası çıkılan dünya turnesi 1 yılı aşkın bir süre devam ettiği için 4.albüm "New Jersey" ancak 1988'de vitrinlerdeki yerini alabildi.Bir önceki albümü aratmayacak bir başyapıt olan New Jersey 2 tane 1 numara olacak single'ıyla da dikkat çekiyordu: "Bad Medicine" ve "I'll Be There For You". Yayınlanan diğer singlelar "Born To Be My Baby" ve "Lay Your Hands On Me","Living in Sin" ise ilk 10'a girdi.New Jersey 5 tane ilk ona giren şarkısı ile Amerikan Rock tarihinde bi albümden en fazla Top10 Hit çıkaran albüm unvanını hala korumaktadir.Bu dönemde daha önce Cinderella yı ksefeden Jon,yeni bir gurubu basina tanıttı.Skid Row,Bon Jovinin de destegini alarak mutesem bir debut albüme imza atti.
1988 sonunda başladıkları dünya turu hızla devam ediyodu.Ağustos 1989da Moscow Peace Festival da headliner olarak çıktılar ve New Jersey Sovyet Rusyada batılı bir gurup tarafından yayınlanan ilk albüm oldu daha önce ne Beatles nede Rolling Stones un albümleri yayınlanmamıştı Rusyada.MTV Video Müzik ödüllerinde sahne alan gurup evsaneleşmiş akustik performanslarıyla Livin On A Prayer ve Wanted Dead Or Alive ı çaldılar.Bu performansları Mtv Unpluggged serisine ilham kaynağı oldu ve akustik gitarla yapılan şarkıların sayısının artmasına sebep olmuştur.Turne ise 1990 yılında Meksikada sona erdi turne boyunca 4 milyon kişi Bon Jovinin canlı performansına tanıklık etti.Gurubun muhtesem basarilara imza attigi 16 ay süren turne iyi geçmesine iyi geçmisti ama Jon,Richie,David,Tico ve Alec hem fiziken hem zihnen hemde dugusal olarak iflasın eşiğine gelmislerdi.Turne esnasında sık sık kavga etmişler ve kopma noktasina gelmişlerdi.Tur bittiğinde hepsi birbirine hosçakal bile demeden farklı uçaklara binip kendi yollarina gittiler.Bu yüzden daha önce turneyi bitirir bitirmez yeni albüm çalismalari için kolları sıvayan gurup üyeleri ilk defa tatil yapmayi ve uzun süre aileleriyle vakit geçirmeyi uygun gördüler.
Bu arada Jon Bon Jovi hiç hesapta yokken kendini bir anda solo projesinin içinde buldu.Jon Bon Jovi nin ilk solo albümü"Blaze Of Glory" 1990 yilinda piyasaya çikti.Albümle ayni adi tasiyan ilk single Blaze of glory listelerde vahşi bir kovboy gibi esti ve 1 numaraya kemendi taktı.Jon bu sarki ile en iyi film müzigi dalinda Altin Küre/Golden Globe ödülünü,American Müzik Ödüllerinde ise en iyi Pop/Rock Single ödülü aldi ve Grammy ile Oscara aday oldu.Her nekadar Oscar i alamadiysada törende sahne alarak bir hayalini daha gerçekleştimiş oldu.Jon gurubu olmadan bu olağan üstü başarilara imza atarken 1991'de ise gitarist Richie Sambora'nın ilk solo albümü "Stranger In This Town"ı yayınlandı.Satiş bazında büyük rakamlara ulaşmasada albüm elestirmenlerden olumlu puanlar aliyodu.Gurubun en önemli iki adamının solo kariyerleri gurubun geleceği hakkında soru işaretleri uyandiriyordu.Netherworld filminin soundtrack ini hazırlayan David Bryan Güney Amerikada ki bir gezintisinde parazit kapti ve ayalrca hastanede yatti.Alec ise evinin önünde motorsikletten düserek bas tutusunda kritik bir sinirini zedeldi.Alec bu yüzden bass tutusunu ve gitar çalis pozisyonunu degistirmek zorunda kaldi.
