Giriş Yap ya da Kayıt Ol
Heavy Metal TR . COM: Forumlar

HMTR :: Başlığı Görüntüle - Yngwie Malmsteen [Biyografi Eklendi]
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   Kayıt OlKayıt Ol 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   LoginLogin 
Yngwie Malmsteen [Biyografi Eklendi]
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    HMTR Forum Ana Sayfası -> Yabancı Müzisyenler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
computerloji
Er
Er


Kayıt: Aug 04, 2005
Mesajlar: 6

MesajTarih: Pzr Ağu 07, 2005 11:41 am    Mesaj konusu: Yngwie Malmsteen [Biyografi Eklendi] Alıntıyla Cevap Ver

Abi bu adam yemiş bitirmiş olayı artık kendini aşma eğilimine de girdi daha ne yapsın heralde yeni gamlar da bulur bu adam ilerde nese benim favorim malmsteen tam bir virtüöz öle yani



Alıntı:
Lars Johann "Yngwie" Lannerbach "Malmsteen" BİYOGRAFİSİ

Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.



O, gitaristler arasında duyguyu parmaklarına aktaranların en iyisi !

O, 80'ler dönemini bizlere en iyi hissettiren bir 80'ler aşığı !

O, Fender gitarın efendisi !





Malmsteen'in dünyasına yolculuk ediyoruz...


Y. Malmsteen, 30 Haziran 1963'te Stockholm'de doğdu. Gitar ile 5 yaşında ilgilenmeye başladı.


Gitara gerçek manada eğilimi, 1970'de, 7 yaşında iken 18 Eylül günü gerçekleşir. Çünkü bu tarih çok hüzünlü bir tarihti. Çünkü bu tarihte dünyanın doğaçlama gitar üstadı Jimi Hendrix yaşama aldığı aşırız doz uyuşturucudan dolayı veda etmişti.

O gün, haberlerde ölümü yayınlanan Jimi'nin görüntüleri Malmsteen'i derinden etkiledi. O gün bir yıldız batarken, bir diğeri doğacaktı.


Malmsteen bir ballad ustasıdır !


Malmsteen, artık sahip olduğu Fender Stratocaster gitarı ile yatıp kalkıyordu. Gitar O'nun vazgeçilmezi olmuştu.

10 yaşına gelince yeteneklerini geliştirmiş, bütün Deep Purple parçalarını çalabilir olmuştu.


Malmsteen'in ablası yetenekli bir flüt sanatçısı idi. Onun bu klasik müzik merakı, Malmsteen'i klasik müziğe de itti. O zamanlarda küçük Malmsteen sıkı bir Ritchie Blackmore hayranı idi. Blackmore'un stilinden çok kendi stili peşinde idi. Nitekim kaderin bir oyunu gibi önce Jimi sayesinde gitara başlıyor, sonra ablasının klasik müzik ilgisi ile o tarafa yöneliyordu. Günümüz Malmsteen'in oluşumu böyle gelişti.


Okula olan ilgisi, müziğe olan ilgisinin artmasıyla gün be gün azalıyordu. Artık klasik müziğin üstadlarına iyice bağlanmış, Barok dönemi bestecileri Johann Sebastian Bach, Antonio Vivaldi, Tomaso Albinoni ve klasik dönem bestecileri Ludwig Van Beethoven, Wolfgang Amadeus Mozart, Nicolo Paganini gibi en ünlü ve usta sanatçılara aşina olmuştu.

Malmsteen bu durumda bir ikileme düşmek yerine, sevdiği iki tarzın sentezi hakkında kafasında planlar kurmuştu bile.

Daha önceden de geliştirdiği "sweep pick" tekniğininin, klasik müziğin yaylı çalgılarına uyumu için gece gündüz çalışıyordu.



O, günde 17 saat çalışırdı !


Malmsteen, yeteneğini törpülemeye devam ederken, 15 yaşında bir gitar tamir atölyesinde çalışmaya başlar. Gelen bozuk gitarlar ya da farklı çalgılar üzerinde bazı gitar teknikleri, fiziki darbelerle gitar türleri yaratmaya çalışır.

Bir keresinde atölyeye gelen bir lut çalgıya baktı, bunu gitara uygulayabilirim düşüncesi ile bir fikir uyandırdı kendinde. Eline hemen bir gitar alıp lut a benzer işlemlere koyuldu. Klavyeyi biraz daha çukurlaştırdı ve sweep tekniğinini zorluğunu daha da aşmak için eline aldığı yeni gitarına da aynı işlemi gerçekleştirdi.



O, tekniğini, yetenekleri ile geliştirdi !


Bu yaşlarda Far Beyond The Sun, Icarus Dream Suite parçalarını besteledi.


18 yaşına geldiğinde ikk demosunu birkaç arkadaşı ile kaydetmeyi başardı. Ancak İsveç müzik piyasası Malmsteen'in bu alışık olunmayan tarzına alışamadı ve uyum sağlayamadı. Burada kendi ülkesinde iş yapamayacağını anlayan Malmsteen yurt dışına çıkmaya karar verdi.

Yurt dışı hazırlıklarına henüz başlamışken, dışarı çıkmadan önce gönderdiği demolara Amerika'dan bir cevap geldi. Demoyu Shrapnel Music'in başkanı Mike Varney dinlemişti ve kendisini ülkesine davet etmişti bile.


Geldiğinde bir albüm kaydeden Malmsteen, 83'te Alcatrazz grubunu kurdu. Evet 80'lerin en baskın müziğini yapan grubu kurmuştu. Ancak kendi çalışmalarını her zaman ön planda tutan Malmsteen bir sene sonra grubundan ayrıldı ve projelerine ağırlık verdi.



Ve 84'te ilk solo çalışması olan Rising Force'u yayınladı. Bu albüm ile müzik oiyasalarında 60. sıraya yükselmişti bile.

Artık Malmsteen'in zamanı başlamıştı...


Albümler hızla çıkagelirken, Malmsteen'de stil üzerine stil oluşturuyordu, bu stili bir zaman sonra birçok kesim tarafından eleştri oklarına hedef oluyor, bir başka kesim tarafından da hayranlıkla izleniyordu.

Eleştri kısmı Malmsteen'in geliştirmiş olduğu stilleri birçok albümde ısrarla kullanmasından dolayı idi. Onlara göre Malmsteen yeteneğini geliştirdi ve bıraktı. Birçok albümde bu tarzının değişik versiyonları ile kitlelerin karşısına çıktı. Ancak Malmsteen hakkında bilmedikleri çok şey vardı...


