Giriş Yap ya da Kayıt Ol
HMTR - Menü
· Anasayfa
· Forum
· HMTR İlanları
· Makale/Haber Yolla
· HOSTING
· Haberler / Gelişmeler
·
Makaleler
· Yabancı Gruplar
· Müzisyen Biyografileri
· Yerli Gruplar
· Albüm Kritikleri
· Konser Kritikleri
· Şarkı/Albüm Çevirileri
· Röportajlar
· Gitar Tabları
· Haber Arşivi
· Arşivden Başlıklar
· Tüm Konular
· En İyiler
· En Aktif Üyeler
 
HMTR - Interaktif
· Reklam Seçenekleri
· HMTR Ekibi
· Fotoğraf Galerisi
· Siteni Ekle/Bizi Destekle!
· Destekleyenler
· Bizi Arkadaşına Öner!
· İletişim
· Yardım
 
Son Şarkı Çevirileri
1-Judas Priest - Visions
2-Megadeth - Trust
3-Megadeth - In My Darkest Hour
4-Kamelot - March of Mephisto
5-Scorpions - Dust in the Wind
6-Judas Priest - Nostradamus
7-Elvis Presley - You Are La La
8-Elvis Presley - Love Me Tender
9-Elvis Presley - Only You
10-Elvis Presley - You Were Always On My Mind
 
Son Röportajlar
En Son Röportajlar:
1- Kadıköy'lü Glam Metal Gurubu 'Voodoo Medicine' Röportaj ve Biyografisi'
2- David Coverdale ile Good To Be Bad Röportajı!!
3- TMG ROB HALFORD : " Metal is dead ! ... "
4- Whitesnake'in Davuldaki Yeni İsmi Chris Frazier ile Röportaj!
5- Geoff Tate Röportajı!
6- W.A.S.P. / BLACKIE LAWLESS Orta Doğu ve Yeni Albüm ile İlgili Konuştu !
7- Ankara'nın Yükselen Thrash Metal Grubu IMPULSE ile Röportaj Yaptık!
8- Yerli Heavy Metal Gruplarımızdan Saints 'N' Sinners ile röportaj !
9- Pretty Maids İle Söyleşi - Kasım 2006 Röportajı
10- Primal Fear'dan Mat Sinner ile Röportaj - 12 Mart 2006
 
Fotoğraf Galerisi

Ian Hill



heavyrulez'dur



Lacrimal & Sevgi ...


Fotoğraf Galerisi
Üye Galerisi
 
Yönetici İletişimi
MadROLLER - Mail
Görev: Webmaster

Elesius - Mail
Görev: Admin

megalo - Mail
Görev: Mod
 
Albüm Yorumu: Iron Maiden - A Matter Of Life And Death Kritiği !
Iron Maiden: A Matter of Life and Death Kritiği/İncelemesi

Iron Maiden albümleri üç günde kritik edilemez . Biz de HMTR olarak albümün iyice sindirilmesini bekledik , doğru da yaptık !
Bir hikaye anlatacağım size, ölümün yazdığı destanlarla dolu kara bir hikaye; Maiden’ın dediği gibi sadece 2 dakikanızı alacak okumak, sonra yine hiç okumamış gibi davranabilir, unutabilirsiniz… Savaşın hikayesi bu; savaş hiç değişmedi, asla değişmez… Savaşın tarihi de insanlık tarihiyle birlikte başladı, yaşama yarışı, kan akıtma yarışına döndü…Yıllar geçti…Ve ırklar ortaya çıktı, insanlar ortak paydalarda toplandılar…Savaşlarla kurulan imparatorluklar yine savaşlarla yıkıldı, donanmalar yakıldı, milyonlar aynı anda ölüme mahkum edildi… Sözde din adına savaşlar yapıldı… Sonra Birleşmiş Milletler denen bir topluluk kuruldu…Bunlar savaş denen öldürme yarışının en büyük uşağı oldular, sürekli savaş için çalıştılar, atom bombası denen, binlerce güneşten daha parlak bir silah yaptılar, ve onu acımasızca kullandılar…Yine yıllar geçti, ve savaş hala aynıydı…1980'lere gelindi, 2000’lere, yalancı milenyuma gelindi… Terör patladı ve sürekli desteklendi… Savaşla beslenenler hala işlerinin başındaydılar, ve hiç kimse onlara dur diyemiyordu…Yapılacak tek bir şey vardı, gerçeği görmek… Ama bize gerçeği gösterebilecek ne vardı ki bu dünyada!?!
Geniş albüm kritiğinin tamamını okumak için devamına tıklayın !
( Hazırlayan: Elesius )