1991 yılında Jon Bon Jovi kariyerinin belkide en riskli ama aynı zamanda en hayırlı kararını alarak 8 yıldır çalıştığı gurubun menejeri Doc Mc Ghee yi kovdu.Solo olarak devam etmesi ve sinemaya yönelmesi yönündeki baskılara daha fazla dayanamadı.Kapıyı gösterdiği herkes saşırıp kalıyodu fakat o kararından dönmeyecekti.Jon yeniden 5 kişi ile bir garaja kapanip müzik yapmak istiyodu.Jonun doğru yaptiği sonradan anlasilacakti.Bon Jovinin tarihinde yeni ve temiz bir sayfa açılacak kimse Bon Jovinin müziğine,imajına kisaca hiç birşeyine karişamayacakti.Işte bu yüzden Jon gurupla yatıp kalkacak müziği hissedecek,kendisidnen habersiz kararlar almayacak olan Bon Jovi Manegement ı kurdu.Kendisine ait bir menejerlik sistemi ile yola koyulan Jon un ilk işi yeniden gurubu toplamak oldu.Nisan 1992 de gurup 5. albümlerinin hazırlıkları için Vacouver Little Mountain Stüdyoya larında bir araya geldi.Daha önce ses mühendisi olarak albümlerinin mix ini üstlenen Bob Rock bu sefer albümün prodüktörlügünü üstlenmisti.
2 Kasim 1992'de grubun 4 sene aradan sonra geri dönüş albümü olan "Keep The Faith" çıktı.Medya albümden çok guruptaki değisimi gündeme getirdi.CNN Jon Bon Jovi'nin saçlarini kesmesini haberlere taşıdı.Gurup elemanlarının en üstün safhada sergiledikleri yetenekleri ile dikkat çeken albümden 'Keep The Faith' "Bed Of Roses","In These Arms","Ill Sleep When I am Dead", "I belive" ve "Dry County" olmak üzere 6 single yayınlandı.Mtv nin büyük desteğini alan ilk single Keep The Faith Mainstream Rock listelerinde 1 numaraya yükselirken ikinci single Bed of roses ise Billboard Hot 100 de 6 hafta ilk onda yer aldı.Tüm bu başarılar başta gurubu olmak üzere eleştirmenleride çok şaşırtmıştı.Keep The Faith geçmisteki başarıların gölgesinde kalmıyor,Bon Jovi ile anılan hair bands ya da pop metal akimlarının tarihe karıştığı günlerde Bon Jovi hala büyük kitlelere ulaşabildiğini kanıtlıyordu.Bon Jovinin Grunge ile başabaş giden başarıları sadece liste bazinda değil turnede de karşılık buldu.Alternatif müzigin yükselise geçtigi dönemlerde Bon Jovi dönemin en büyük stadyum rock guruplarindan biri olarak yoluna devam etti.Gurup bir çok ülkede ilk kez konser verdiği Keep The Faith turnesi boyunca 43 ülkede 180 konser verdiler.
1994 yılı sonunda grubun ilk toplama albümü olan "Cross Road" yayınlandı ve Always ile birlikte satış rekorları kırdı.Always Amerikada 6 ay boyunca Billboard listelerinini ilk onunda yeralarak en uzun süre listede kalan rock şarkılarından biri oldu ve single ı ise 21 ülkede 1 numara olup tüm dünyada 3 milyon sattı '90'ların başında Seattle kaynaklı olarak ortaya çıkan grunge akımı Amerikan pop rock ve glam rock gruplarını tarihe gömerken, Bon Jovi'nin popülaritesi buna rağmen hala artarak devam ediyordu.