Yngwie Malmsteen, gururlu, sert ve işinde en iyisi olmak isteyen bir gitaristti. Çoğusu kişiliğinin baskın yönlerini ortaya çıkarmaktan çekinmeyen böyle bir adamı çekemez olmuştu. Kimisi bu durumu müziğinin de önüne geçirerek cüretkar eleştriler yapıyordu. Ancak Malmsteen için zamanında yapılan pohpohlamaları Malmsteen bir zaman sonra kabul ettiğinde suçlu Malmsteen oluyordu. Onlar gaz verebilirdi ama Malmsteen gazı kullanamazdı onlara göre. Bu büyük bir yanılgı idi.


Çünkü Malmsteen bu duruma gelmek için saatlerini günlerini heba ediyordu. Kendinden emin olması ve kendini ispat etmeye çalışması O'nun bana göre en büyük hakkı idi.


Ve tüm bunların yanında Malmsteen'e gelen ağır müzikal eleştriler O'nu belki de kariyerinin çok önemli bir noktasına taşıyacaktı. Bana göre ve eminim O'na da göre bu nokta hiç şüphesiz klasik müzik ile nihayetinde buluştuğu [1999] Concerto Suite For Electric Guitar And Orchestra In E Flat Minor Opus1 albümü idi.


Malmsteen nihayetinde hayranı olduğu klasik müzik öğelerini arkasına tam bir orkestra topluluğu alarak kullanmıştı. Bunun muazzam konserini de veriyordu aynı zamanda.


Concerto Suite For Electric Guitar And Orchestra In E Flat Minor Opus1 albümü, klasik severlerce yeni bir soluk, metal severlerce ise çok küstahça bir işçilikti. Zaten her albümünde klasik öğelere ve yapıya yer verine Malmsteen eleştrilere kulaklarını tıkayıp koca bir orkestrayı da arkasına alarak bu eleştrilerin üstüne gitmişti. Çünkü o küçük yaşlardan beri bu iki müziğe aşıktı. Bunun sentezinin hayali ile yaşıyordu. Ve o hayalini gerçekleştirme zamanı 99'da gelmişti bile.


Ondan sonraki Malmsteen dönemi kendisini tekrar eden Malmsteen olarak anılmaya başlandı. Ancak bilmedikleri tek şey, Malmsteen'in her geçen gün yeni teknikler çıkarmak istemesi değil, parmaklarıyla insanın duygu noktasının bam tellerine dokunmaktı. Bu dönemden önce de bu dönemden sonra da Malmsteen bir hız adamı olmadığını, aslında bir duygu adamı olduğunu kanıtlıyordu.

Ne varki teknikte en iyi olma hırsına bürünmüş kitlelerce olur olmaz adamlarla gitaristlerle karşılaştırılıp duruluyordu. Ancak kaçırdıkları noktaların teknik boyutları da vardıki o boyutlardaki rekolar hala kırılabilmiş değildir.


Tüm bunların yanında ünlü gitaristler ile çıktığı şovlarda tam manasıyla çov gerçekleştiren Malmsteen okları yine kendine çekiyordu. Ancak o okların da kaçırdığı bir diğer nokta daha önce de dediğim gibi zamanında medyanın ve kitlelerin kendisini pohpohlamasının sonuçları idi. Onlar Malmsteen'i önce en iyi ilan ettiler, Malmsteen'in baskın kişiliğini öğrendikçe de O'ndan nefret etmeye başladılar. Oysaki Mamlsteen bir zamanlar kendisine gelen olumlu sözleri kullanıyordu ve "evet ben oyum en iyisi de ben olacağım" diyebiliyordu. Bu bana göre gayet olağan birşeydi.


Yngwie Malmsteen sonuç olarak bugünlere her albümde başarı sağlayarak geldi. O bir ballad kralı idi. Bugünlere günde 17 saat çalışarak gelen bir insandı. İstediklerini yapabildi zamanla. = tam bir 80'ler adamı idi. İmajı bile hala 80'lerden buram buram kokular yaymaktadır. Deri giysiler hatta vazgeçemediği tayt =)


Her yiğidin bir yoğurt yalayışı vardır evet. Malmsteen bunu ıspatladı ve kendi tarzında ve birçok yönde en iyisi olmayı başardı. O bir başarı abidesidir bana göre...

______________


Y. Malmsteen hakkında bazı kısa bilgiler :

- Eşinin Türk olduğu bilinir. İsmi Ebru'dur ancak kendisi O2na April diye hitap eder. Concerto Suite For Electric Guitar And Orchestra In E Flat Minor Opus1 albümündeki Prelude To April parçasını O2na ithafen bestelemiştir.

- 14 altın plak, 6 platin plak ve birçok dergiden 50'nin üzerinde ödül almıştır.

- Jim Dunlop marka 1,5 mm kalınlığında pena kullanmaktadır. Konserlerde 20 pena eskittiği bilinir.

- Jumbo Fret'li Fender Stratocaster kullanır. Bir albümde ise 18 farklı Stratocaster kullandığı rivayet edilir. Akustik gitar tercihi Alvarez ve Ovation'dır.

- Konserlerde gitarı boynunun etrafından aşağıya doğru çevirmeyi sevmektedir. Bu hareketi oldukça sık yapar.

- Dakikada 1600 nota basabilmektedir ve bu bir rekordur kimsenin hala egale edemediği.

- O'nun için şarkı sözleri değil müzik önemlidir. Bu yüzden bazı parçalarda şarkı sözü yazma konusunda eleştriler almıştır. Sözlerin derinliği açısından basit parçalardır onlar. Buna binaen müziğin daha önemli olduğunu söylemiştir kendisi için.

- Harmonik minor ve Diminished stilini sever. Besteleri barok dönemini yansıtır.

- İlham aldığı kişi Bach'tır.

__________



Resmin büyük halini görmek için lütfen üzerine tıklayınız.



