Giriş Yap ya da Kayıt Ol
HMTR - Menü
· Anasayfa
· Forum
· HMTR İlanları
· Makale/Haber Yolla
· Haberler / Gelişmeler
·
Makaleler
· Yabancı Gruplar
· Müzisyen Biyografileri
· Yerli Gruplar
· Albüm Kritikleri
· Konser Kritikleri
· Şarkı/Albüm Tercüme
· Röportajlar
· Gitar Tabları
· Haber Arşivi
· Arşivden Başlıklar
· Tüm Konular
· En İyiler
· En Aktif Üyeler
 
Son Şarkı Çevirileri
1-Pink Floyd - Goodbye Blue Sky
2-Carlos Santana - Put Your Lights on
3-Carlos Santana - Just Feel Better
4-Blue Murder - Save My Love
5-John Sykes - Jelly Roll
6-Steve Perry - For The Love Of Strange Medicine
7-Steve Perry - Go Away
8-Led Zeppelin - Gallows Pole
9-Judas Priest - Prophecy
10-Judas Priest - Alone
 
HMTR - Interaktif
· Reklam Seçenekleri
· HMTR Ekibi
· Fotoğraf Galerisi
· Siteni Ekle/Bizi Destekle!
· Destekleyenler
· Bizi Arkadaşına Öner!
· İletişim
· Yardım
 
Son Röportajlar
En Son Röportajlar:
1- "the Blame" HMTR'de!
2- DAVID COVERDALE İle ``2008 End Of Tour`` Röportajı
3- Kadıköy'lü Glam Metal Gurubu 'Voodoo Medicine' Röportaj ve Biyografisi'
4- David Coverdale ile Good To Be Bad Röportajı!!
5- TMG ROB HALFORD : " Metal is dead ! ... "
6- Whitesnake'in Davuldaki Yeni İsmi Chris Frazier ile Röportaj!
7- Geoff Tate Röportajı!
8- W.A.S.P. / BLACKIE LAWLESS Orta Doğu ve Yeni Albüm ile İlgili Konuştu !
9- Ankara'nın Yükselen Thrash Metal Grubu IMPULSE ile Röportaj Yaptık!
10- Yerli Heavy Metal Gruplarımızdan Saints 'N' Sinners ile röportaj !
 
Fotoğraf Galerisi

Alice & Xena



Santana, Maidenizm



Y&T


Fotoğraf Galerisi
Üye Galerisi
 
Yönetici İletişimi
MadROLLER - Mail
Görev: Webmaster

Elesius - Mail
Görev: Admin

GrayRock - Mail
Görev: Mod
 
Yabancı Gruplar: ICED EARTH Biyografisi - Framing Armageddon Şerefine !
Acı çekilen dönemlerde insanların azmi canlanır hep ve o azim duygusu başarının ilk adımıdır. Purgatory adında ufak çaplı bir grup kuruldu Florida’da, tarih 20 Ocak 1985’i gösteriyordu. Zor yaşam şartlarını nasıl da dile getirir bir isimdi.

Elbetteki bu zorluk kurucu Jon Schaffer’ın çevresinde geçiyordu. Heavy Metalin hızla değişime uğradığı bir döneme denk gelen grup, Jon’un Iron Maiden fanı olmasına rağmen, ilk demolarını gayet özgün bir şekilde kaydetmeyi başarmıştı. Nitekim bu ilk üç demo: 85’te “Burning Oasis” , 86’da “Horror Show” ve “Psychotic Dreams” idi. Bu dmeolar Jon’un kardeşi gibi sevdiği Bill Blackman’in ölümünden sonra onun eşyaları ile kaydedilmişti.