Basçı Alec John Such'tan sonra grup dışı bir basçıyla yola devam kararı alan Bon Jovi, 1995 yılında kariyerinin o ana kadarki en olgun albümü olan "These Days"i yayınladı.Albüm hayranlari biraz saşırtsada gurup,müzik eleştirmenleri tarafindan o güne kadarki en olumlu elestirileri aldi.Nefesliler,yaylılar,yardımcı klavyeli çalgılarla yoğunlastirdıkları müzikleri alışılmış Bon Jovi çigisinin dışına çikmalarınıda sağlamiştı.Bon Jovi "These Days" ile bir kez daha zirveye oturdu ve uzun yillarca sürdürecekleri müzik yaşaminda gurubun yeri iyice sağlamlastı.Amerikada Platin plak alan albümden çikan ilk single Malezyada çekilen video klibi ile dikkat çeken "This aint a love song" oldu."This aint a love song" Billboard Top20 ye girdi ve uluslararasi alanda büyük basari elde etti.albümden çikan diger single'lar "Something for the pain","Lie to me","These Days" ve "Hey god" ta dünya listelerinde önemli basarilar elde etti.Kariyerinin en başarılı turnelerinden birine start veren gurup Londranın tarihi stadyumu Wembleyde 3 gece kapalı gişe çalması hala nekadar büyük olduklarını göstermekteydi.Gurubun kariyerinin zirve noktalarindan olan bu konserler filme çekildi ve "Live From London" adı altında video olarak piyasaya sürüldü.Video o yilin en iyi müzik videolari dalında Grammy ye aday olacaktı.Bu sold out konserlerin de katkısyla Albüm İngilterede listelere 1 numaradan girdi ve 4 hafta orda kaldı.Gurup Ingiliz heavy metal dergisi Kerrang tarafindan 7 ödüle laik görülürken World Music Awards ta yilin en çok satan rock gurubu Brit Awards ta en iyi uluslar arası gurup ve Mtv Awards ta en iyi rock ödüllerini aldı.Yine bu turne esnasında ilk kez Güney Afrikada konsere çıkan gurup 96 yazında avrupada 30 sold out konser verdikten sonra turne sona erdi.
Elektronik müziğin hızlı yükselişi ve grup müziğinin eski popülaritesini kaybetmesi Bon Jovi üzerinde olumsuz etki yaptı. 1997'de Jon Bon Jovi 2.solo albümü "Destination Anywhere"i yayınladı.Jon Bon Jovi tüm bu müzik çalışmaları arasina sinema projelerinide sıkıştırmayı ihmal etmedi ve çesitli filmlerde rol aldi.1998'de Richie Sambora da 2.solo albümü "Undiscovered Soul"u yayınladı.
2000 yılında Bon Jovi "It's My Life" single'ıyla büyük bir patlama yaptı. Ardından çıkan "Crush" albümü Bon Jovi'yi yeniden zirveye taşıdı. Yayınlanan 2.single "Say It Isn't So" da başarılı klibiyle müzik kanallarının ilk tercihi oldu.Its My Lıfe My VH1 ödüllerinde yılın videosu ödülünü aldı.Ayrıca gurup En iyi Rock albümü ve en iyi Rock şarkısı dalında Grammy ye aday oldu.Albüm Amerikada Multi Platin plak aldı ve tüm dünyada 8 milyonun üzerinde sattı.
Albüm sonrası geniş çaplı bir dünya turnesine çıkan grup, dönüşte 1985'ten bu yana verdiği konserlerin kayıtlarını derledi ve kariyerinin ilk konser albümünü "One Wild Night Live 1985-2001" adı altında yayınladı. Albümde 2 de cover parça yeralıyordu. Sahnede Bob Geldof'un katılımıyla söylenen Boomtown Rats klasiği "I Don't Like Mondays" ve Neil Young klasiği "Rockin' In The Free World". Turne ise evleri New Jersey de Giants Stadium da verilen iki sold out konserle sona erdi.VH1 bu konserleri canlı yayınladı ve reyting rekorları kırdı.Yıl sonunda VH1 ödüllerinde sahne alıp en iyi canlı performans ödülünü aldıktan sonra gurup yeni albüm için stüdyoyya kapandı.Turne boyunca gurubu 20 den fazla ülkede 2 milyon kişi izledi .