__________

Albümleri :


* Rising Force (1984)
* Marching Out (1985)
* Trilogy (1986)
* Odyssey (1988)
* Trial By Fire: Live in Leningrad (1989)
* Eclipse (1990)
* Collection (1991)
* Fire and Ice (1992)
* The Seventh Sign (1994)
* Magnum Opus (1995)
* Inspiration (1996)
* Facing the Animal (1997)
* LIVE! (1998)
* Concerto Suite for Electric Guitar and Orchestra in Em, Opus 1 (1998)
* Alchemy (1999)
* War to End All Wars (2000)
* Concerto Suite LIVE (2002)
* The Genesis (2002)
* Attack!! (2002)
* G3 Live: Rockin' in the Free World (2004)
* Unleash the Fury (2005)


___________

Çalıştığı kişiler :


Vokaller :

* Jeff Scott Soto
* Mark Boals
* Joe Lynn Turner
* Göran Edman
* Michael Vescera
* Mats Leven
* Jørn Lande (yalnız turnede)

Klavyeler :

* Jens Johansson
* Mats Olausson
* David Rosenthal
* Joakim Svalberg
* Derek Sherinian

Bas Gitarlar :

* Marcel Jacob
* Wally Voss
* Bob Daisley
* Barry Dunaway
* Svante Henrysson
* Barry Sparks
* Randy Coven
* Rudy Sarzo
* Dakota Bollinger

Davullar :

* Zepp Urgard
* Barriemore Barlow
* Anders Johansson
* Michael Von Knorring
* Pete Barnacle (Yalnızca 1990 Eclipse Turnesi)
* Bo Werner
* Mike Terrana
* Shane Gaalaas
* Tommy Aldridge (yalnızca turne)
* Cozy Powell
* Jonas Ostman (yalnızca turne)
* John Macaluso



BİTTİ.

____________

Gitara bu adamla daha fazla ısınmışımdır. Gitar çalma hırsım bu adamla artmıştır. Klasik müziğin sarhoşu olan ben, bu adamın sentezleri ile orgazm olurum =) Concerto Suite For Electric Guitar And Orchestra In E Flat Minor Opus1 hayatımın albümlerindendir bu açıdan. Gitara başlayacağım ve en büyük idolüm bu adam olacaktır. Biyografi by Dante. Saygılar...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
zep
Er
Er


Kayıt: Jul 10, 2005
Mesajlar: 36

MesajTarih: Sal Ağu 09, 2005 12:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

katılıorum , bence su anda yer yüzünde steve vai dahil hiç bir gitaristle karsılastırılamaz bir isim.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
since1983
Er
Er


Kayıt: Aug 26, 2005
Mesajlar: 83
Nerden: HeavyMetal City

MesajTarih: Cum Ağu 26, 2005 10:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bende bi malmsteen hayranıyım ama abartmayın isterseniz arkadaşlar.tamam çok hızlı tam gaz bi herif ama teknik fakiri.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Unslaved
Asteğmen
Asteğmen


Kayıt: Jul 30, 2005
Mesajlar: 1321
Nerden: İskenderun

MesajTarih: Cmt Ağu 27, 2005 5:15 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bende Malmsteen i çok severim..Gerçekten hız konusunda yarışacak kimse yoktur ..Teknigi bencede Steve Vai ya da Joe Satriani ile karşılaştırılırsa zayıf kalır.Ayrıca Joe Satriani ile karşılaştırılırsa yaptıgı besteler Joe Satriani daaha iidir..
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder
since1983
Er
Er


Kayıt: Aug 26, 2005
Mesajlar: 83
Nerden: HeavyMetal City

MesajTarih: Pzr Ağu 28, 2005 3:58 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

steve vai gerçekten süper yaa
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
mert
Er
Er


Kayıt: Jul 04, 2005
Mesajlar: 25

MesajTarih: Çrş Ağu 31, 2005 5:59 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

malmsteen bence hem urettikleri hem de stiliyle dunyanin en iyisi.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
follow_the_blind
Er
Er


Kayıt: Aug 31, 2005
Mesajlar: 130

MesajTarih: Prş Eyl 01, 2005 8:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bende malmsteeni severim gerek soloları gerekse şarkıları bayaa iidir
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
SecretLaw
Er
Er


Kayıt: Jul 11, 2005
Mesajlar: 31
Nerden: Bayrampaşa/ist

MesajTarih: Cmt Eyl 03, 2005 11:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Malmsteen deyince aklıma Fender gelir

Steve Vai deyince 3 saplı ibanez gitar gelir

Satriani deyince 6 manyetikli ve kürdan gibi bir adam aklıma gelir.

3'ünüde birbirinden ayırt etmemek gerekir Smile))
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
BitterSweet
Er
Er


Kayıt: Sep 07, 2005
Mesajlar: 3

MesajTarih: Çrş Eyl 07, 2005 10:38 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Malmsteen'in gitar tekniği hakkında söyleyebileceğim;fazlasıyla mastürbatif ve hissedişten tamamen uzak ve sweplerin arasında tamamen amacından uzaklaşmış olduğu.Marty frıdman'ın ya da Chriss Oliva'nın hayal gücünün yüzde yirmisi bile bu isveçlide yok.Ayrıca prodüktörlüğünü de kendisi yaptığı hiçbir Malmsteen albümünde ne davulu nede bası hissedebilirsiniz.Varsa yoksa marş niteliğindeki vokaller ve duygudan uzak gitarlar.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
TAYTIS
Er
Er


Kayıt: Jul 03, 2005
Mesajlar: 125

MesajTarih: Prş Eyl 08, 2005 9:38 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ya bu malmsteen nı çoğu kişi sevmez:Smile klasik müzikçiler barok döneml esgilerini kullanıyo diye metal müzikçiler ise ruhsuzluk ve kısır döngüyle şuçlarlar onu.şahsen ben çaldıgı gitarın onda birnine vakıf deilim şuan.ama şunu söleyebilirimki belirli bir zamandan sonra gerçeken sıkıyo.çünkü malmsteen bir gurp değil.kendi adını gurubuna veren diğer müzisyemlerde malmsteen ın psikilojini göremezsiniz.yanında çalışanlar kötü müzisyenmi hayır.enstrumanında belkiden malmsteen dan daha virtüöz olan kişilerle çalıştı aam hangimiz adılarını biliyoruz.türkiye ye en son geldiğinde konsreden önce basçısı ve vokalı seyircilerin içinde dolaşıyodu.bizim millet adamları sahnede görünce "hastirr"çekti o ayrı mevzu.bunun sebeinin mamsteenın ilk 4 albümden sonra kaybettiği grup müzik ahlakı ve bizm metal müzik dinliyicilerinin mzüikten daha çok adan önem verişimiz olduğunu düşünüyrum.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
GoblinLord
Astsubay Başçavuş
Astsubay Başçavuş


