
Steve
Harris’den Bomba Gibi Açıklamalar! İşte Röportajdan kesitler…
- Sharon’un lanet olası California kadar egosu var!
- Extreme kaymayız, çünkü bizler death metal ile yetişmedik ve death bizi
bundan sonra etkileyemez.
- Bruce’un Sesi Kasten Gizlendi!
- İnsanların duymak istedikleri şeyleri yapmadık, bunu asla yapmadık çünkü
insanlar ne dinlemek istediklerini bilmiyorlar !
- Amerika’da yanlış o kadar çok şey var ki…
Ve yeni albümle ilgili açıklamaları ...
Metal Hammer dergisinin yaptığı
31.10.2006 tarihli röportajı okumak için devamına
tıklayın !
( Çeviren: mithrayel )
Metal Hammer dergisinin İspanya versiyonu, yakın zamanda Iron Maiden basçısı
Steve Haris ile yaptığı bir röportajı yayınladı. Ve işte, MaidenFans.com yardımı
ile İngilizceye çevrilen röportajın Türkçesi !
Q: Büyük olasılıkla fanlarınız bu albümü hoş karşılamayacak ve ilk
dinlediklerinde beğenmeyecekler. Neden bu kadar karanlık?
Steve: Herkes, bunu farklı şekilde görüyor. Tüm hafta boyunca röportajlar
yaptık, ve bazılarımız Japonya’ya tanıtım amacıyla gitti, herkes albüm ile
ilgili farklı farklı düşüncelere sahip. Şu anda 3 İspanyol muhabir ile röportaj
yapıyorum, ve hepiniz bunu karanlık bulduğunuzu söylediniz. Bundan önce sadece
iki muhabir bunu söylemişti. Her neyse, açılış parçası ile albüm oldukça iyi
devam ediyor. “DIFFERENT WORLD” insanların bir şey hakkında sahip oldukları
farklı bakış açıları ile ilgili. Bence bu albüm, oldukça progressive yapısıyla,
karanlıktan çok umut içeriyor. Kesinlikle destansı. Öncekilere göre oldukça uzun
parçalarımız var, ama bana neden diye sormayın, çünkü böyle şeyleri genelde
planlayarak yapmayız. Genelde çocukları ararım ve…
Q: Ve onlara bir sürü tamamlanmış parça olduğunu söylersin.
Steve: Şey, bir sonraki hafta onları ziyaret edeceğimi söylerim Onlara bir
araya gelmemiz ve yeni bir albüm üzerinde çalışmaya başlamamız gerektiğini
söylerim. Sanırım pek çok şey, Andrea ile ilk buluşmamızda yazıldı. Bu oldukça
ilham dolu ve kendiliğinden gelişen bir şey. Ardından Dave ve Janick ile
buluştuk. Bruce, melodilerimin üzerine sözleri yazdı. Her neyse, tüm albümlerin
adında böyle temel bir plan yok…
Q: Her ne kadar bence kasti gözükse de, şarkılardaki ya da bazı kısımlarındaki
yinelemelere rağmen, bu kesinlikle progressive bir albüm. Bazı kısımlar bana
“VIRTUAL XI” albümünden “ THE ANGEL AND THE GAMBLER” ı anımsattı. Parça oldukça
hoştu ancak koro kısımları dehşetti. “A MATTER OF LIFE AND DEATH” teki
parçaların daha uzun şarkı yapmış olmak uğruna, oldukça uzun yapılmış buldum.
Sizce bir iki dakika daha kısa süren parçalar daha iyi olmaz mı?
Steve: Bunu söyleyen ilk kişisiniz. Bu, bakış açısından kaynaklanıyor. Bir şey
yaptığımızda onun doğrusu olduğunu düşünürüz, şarkının kısa ya da uzun olduğunu
değil. O albümde uzun parçalar olsun diye uzun parçalar yapmayız.
Q: MAIDEN parçalarının progressive doğru kaydığını düşünüyor musunuz? Neden daha
extreme bir değişim değil?
STEVE: Hayır, çünkü bizler death metal ile yetişmedik. Bundan sonra bizi
etkileyemez. Bizim müzikal etkileşimimiz 70’ler ve müziğimizde duyduğunuz şey
budur. Death metal de orada var, ancak bu bize bestelerimizi yaparken bir şey
ifade etmedi ve bu müziği dinleyerek büyümedik.
Q: Kastettiğim, değişiminizde izleyebileceğiniz tek yolun progressive olduğuydu.
STEVE: Ama biz bunu düşünmedik. Bir yere ya da bir diğerine yönelmeyi
düşünmedik. İşte bu, albümün daha destansı parçalara sahip olmasının nedenidir,
çünkü bunun üzerinde düşünmedik.
Q: Albümün önemli bir kısmı Adrian ile hazırlanmış. 5’i sanırım. Diyelim ki
grubu yeniden terk etti, grubun soundunu nasıl etkileyecektir?