2002 yılına geldiğimizde grubun yeni albümü "Bounce" için çalışmak üzere stüdyoya kapandığı sırada patlak veren 11 Eylül olaylarından sonra New York lu iki müzisyen olan Jon ve Richie daha çok 11 Eylül trajedisini anlatan ve yaraları sarmak amacı taşıyan şarkılar bestelediler.Albüm 23 Eylül 2002de müzik marketlerdeki yerini aldı ilk single "Everyday"in de desteği ile albüm Billboard a 2 numaradan giriş yaptı.İkinci single Misunderstood un hemen ardından yeni dünya turuna Australyadan start verdi.Bu turne esnasında birçok şehirde ilk kez akustik konserler verdiler.Turnenin kuşkusuz doruk noktaları London Hyde Parkta 92.000 kişi ve New Jersey Giants Stadiumdaki 130.000 kişinin geldiği iki sold out konserdi.
Turnenin hemen ardından 2003 ün kasım ayında eski hitlerinin akustik versyonlarının yer aldığı This Left Feels Rigt ı yayınladılar.Albüm çok büyük satışlara ulaşmadı fakat 25 ülkede listelere ilk ondan girdi.2004 Kasımında 4 cd ve 1 dvd den oluşan box set yayınlayan gurup 2004 Amerikan Müzik Ödüllerinde sahne alıp Award Of Merit(yaşam boyu onur) 2005 World Music Awards ta da Diamond Award(100 milyonun üzerinde albüm satanlara verilen bir ödül)ödülüne laik görüldü.2005 Temmuzunda düzenlenen politikacıların dikkatini Afrikadaki yokluğa çekmek ve büyük bir bağış toplamak için düzenlenen Live8 e katılan gurup Philedelphia da sahne aldı.
Gurubun 9.stüdyo albümü Have A Nice day ise 23 Eylül 2005 te müzik marketlerdeki yerini aldi.Bon Jovi bir kez daha kendi rekorlarını kırdı ve albüm Amerikada Bon Jovi kariyerinin en iyi ilk hafta satisini yaparak Billboard 200 e 2 numaradan girdi.Have A Nice Day 15 ülkede listelere 1 numaradan girdi ve Japonyada da 1 numaradan girerek Bon Jovi yi orada Beatles la birlikte en fazla 1 numara albümü(3)olan gurup yaptı.Gurup albümün çıkışından kisa bir süre sonra turneye çıktı.Bu turne esnasında yenilenen Wembley Stadyumunda ilk kosneri verme şansını yakalamışlardı fakat stadın inşaatının yetişmemesi nedeni ile bu 2 konser iptal oldu.Gurubun Have A Nice day albümünden çıkan bi diğer single ı Who Say You Cant Go Home Amerikada Billboard Country listelerinde 1 numaraya yükseldi ve bu sayde Bon Jovi country listelerinde 1 numara olan ilk rock gurubu ünvanını ele geçirdi.2 milyon biletin satıldığı Turne ise 109 milyon dolar hasılat yaparak yılın en büyük 3 turnesinden biri olamayı başardı.
Bon joviyi hicbirzaman bir motley crue veya cinderella gibi goremedim goremem de..Gitar yuruyusleri ve cok nota atlamali ticarete yatkin vokalleri bundaki en onemli etken..Distortion barindaran hersey rock olsaydi bon jovi de en az crue kadar rock olurdu..Ama bir always bir bad of roses adami salya sumuk aglatir..Jigolodur bu bon jovi..Ayrica skid row gitaristi dave 'snake' sabo bon jovinin eski gitaristidir..
