Mötley
Crüe - Biyografi
Kabarık, sarı saçlar.. Tur otobüsleri ve meşhur kızları..
Uyuşturucu, sex ve motorlar.. Motor + Rock formülünü bulan kötü çocuklar..
Vahşi sahne şovları, akıllardan gitmeyen soloları, en kötü anınızda sizi daha da
kötü yapmaya yetecek mükemmelikteki balladları; Without You ve nicesi..
Dev bir sirk çadırının altında ihtişamlı bir sahne oyunuyla ateş soluyan
cüceler, şeytani soytarılar ve baştan çıkartan güzellikler eşliğinde inanılmaz
sahne şovları sunan, asi çocuklar.. Evliliklerinden tutun uyuşturucu sorunlarına
kadar 80ler'e damgasını vuran efsane grup..
Kasetçiye soruduğunuzda bön bön bakan bir ifadeyle "O yok, etli kuru var,
istiyon mu?" şeklindeki yılların geyiğiyle huzurlarınızda Mötley Crüe
!
Biyografinin tamamını okumak için devamına tıklayın ! (
Hazırlayan: Slayerized )
Möt-lee
kru şeklinde telaffuz edilen Los Angeles'ın efsane grubun orjinal kadrosu; Nikki
Sixx, Tommy Lee, Mick Mars ve Vince Neil. Grubun dokuzuncu stüdyo albümünün
2007'de çıkması düşünülüyor dedikten sonra Mötley'li yıllara gidelim.
Nikki Sixx, 1970ler'in ortasında Blackie Lawless'ın grubu Sister'dan atılmıştı [
Kara Kanunsuz tekmeyi vurmuş olsa gerek ] ve London adlı bir grupla çalışmaya
başlamıştı. 1979'da London'dan da ayrıldı ve nihayet 1981'e gelindiğinde Mötley
Crüe Los Angeles'ta filizlendi.Davulcu Tommy Lee Suite 19 adlı bir grupta Greg
Leon ile birlikte çalmıştı. Daha sonraları Nikki ile bir araya gelerek provalar
yapmaya başladılar ancak Greg daha fazla devam etmek istemediğini söyleyerek işi
baştan bıraktı. Nikki ve Tommy ise gruba eleman aramaya çoktan başlamıştı.
Sixx ve Lee, gitarist Mick Mars ile tanıştı.The Recycler adlı gazetede
"Gürültülü, kaba, kışkırtıcı ve vahşi gitarist bulunur" adlı ilanı gören Nikki
ve Tommy o zamanlar Bob Alan Deal adlı blues tabanlı bir grupta çalan Mars'la
hemen bir görüşme ayarladırlar. Mars'ı ilk gördüklerinde Sixx'in tepkisi; " Aman
Tanrı'm ! Bizden bir tane daha ! " Tommy Lee ise şöyle anlatıyor o anı: "Mars
içeri Addams Ailesi'ndeki Cousin Itt gibi girmişti." Mars'ın sistemi kısa sürede
kuruldu ve Stick To Your Gun'un giriş riff'ini çalmaya başladı. Lee'ye göre Mick
- burayı ingilizce yazacağım, çevirince absürd oluyor - "playing the shit out of
his guitar" [ gitarındaki pisliği dışarıya salıyordu denebilir belki ]. Sarhoş
olup bir saat kadar çaldıktan sonra Mars gruba dahil olmuştu.
Grubun adını bulan da Mars olmuştu. White Horse adlı bir grupta çalarken grup
üyelerinden biri odaya girerek " a motley looking crew " demiş, bunun üzerine de
Mars bir kağıda bunu şu şekilde yazmış; Mottley Kru. Daha sonra 1980'de gruba
dahil olmasıyla birlikte Lee ile Sixx de katkıda bulunuyor ve şimdiki haliyle
Mötley Crüe'da karar kılınıyor.