Bill ile Jon gerçekten çok samimi dostlardı. Bill grup isminin Iced Earth olması konusunda Jon’a fikir vermişti. Jon, Bill öldükten sonra bu ismi gruba onun için verdi. Jon Bill’in ölümüne gerçekten aşırı üzülmüştü.
Bir gece Bill ve Jon dostlar bir partiye giderler kafayı bulurlar. Bill bir motorsiklet ile eve gitmek ister ancak Jon onu bu şekilde gitmemesi konusunda uyarır. Bill Jon’u dinlemez ve o motorsiklet üzerinde o gece trafik kazasında ölür. [Jon’un ileride besteleyeceği Watching Over Me şarkısını Bill için besteleyecektir]

Biyografiyi okumak için devamına tıklayın !



Bu hazin ayrılıktan sonra Jon, Iced Earth ismi ile ilk ciddi demosunu kaydetmişti: Enter The Realm. Bu kayıtta Jon Schaffer (Gitar-Vokal), Randy Shawver (Lead Gitar), Gene Adam (Vokal), Dave Abell (Bas) ve Mike McGill (Davul) elemanları yer almıştı. İlk kadro bu şekilde idi.

Enter The Realm, Rock Hard tarafından yılın en iyi demosu olarak ilan edilmesi ile grubu bir anda piyasanın içine soktu. Elbetteki dönemim o sabit kuralı gibi görünen “başarılı bir demodan sonra gelen sözleşme” gerçekleşti ve grup Tom Morris’in de yardımlarda bulunduğu demodan sonra Century Media ile sponsorluk anlaşması imzaladı.

Ve tarih 91’i gösterdiğinde, Heavy Metal büyük değişim içine girdiği bir dönemde, bu değişimden nasibin alan gruplardan birisi de Iced Earth oldu. Ancak elbetteki bu değişim kötü yönde bir değişim değildi. Aslında şunu kullanırsak daha doğru olur; albüm zaten IE’nin ilk albümü. Piyasaya direk değişik bir sound ile girdiler.”Iced Earth” adındaki ilk albüm, Jon’un büyük bir Maiden fanı olmasından etkilenmemiş olsa gerek ki, gayet özgün, karanlık, ürkütücü bir sound elde etmeyi başarmıştı. Piyasadaki birçok büyük gruptan uzak ve gayet özgün bir tarz yakalanmıştı evet.

Nitekim bu zamanlardan önce Jon ritm gitarda henüz riff konusunda tam pişmemiş bir durumdaydı. Büyülü bir iş olsa gerek ki IE’nin kayıtlarında stüdyoya girdiklerinde Jon gayet kararlı ve özgün riffler ile parçaları dizayn etmişti. Jon ritmde kendini geliştirmeye başlamıştı. Hatta bazı söylentilere göre Jon’un bu ritm sorunu grubun bir süreliğine dağılmasına sebep olmuştu.Jon’un ritm öğrenip tekrar riff çıkarabileceği güne kadar.

Bir takım eleman değişikliğinden sonra [Gene Adam ve Mike McGill yerine vokale John Greely, davula da Richey Secchiari geldi] 92’de gayet karanlık, gayet epik ve gayet hızlı parçalardan oluşan 2.albüm “Night Of The Stormrider” dünyaya geldi.

IE albümünden sonra piyasadan aldığı olumlu tepkiler ile Jon, NOTS’u da aynı içerikte ve tarzda çıkarmaya karar verdi. Ve Jon’un o epiksel hikayeler anlatma yeteneği açığa çıktı ki ileride nelere imza atacaktı nelere… Hayatının en önemli epik parçası da bu albümde idi : Travel In Stygian.