80 leri insanlara hatırlatması ve its my life ı veya You Give Love A Bad Name dinleyince hala zevk almak bana yetiyor.
Şu anki hali zaten dikkatimi fazla çekmiyor, benim için 80 lerdeki hali önemli.
özellikle duygusal parçalrı(never say goodbye , bad of roses...)çok hoşuma gider. its my life harbiden sııdır ki rock dinlemeyenler bile bilir .son albümleri iyi değil gibi have anice day şarkısı mesela hiç de iyi sayılmaz kanımca
Hala bir çok hard rock çıdan daha fazla hard rockçı.
Pop asla olmadı, gençler dinliyor,herkes biliyor diye bir grup pop olmaz arkadaşlar.
Bir şey söylemek istemedim bu zamana kadar, insanların kalbini kırmamak için.
Ama artık bazı sözleri söylemek gerekiyor , yoksa insanlar "ben metalciyim, başka tür dinlemem "krizininde devam edecek.
Arkadaşlar önceden yerli piyasadan bir reflex, yabancı piyasadan alphaville, 80 lerin bir çok teknho-rock grubu ve bon jovi gibi heavy metal ve hard rock a daha yatkın rock müzikçiler vardı.
Eğer digitürk ünüz varsa, açın hafta içleri sabah 9-12 arası snake tv de "80 ler " diye bir program veriliyor.
Onu izleyin, o zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
-Önemli olan metal müzikte hayvan gibi böğürmek değildir!!!!
-Önemli olan insanların duygu dünyalarına inebilmek, insanlar sinirli iken bile insanlara rock sanatını ve ruhunu aşılayabilmektir.
Gençlerde bir şekilcilik başladı."Ben yerli müzik dinlemem, metal dışında dinlemem, bon jovi kimmiş, beatles kimmiş, rolling stones kimmiş, elwis kimmiş, iron maiden da artık sıkmaya başladı, manowar faşist, judas bilmemne, heavy metal eskimiş bir müzik, white lion çok hafif, 80 lerde takılmamak lazım bak artık slipknot umuz var, rammstein ımız var, soad ımız var(vay be ne sert müzik yapıyorlar), yerli piyasadan hiçbir adam yok(insanlara bok atmak kolaydır tabiki, hayatında eline gitar almadan ötmek çok kolaydır. Eline bir gitar al, 10 yılını bu gitara ver, bakalım o zaman ne kadar hassas bir insan olacaksın, sanatın için.Şimdi senin konuştukların ancak ajdar kadar sanatçılık olur.)
Bırakın şekilciliği arkadaşlar, bırakın gözünüzü seviyim.
Metal müzik şekilcilik değildir, rock ruhu şekilcilik değildir, sınırlı ve bir sınırı olan yaklaşım değildir, rock ve metal ruhu isyandır, hayatı çözmüş olmaktır,
hayat ı istediğin gibi özgürce yaşamaktır, elinde zincirler, ayağında covverceler, yüzünde palyanço gibi makyajlar ile gezmek değildir.
Death, black , nu, doom, gothic v.b. yan türleri dinlemek insana 80 lerin ruhunu kazandırmaz arkadaşlar.
İnsan hem bu türleri sevip, hemde gelip " ben 80 leri ruhuna sahibim" diyemez.
Eğer derse " bon jovi, david coverdale, bruce" gelir onun yüzünün ortasına bir yumruk patlatır.
Allahınızı seviyorsanız açın bakın 80 lerin parçalarına.
Hangisinde"seni deşerim, kızgın güneş üstünde eziyet, karanlık cinayet,kara tanrı, bilmemnerene birşey sokarım, armudumu bir yerine sokarım " v.b. saçma sapan sözlere rastlayamazsınız.
Eğer Elwis Presley, müziğin bu noktaya geleceğini bilse, emin olun bu müziği ortaya çıkarmazdı.
Black Sabbath asla eline gitar bile almazdı.
BonJovi konusuna dönersek.