Dünya bu koşullar altındaysa ve dünyanın en büyük guruplarından biriyseniz ne yapardınız: Cevap çok açık: Amerika salgınını arkanıza alır ve 3-4dk’lık, içi boşaltılmış, insanların beynini körelten ve aynı zamanda size bolca para getiren şarkılarla dolu bir albüm, sanki herkes böyle yapmıyor mu? Eğer herkes böyle yapıyor sanıyorsanız, Heavy Metalden, Iron Maiden’dan haberiniz yok demektir…Yaşayan efsane yine iş başında, yine sanatla, yine duyguyla ve yine gerçek heavy metalle karşınızda… A Matter of Life and Death!!! Iron Maiden’dan 2006 yılından geçmişe ve bu güne tutulan bir ayna, gerçek Heavy Metal’in nadir örneklerinden bir diğeri…

Albümü bir bütün olarak değerlendirmek adına ilk olarak aylar öncesinden görme şansına sahip olduğumuz kapağından bahsetmek istiyorum. Kapak dizaynının Derek Riggs’in işlerinden çok farklı olduğu hemen anlaşılıyor, Derek Riggs’in çizimlerindeki hava olmasa da Iron Maiden’ın yeni kapağı şu ana kadar yapılmış albüm kapaklarının en iyilerinden…
Kapağın yaratıcısı Amerikalı tasarımcı Timothy Bradstreet! ‘The Punisher’ gibi harika bir projenin sahibi kendisi. Maiden için hazırladığı bu kapakta kalitesinin bir başka göstergesi. Tim, Steve’in aklındaki her şeyi görselleştirmeyi çok iyi başarmış ve albümün ana temasını çok iyi yansıtmış, bize bir albüm kapağından daha fazlasını sunuyor ve üstüne düşen görevi kusursuz yerine getiriyor.



Albümde 10 adet birbirinden harika şarkı bulunmakta. Şarkılar kaydedilirken süreleri açısından hiç kaygı duyulmadığı çok belli, albümün en kısa parçası: 4.17’lik bir parça, diğerleri ise 7-8-9 dakika arasında değişiyor, on şarkının toplam süresi yaklaşık 70dk. Oldukça doyurucu bir süre olmasına rağmen yine de az geliyor. Sanırım bundaki en büyük etken albümün bir konsept olmamasına rağmen, aynı diğer Maiden albümlerinde olduğu gibi, şarkılar arasında çok sıkı ilişkiler barındırması. Bunun sonucunda albümdeki hiçbir şarkıyı can sıkıntısı gidermek için dinleme durumu olmuyor… Çünkü albümde şarkılar yazılırken, kaydedilirken sürekli bir bütünlük hedeflenmiş, ve bu bütünlüğün seviyesi de çok yüksek tutulmuş, o kadar ki uzunca bir süre şarkıları anlayamayacak veya anlamakta çok zorlanacaksınız. Etkenlerden bir diğeri ise Bruce’un tarzı…Bruce Dickinson bu albümde de dinleyeni şarkının içine alıyor, 8 dakika boyunca da çıkmasına izin vermiyor. O söylemeye başladığında kendinizi bir anda anlatılanı yaşarken buluyorsunuz, sanki Normandiya’da ölüme koşan asker sizsiniz…
 


Şarkılara kısaca değinirken albümdeki sıralamaya uygun gideceğim, her ne kadar Steve sıralama yapılırken bir mesaj vb. düşünülmedi dese de şarkıların sıralanışının tamamen tesadüf olmadığı da bir gerçek. Albüm ilk olarak ‘Different Worlds’ ile başlıyor ve ilk duyduğumuz ses Nicko’nun kulakta duygunluk bırakan harika çığlığı: ‘AYEEE’. Şarkı başlar başlamaz bizi harika bir riff ve sözlerle karşılıyor. Söz açısından albümün en zayıf parçası olmasına rağmen oldukça kaliteli sözleri var. Sözler en geniş anlamda her gün yapmak zorunda olduğumuz seçimlerle, olaylara bakış açımızla ilgili…
 

Açılış parçası olması nedeniyle albümün anlam olarak en basit şarkısı. Parça, insanda eşlik etme isteği uyandırıyor… 4.18’lik bu parçanın konserler için çok iyi bir açılış parçası olması kesin gibi… Different Worlds’den sonra bizi ilk başlarda kavraması zor olan bir parça karşılıyor, öyle ki ilk dinlediğiniz de These Colors Don’t Run’ı albümün en zayıf parçası olarak nitelendirmeniz mümkün, çünkü albümün genelinde olan ilk başta sindirememe, anlayamama durumu bu şarkı için de geçerli… Şarkı sakin, güçlü ve tok bir introyla başlıyor. Gitarlardan sonra Steve Harris’in harika bassıyla karşılaşıyorsunuz ve bunu Nicko’nun harika davulları izliyor… Ardından da Bruce’un sağlam vokali… Şarkıda, 3.51’de harika bir Janick solosuyla karşılaşıyoruz, ardından 4. dakikanın ortalarına doğru bu sefer Adrian’dan bir gitar ziyafeti geliyor… Şarkı sözler açısından tartışmasız şekilde Different Worlds’den daha derin, ama yine de üzerinde birkaç kez düşünüldüğü taktirde anlaşılacak cinsten.