Lee ve Vince Neil birbirlerini Royal Oak Lisesi'nden beri tanıyordu. Mars,
Vince'i Hollywood'daki Starwood'da sahne alan Rock Candy ile çıktığı bir
konserde görüp beğenmişti ve gruba dahil olması gerektiğini söyledi. Başta, Neil
reddetti; Mötley ona deneme kaydı teklifinde bulunmuştu. Ancak kaderin cilvesi
olsa gerek ki Rock Candy dağıldı ve Lee'nin ikinci çağrısı üzerine Vince
denemeyi kabul etti.

1980ler
Kısa bir süre sonra da ilk menejerleri olan Allan Coffman ile tanıştılar.
Coffman'ın kayınbiraderi grubun roadie olan Robert "Sick" Crouch'tu ve müzik
sektöründen para kazanmak istiyordu. Grubun ilk single'ı "Stick To Your Guns/Toast
Of The Town Leathür Records etiketiyle yayınlandı.
1981 Kasım’ında yayınlanan ilk albümleri Too Fast For Love gene Leathür
etiketiyle yayınlanmış ve 20,000 kopya satmıştı. Coffman ve asistanı Eric Greif
grubun Los Angeles’taki klüplerdeki başarısından hareketle Kanada’da bir turne
ayarladı ve bu sayede 1982’de Elektra Records’la bir anlaşma sağladı.
Elektra’yla yapılan anlaşmadan sonra ilk albüm prodüktör Roy Thomas Baker
tarafından yeniden düzenlenerek 20 Ağustos 1982’de yeniden yayınlandı.
Crüesing Through Canada Tour ‘82’de halka abartılarak sunulan pek çok hadise
gerçekleşti Mötley cephesinde. İlk önce Edmonton Havaalanı’nda tutuklandılar ve
sonra serbest bırakıldır. Sebep; Gümrükten dikenli sahne kostümleriyle geçmekeri
ve Vince’in porno dergileriyle dolu küçük çantası. Bunlar “tehlikeli silahlar”
ve “uygunsuz eşyalar” olarak Sonunda gümrük görevlileri bunlara el koydu ve
adeta imha etti. Sonrasında da grubun Edmonton’daki Scandals Disco’sunda [ adı
üstünde, Skandallar Diskosu : ] gruba bomba ihbarı yapıldı ve bu haber 9 Haziran
1982 gününün Edmonton Journal’ında manşetten verildi. Bunun üzerine menejer Eric
Greif ile bir röportaj yapan gazete tüm olanları Greif’ın reklam kampanyası(!)
olduğuna kanaat getirdi. Ve son olarak da Tommy Lee’nin Sheraton Caravan Otel’in
üst katından bir televizyonu aşağı yuvarlamasıyla birlikte Mötley için
“Edmonton’dan ihraç edildiler.” Dendi.
1983’te grup menejer değişikliğine gitti ve Allan Coffman’ın yerine Doug Thaler
ve Doc McGhee getirildi. McGhee kariyerinin en yüksek noktasına KISS’in 1996
Reunion Turnesi ile ulaştı. Greif Los Angeles klüplerinde gezmeye devam etti ve
bir dönem için de Nikki’nin eski grubu olan London’ın menejerliğini yaptı.
Coffman ise kendi çapında birkaç iş yaptıktan sonra iflas ettiğini açıkladı ve
menejerliğini yaptığı sonraki gruplardan doğan borçları ödemek için evini üç
kere ipotek ettirdiği rivayet edilir.
US Festival’inde çaldıktan sonra ve tabii ki MTV’nin de katkılarıyla Amerika’da
çok hızlı bir yükselişe geçtiler. Groupie’ler, feminen kıyafetler, maskülen
tavırlar, yüksek topuklu çizmeler, ağır makyajlar ve sonu yokmuş gibi görünen
bir alkol-uyuşturucu ikilemesi zamanla müziklerinin önüne geçmeye de başlamadı
değil.
Grubun pek çok kez yasalarla başı belaya girdi. 1984’te Neil içki almak için
arabasıyla giderken bir kaza geçiriyor ve yanındaki Hanoi Rocks’ın davulcusu
Nicholas “Razzle” Dingley ölüyor. 30 gün hapis cezası alan Neil sadece 18 gün
kaldıktan sonra serbest bırakılıyor.