Grup yükselişe geçmesi gereken bir dönemde düşüş yaşamaya başlamıştı. Elemanlar kırık dökük bir kamyonet ile konserler vermeye devam ediyorlardı. Almanya ayağının birinde arabalarının bozulması, zamanla Jon’un moralini bozan, canını çok sıkan olayların olması, onları eskiye “acı çekilen o döneme” Purgatory döneminde geri götürmüştü sanki. Yeni albümün bir türlü oluşturulamaması onları maddi açıdan da sıkıntıya sokmuştu. Çoğu grup gibi albümden elde ettikleri gelir ile konserlere çıkıyorlardı. Ancak yeni albüm çıkartamadıkları için paranın da sonu yaklaşıyordu. Çoğu zaman Jon bir otelde kalmak ya da araba ile evine gitmek yerine arabada geceliyordu. Bu sıkıntılı dönem zor da olsa 3 yıl sonra 85’te sona eriyor ve 3.albüm olan “Burnt Offerings” nihayetinde hayranları ile buluşuyordu. Ama ne buluşma! İçinde Dante’s Inferno gibi tarihi, bilimsel, mistik, devrimsel ve müzikal açıdan da bir o kadar özgün ve komplike bir şarkıya imza atmışlardı. Henüz 3.albüm olmasına rağmen Jon’un o hikaye anlatma yeteneği aşırı derecede belli oluyor ve şarkılara yansıyordu. Aynı albümde efsane diğer şarkı hiç şüphesiz Burning Oasis tir.
Bu karanlık ve mistik albümden sonra hayranlar da gördü ki, karşılarında uzun melodik ritmli, uzun karmaşık sololu, agresif ve aynı zamanda gayet olgun bir Iced Earth profili duruyor. Jon’un Maiden fanlığı yavaş yavaş müziklerine de yansımaya başlamıştı. Şarkıların melodik olmasını buna bağlayabiliriz.

İşte tam manası ile yükselme dönemine giren grup hiç vakit kaybetmeden 4. albüm olan “The Dark Saga” 96’da piyasaya sürüldü. İşte IE’nin soundunun bariz oluştuğu bir albüm.
TDS, gerçekten olgun, düzenli, müzikal açıdan mükemmeliyete yakın, içerik açısından da alışılmışın dışında bir albümdü. Uzun yıllar içinde birçok konsere konuk olacak parçaları barındıran bir albümdü. Bu albümün çıkması ile turnelere hız kazandıran grup, bir dönem Jon’un sakatlığı ile gündeme oturdu. Boynundan sakatlanan Jon birçok konsere bandajlı çıkmak zorunda kaldı. Şu an boyun sorunu hala devam etmektedir eskisi kadar olmasa da.

Ve çoğu grup gibi IE’nin de belirli dönemleri olmuştur. Hatırlayın acı çekilen dönemi. Yani Purgatory dönemini. İşte o günlere atıfta bulunmak amacı ile o dönemde herhangi sponsorluğu bulunmadan çekilen kayıtları daha güçlü bir ekipman ve stüdyo kaydı ile tekrar çalmıştır grup. Tabi albümlerdeki bazı parçalar da bu şekilde yeniden çalınmıştır. Remaster olayı yani bir nevi. Bu albümde heavy metal camiasının ünlü ve güçlü sesi Matthew Barlow yer almıştır. Gitara Larry Tarnovski ve davula da bir zamanlar Death’te de çalan Richard Christy getirilmiştir. Albüm gerçekten manevi bir değer taşıyordu.. O sıkıntılı dönemi anlatırken şuan ki konumlarını bilmeleri, onları ciddi manada duygulandırmıştı.

98’de ise ileride Alive In Athens konserine birçok parça verecek çok çok önemli bir albüm piyasa sürüldü : Something Wicked This Way Comes. İşte Jon ve grubunu ileride de zirve yaptıracak gelişmeler vardı bu albümde. Nitekim Jon’un hikaye anlatıcılığı daha ileri seviyelere çıkmış, trilojik bir konsept oluşturma evresine çoktan girmişti bile. Kimisine göre Jon’un kıyamet kehaneti olarak kabul edilen “Wicked trilojisi” bu albümde hayat bulmuştu. Hayranları bu trilojiye öyle kaptırmışlardı ki kendilerini, ileride bu konsepti kapsayan koca bir albüm yapmalarını bile istemişlerdi Jon’dan, Jon’un da zaten en büyük hayali bu idi.