Ve üçüncü şarkımız ‘Brigter Than a Thousand Suns’… Altı buçuk dakikalık kompleks bir tarih ve insanlık şöleni… tek bir cümleyle bahsetmek gerekirse insanlığın lanetli buluşlarından Atom Bombası hakkında… Şarkıda hepimizi şaşırtacak bir nokta var: Adrian, Bruce ve Steve nasıl başardılar bilmiyorum ama bu sekiz buçuk dakikalık şarkıda, inanılmaz ayrıntılar var… Atom bombasından hidrojen bombasına, Amerika’nın test alanlarından nükleer reaksiyonlara, denklemlerden bilim adamlarına kadar… Albümün genelinde olduğu gibi bu şarkıda da Nicko harika iş çıkarmış. Sekiz dakikanın nasıl geçtiğini anlayamadan şarkı bitiyor ve yerini şimdiki şarkımız olan ‘The Pilgrim’e bırakıyor… ‘The Pilgrim’, beni en çok uğraştıran parçalardan birisi, oldukça ağır bir şarkı, barındırdığı derinlik sebebiyle anlaşılması güç parçalardan biri… Steve Harris’in dediği gibi Kelt ve Arap ezgilerini barındırıyor içinde. 3.03’deki soloda ve diğer bir çok bölümde buna tanık olabilirsiniz. Şarkının başlangıcı da çok etkileyici, Nicko’nun inanılmazlığı hemen göze çarpıyor. Şarkıda geçen bir cümle ise Heavy Metal’i bilmeden yargılayanlara çok iyi bir cevap; ‘Pilgrim sunrise, pagan sunset’…
 

Albümün beşinci şarkısı; ‘The Longest Day’, başka bir deyişle D-Day…
Giderek yükselen bir melodi, insanı ayağa kalkmaya zorluyor, şarkının içine alıyor…‘Gemilerdeyiz ve ölüme doğru gidiyoruz, gece boyunca fırtına vardı, şimdi de deniz kokusu midemizi bulandırıyor... Heyecan, öfke, korku…hepsi iç içe girmiş durumda, yağmur gibi yağan şarapneller arasında hayatta kalmak için sadece dua ediyor ve koşuyorum…’ İşte bu duygular içinde başlıyor şarkı ve dakika 1.33’de patlıyor… Artık ölüm ve yaşamın arasında gidip geliyoruz… Sanki şarkı değil bu, sanki elimizde tüfek ölüme koşan biziz…İşte Bruce bu şarkıda bunu çok iyi başarıyor… Sözler, davullar, Harris’in bassı…Ortamı çok iyi tasvir ediyor... Albümdeki en can alıcı parçalardan birisi, başlı başına bir tarih dersi ve savaşın gerçek yüzünün ta kendisi…

The Longest Day’den sonra sizi yanılgıya uğratabilecek bir başka parça geliyor. ‘Out of the Shadows’ Buram buram Bruce kokan bir parça, ilk başta Bruce Dickinson albümlerinde olanlardan farksız olduğunu sanıyorsunuz ama Haris etkisi hemen belli oluyor… Bu harika parçanın introsuna dikkat arkadaşlar... Daha başlangıçta, otuzuncu saniyelerde Dave Murray sahneye çıkıyor ve inanılmaz gitarından bir parçayı bize sunuyor… Bruce’un duygulu vokalleri de buna eklenince albümdeki her şarkı gibi single olabilecek kalitede bir parça ortaya çıkıyor… Şarkı iyi analiz edilemediği taktirde kolaylıkla yanlış anlaşılabilecek parçalardan birisi, şarkı da çok kısa olarak eskinin güzelliklerine değinilerek yeni günler için karşı koymamız gerektiği anlatılıyor… Bundan sonra bizi bekleyen parça ilk single olan ve albümden önce bolca dinleme fırsatına eriştiğimiz ‘The Reincarnation of Benjamin Breeg’. Sahip olduğu harika, ağır ve güçlü riffiyle çok kaliteli… Sözleri de en az barındırdığı inanılmaz riff kadar ağır.. Bu şarkıda Murray adını görmek ise oldukça güzel, albümde Murray’in en çok katkı sağladığı parçalardan birisi…
 