Kayıt: Aug 10, 2005
Mesajlar: 758
Nerden: İstanbul

MesajTarih: Prş Eyl 08, 2005 10:36 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Van Hallen'e ayop olmadımı yaa
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder E-mail'i gönder MSN Messenger
hmmtlz
Er
Er


Kayıt: Sep 14, 2005
Mesajlar: 24
Nerden: ist

MesajTarih: Çrş Eyl 21, 2005 5:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

teknikte vai ve malmsteen hız da batio bence tartışmaya bile değmez.
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder MSN Messenger
Megadeth_Wars
Er
Er


Kayıt: Sep 21, 2005
Mesajlar: 52

MesajTarih: Çrş Eyl 21, 2005 10:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Malmsteenin amerika turmesine gitmiştim ve orda anladımki Malmsteen özel yaratılmış...
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
stevevai
Er
Er


Kayıt: Sep 02, 2005
Mesajlar: 7
Nerden: İzmir

MesajTarih: Pzr Eyl 25, 2005 8:42 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ewet yaaa bence de 3 gitaristin kendilerine özel stil ve teknikleri war hiç birine bu bundan iyi demeyin bence ben bunu daha çok sewiom dersiniz anca....
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
KemalARSLAN
Asteğmen
Asteğmen


Kayıt: Jul 17, 2005
Mesajlar: 1404

MesajTarih: Pzr Eyl 25, 2005 9:38 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ALBUMLERI HAKKINDA BILGI........



Yngwie J.Malmsteen - Rising Force (1984)

Çok genç yaşta gitar çalmaya başlayan ve bu konuda büyük başarı gösteren İsveçli gitarist Yngwie J.Malmsteen, peşinde koşan bir çok ünlü grubun tekliflerini önemsemeyerek kendi grubu Alcatrazz'ı Graham Bonnet ile kurdu. Ama içindeki hep ön planda olma isteği kendi solo albümünü yapmasına neden oldu ve içinde 8 çalışma bulunan "Rising Force" 1984 yılında piyasaya çıktı.
"Black Star" albümün ilk parçası ve yumuşak akustik girişin ardından çok fazla hız almayan tempoda devam ediyor, çok daha hızlı yorumlanan ikinci parça "Far Beyond The Sun" gibi vokalsiz. Zaten "Now The Ships Are Burned" ve kilise orgu ile açılan oldukça iyi bir parça olan "As Above, So Below" dışında albümde vokal yok. Yngwie tamamen kendi düşüncesine göre kendini kanıtlayabileceği bir albüm çıkarmış."Icarus Dream Suite Op.4" sekiz buçuk dakikalık bir klasikler demeti.
Baştan sona tarz olarak gitar ağırlıklı ve yeni tekniklerin denendiği bu albümde Yngwie işe yeni başlıyor gibi görünse bile çoğu gitaristi daha ilk denemesinde silip atıyor. Kendinden sonra gelecek bir çok gitarist Malmsteen'in bu albümünü hep yanlarında taşıyıp örnek alıyorlar. Bu albümden sonra çıkaracağı onlarca albümün temelini "Rising Force" atıyor..

1.Black Star (Malmsteen) - 4:51 2.Far Beyond the Sun (Malmsteen) - 5:49 3.Now Your Ships Are Burned (Malmsteen) - 4:09 4.Evil Eye (Malmsteen) - 5:12 5.Icarus' Dream Suite (Malmsteen) - 8:30 6.As Above, So Below (Malmsteen) - 4:36 7.Little Savage (Malmsteen) - 5:21 8.Farewell (Malmsteen) - :48



Yngwie J.Malmsteen - Marching Out (1985)

Malmsteen'in ilk zamanlarından , baba bir albüm daha. İlk albümüne göre bu albüm vokale de önem veriyor. Bir dakikalık "Prelude"un arkasından gelen "I'll See The Light, Tonight" içinde uzun bir gitar solosu olan sert girişi ve vokali ile oldukça çarpıcı bir parça.
"Don't Let It End" oldukça yumuşak yapıda, akustik ile başlayıp sonrasında zaman zaman sertleşen bir yapıda yorumlanıyor, tabi Yngwie yine aralara sololar serpiştirmeyi unutmuyor. "Disciples Of Hell" yine kısa bir akustik girişin ardından başlıyor ve oldukça tempolu yorumlanıyor. Bu parçanın arkasından gelen "I am a Viking" , vikinglerin savaştaki korkusuzluklarını anlatan, genellikle kendi içinde aynı tempoda devam eden albümün etkileyici çalışmalarından.
Devamında gelen hangi birini anlatayım ki? "Anguish And Fear", "On The Run Again"... Hepsi çok iyi parçalar, gitar adeta uçuyor, vokalde Jeff Scott Soto belki garip kaçıyormuş gibi ama o bile sanki bu tarza oturmuş, hiç rahatsız etmeden albüm sonuna kadar sıkılmadan dinlenilebiliyor.
Malmsteen işte bu kalitede albümleri ile gitar dünyasında önemli yer edindi, 2000 li yıllarda bu albümün etkisi hala parçalarında devam ediyor.



Yngwie J.Malmsteen - Trilogy (1986)


Geçmişte bu albümü daha önce çıkan 2 albüme göre daha az dinlediğime göre kesin daha zayıftır. Genel olarak önceki albümlerle çok benzerlik gösteriyor ama ilk çıkan 3 albümün son halkası olduğu için etkisi biraz daha az. Bu albümde vokalde Mark Boals var. Albümün geneline olumlu fazla etkisinin olduğunu söyleyemem, yalnızca vokali dolduruyor.
Albüm toplam 40 dakika. Malmsteen klasiklerinden "You Don't Remember, I'll Never Forget" ile başlıyor. Bunun dışında "Liar" ve "Fury" oldukça tempolu iyi parçalar. "Trilogy Suite Op.5" Malmsteen'in albümlerinde denediği Epic çalışmalardan ve oldukça hızlı yorumlanıyor. İçinde klasik müzik parçalarından alıntılarda belirgin. Bu parçaya yakın yine aynı tarzda bol sololar attığı diğer parça "Dark Ages".