1987 Sixx ölümden döndü; uyuşturucu koması.. Hastaneye götürülürken öldüğü
açıklandı ancak bir sağlık görevlisinin pes etmediği söylenir. Sixx’e iki kez
adrenalin iğnesi yaparak kalbinin atmasını sağlamış ve Nikki’yi hayata
döndürmüştür. Sixx’in bu bir dakikalık vedası daha sonraları “Kickstart My Heart”
adlı şarkılarına ilham kaynağı oldu. Pis ve tehlikeli yaşamları neredeyse grubun
yok olmasına neden oluyordu. Ancak menejerleri Thaler ve McGhee bir karar aldı
ve grubun Avrupa turnesini iptal etti. Grubun eksilmesinden, birinin ceset
torbasında gelmesinden korktuklarını açıkladırlar. [some would come back in
bodybags.] Kısa bir süre sonra da herkes rehabilitasyonu kabul etti ve tedavi
oldular. Mick hariç, o kendi pisliğini kendi temizledi.
1989 ile birlikte artık ayık olan Mötley Crüe kariyerlerinin doruğuna ulaştı. 1
Eylül 1989’da Dr. Feelgood albümünü yayınlayarak “hala burdayız ve kıçınızı
tekmelemeye devam edeceğiz” dediler. 14 Ekim’de ise ilk ve tek bir numaraya
çıkan albümleri oldu Dr. Feelgood ve 109 hafta boyunca yerinden kımıldamadı.
McGhee 1989’da verdiği boş vaatler yüzünden menejerlikten men edildi

1990lar
14 Ekim 1991’de altıncı albümleri Decade of Decadence albümü yayınlandı. Aslında
bu sadece yepyeni bir albümün öncesinde fanların oyalanmasını sağlayacak cinsten
bir albümdü. Decade of Decadence yayınlandıktan hemen sonra, 1992 Şubat’ında
Neil gruptan ayrıldı. Bugüne kadar gelen bir tartışmaya neden oldu bu ayrılma;
Neil kendi mi ayrılmıştı yoksa atılmış mıydı? Sixx ise bu tartışmalara cevaben
Neil’in kendi isteği ile ayrıldığını söylemekle yetinmişti. Ancak Neil bunu
inkar etti ve ısrarla atıldığını söyledi. Yerine Angora’dan John Corabi geldi.
1990lar’da Mötley’in başarısında bariz bir gerileme görülmeye başlandı.1994
kendi adlarıyla yayınlanan Mötley Crüe albümü de beklenen başarıyı
sağlayamayınca McGhee’den beri grubu tek başına idare eden Thaler pes etti.
Grubun bugünkü menejeri Allen Kovac ve Neil’in menejeri Bert Stein’ın Lee, Sixx
ve Neil ile toplu bir görüşme ayarlaması sonucu 1997’de tekrar bir araya geldi.
Egolarını dışarda bırakmaya karar veren grup Generation Swine’I yayınladı. Ancak
Amerika Müzik Ödülleri’nde yer alıcak olmalarına ve listelere 4. sıradan
girmelerine rağmen Elektra Records’un yetersiz reklam çalışmaları yüzünden
beklenen başarı gelmedi. Kısa süre sonra Elektra Records’la anlaşmasını fes eden
grup kendi yayın etiketini oluşturdu; Mötley Records.
90lar’da Mötley albümlerinden çok evlilikleriyle gündeme geldi. Lee ve Sixx eski
Playboy olan Baywatch adlı bir dizide beraber rol alan iki hatunla evlendi. Lee,
Pamela Anderson’la ve Nikki de Donna D’Errico ile evlendi. Bu da yetmezmiş gibi
Vince de eski Playboy Heidi Mark ile dünyaevine girdi : ] Lee ve Neil’in
evlilikleri boşanmayla sonuçlandı. Donna D’Errico ise 2006’nın ilk aylarında
Nikki’ye boşanma davası açtı.