STEVE: Bir daha ayrılacağını sanmıyorum, çünkü bir kere yaptı ve geri dönme
şansı verildi İkinci kez ayrılacağını sanmıyorum, ancak bunu bilemezsiniz. Bunu
olası görmediğim için, bir problem olarak düşünmüyorum. Bu albümde, diğerlerine
göre Adrian’ın etkisi daha büyük, bir dahaki sefere önce Janick’in evine
gideceğim, ya da Dave’in. Böylece albümde onlarla daha fazla şarkı olacak. Biz
20 parça yapıp, bunlardan 10 tanesini seçerek albüme koyarak çalışmıyoruz.
Yeterli olduğuna inandığımız sayıda şarkımız olunca yeni bir albüm çıkartıyoruz.
Q: Kayıtlar canlı yapılmış, yanılıyor muyum?
STEVE: İlk yaptığımız geri plan kayıtları gerçekten hızlı oluyordu. Bu şekilde
oldukça canlı hissederek bir şeyleri değiştirebiliyorduk. Bir parçanın geri
kayıtları için çalışıyor ve ona bir takım yeni şeyler ekliyor, mixliyor ve sonra
diğer parçaya geçiyorduk. Bu gerçekten iyi bir çalışma yöntemi.
Q: Sanırım bazı parçalarda Bruce’un sesi bir miktar gizlenmiş, özellikle de
“DİFFERENT WORLD” de. Bu, geçen yılki Ozzfest‘te uygun olmayan davranışları
nedeniyle bir cezalandırma mı?
STEVE: Hayır, öyle değil. Bu şarkı ile alakalı. Bazen vokalin daha yüksek olması
gerekirken bazen daha hafif olması gerekiyor. Eğer sesi fazla arttırırsanız
ulaşmak istediğin tok ve büyük soundu kaybedersin. Bu nedenle, bazı parçalarda
vokali biraz daha geride bulabilirsiniz. Ancak bu, kasten yapıldı.
Q: Melodileriniz, bazı yönleri ile geçmişi anımsatıyor. Özellikle mısraların
sonunda notaları vurgulaması,.. geçmişte bu parçalar daha hızlı vokal tarzında
idi, “HALLOWED BY THE NAME” gibi..
STEVE: Şey, bu şarkının ihtiyacına bağlı. Bir yönüyle de bana bağlı, Bruce’a
değil. Çünkü bu albümün ve önceki albümün melodilerini ben hazırladım. Eğer
birisini kınayacaksanız o kişi benim bir şeylerin kesin bir çizgide seslenmesi
için uğraşıyorum ve kendi tarzım var. Kimileri bunu seviyor, kimileri sevmiyor,
ancak ne yapabilirim? Bu benim tarzım. Çok fazla kurcalamıyorum. Eğer albümü
dinler ve analiz ederseniz, diğer bir dinleyiciden farklı görüşleriniz olur.
Q: Derinlemesine analiz etmeksizin, genç Maiden fanlarının bu albümü kolay
dinlenir bulacağını düşünüyor musunuz? Hazmetmesi biraz güç..
STEVE: Böyle düşünmüyorum. Eğer gençlerin ilgisini yakalamak isteseydim,
vokallerin daha ön planda olduğu “Bullet For My Valentine” tarzında şeyler
yazardım. Ancak bu tarz bir şey yapmadık.. Genç fanlar istiyoruz, çünkü bu, bir
grubu geliştirir, ama biz diğer fanları da istiyoruz, biz tüm fanları istiyoruz,
eski, yeni ve arasındaki.. İnsanların duymak istedikleri şeyler yapmadık, bunu
asla yapmadık çünkü insanlar ne dinlemek istediklerini bilmiyorlar.
Q: Neden Maiden’in bu kadar uzun süredir devam ettiğini düşünüyorsun? Neden sen
misin, diğer grup üyeleri mi ya da her şey mi?
STEVE: Asıl sebep daha önce de söylediğim gibi, ne istediysek onu yapıyoruz.
Eğer gençler için yazmayı deneseydik.. Her şeyden önce, artık genç olmadığımız
için bunu yapamayız. Eğer yapsaydık onları alt üst ederdik. İnsanların duymak
istediği şeyleri yapamazsın. Ne yaptığımızı biliyoruz onlar da beğenip
beğenmemeye karar veriyorlar. Beğenirlerse harika. Beğenmezlerse, zor. Bu bizim
tavrımız ve bizi ilgi çekici kılan şey. Eğer bu şekilde olmasaydı, şöyle
araştırmalar yapıyor olmalıydı; evet, bir sonraki albüm için ne tarz bir sound
istersiniz? Hangi şarkıları yazmalıyız
Q: Ve hepsine birer dondurma vererek araştırmayı sonlandırmalısınız..
STEVE: İşte bu!
Q: Sanırım, Bruce ile ilgili bazı problemler var, Amerika konserinde ön saflarda
oturan şişman fanlara duyduğu kızgınlık gibi.