Benjamin Breeg’den sonra tamamen Steve Harris’in eseri olan bir şarkı geliyor: ‘For The Greater Good of God’…Şarkının başlangıcında gitarların muhteşem uyumuna tanık oluyoruz… Hemen ardından Bruce’un yumuşak sesi… Albümün geneline yayılan hava bu şarkıda da hakim. Bir buçuk dakika geçtikten sonra şarkı aniden hızlanıyor ve sizi daha çok içine alıyor. Parçanın sözleri gerçekten sanat dolu ve anlam yüklü, Maiden’ın her zaman yaptığı gibi bizleri yine sorgulamaya yönlendiriyor ve savaşa başka açılardan yaklaşarak farklı yönlerini gözler önüne seriyor…

Please tell me what now life is
Please tell me now what love is
Please tell me what war is
Again tell me what life is…

 

Yaşam ve savaş, yaşam ve ölüm demekten farksız… ‘For the Greater Good of God’dan aldığım bu dizeler bir birine zıt bu iki kavramın nasıl da iç içe olduğunu hatırlatıyor bize ve sebebini soruyor, belki boşuna geçirdiğimiz zamanımızın çok azını düşünerek geçiririz diye…

Albüm de şarkılar tükendikçe dünyanın içinde bulunduğu durumu daha iyi anlıyorsunuz… Bildiğiniz ama hatırlamak, üzerinde düşünmek istemediğiniz şeyler apaçık, gerçekleriyle gözünüzün önüne seriliyor… İster istemez düşünmeye başlıyorsunuz… Tam o sırada sakince başlıyor ‘Lord of Light’. Bu sefer söyleyemediğiniz şeyleri anlatmaya başlıyor, hiç kimseyle paylaşmadıklarınızı size hatırlatıyor, görünmeyen gerçeğe yöneltiyor sizi… Dakika 1.05’den sonra harika bir melodiyle doğruca bilinçaltınıza yöneliyor, sonra sessizleşmeye başlıyor, en sonunda, 1.35’lerde sizi zifiri karanlığın içinde bırakıyor... O anda Steve Haris sizi kendinize getirecek bir giriş yapıyor ve sizi saflık uykunuzdan uyandırıyor… Şarkı söz açısından seviyenin çok yüksek tutulduğu parçalardan biri, örnek vermek gerekirse;

We are part of some strange plan
Why the slaughter of the brotherhood of man
Infernal sacrifice of hell , Fire breathing lead the way…
…Spiral path leads through the maze


Ve sırada albümün son şarkısı; The Legacy… Albümün en iyi parçalarından birisi, bana göre en iyisi, müzikal anlamda olduğu kadar söz açısından da oldukça ağır ve sanatlı… Bruce Dickinson’un harika yeteneğini burada da görüyoruz. Şarkının başında bizi Janick’in hayat verdiği notalar karşılıyor, ve bizi savaşın en acımasız yüzüyle karşı karşıya bırakıyor… Savaşın içinde asker olmanın ne demek olduğunu anlıyorsunuz…

Başlangıcındaki duygu dolu kısım o kadar etkileyici ki gözlerinizden yaşlar dökülebilir. 2006 yılında böyle bir şarkı dinlemenin verdiği tatlı hazzın ve yine 2006’da hemen yakınımızda, Lübnan’da, Filistin’de, Irak’ta ölen suçsuz insanların olduğunu bilmenin verdiği öfke-hüzün karşımı burukluğun sonucu dökülen yaşlar… Tam da bu ruh hali içindeyken Maiden yine izin vermiyor boş boş durup sadece üzülmemize, aniden araya giriyor ve tekrar kendimize getiriyor bizi…Ve sonra, 3.20’den itibaren ayağa kalkıyoruz, eskisinden daha güçlü ve inançlı olarak, yüzleşmeye, yaptığımız hataları tekrar yapmamaya ant içerek… Dokuz buçuk dakikalık bu şarkı yine başladığı gibi bitiyor, sakince, düşünmeye yönelterek…


