
Rob Halford.. Dile kolay, 30 yıldır saf Heavy Metal yapmak herkesin harcı
değildir.. O NWOBHM'den önce de vardı , sonrasında da.. O’nu anlatmak ne kadar
zordur bilirsiniz. Anlatırken kelimelerin anlamsız kaldığı , Heavy Metal’in en
büyük ismi : Rob Halford The Metal God !
Rob , İngiltere’nin Walsall kasabasında Ağustos 1951’de doğdu.
Tamamını okumak ve fotoğrafları görmek için devamını
tıklayın !

En soldaki erkek çocuk: Rob Halford
Annesi , Babası ve Kız kardeşi ile..
Bir
sanayi kasabası diyebileceğimiz bölge , demir - çelik fabrikalarının çokluğu ile
ünlüdür. Okula da aynı kasaba da başlar. Annesi ve babası , orta gelirli bir
İngiliz Ailesidir. Rob’un babası da evlerinin hemen karşısındaki Çelik
Fabrikasında çalışıyordur.
14-15 yaşlarında ise , Rob kendisinde olan anormal hisleri fark eder.
Yaşıtlarından daha farklı davranır.
Kendisinin gay olduğunu o yaşlarda anlar. Rob , bunu herkesten saklar . Çünkü
dışlanmak ve küçük düşürülmek onun en büyük korkusudur. Sınıf arkadaşlarından ve
ailesinden kimseyi bundan haberdar etmez.
Kendi ağzından o yılları şöyle açıklıyor “ Kendini kayıp hissetmek ve insanın
kafasının karışması çok kötü bir duygu. Özellikle ergenlik çağında iken , hiçbir
şeyi akıl edemezsiniz , nereye gideceğinizi bilemezsiniz.”
Rob , yavaş yavaş müziğe doğru kaymaya başlamıştır. 18-19 yaşlarında , Deep
Purple ve Led Zeppelin’in yaptığı müzik , onu çok etkiler ve kendi kendine “İşte
bu , işte ben, istediğim , yapmak istediğim müzik bu !” şeklinde söylenir.
1968 yılında Liseden mezun olduktan sonra, Hiroshima adlı bir gruba katılır. Bir
Birmingham kenti grubu olan Hiroshima , yerel barlarda çalan bir müzik
topluluğudur.
Aynı
zamanda, Judas Priest grubu da, Birmingham’da çalan , fakat diğer gruplardan
biraz daha popüler olan bir topluluktur. Ve yıllar 1973’ü gösterdiğinde
Priest’in orijinal vokalisti Al Atkins gruptan ayrılır.
Priest vokalsiz kalmıştır. Ve grup elemanlarından birinin kız kardeşi [
hangisiydi hatırlamıyorum şuan , fakat KK ya da Ian olması lazım ] Rob Halford’u
vokalist olarak gruba önerir.
Gruba katılan Rob ile tekrar doğan Priest grubu , çalışmalarını kendi aralarında
“Holy Joe’s” adını verdikleri , yerel bir Kilisenin alt katında yapmaya
başlarlar.
İki gitar, bir bass o zamanlar biraz yadırganır. Fakat Tipton , bunun daha
enerjik ve daha etkileyici bir sound olacağına inanıyordu.
1974 yılının başlarında, Gull adında bir kayıt şirketi ile imzalanan antlaşma ,
yeni çıkaracakları albüm için yardım faktörü olur. Ve Rocka Rolla albümünün
kayıtları tamamlanır. Piyasaya sürülen albüm , yalnızca birkaç bin adet satar.
Priest halen kendilerine inanan güvenen bir kitle aramaktadır.
Çelik
fabrikalarının sesleriyle karıştırdıkları müzikleri ile Heavy Metal tohumlarını
yeşertiyorlardı. 2 yıl sonra, yani 1976’da yine Gull etiketi altında, Sad Wings
Of Destiny albümlerini piyasaya sürerler. Fakat , karşılarında büyük bir engel
vardır. O yıllarda İngiliz piyasasında bir Punk dalgası ortalığı kasıp
kavuruyordu. Priest ise yollarına aynen devam etmek için birbirlerine söz
vermişti..
1977 yılında CBS Records etiketi altında Sin After Sin albümü yayınlanır.
“Black Sabbath , Led Zeppelin , Deep Purple gruplarının aksine , alışılagelmiş
olmayan scream vokallere ağırlık veren , biraz daha yüksek gitar soundlu müzik