STEVE: Amerika’ya ne zaman gitsek Bruce bu tarz şeylere hep söylenir, çünkü bu
ülkede tamamen yanlış o kadar çok şey var ki..
Q: İnsanlar yan sıralarda neler oluyor görmüyorlar. Ve Bruce’un sinir
krizlerinden birisini geçirdiğini düşünüyorlar. Belki de 20 yıl öncesine göre
daha olgun olmasına rağmen namına uyduğu içindir.
STEVE: Ancak, Bruce Amerika’da olan her şeyden yakınır, çünkü bu yeni bir
problem değil. Eğer Bruce bir şeylere dayanamıyorsa bunu söyler, ben de haklı
olduğunu düşünüyorum. Sadece bunu farklı yollarla ifade ediyorum. Bruce MTV
hakkında yakınırken haklı. The Osbournes’dan bahsetmiyorum. Zannettikleri kadar
büyük bir şov değil. The Osbournes’u seviyorum, eğlenceli bir program. Sorun şu,
MTV, reality show tarzı programlar içeriyor, müzik onların pek umurunda değil.
Bruce’un şikayetçi olduğu şey işte bu. Biz MTV’yi ve tüm o saçmalıkları
eleştirirken, eleştirdiğimizin The Osbournes olduğunu düşünüyorlar. Bu, onların
ego problemi.
Q: Ama Sharon bunun kişisel olduğunu düşünüyor.
STEVE: Neden? Çünkü onun lanet olası California kadar egosu var.
Q: Bence bunun nedeni IRON MAIDEN’de söyleyenlerin, kekelemek ve ipe sapa gelmez
sözler etmek yerine hala şarkı söyleyebiliyor olmaları olabilir mi?
STEVE: Hiçbir fikrim yok, bu şekilde davranmasının nedenini bilemiyorum. Saçma..
Bir daha böyle bir şey yapmayız. Lanet olası 1983’ten beri Amerika’da
manşetlerdeyiz ve yeni jenerasyondan fanlara ulaşmak için Ozzfest’i yaptık.
Başka türlü onlara erişmek güç ve bence bu etkili oldu. Ancak, sonuçta olanlara
bak..
Q: Yani sürpriz değildi.
STEVE: Yo, bunun için hazırlıklıydık. Ozzy ile aramızda bir problem yok, bir
gece sahneye çıkamayacak durumda iken Bruce sahneden ona acil şifa ve iyi
dileklerini belirtecek şeyler söyledi. Belli ki karısı o sırada dinlemiyormuş
Q: Ozzy problem değil, karısı problem..
STEVE: Hayır, ben hiçbir şey söylemedim, çok fazla konuştum
Q: Albüme dönersek, benim için sürpriz olan 2 parça var.. “For The Greate Good
of God” ve “The Reincarnation of Benjamin Breeg”. “Dance of Death”e daha benzer
melodiler. Önceki albümden yarım kalan kayıtlar mı?
STEVE: Hayır, bu albümdeki her şey yeni. Sadece bir yerde daha önceki bir
parçada kullandığım bir bass fikri var, ama bunun Dance of Death ile bir ilgisi
yok.
Q: MAIDEN’in sonu ile ilgili basında pek çok söylenti var.
STEVE: Sonsuza kadar devam edemeyiz. Şu an güçlü hissediyoruz. Devam ediyor
olmamızın tek sebebi bu günlerde daha iyi planlar yapıyor olmamızdır. Eğer eski
günlerdeki gibi devam etseydik, kabul etmek gerekir ki çalmaya devam edemezdik.
Q: Beni yanıltma, Maiden’in son bulmasını istemiyorum!
STEVE: Tabii ki, ama bu tartışılacak bir şey.. Bazı şeyleri iyi planlamamız
gerekiyor ki grubu daha uzun ömürlü kılalım.
Q: Sanıyorum bu albüm için turneye çıkacaksınız. Daha sonra Poversalve
“Somewhere in Time”dan parçaları da içeren ve geçmişi de kapsayan başka bir tur.
Ardından devamı ve son albüm ile emeklilik öncesi bir turne…
STEVE: Bunu henüz bilmiyoruz, yapmak istediğimiz çok fazla şey var. Başka bir
stüdyo albümü yapmak istiyoruz, ve muhtemelen yapacağız. Yapmak istediklerimiz
için daha hırslı olmalıyız.
Q: Bu esnada, çok fazla görünmekten de kaçınacaksınız, yıllarca her Avrupa
festivalinde çalan SAXON’ da olduğu gibi.
STEVE: Kesinlikle haklısın. Portekiz’de – ki özellikle benim için, ikinci evim
orada olduğundan- ya da Belçika’ da, Yunanistan’ da, Avustralya’ da ve de tüm
diğer ülkelerde, çalamıyor olmanın yükünü taşıyacağız. Ama ne yapabiliriz ki?
Herkesi memnun edemezsin…
( Çeviren: mithrayel )