*************************


Her dakikasında Iron Maiden kalitesini hissettiren bu şarkılar elbette üç dört cümleyle anlatılacak cinsten değiller… Albüm bir bütün olarak birkaç sayfa yazıyla anlatılacak cinsten bir albüm değil… Bir başyapıt, bir Maiden albümü, gerçek bir heavy metal albümü. Bu albümde bir kez daha Iron Maiden dehasıyla karşı karşıya kalacaksınız, bütün albümleri gibi öncekilerle karşılaştırılmaması gereken, sadece kendi seviyesini değil, heavy metalin seviyesini de bir kademe daha yükselten bir albüm. Son bir uyarı yapmak istiyorum eğer şimdiye kadar metal(!) diye dinlediğiniz gruplar arasında Maiden yoktuysa, bu albüme hiç yaklaşmayın… Durumunuz 5 yaşında eline Platon almış bir çocuktan farksız olacaktır…

Yıllar 2006’yı gösterirken, bizleri gerçek Heavy Metalle tekrar buluşturan, cesaretinden hiçbir şey kaybetmeyen, çok satmak uğruna ruhundan taviz vermeyen Iron Maiden’a; yeni albümü A Matter of Life and Death ve bizlere yaşattığı her şey için bir kez daha teşekkür ediyorum…


( Hazırlayan: HMTR Koordinatörü Elesius )

Tarih: 13.09.2006 Saat: 16:37 Gönderen: MadROLLER
 
İlgili Bağlantılar
· Konu hakkında daha fazla kaynak: Makaleler
· Haber gönderen MadROLLER


En çok okunan haber: Makaleler:
Iron Maiden - A Matter Of Life And Death Kritiği !

 
Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 10


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

 
Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
İlgili Konular

MakalelerYabancı Gruplar

"Login" | Hesap Aç/Yarat | 22 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Iron Maiden - A Matter Of Life And Death Kritiği ! (Puan: 1)
Gönderen: MadROLLER Tarih: 13.09.2006 Saat: 16:40
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) http://www.heavymetaltr.com
Ellerine sağlık Mehmet , 10 numara olmuş , albümü daha da anlamamıza yardımcı oldu gerçekten !



Re: Iron Maiden - A Matter Of Life And Death Kritiği ! (Puan: 1)
Gönderen: yasin889 (yasin0889@mynet.com) Tarih: 13.09.2006 Saat: 17:34
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Iron Maiden albümleri üç günde kritik edilemez . Biz de HMTR olarak albümün iyice sindirilmesini bekledik , doğru da yaptık !



Re: Iron Maiden - A Matter Of Life And Death Kritiği ! (Puan: 1)
Gönderen: erkan (return_the_hannibal@hotmail.com) Tarih: 13.09.2006 Saat: 18:44
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) http://www.heavymetaltr.com
Ellerine saglık Mehmet çok güzel olmuş Teşekkürler..



Re: Iron Maiden - A Matter Of Life And Death Kritiği ! (Puan: 1)
Gönderen: Gucevic (sexwithsatan@gmail.com) Tarih: 13.09.2006 Saat: 20:47
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Ellerine sağlık Elesius,gerçekten güzel olmuş..Madrollerinde dediği gibi albümü daha iyi anlamamızı sağladın..Tekrar ellerine sağlık..



Re: Iron Maiden - A Matter Of Life And Death Kritiği ! (Puan: 1)
Gönderen: slayerized (slayerized-@hotmail.com) Tarih: 13.09.2006 Saat: 20:58
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Eline sağlık Mehmet, bir Maiden albümü ancak böyle anlatılabilirmiş. Gerçekten çok teşekkürler, tekrar eline sağlık.



Re: Iron Maiden - A Matter Of Life And Death Kritiği ! (Puan: 1)
Gönderen: keepmetal (becerxiz@hotmail.com) Tarih: 14.09.2006 Saat: 21:24
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Eline saglık çok güzel olmuş.HMTR'de yöneticiligi kesinlikle hak ediyorsun. Teşekkürler.



Re: Iron Maiden - A Matter Of Life And Death Kritiği ! (Puan: 1)
Gönderen: ironn Tarih: 30.09.2006 Saat: 11:37
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Bende herkes gibi teşekkür ederim.Bu sene sıkıcı geçmiyecek anlaşılan:D KONSER'e işallah gelirlerde daha yakından görürüz.BEKLİYORUZ...



Re: Iron Maiden - A Matter Of Life And Death Kritiği ! (Puan: 1)
Gönderen: zomby3073 Tarih: 27.03.2007 Saat: 08:27
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
gerçekten çok ii bi açıklama bu sitede gerçekten kendimi buluyorum.ÇOK SAOLUUNN!


Heavy Metal TR . COM © 2004 - 2008 tüm hakları saklıdır. - Forum Arşivi - Sitemap - Tag
HMTR'den izinsiz alınan hiçbir materyal (kaynak yazılsa bile) başka topluluklar tarafından kullanılamaz!
The ultimate MetalToplist...