Yngwie J.Malmsteen - Odyssey (1988)
Malmsteen 1987 yılında yaşadığı ciddi trafik kazasından sonra bu albüm ile hem patladı hemde dünya çapında tanınma başarısını gösterdi. Bu albümde Yngwie ile beraber Joe Lynn Turner, Bob Daisley, Jens & Anders Johansson görev aldılar. Vokaldeki eksiklik Joe Lynn Turner gibi bir usta ile doldurulmuştu. Yorumlarımda Yngwie'nin albüm hakkındaki kendi yorumlarından da yararlandım.
Gerçekten bu albümün verdiği zevk ne yazık ki daha sonraki albümlerinde aynı tada ulaşamadı. Albümde toplam 11 parça var ve albüm Yngwie'nin 16 yaşındayken yazdığı "Rising Force" ile başlıyor. Rising Force Yngwie'nin albümlerinde kullandığı bir sembol, müziksel olarakta bunu hak ediyor. İçerisindeki gitar sololar, vokal hepsi uyumlu. Üzerinde çok çalıştıktan sonra bu albüme eklendiği kesin. "Hold On" tam tersine Yngwie'nin fazla prova yapmadan dinleyenlerin beğenisi yüzünden albüme eklediği vokale daha önem verilen bir parça. Akapella ile açılan parça "Heaven Tonight" daha çok piyasaya hitap edecek tarzda yazılmış. "Dreaming" oldukça duygusal ve Yngwie'nin albüm çıkmadan önce ölmek üzere olan annesine çalıp tepki alabildiği tek çalışma o yüzden bu albümü de zaten annesine adamış.
Daha sonraki "Bite The Bullet" tamamen bir gitar solodan oluşuyor. Yngwie bu parçayı çalabilmek için çok zorluklar çekmiş ve kırılan kolunun testini yapmış resmen, sonrada albüme eklemiş. Belki de bu parçayı istediği gibi çalmasa müzik hayatı bitip albümlerine nokta koyabilirmiş. Sanki bir önceki gitar solo "Riot In The Dungeons" da devam ediyor. Temposu muhteşem, sonradan giren vokal parçayı daha da muhteşem yapıyor ve sonuna kadar devam ediyor. Albümün iyileri içinde en iyilerinden.
"Deja Vu" belki çok çok iyi bir parça değil ama bu albümü hatırladığımda ilk aklıma gelen. Yngwie, Joe ile bu albümde hızlı bir kaynaşma yaşayınca sanki önceki yaşamda da beraberlermiş gibi düşünerek fikrini söylemiş ve Joe sözlerini yazmış parçanın. Beraber yaptıkları ilk çalışma. "Crystal Ball" içinde doğaçlama soloların olduğu yine Joe ile beraber yazılmış o yüzden de Yngwie etkisinin fazla hissedilmediği bir parça. "Now Is The Time" Jimi Hendrix tarzında bir çalışma. Zaten Yngwie Hendrix'i kendine örnek alan biri, o öldüğü gün o da gerçekten gitar çalmaya başlıyor ve hala elinden hiç bırakmıyor. 1970 de Yngwie 5 yaşında ve annesi ona gitar hediye ediyor! İşte ülkemizde neden çok fazla iyi gitarist ve grup çıkmamasının en açık kanıtı. Elalemin müziğe bakış açısı ile bizim toplumun bakışı!
"Faster Than The Speed Of The Light" oldukça tempolu ve içinde zor hissedilebilen bazı J.S.Bach çalıntıları var zaten bunu da Yngwie kendi itiraf ediyor. "Krakatau" 6 dakikalık enstrümantal bir çalışma ve Yngwie bunu yaparken heavy olmasını hedeflemiş. Baştan sona kadar tempo sert ve ağır. Bu parça hakkında "Metallica'laşmış Metallica" diye yorum bile yapılmış. Siz düşünün artık nasıl bir çalışma! Albümün son parçası "Memories" 12 telli akustik Fender Stratocaster ile çalınıyor ve yaklaşık 1 dakika. Bu albümle beraber Fender Yngwie Malmsteen adını verdiği modelini de piyasaya çıkarmış. Tabi bu olay Malmsteen'i en az Odyssey'in başarısı kadar mutlu etmiş. Daha sonraki senelerde Yngwie'yi iki kez izleme fırsatı bulduğum için bende mutlu oldum tabiki...

1.Rising Force (Malmsteen/Turner) - 4:25 2.Hold On (Malmsteen/Turner) - 5:11 3.Heaven Tonight (Malmsteen/Turner) - 4:06 4.Dreaming (Tell Me) (Malmsteen/Turner) - 5:19 5.Bite the Bullet [instrumental] (Malmsteen/Turner) - 1:36 6.Riot in the Dungeons (Malmsteen/Turner) - 4:22 7.Déjà Vu (Malmsteen/Turner) - 4:17 8.Crystal Ball (Malmsteen/Turner) - 4:55 9.Now Is the Time (Malmsteen/Turner) - 4:34 10.Faster Than the Speed of Light (Malmsteen/Turner) - 4:30 11.Krakatau [instrumental] (Malmsteen/Turner) - 6:08 12.Memories [instrumental] (Malmsteen/Turner) - 1:14

Yngwie J.Malmsteen - Live in Leningrad: Trial by Fire (1989) Ana Sayfa
Önceki dört albümdeki parçalardan oluşan bu konser albümü, Malmsteen'in zamanında en çok dinleyeninin olduğu Rusya'da kaydedilmiş. Malmsteen hem hayran kitlesinin çokluğu hem de memleketine yakın olmasından kaynaklanan sebeplerle Leningrad'ı ilk konser kayıtları için seçmiş olabilir. Geçen süre içinde artık Leningrad ismi tarih oldu. Ama hala en çok Malmsteen MP3 lerinin kopyalandığı yerin Rusya olması tesadüf değil.
Zamanında Amerika kıtasında da çok popüler olan Yngwie, daha sonra uzak doğuyu da fethediyordu.
Vokalde Odyssey albümünün başarısında büyük paya sahip "Joe Lynn Turner" var. Toplam 11 parçadan oluşan bu konserin tek olumlu yanı J.Hendrix'in "Spanish Castle Magic" parçasını da barındırması. Yoksa konser kayıtları yerine tüm parçaları önceki albümlerden dinlemeyi tercih ederim. Konser albümü olarak koleksiyonda olmasının zararı yok.