1994’te Neil’in kızı Skylar Neil kanserden hayatını kaybetti. Daha sonra Neil
eski karısı striptizci Sharise Ruddell ile Simi Valley’de çevreye kanserojen
kimyasal atıklar yayan Rocketdyne fabrikasına dava açtılar. Lee ise sonradan
karısı olan Pamela Anderson’a tecavüz suçlamasından altı ay hapis yattı.
1998’de Mötley’in Elektra Records’la olan tüm anlaşmaları son buldu ve böylece
grubun geleceği sadece kendilerinin eline geçti. Bu aynı zamanda kendi
albümlerinin master’larının da haklarına sahip oldular. 1999’da ise tüm
albümlerinin haklarına sahip olmaları sayesinde bütün albümlerini re-master
olarak yeniden yayınladılar. Bu re-mastered versiyonlarda demolar ve daha önce
yayınlanmamış bazı bonus parçalara yer verildi.
1999’a gelindiğine Lee solo çalışmalarına ağırlık vermek için gruptan ayrıldı.
Frontman Vince Neil ile aralarındaki sürekli artan gerginlik de bunun için en
büyük etkendi. Lee’nin yerine pek çok Ozzy albümünde çalmış olan Randy Castillo
geldi. Ancak Randy 26 Mart 2002’de kanser yüzünden aramızdan ayrıldı. Yerine
kimin geçeceği açıklanmadı ve bu grupta bir duraklama dönemine neden oldu. New
Tattoo albümünün turnesinde da davullarda Samantha Maloney eşlik etti gruba.
Mötley Salt Lake’teki bir konserin ardından Lewd, Crüed & Tattooed DVD’sini
yayınladı.

2000ler
Devam eden 6 yıl içinde Sixx, 58 ve Brides of Destruction gruplarında çaldı. Lee
ise Methods of Mayhem adlı bir grup kurdu ve Neil de ağırlıklı olarak Mötley
parçaları çaldığı bir solo turneler dizisi düzenledi. Mars ise ankylosing
spondylitis adlı kronik bir omurilik hastalığıyla cebelleşti ve 2001’de köşesine
çekildi.
Mags Revell adlı İngiliz reklamcı, fanların bir reunion’I ne kadar çok
istediğini gösteren adeta bir reklam kampanyası düzenledi. Menejerlerle yapılan
birkaç görüşmeden sonra Eylül 2004’te Sixx, Neil ile birlikte tekrar stüdyoya
girdiklerini ve yeni kayıtlara başladıklarını duyurdu. Aralık 2004’te grubun
orjinal kadrosu bir reunion turnesi haberi verdiler ve turne 14 Şubat 2004’te,
San Juan’da, Porto Rico’da start aldı. Grubun son compilation albümü Red, White
& Crüe albümü Şubat 2005’te yayınlandı. Albümde grup elemanlarının favori
parçaları ve üç tane de yeni parça vardı; If I Die Tomorrow, Sick Love Song ve
bir Rolling Stones cover’I yer aldı, Street Fighting Man.
Mötley Crüe Efsanesi
Mötley Crüe kendilerinden sonra gelen pek çok grubun ilham kaynağı oldu.
Özellikle Too Fast For Love ve Shout At The Devil albümleri birçok isme öncülük
etti. Ve hatta en feminen görünümlü ve masküler tavırlı yıllarındaki klipleri
Red Hot Chili Peppers gibi grupların videolarında belirleyici bir ilham oldu.
Müziğin dışında Mötley Crüe, Rock ‘n Roll’un asi tavırlarında da kendi
tarzlarını ortaya koyarak “Rock’ın asi çocukları” olduklarını gösterdiler. Rock
– Sex – Motor üçlemesini müzikleriyle harmanlayarak efsaneleştiler. Ve “The Dirt”
albümünden sonra da Rock tarihinin en uçarı ve isyankar gruplarından olduklarını
gösterdiler.
Raising Hell at the 7th Veil Have you read the news?
Girls, Girls, Girls !!
Daha çok Rock n Roll, daha çok isyan ve gerçek müzik için… Daha nice Mötley
albümlerine !!...
( Hazırlayan: HMTR Yazarı Slayerized )