1999 yılında sadece ABD için "The Melancholy" EP’si çıkmış ve 2 yıl sonra da Avrupa’da yayınlanmıştır. ABD için basılan EP’de ‘Melancholy’ , ‘Watching Over Me’ , ‘I Died For You’, Bad Company grubundan ‘Shooting Star’ ve Black Sabbath grubundan da ‘Electric Funeral’ coverı yer alıyordu. 2001 yılında Avrupa için çıkarılan EP’de de bu parçalara ek olarak, ‘Colors’ parçasının canlı formatı ve Judas Priest’den ‘The Ripper’ coverı yer alıyordu. Ve grup öyle sağlam bir döneme girmişti ki, artık Jon’un grupta daha bir ağır hissedildiği milenyum döneminde 2001’de konsept niteliğinde “Horror Show” albümü çıkarılmıştı. Bu albüm sadece “insan korkuları”nı ele alan konularla dolu parçalardan oluşuyordu. Damien, Frankenstein, Dracula, Jekyl&Hyde, Jack, Kurt adam yani Wolf ve vampir ülkesi Transylvania bunlara en güzel örneklerdi. Doğal olarak sound gayet karanlık, ürkütücü ve agresifti.

Çoğu grup gibi IE’de girdiği o sağlam dönemde artık kendi istek ve arzularını kapsayacak albümlere imza atmaya devam ediyordu. 2002’de ortaya çıkan Tribute To The Gods albümü, isminden anlaşılacağı gibi Metal Tanrıları’nın parçalarının coverlarından oluşuyordu.Coverlar birçok kesim tarafından gayet başarılı bulunmuştu. Ve 2004’ gelindiğinde, Malt gitmiş, grup birçok eleman değişiminden sonra vokale Tim Owens’ın da geçmesi ile The Glorius Burden albümü piyasa sürülmüştür. Bu albüm ileride Jon’un ve hayranlarının başını çok ağrıtacaktır. Nitekim bu albümle Jon birçok kesimden “aşırı” milliyetçi olarak ilan edilmişti. Koca bir albüm ve parçaların tümü ABD tarihine endeksli idi. Çoğusu günümüz Amerikasının politikasını destekleyen bir Jon olarak düşünse de ,kendisi bu sözlere gözlerini yumup, ülkesinin “sadece tarih milliyetçiliğini” yapmaya devam edecekti. “Tarihe bağlı olmak” ile günümüz yanlış politika izleyen bir ülkenin milliyetçiliğini yapmak arasındaki farkı kendisi de bizzat biliyordu. Bu albüm çok konuşuldu ama grup bu albümle müzikal anlamda da mükemmeliyeti yakalamıştı bile. Sound agresif derecede power bir hal ile hayranların karşısına geçmişti grup. Power metalde en iyi albümler arasında ilk sıralarda olması gereken bir albüm haline gelmişti.


Bu patlama etkisi yapan dönemden sonra çoğu hayranın 98’de hayran kaldığı “Wicked Trilojisi” şuan, şu zamanda “Framing Armageddon” ile tekrar gündeme geldi. Ama ne geliş ! Daha öncesinde 2006’da bu albümden parça olan Ten Thousand Strong single olarak tanıtım için konsept albüm olan “Overture Of The wicked” ile piyasa sürüldü. Bu parçanın dışında albümde triloji yer alıyordu : Prophecy – Birth Of Te Wicked – The coming Curse. Jon’un hem prodüktörlükte, hem müzikalitede, hem şarkı sözü yazmasında, hem müzisyenlik kariyerinde en tepeye çıktığı bir albümdü Framing Armageddon. Sadece kendisi değil, elemanlarına yaptığı direktiflerde elemanlar da zirve yapmış, albüm 10 Eylül Avrupa’da ilk haftada listelerde 78.sırada yerini almıştı. Gün geçtikçe albümün o derin içeriği elbette birçok kesime hitap etmeye devam edecek albüm hak ettiği yere yükselecektir.