Sizin usta dediğiniz bir çok sanatçıdan daha ustadır bon jovi benim gözümde.
Geçenlerde eve çok sinirli geldiğim bir zaman 10 kere üst üste bed of rose u dinledim ve sakinleşip rahat bir uykuya daldım.
Have A Nice Day albümü Bon Jovinin 7800 Fahrenheit , Crossroad , It'S My Life ve tabiki Keep The Faith albümünden sonra en kaliteli albümlerinden birisidir.
Kötü bir şarkı yoktur bu albümde benim gözümde.
"Story of My Life" şarkısı ile birçok kez kere gaza gelip hayatımda yeni yollara girdiğim olmuştur.
Bon jovi i herkes dinlemeli ve dinletmeli.
Sevdiğim bi gruptu fakat bu aralar daha iyi bi incelemeye aldım.. klipleri Mtvde çıkardı .. Bi ara Dream Tv de weekendini yapmıştı.. çok sevdiğim bi grup. daha da sevmeye başladım. Ayrıca Jon Bon Jovi ile Sebastian Bach'in backstagede yumruklaşma olayı meşhurdur.
abim dinlerken şarkılarını öğrendiğim ve 6 yaşındayken kendimce eşlik ettiğim insan
You Give Love A Bad Name,runaway,never say goodbye,livin'g on a prayer gayet güzeldir bence
ayrıca pop demek gayet saçma ve cahilce olur bence
Aslında başlıgı jon bon jovi die açılmış ama Grup BON JOVİ açılmış gibi bonjoviden konuşulmakdaEger başlık jon sa solo albümlerinden bahsedile bilir.Ama solo dışında herşeyden bahsetmissininz:D
oZAMAN bende grup olarak düşünerek BON JOVİ grubu hakkında görüşlerimi yazım.Hard rock böl. açılmalı dır bence BON JOVİ başlıgı daha rahat olur.
Bon Jovi grubunu ilk okul yılalrımdan beri dinlerim.90 lı yılların sonuna kadar çok saglamdılar.Müzikal açıdan performans açıdan ve diger açılardan bence.
Sayısız ödüller ve rekorlar kırdılar.100 milyonun üstünde fanı 130 milyon albüm satışlarıyla hangi rock veya metal grubu yaptı.Rolling bruce beatlesdan sonra onlar geldi sıralamda.
Ama albüm satabilmesi konserleri sout out geçmesinin nedeni ticaret degil.Her albümü satılan ticaret grubu olmaz.Bu zihniyetelri bırakmak lazım.Neyse sayısız büyük parçalara ve olaylara imza attılar.
Skid row u çıkaran BON JOVİ crue çıkaran BON JOVİ ve Cinderella ilk albümlerini yapmasında gene BON JOVİ yardım etmiştir.Ama sonradan bu gruplar ekmek yedigi eli ısırınca araları açılmıştır.Seben BJ tarafından kaynaklanmamakta.
Bu güne kadar küçük büyük bürçok grubu altlarına aldılar.Scorpions, kiss,Cinderella,Lita Ford ,Goo Goo Dolls ,1993-Kuzey Amerikada Jeff Healy Band ve Extreme
-Avrupada Rockhead,Little Angels ve Billy Idol
*1995 Avrupada Van Halen ve Ugly Kid Joe
-Kuzey Amerikada Steve Vai
-Ratt
*2003-Goo Goo Dolls
*2006-Nickelback vb. grupları altına alarak turnelere çıktılar.
Şimdi sayamıcam çok daah fazla iş yaptılar.
Kısacası saydıgınız skid ve crue kadar olamamışlar demeniz bi anlamda dogru.Çünkü onlar asla bu kadar büyük degillerdi.
Tüm saatler GMT +2 Saat Sayfa 1, 2, 3, 4, 5Sonraki
1. sayfa (Toplam 5 sayfa)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema
nukemods.com
tarafından uyarlanmıştır.