Silentium
- Sufferion / Albüm Kritiği - Tanıtımı
Albüm hakkında konuşmadan önce gruptan bahsetmek istiyorum biraz ; Finlandiyalı
grup 95' yılının Ekim ayında eski Funeral grubunun klavyecisi Sami Boman ve
vokali Matti Aikio tarafından, kemanda Jani Laaksinen , gitarda Toni Lahtinen ve
Juha Lehtioksa , davulda Jari Ojala'nın katılımıyla kuruldu.O günden bugüne de
Doom/Gothic metal adına pek çok başarılı çalışmalar yaparak devam etmekteler.
Pek çok albümleri var ama ben özellikle bundan bahsetmek istedim, çünkü çok
orijinal, duygu dolu, farklı kısacası masal tadında bir albüm. Albüm bir
mektupla başlıyor. Tarih; 2 Ağustos 1797...
Tamamını okumak için devamına tıklayın ! [ Yazan: Noose_Noose
]
Gemide olan Antracon, karada bekleyen sevgilisi Prudence'a yazıyor. Ona olan
özlemini anlatıyor, sevgisini dile getiriyor, ilk parça mı dersiniz bilemiyorum
ama albüme vokalin bu mektubu okumasıyla başlıyorsunuz, ve o sözler zaten
derinden etkilemeye yetiyor insanı.
Mektup "My flame still burns for you" sözleriyle bitiyor; "İçimdeki ateşin hala
yanıyor." Ve gene aynı adı taşıyan parça "My Flame Still Burns" ile devam
ediyor. Üçüncü kısma geldiğimizde ise (şarkı şarkı devam eden bir albüm olmadığı
için böyle diyorum) Antracone bir rüya görmekte, bir kabus daha doğrusu.
Sevgilisini kanlar içinde görür, ve bu kabusların baş kahramanı Scoria'yı
görürüz.
Scoria, rüyalarında , hayallerinde onu hep etkiler , sevgisine karşı kışkırtır.
Bu kısımda müzik yok. Sadece o kabusu dinliyoruz ve o kadar güzel
hissettiriyorlar ki, eski zaman filmi izler gibi oluyor insan, eskiden
radyolarda olurmuş böyle yapımlar, aynı onun gibi, bir film dinliyorsunuz ve
öyle güzel anlatılıyor ki görebiliyorsunuz da , içine girebiliyorsunuz o
atmosferin.

Dördüncü bölümde gene duygusal bir parça dinliyoruz; "Lost Is My Name" ..
Gördüğü kabustan sonra erkek kahramanımız söylüyor. Beşinci bölüme geldiğimizde
Prudence'ı görüyoruz , Scoria bu sefer onun yanında , aklını çelmeye çalışıyor ,
ama sadakatini görüyoruz burada Prudence'ın.
Ve gene aynı duyguları taşıyan hoş bir parçayla devam ediyor , sevgisini ,
sadakatini vurgulayan.Yedinci bölümde gene bir sahne izler gibi oluyoruz.
Scoria bu sefer "Count Tenheim" ile konuşuyor, Prudence'a aşık ve aşık olduğu
kadının kalbini dolduran adama nefret dolu, onunla ortalıkta gözükmeyen bir
adamı seviyor diye kızıyor , ve Scoria ikna etmeye çalışıyor Tenheim'ı. Bir plan
yapıyorlar birlikte, Antracone gemiden geldiğinde ortalığı karıştıracak birkaç
söylenti yaymaya karar veriyorlar , ve diğer bölümde de bunu görüyoruz , gemiden
adamlar aralarında konuşuyorlar Prudence'ın Tenheimle yattığı hakkında ve bu
Antracone'a gider beklenildiği üzere.
Sonlarına doğru yaklaştığımızda Antracone kışkırtmalara yenik düşerek öldürür
masum Prudence'ı, masum olduğunu zaten isminden de anlayabiliriz, "pure" saf ,
temiz demektir , adı buradan geliyor.
En sonuna geldiğimizde ise Antracone'nun "anticatharsis"i anlatılıyor ,
pişmanlığı ve bu şekilde de bitiyor albüm. Dediğim gibi , eski zaman filmleri
tadında bir albüm , çok farklı , insanda dinleme hevesini fazlasıyla uyandıran ,
duygusal , Shakespeare'in Othello'su gibi, orda da Othello, masum esini
öldürür aldattığına inanarak. Aynı havayı hissediyor insan bu albümü
dinlediğinde de , o hep bildiğimiz doom/gothic tarzı yine var müziklerde ,
melodilerde , ama anlatım tarzı, o yarattığı atmosfer bambaşka. Etkilenmek
isteyenler dinlemeli gerçekten de..