insanların hoşuna gitmişti. Judas Priest farklıydı !” diyor Metal Edge
Dergisinin genel editörü Paul Gargano..
Rob Halford 80’li yıllara doğru geldiğimizde sahnede kullandığı kırbaçlar, metal
ile dolu ceketler ile insanların hayranlığını kazanmayı başarmıştı. Hatta “I
have been whipped by Rob Halford” * yazılı stickerlar satılmaya başlanmıştı .
* Rob Halford tarafından kırbaçlandım.
80’li yıllar Priest’in ve Halford’un altın yıllarıydı. En muhteşem albümler ve
Halford’un o muhteşem karizması dünyayı kasıp kavuruyordu.
Halford’un , Al Atkins’ten sonra Priest’e kazandırdığı şey açıktı : Onlar artık
Metal Gods [ Metal Tanrıları] idi..
British Steel , Point Of Entry , Screaming For Vengeance , Defenders of The
Faith .. ve daha niceleri.. Priest’in yaptığı her albüm olay oluyordu. Heavy
Metal tarihine ismini altın harflerle yazdırmıştı ismini Priest.. Rob Halford’un
eşiz scream vokalleri , küçük bir kızın çığlığı kadar yırtıcı bir ses , aynı
zamanda yeryüzündeki en duygusal ses tonu insanları büyülüyordu.
Konserler , turneler .. Priest kainatı fethediyordu.. Ve 1989 yılında bir
konserin ardından , polis Priest grubunu göz altına almıştı ! Nedeni ise iki
gencin Stained Class (1978) albümündeki Beter By You Beter Than Me şarkısını
dinlerken intihar etmeleri.. Şarkıdaki “Do it” * kelimesinin , gençlere gizli
bir mesaj verdiğini savunan aileler, Priest’i mahkemeye vermişti.
* Yap onu.
Mahkemenin
ardından , Priest aklanıyordu ve şarkıda intihara iten hiçbir mesajın
bulunmadığı anlaşılıyordu.
1990 yılında Painkiller albümü ile bir bomba daha patlıyordu. Bu albüm aynı
zamanda HALFORD’un Priest ile 90’lı yıllarda çıkardığı en son albüm oluyordu.
Çünkü Halford artık kişisel kariyerine önem vermek istiyordu ve bunu gruba
açıklamıştı. 1992 yılında grubu bırakması , gruptaki herkesi şoka çevirmişti.
her şeyin sonuna gelindiğine inanıyordu KK..
Fakat Halford kararlıydı. Artık “farklı” şeyler yapma zamanıydı.
1992 yılında Fight grubunu kuran Halford artık kendi solo kariyerine başlamıştı.
Yazımın bu bölümünden itibaren Halford’a ağırlık vereceğim. Priest’in bu
tarihten itibaren neler geçirdiğini forumdaki “Halford the Metal God” yazımdan
okuyabilirsiniz.
1993 yılında Fight grubuyla çıkardığı War Of Words albümü ile Halford fanları
heyecanlanır. Çünkü bu albüm , Halford’un kendi solo kariyerinde çıkardığı en
iyi 3 muhteşem albümden biridir. Priest soundundan farklı bir müzik , ve daha
kişisel şarkı sözleri , fanları sevindirmeyi başarmıştı.
Ardından
gelen Mutations ve A Small Deadly Space albümleri de Fight grubunun 1994 - 1995
yıllarında çıkardığı albümlerdir. WOW ‘e göre daha etkisiz kalan albümler , yine
de fanları memnun etmeyi başarmıştı. Benim favori albümüm ise WOW’dür.
Halford , kendi kurduğu Fight grubunu da dağıtır . Halford’un buradan maymun
iştahlı biri olduğunu da anlıyoruz bu arada. =)
Two grubunu kuran Halford , bu grupla çıkardığı tek albüm “Voyeurs” ile o kadar
tepki topluyordu ki , albümden sonra gelecek olan Dünya turu da iptal olmuştu. !
Albüm , hiçbir Heavy ögesi taşımayan , tamamen bateri ve bilgisayar efektleri
ile dolu kayıtlardan oluşuyordu. Neredeydi Halford çığlıkları ? Neredeydi
Halford’un o müzikalitesi ?
Bu albümü ilk dinlediğimde kulaklarıma inanamamıştım. Halford’un albüm kapak