Buzul Dünya, Jon’un dünyası, Jon’un kehanetleri, Jon’un psikolojik dünyası ile bugün heavy metal camiasının en önemli grupları arasında yer almıştır. Something Wicked Part I albümü olan Framing Armageddon’un ikinci kısmı olan Something Wicked Part II,Revelation Abomination albümü de ileriki yıllarda da fanları mutlu etmeye devam edecek. Iced Earth, kesinlikle müzikal duruşu ve efsanevi içeriği ile heavy metal in hem ilk göz ağrısı hem de çok değerli bir grubudur. Öyle ki bu durum ta milenyumda fanları tarafından “Ölüme Kadar Olanlar” lakabı ile anıldıkları “Loyal to The Death” hayran kitlesi ile onurlandırılmıştır. Biz de Iced Earth ile Ölüme Kadar Olanlar sıfatını taşımaktan büyük gurur duyuyoruz.

LOYAL TO THE DEATH !!!

Hazırlayan: Horned Hand


 

Tarih: 01.10.2007 Saat: 21:19 Gönderen: MadROLLER
 
İlgili Bağlantılar
· Konu hakkında daha fazla kaynak: Yabancı Gruplar
· Haber gönderen MadROLLER


En çok okunan haber: Yabancı Gruplar:
Iron Maiden Biyografisi ; A Matter Of Life And Death Şerefine !

 
Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 2


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

 
Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
İlgili Konular

Yabancı Gruplar

"Login" | Hesap Aç/Yarat | 5 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: ICED EARTH Biyografisi - Framing Armageddon Şerefine ! (Puan: 1)
Gönderen: Elesius (m13_ozmen@hotmail.com) Tarih: 02.10.2007 Saat: 00:11
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) http://www.osmanpamukoglu.com.tr
Harika bir biyografi.. Şimdiye kadar eksikliğimizdi artık var.. Teşekkürler..



ICED EARTH Biyografisi - Framing Armageddon Şerefine ! (Puan: 1)
Gönderen: sacred_reich (sacred-reich@hotmail.com) Tarih: 03.10.2007 Saat: 13:35
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Güzel, kısa, öz.



Re: ICED EARTH Biyografisi - Framing Armageddon Şerefine ! (Puan: 1)
Gönderen: JON Tarih: 04.10.2007 Saat: 05:23
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) http://www.myspace.com/xxlmetal
birçok yanlış bilgi içeren bir yazı burnt offering albümünün çıkış tarihi.days of purgatory albümünde richard christy ve larry tarnowski 'nin grupta gösterilmesi,şarkıların yeniden çalınmasına remastering denmesi(terminoloji hatası evet şarkılar yeniden masterlandı ancak bu bir nevi yeniden çalmak değil başlı başına ayrı bir prodüksiyon öğesidir).ayrıca jon'un ritm gitar çalışı ile ilgili hiçbir sorun yaşanmamıştır grupta böyle birşeyi kaynağa dayandırman gerekir bu ciddi bir iddia.aksine gruptan ayrılan hemen hemen tüm solo gitaristler jon'un bir ritm gitar fenomeni olduğu konusunda hemfikirdirler ben de dahil.ayrıca kişisel görüşlerin de multak gerçek gibi aktarılması yanlış.yıllarca şarkılarını çaldığım,nickimin esin kaynağı grup hakkındaki biyografinin daha dikkatli yazılmasını rica ediyorum,hatalar dışında gayet bilgilendirici eline sağlık


Heavy Metal TR . COM © 2004 - 2008 tüm hakları saklıdır. - Forum Arşivi - Sitemap -tag-
HMTR'den izinsiz alınan hiçbir materyal (kaynak yazılsa bile) başka topluluklar tarafından kullanılamaz!
The ultimate MetalToplist...