1.Liar (Malmsteen) - 3:56 2.Queen in Love (Malmsteen) - 3:56 3.Déjà Vu (Malmsteen) - 4:08 4.Far Beyond the Sun (Malmsteen) - 8:17 5.Heaven Tonight (Malmsteen/Turner) - 4:29 6.Dreaming (Tell Me) (Malmsteen/Turner) - 6:34 7.You Don't Remember, I'll Never Forget (Malmsteen) - 6:04 8.Guitar Solo (Trilogy Suite Op: 5/Spasebo... (Malmsteen/Turner) - 10:16 9.Crystal Ball (Malmsteen/Turner) - 6:03 10.Black Star (Malmsteen) - 6:09 11.Spanish Castle Magic (Hendrix) - 6:44
Yngwie J.Malmsteen - Eclipse (1990) Ana Sayfa
Vokaldeki Goran Edman bu albümde çok etkili olmuş. Eclipse bir gitar virtüyözünün çıkardığı albümden çok euro-rock tarzında o zamanların piyasaya hitap edebilecek tarzını yansıtıyor. Albümü baştan sona dinlemek fazla kafa yorucu değil , rock ve metalle fazla alakası olmayan bir kişiyi bile çok yormaz yapıda.
Albümde toplam 11 parça var. Genel olarak parçalarda vokal diğer albümlere göre daha ön planda ve Yngwie albümlerindeki olağan bol soloları Eclipse içinde çok fazla atmıyor.
"Motherless Child","Judas" ve "See You In Hell" bence diğerlerinden daha iyi parçalar. "Save Our Love" albümün en yavaş çalışması, duygusal bir ballat. "Eclipse" vokalsiz olan tek parça, gitarın gücünü en çok bu parçada hissedebiliyorsunuz.

1.Making Love (Edman/Malmsteen) - 4:56 2.Bedroom Eyes (Edman/Malmsteen) - 4:00 3.Save Our Love (Malmsteen) - 5:24 4.Motherless Child (Malmsteen) - 4:01 5.Devil in Disguise (Malmsteen/Malmsteen) - 5:45 6.Judas (Edman/Malmsteen) - 4:25 7.What Do You Want (Malmsteen) - 3:58 8.Demon Driver (Malmsteen/Norberg) - 3:41 9.Faultline (Edman/Malmsteen) - 5:07 10.See You in Hell (Don't Be Late) (Malmsteen) - 3:45 11.Eclipse [instrumental] (Malmsteen) - 3:40
Yngwie J.Malmsteen - The Seventh Sign (1994) Ana Sayfa
Bu albüm Yngwie'nin önceki gitar solo ağırlıklı klasik tarzdaki albümlerine göre daha çok piyasaya hitap ediyor (Eclipse gibi). Toplam 12 parçadan oluşuyor. Akılda kalan ve sürükleyici parça albümle aynı adı taşıyan "Seventh Sign". Bazı parçalarda blues esintisini de hissediyorsunuz (özellikle I Don't Know). Slow parçalar "Forever One" ve "Prisoner Of Your Love". Nitelik parçası "Pyramid Of Cheops". enstrümantal olan "Brothers".
"Crash And Burn" gizli kalmış süper bir rock (pop) parçası özellikle introsu mükemmel. Japonyada ki satış rakamları boşuna değil bu albüm müzik dinleyen her kesime hitap edebiliyor. Ama Yngwie'yi tatmin etmemişki gitarından intikamı daha sonraki albümü "Magnum Opus" tan iyice çıkarıyor.
Baştan sona dinlendiğinde belki sert heavy metal dinleyenleri fazla tatmin etmez ama yine de tarz ve değişiklik olarak denemeye değer, bilhassa rock ve klasik müziği sevenler için.

1.Never Die (Malmsteen) - 3:29 2.I Don't Know (Malmsteen/Vescera) - 3:25 3.Meant to Be (Malmsteen) - 3:52 4.Forever One (Malmsteen) - 4:35 5.Hairtrigger (Malmsteen) - 2:43 6.Brothers (Malmsteen) - 3:47 7.Seventh Sign (Malmsteen) - 6:31 8.Bad Blood (Malmsteen/Vescera) - 4:25 9.Prisoner of Your Love (Amberdawn/Malmsteen/Malmsteen) - 4:27 10.Pyramid of Cheops (Malmsteen) - 5:10 11.Crash and Burn (Malmsteen/Vescera) - 4:05 12.Sorrow (Malmsteen) - 2:02 13.Angel in Heat (Malmsteen) - 4:14

Yngwie J.Malmsteen - Magnum Opus (1995)
Malmsteen bu albümde, The Seventh Sign albümünden tekrar bir U dönüşü yaparak gerçek kişiliğine bürünmeye çalışıyor ve daha fazla gitarına abanmaya başlıyor.
Tarzında eskiye dönüş olması bu albümü dinletmeye yetiyor. Şonuç olarak piyasaya çıkmış Malmsteen gibi bir Malmsteen albümü, mutlaka bulundurmak lazım.
Açılışı yapan "Vengeance" yumuşak akustik girişin ardından hızlanarak albümün temposu hakkında fikir veriyor. Arkasından gelen "No Love Lost" yine tempoyu kesmiyor ama geri plandan çığlık gibi gelen vokal bence parçanın keyfini kaçırmış.
"Tomorrow's Gone" sanki "I am A Viking" parçasının farklı sözleri ile söylenmişi gibi. "I'd Die Without You" albümün ağır toplarından ve güzel bir slow çalışma. Temposunu ve vokalini beğendiğim, gaza getirici "Fire In The Sky", birbirlerine benzeyen vokalsiz klasikler "Amberdawn", "Overture 1622" ve "Tomorrow's Gone" albümdeki iyi parçalar.