çekimlerindeki resimleri de görülmeyecek kadar rezil .. Halford’un dibe vurduğu
tek çalışma , işte bu arkadaşlar.. Halford bu değildi..
Büyük tepkilerden ve baskılardan sonra, Halford kurduğu Two grubunu da dağıtır
ve özüne dönmeye karar verir. Heavy Metal yapmak , onun işiydi .. Heavy Metal
onun ruhuydu .. İsyan ve sistemin bozukluğunu çığlıklarıyla dünyaya haykıran
Halford aramıza tekrar girecek miydi ?
Bu sorunun cevabı : Evet..
Halford,
2000 yılına geldiğimizde “HALFORD” grubunu kuruyordu. Milenyuma muhteşem 2 albüm
ile giriş yapıyordu .. Resurrection (2000) ve Crucible (2002) , daha önce de
dediğim gibi en muhteşem 3 albümden 2’si.. 90’lı yılların durgunluğu , ve
2000’li yıllara giriş yapılırken Heavy Metal’deki o iniş , birden tavan
yapıyordu.
Heavy tarihinin en büyük isimlerinden olan Halford , bu iki albümle fanlarına
tekrar döndüğünü işaret ediyordu. Eğer dinlemediyseniz , şuan odanızda bulunan
pencereden atlamanız tavsiye edilir.
Pat Lachman ve Metal Mike’ı gitarlara alan Halford , resmen krallığını ilan
ediyordu. Konserlerde çalınan Metal Gods, Electric Eye , Breaking The Law
şarkıları ise , özlediğimiz Halford’lu Priest’i biraz olsun bizlere
hatırlatıyordu.
2001 yılında çıkan tek Halford Live albümü “Live Insurrection” da , Live
Albümler tarihinde en üst sıralara ismini kazıttırıyordu. Live Albümeriniz
arasında bu albüm yoksa , yine pencereyi açıp atlamanız en doğrusu olur.
Albümde, Priest fanlarına jest olarak , Metal Gods ve Breaking The Law gibi
şarkılar da çalınmıştır !
Rock in Rio'da verdikleri 2001 yılındaki konserde , konser sonlarında çalınan
Electric Eye parçasında , girişte Hellion bölümünde , kalbine doğru yumruklar
atması ve seyirciye doğru gözleri yaşlı bir şekilde şarkıyı fısıldaması Judas'ı
özlediğini gösterir gibiydi..
Ve yıllar 2004'ü gösterdiğinde , Halford'un Judas'a geri dönmesi her zamanki
gibi yine olay olmuştu.. Bu haberi ilk aldığımda hemen ağabeyimi aramıştım.
Kendisi de o an şehir dışındaydı. Telefon bir an kapanmış ve tekrar aradığımda
ulaşamamıştım =) Gözlerimden yaşlar gelmişti.. Evet , Halford the Metal God geri
dönmüştü..
Grubun birleşme hikayesi ile ilgili Lead gitarist Glenn Tipton şöyle anlatıyor :
“Bir gün Halford’un evinde toplanmıştık her zamanki gibi.. İngilizleri
bilirsiniz , hemen karar verirler ve kafalarına koydukları şeyi hemen yapmak
isterler. Halford ile birleşmeyi düşünmüştük o an bütün grup olarak. Rob da bize
hayır dememişti.. Eee ? demiştik.. Ne duruyoruz o halde ?”
Bir re-united dünya turu ve ardından gelen Angel Of RETRIBUTION [ İntikam meleği
] albümü, yeni yetmelerin bir kez daha götlerinin yere düşmesine neden oldu.
Artık Judas geri dönmüştü ve Halford görmek istediğimiz yere tekrar gelmişti..
O muhteşem sesini , o muhteşem gitarlar ile tekrar duymak bizlere Allah
tarafından verilen 2. bir şanstı..
ROB HALFORD..
O bir efsane ..
Halford Solo Kariyer:
Grup - Yıl - Albüm İsmi
Fight - 1993 - War of Words
Fight - 1994 - A Small Deadly Space
Fight - 1995 - Mutations
Two - 1998 - Voyeurs
Halford - 2000 - Resurrection
Halford - 2001 - Live Insurrection
Halford - 2002 - Crucible
Yazan: MadROLLER

Yukarda: 1988 Yılı , Ram it Down Turundan..

Yukarda: 1989 Yılı

Yukarda: 1991 Yılı

Yukarda: 2000 yılı

Yukarda: 2006 Yılı & Judas Priest