1.Vengeance (Malmsteen/Vescera) - 4:49 2.No Love Lost (Malmsteen/Vescera) - 3:07 3.Tomorrow's Gone (Malmsteen/Vescera) - 5:20 4.The Only One (Malmsteen/Vescera) - 4:01 5.I'd Die without You (Malmsteen) - 5:49 6.Overture 1622 (Malmsteen) - 2:41 7.Voodoo (Malmsteen) - 6:19 8.Cross the Line (Malmsteen/Vescera) - 3:32 9.Time Will Tell (Malmsteen/Vescera) - 5:09 10.Fire in the Sky (Malmsteen) - 4:57 11.Amberdawn (Malmsteen) - 4:25 Magnum Opus
Yngwie J.Malmsteen - Facing The Animal (1998) Ana Sayfa
Malmsteen albümlerinin en iyi yanı, içinde bol çalışmanın olması ve sürece uzun olması. Bu albümde de 13 parça var. Süreleri de genellikle 4 dakikanın üzerinde.
Açılışı yapan "Braveheart" Malmsteen'in klasik yapısını andıran bir yapıda. Silik vokalin yanında gitar her türlü atraksiyonu yapıyor. Özel bir sebebi yok ama "Facing The Animal" parçası benim için en itici Malmsteen çalışması. Senelerdir bir türlü bu parçaya ısınamadım ve bu olumsuz düşüncemi mutlaka yorumlarıma yazmak istedim.
"Enemy" melodik ritmini zamanla arttıran bir giriş yapıyor ama vokal girince bu parça etkisini yitiriyor. Allahtan "Sacrifice" ilaç gibi yetişiyor ve tempo ile biraz kandimize geliyoruz."Like An Angel" duygusal bir slow çalışma ve Malmsteen eşi için yazmış.
"My Resurrection" da sertleşen bir yapı hakim. Malmsteen parçanın anlamı gibi albüm içinde tekrar doğuyor. Albümün en sıkı çalışmalarından.
"Another Time" araya sıkıştırılmış bayağı bir rock parçası sanki. Etkisiz eleman. Kısa gitar sololar ile zenginleştirilmeye çalışılmış ama sololar kendini aşamıyor. Geri kalan parçalardan etkileyici melodili "End Of My Rope" ve "Poison In Your Veins" tempolu ve sert yapıları ile ilgi çekiyor. Aralara atılmış uzun sololar tam Yngwie tarzı. "Only The Strong" en uzun çalışma. Güzel ve tempolu uzun başlangıcın arkasından gelen vokal yeterli, parça kendini devamlı tekrarlıyor olmasa muhteşem bir parça olacakmış. Kapanışı yapan "Air On A Theme" en kısa ve albümün klasik tarzda olanı. Albümün giriş parçası olsa daha yerinde olurmuş.

1.Braveheart (Malmsteen) 2.Facing the Animal (Malmsteen) 3.Enemy (Malmsteen) 4.Sacrifice (Malmsteen) 5.Like an Angel - For April (Malmsteen) 6.My Resurrection (Malmsteen) 7.Another Time (Malmsteen) 8.Heathens from the North (Malmsteen) 9.Alone in Paradise (Malmsteen) 10.End of My Rope (Malmsteen) 11.Only the Strong (Malmsteen) 12.Poison In Your Veins (Malmsteen) 13.Air On A Theme (Malmsteen)


Yngwie J.Malmsteen - Concerto Suite for Electric Guitar and Orchestra in E Flat Minor Op.1 (1998)
İşte bu albümde Malmsteen tam kopuyor. Elektro gitarının arkasına aldığı orkestra ile içinden gelenleri çalıyor ve klasik müzik hayranlarını da kendine bağlıyor. Elektro gitarın bir konçertoda en önemli enstrüman olması ilk bu albümle gerçekleşiyor.
Albüm Rising Force'da ki "Icarus Dream"in klasikleştirilmiş hali ile açılıyor. İçindeki tüm parçalar vokalsiz ve klasik müziğin tüm özelliklerini Malmsteen tarzında yansıtıyor. Ne desem boş , klasik müzik dinleyenler daha iyi yorumlar gibi geldi bana.
Rock ve metal tabiki klasik müzikten etkiliyor ancak bu kadar da değil...Bu tamamen klasik müzik albümü, müzikten fazla anlamayanlara Bach, Vivaldi diye hediye verin farketmezler bile. Zaten parça isimleri de tam uymuş. Özgünlüğü ve ilk deneme olması nedeniyle 4 yıldızı kesinlikle hak ediyor. Malmsteen ne kadar büyük sanatçı olduğunu bu albüm ile de kanıtlıyor.

1.Icarus Dream Fanfare (Malmsteen) - 5:26 2.Cavalino Rampante (Malmsteen) - 3:57 3.Fugue (Malmsteen) - 3:40 4.Prelude to April (Malmsteen) - 2:43 5.Toccata (Malmsteen) - 3:57 6.Andante (Malmsteen) - 4:21 7.Sarabande (Malmsteen) - 3:23 8.Allegro (Malmsteen) - 1:29 9.Adagio (Malmsteen) - 3:09 10.Vivance (Malmsteen) - 4:50 11.Presto Vivace (Malmsteen) - 3:40 12.Finale (Malmsteen) - 1:49 Concerto


Yngwie J.Malmsteen - Alchemy (1999)
Malmsteen bu albümde genelde kendine özgü klasik yapısında. Albümde yine bazı popsal parçalar var ama "Eclipse" veya "Seventh Son" albümü etkisinde bırakmıyor tüm albümü.
Başlangıcını ilk yıllarındaki gibi bir parça olan "Blitzkrieg" ile vokalsiz olarak yapıyor. Yine bol bol sololar atıyor. Arkasından gelen "Leonardo" girişindeki ortaçağ müziği ve parçadaki yapı ile son derece epic metale kayıyor. Genelde gitarı ön plana çıkarttığı parçalarının arasında bence daha belirgin olanlar "Playing With Fire" ve "Deamon Dance".
Üç bölümden oluşan "Asylum" kısmında Malmsteen yine kopup kendi klasik müziğini üretmeye koyuluyor. Özellikle son bölümü olan "Quantum Leap" kısmında müzik bir hayli geriliyor , bu bölüm bitmese sanki bir yerinden parça çatlayacak gibi bir hava yaratıyor. Albüm tam bitti derken en sona bir promosyon parçası olan "God is God" sıkıştırılmış.

1.Blitzkrieg - 4:14,2.Leonardo - 7:36,3.Playing With Fire - 6:16,4.The Stand - 5:05,5.Wield My Sword - 6:13,6.Blue - 4:10,7.Legion of the Damned - 5:50,8.Deamon Dance - 5:24,9.Hangar 18, Area 51 - 4:44,10.Voodoo Nights - 7:31,11.Asylum I: Asylum - 4:06,12.Asylum II: Sky Euphoria - 3:19,13.Asylum III: Quantum Leap - 3:54,14.God Is God



Yngwie J.Malmsteen - War To End All Wars (2000)
2000 yılında bu albüm çıktığında konser programı içinde Türkiye'de vardı, İstanbul Açık Havada yaklaşık 2-3 bin kişi bu konseri benle beraber izleyen sanşlı kesimdi. Gerçi bu albümden çok fazla parça çalmadılar , daha önceki albümlerden seçmeler vardı ve konser muhteşemdi.
Albüme genel olarak bakıldığında kesinlikle "Attack" ve önceki bazı albümlerden daha iyi. Toplam 14 parça var. Bu albüm ilk zamanlardaki klasik Yngwie tarzı ve ticari kaygılar sonucu oluşan melodik yapının daha kaliteli bir karışımı sanki.
Albüm "Prophet Of Doom" ile iyi bir giriş yapıyor, nakarat kısımlarında çok sesli vokaller değişik bir hava vermiş, aradaki gitar sololar son derece iyi ve klasik. "Crucify" yine eski albümlerin arasından çıkmış gibi, mistik bir havası var. "Bad Reputation" da albüm gitar soloları olsada farklı bir kulvara yönelmiş gibi hissettiriyor ama gerçek şu ki bu albüm Yngwie'nin belki de bu kadar iyi yapabileceği son albüm.
"Molto Arpeggiosa" da sanki kimse bilmiyormuş gibi gitar bilgisini kanıtlamak için resmen yırtınıyor. Bu durum "Preludium" ve "Instrumental Institution" da sürmekte.
"The Wizard" hızı, temposu ve aradaki enteresan gitar partisyonları ile albümün iyi parçalarından. Sondan ikinci "War To End All Wars (Tüm savaşların bitmesi için savaş)" albümün güzel bitmesini sağlayacakken son parça "Black Sheep Of The Family" hakikaten albümün karakoyunu oluyor ve Jamaikadan çıkmış bir müzikle bu Malmsteen mi dedirterek albüme son noktayı koyuyor.




Yngwie J.Malmsteen - Attack! (2002)
Yngwie J.Malmsteen 2002 de konser albümleri ve best of albümleri dahil olmak üzere 22. albümünü piyasaya çıkardı. Attack! albümü oldukça uzun toplam 15 parça var.
Yngwie bu albümdeki bazı parçalarda 90 lı yıllarda çıkardığı bazı albümlere nispeten daha eskilere dayanan tarzını tekrar ortaya çıkarmış. Albümde Yngwie lead,ryhthm,bass ve akustik yani tüm gitarları çalıyor ve vokallere eşlik ediyor. Kadrodaki diğer isimlerden Doogie White vokal, Derek Sherinian keyboard, Patrik Johansson davulda görev alıyor. Bu isimlerin hepsi ilk kez bu stüdyo albümünde birlikte çalışmışlar ve "War To End All Wars" Güney Amerika konserinin kadrosunu da oluşturuyorlar. Kısa bir not olarak eklemek gerekirse bu albümdeki kadrodakiler Yngwie'nin beraber çalıştığı 9.vokalist,5.keyboardçu ve 14.davulcu!
Parçalara gelince, açılış parçası "Razor Eater" içinde bol bol aynı tip gitar soloları olan bence çok sıradan bir parça. "Rise Up" ile daha tempolu bir parçaya kavuşuyoruz, vokal oldukça belirgin yer alıyor. Parçanın yarısına kadar aynı tempoda devam eden Yngwie, yine araya uzun bir hızlı solo atıyor. "Valley Of Kings" de gitarla epik tarzı karıştırıp sunuyor, Marching Out albümünde yaptığı gibi. Vokaller nakarat kısımlarında çok sesli. "Ship Of Fools" albümün oldukça iyi parçalarından , girişi tam Yngwie klasiği ve devamında vokal ve müzik uyumu iyi, sonrasında atılan gitar solo yerine oturmuş.
"Attack!" ismi gibi çok hızlı tempoda. "Baraque & Roll" de bazı eski parçalarından alıntıları hissetsemde resmen Yngwie döktürüyor. Parçanın isminde olduğu gibi iki ayrı tarzı sentezliyor vokalsiz olarak. Diğer albümlerini dinlememiş bir kişi gitarın nasıl çalındığına hayret edebilir.
"Stronghold","Mad Dog" ve "In The Name Of God" nispeten gitarın vokale göre daha az baskın olduğu ve fazla Yngwie'nin tarzında uzun gitar sololarının atılmadığı hard rock tarzında diyebileceğimiz parçalar. "Valhalla" albümün en uzun parçası. "Touch The Sky" keyboard ağırlıklı açılıyor ve içinde bölüm bölüm keyboard yer alıyor. Vokal tarzının benzemesi ve bir bölümdeki gitar solo dışında Malmsteen kokusu fazla yok daha çok Bon Jovi'nin ilk zamanlarını anımsatıyor.
"Iron Clad" yavaş intronun arkasından hızlanarak tempoya oturuyor."Freedom Isn't Free" blues tarzında."Majestic Blue" yine uzun bir enstrümantal, ama hız olarak "Baraque & Roll" a kıyasla çok daha yavaş tarzda çalınıyor. "Air" albümün en kısa ve sonuncu parçası. Klasik müzik etkisindeki bu entrümantal daha önceki konser albümlerinde de kısmen kullanılmıştı.
Yngwie J.Malmsteen 2002 albümünde daha önce yaptığı albümlerin etkisinden kurtulamayıp hepsinin bir karmasını yapmış. Trilogy, Eclipse, Magnum Opus, Seven Sign albümlerinin hepsinden bir parça var sanki bu albümde. Türkiye'de iki kere muhteşem konser veren Yngwie, bu albümü ile kendisini hiç tanımayanlara yaptıklarının özetini sunuyor ama senelerdir onu takip edenlere de kendini yine tekrarlamışsın dedirtiyor ne yazık ki.

-İngiliz bi siteden ceviri-
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    HMTR Forum Ana Sayfası -> Yabancı Müzisyenler Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
1. sayfa (Toplam 8 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Bu Forum gücünü phpBB'den almaktadır. Tema nukemods.com tarafından uyarlanmıştır.
Forums ©
Heavy Metal TR . COM © 2004 - 2008 tüm hakları saklıdır. - Forum Arşivi - Sitemap -tag-
HMTR'den izinsiz alınan hiçbir materyal (kaynak yazılsa bile) başka topluluklar tarafından kullanılamaz!
The ultimate MetalToplist...